Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Genç İHH'dan çağrı: 'Toplama kampları kapatılsın'

Genç İHH Sakarya Şubesi 'Doğu Türkistan'a Sahip Çık' sloganıyla basın açıklaması düzenledi.

17:03   |   11.01.2019
Haber Resmi
Haber Resmi
Haber Resmi
Haber Resmi
Haber Resmi
Haber Resmi
Haber Resmi
Haber Resmi
  1. Haber Resmi
  2. Haber Resmi
  3. Haber Resmi
  4. Haber Resmi
  5. Haber Resmi
  6. Haber Resmi
  7. Haber Resmi
  8. Haber Resmi

Betül Demir'in haberi

MEDYABAR.COM-: Genç İHH Sakarya Şubesi 'Doğu Türkistan'a Sahip Çık' sloganıyla Orhan camii önünde basın açıklaması düzenledi.






Düzenlenen basın açıklamasında, İHH Şube Başkanı Engin Sezer, Genç İHH üyeleri ve vatandaşlar katıldı.


Genç İHH Başkanvekili Hasan Şengül, "Çin, 1949 senesinden bu yana işgali altında tuttuğu Doğu Türkistan'da zulmünü her geçen gün artırarak devam ediyor. Can, mal, nesil, akıl, namus, inanç, eğitim, vb. her alanda onlarca senedir devam eden baskı ve zulmün yanına, 'toplama kampları' adıyla bir yenisi daha eklendi. BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi CERD, Ağustos 2018'de "Doğu Türkistan'da aşırıcılıkla mücadele adı altında kitlesel tutuklamalar olduğunu" açıklamıştır. Uluslararası Af Örgütü rakamlarına göre "Eylül 2018 itibariyle 1 milyondan fazla kişi toplama kamplarında alıkonulmaktadır." On binlerce insan, yakınlarından haber alamadıkları gerekçesiyle insan hakları örgütlerine başvurmaktadır." dedi. 


Doğu Türkistan'daki toplama kamplarının kapatılmasını istediklerini ifade eden Başkanvekili Hasan Şengül, "Herhangi bir yargılama yapılmaksızın ve hukuki karar olmaksızın bu toplama kamplarında alıkonulan insanlara fiziki ve psikolojik işkenceler yapılmaktadır. Sözde "yeniden eğitim merkezi" olarak tanımlanan bu kamplarda yetersiz beslenme ve çok geniş çapta sistematik işkenceler yapıldığına dair deliller BM başta olmak üzere uluslararası kuruluşların elinde mevcuttur. Kamplarda ayrıca yaşlı, çocuk, engelli ve hamile kadınların olduğu rapor edilmektedir. 


Son iki yılda bölge genelindeki Uygur ve Kazak etnik gruplarından DNA toplanması, yoğun izleme faaliyetleri, yurtdışına yönelik ticari faaliyetleri olan kişilerin gözaltına alınması, aralarında Türkiye'nin de olduğu 26 ülkedeki Uygurlarla iletişim kuran herkesin suçlu kabul edilmesi. Yurtdışındaki Uygurların ailelerine baskı yapılarak ülkeye dönmelerinin istenmesi, gözaltına alınan insanlardan haber alınamaması ve bölge genelinde parçalanan aileler Doğu Türkistan'da ihlallerin sistematik hale geldiğini göstermektedir. 


BM İnsan Hakları Konseyi geçtiğimiz Kasım ayında Cenevre'deki merkezinde Çin Hükümetiyle karşılıklı olarak Çin'deki insan hakları ihlallerini değerlendireceği bir oturum yapmışlardır. Bu vesileyle yaşanan ihlaller uluslararası toplumun gündemine bir kere daha gelirken Çin Hükümetine ve uluslararası topluma soruyoruz; "Bu İnsanlar Nerede?" ifadelerini kullandı.


