Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

ByLock için Yargıtay'dan kritik karar...

Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesi: ByLock'un örgüt üyeliğinin delili sayılabilmesi için telefonda bulunması yetmez. Kullanıldığının da tespiti gerekir

01:50   |   31.12.2017
Haber Resmi

Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesi, FETÖnün haberleşme sistemi ByLock"un, örgüt üyeliğinin dayanağı olabilmesi için kullanımının tespit edilmesi gerektiğine karar verdi. Ankara Başsavcılığı'nın, başka programlara girerken irade dışı olarak ByLock yüklemiş gibi görünen 11 bin kişi olduğunu tespit etmesinin ardından Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesi'nden de kritik bir karar çıktı. Daire'nin kararına dayanak olan dava Antalya'da görüldü.

VARLIĞINI YETERLİ SAYDI
Sabah Gazetesi'nin haberine göre örgüt üyeliği suçundan hakkında dava açılan Caner İ.'nin cep telefonunda ByLock uygulaması tespit edildi. Yerel mahkeme, sanığın telefonundaki ByLock'un varlığını terör örgütü üyeliği için yeterli delil saydı. Mahkeme, ByLock'un ancak "terör örgütü üyelerinin kendi aralarında kurulum dosyasını birbirlerine yüklemeleri ile yüklenebileceğini" işaret etti ve bu nedenle sanığın terör örgütü üyesi olduğu yönünde tereddüt bulunmadığı sonucuna varıp, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu'na ve Emniyet Müdürlüğü'ne yazdığı yazıların cevabını beklemeye gerek görmedi. Bölge Adliye Mahkemesi de sanığa terör örgütü üyeliğinden verilen cezayı yerinde buldu.

'KULLANIMI DA ARAŞTIRILMALI'
Dava temyiz üzerine Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesi'ne geldi. Daire, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi kararını oybirliğiyle bozdu. Daire kararında, ByLock'un terör örgütünün üyeleri arasındaki gizli haberleşme sistemi olduğunun altını çizdikten sonra sanığın bu haberleşme sistemini kullandığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi gerektiğine işaret etti. Sanığın örgüt talimatı ile ByLock ağına dahil olduğunun ve bu sistemi gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığının da kesin olarak belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Sanığın ByLock programını ilk kez 13 Ekim 2015'te kullandığını ancak son kullanım tarihinin belirlenemediğini kabul eden Daire, sanığın kaç defa ByLock'a bağlandığının tespiti için Bilgi Teknolojileri Kurumu'nun cevabı beklenmeden verilecek hükmün eksik olacağını kaydetti. 16'ncı Ceza Dairesi, programın bir diğer kişinin telefonuna yüklenebiliyor olmasının tek başına mahkûmiyet için geçerli olmadığını, kullanımın önemli olduğunu vurguladı. Yargıtay'ın bu kararına göre, yerel mahkeme sanığın telefonunda en azından 2015 yılında varlığı konusunda tereddüt bulunmayan ByLock'un sanık tarafından ne kadar ve nasıl kullanıldığını araştırarak yeni hüküm kuracak.





Kategori : Güncel

Medyabar.com bugun 207103 kez ziyaret edildi. Bu haber ise 2874 kere okundu
YORUMLAR 3 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Hukuk Öğrencisi
31.12.2017 11:50
ByLock?la ilgili anlatılan bütün hikayeler hukuk fakültelerinde ?yasak delil? örneği olarak kullanılacak cinsten. Serverler, ister ?hacklendi, çalındı, parayla satın alındı? denilsin aynı kapıya çıkıyor. Usul kaidelerinin en önemli sebebi delil güvenliğidir. Ekleme, çıkarma ve tahrifi önlemek öncelikli amaçtır. Örnek olayda keyfilik artık paçalardan akıyor. 215 bin olarak açıklanan şüpheli sayısının son düzeltmeyle 92 bine düşmesi delil güvenliğinin sıfır olduğunu ispatlıyor.Bu hala şüphe var demektir ve şüpheden sanık yararlanır. İnsanların bu kayıtları ve serverleri bozma ve ortadan kaldırma imkanları olmadığına göre delil karartma şüphesi de dayanaktan yoksundur. Öyleyse bütün sanık ve şüphelileri tahliye edin kimse fazladan yatmasın.
Emin
31.12.2017 12:19

Dostum işte sıkıntı burda hukuksal bişey yok ortada, bu iş darbe soruşturması olsa önce sıkılan kurşundan emir komutadan sorgulamaya başlarsın. Ama bu ne darbe soruşturması ne de bi örgüt soruşturması, Bu saf anadolu insanına eziyet etme projesi... Daha darbeyi yaptığını iddia eden konseyde kimin olduğu belli değilken 260 bin insanın listesi hazırdı, hemen ne olduğu belli olmadan bu insanlar ihraç edildi. Asıl darbe bu insanlara yapıldı.Meclis darbeyi araştırmayı komisyonu bile yeter bu kadar denilerek kapatıldı...

Porr
31.12.2017 08:27
Karar veren hakimler sorusturulur mu acaba.ihmal var mi.
Online Ziyaretçiler