İnsan hak ve hürriyetlerini koruyan Müslüman Gençler olarak çağıra bulunan Şengül, "Çin Halk Cumhuriyeti ve Çin Komünist Partisinin, Doğu Türkistan'daki Uygur, Kazak, Kırgız vb. Müslüman etnik guruplara karşı etnik ve dini ayrımcılık temelli politikalarına son vermesi,  Çin Halk Cumhuriyeti'nin bu toplama kamplarında tutulan kişilere ve ailelerine dair gerçek rakamları ve isimleri açıklaması, kamplarda uluslararası kurum ve kuruluşların gözlem yapmasına fırsat tanıması, BM İnsan Hakları Konseyi ve diğer uluslararası kuruluşların, Çin'in devam eden bu ihlallerine karşı etkili adım atmaları,Doğu Türkistan'da yaşanan kitlesel ihlallerle ilgili uluslararası bağımsız araştırma komisyonu kurulması, Çin ile ekonomik ilişkileri güçlü olan bölge ülkelerinin ve Türkiye'nin, ihlallerin önlenmesine dair Çin Halk Cumhuriyeti nezdindeki baskıları arttırmaları çağrısında bulunuyoruz. " dedi.





Medyabar Youtube Kanalı

Kategori : Güncel

Medyabar.com bugun 140232 kez ziyaret edildi. Bu haber ise 2512 kere okundu
YORUMLAR 3 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
GERÇEKÇİ
12.01.2019 18:06
CUMA NAMAZININ NASIL KILINACAĞINI ÖĞRENİN İLK ÖNCE ORHAN CAMİNİN KARŞISINDAKİ BÜRODA CUMA KILINMAZ GELİN CEMAATİN İÇİNDE KILIN HUTBEDE ONLA BUNUNLA KONUŞULMAZ HER ŞEYİN BİR ÜSÜLÜ VARDIR BUNLARI GÖRDÜKTEN SONRA PEK İNANSIM GELMİYOR SİZİN SAMİMİYETİNİZE
Nurullah Kılıç
11.01.2019 23:49
Evet Zulme susmak zalimliktir, bugün kadın çocuk demeden hapse atığınız Hiç bir uluslar arası hukuka göre terörist olmayan o mazlumlara yapılanlar ne? cemaat mensuplarına yapılan zulüm değil mi? bu mu sizin müslümanlığınız yazıklar olsun, Bugünler, Türkiye tarihinin en kara günleri olarak kaydedilecek.Bu bahtsızların önemli bir kısmı kendilerini ?dindar? olarak tanımlayan camiaların etkili isimleri. Her gün yüzlerce mağduriyet tablosuna şahit olunuyor. Ama dindarlarımız alabildiğine kör ve sağır. Kalpleri hakikate karşı adeta taş kesilmiş. Ne mazlumun iniltisini duyuyorlar, ne hayırhahların iyi niyetli uyarılarına kulak veriyorlar. İman kabiliyetlerini kaybetmiş kâfirlere benzer bir halleri var
Murat Parlak
11.01.2019 18:21
Dünyanın dört bir yanında islam alemi çeşitli etkenlerle yara alıyor, bir an önce islam devletleri olması gerektiği düzene kavuşmasını Rabbim nasip eylesin. Fakat bu bahsettiğim düzen için ülkemiz olarak önce kendimize bakmamız gerekir. Pankartlar arasında "zulme susmak zalimliktir" yazıyor ve ülkemizde zulme uğrayan 743 tane bebek(sayıları giderek artıyor) var anneleri ile birlikte hapishanedeler. Anayasamız ve ceza kanunları bu yapılanı yasaklarken, kanunlara rağmen bu bebekler hapishanedeler. Eger zulme sessiz kalmanın zalimlik olduğu biliniyorsa, ülkemin değerli vatandaşları zalim olmadıklarını göstermeleri gerekir. Uzaklarda ki zulme bakmarken kendimiz kendimize zalimlik yapıyoruz..
Online Ziyaretçiler