Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

73 yıl önce bir Haziran günü...

20 Haziran 1943. Kayıtlara Hendek depremi olarak geçen bu 5.6 büyüklüğündeki deprem bizlere 346 kişinin ölebileceğini gösterdi. O yıllardan kalan fotoğraflar ve görüntülerle..

14:50   |   20.06.2010
  • Haber Resmi

    Aziz Güvener'in haberi

    20 Haziran 1943 tarihinde meydana gelen ve 43 Depremi olarak bilinen 346 kişinin yaşamını yitirdiği 5.6 büyüklüğünde depremin 67nci yıldönümü..


    O yılda meydana gelen bu 5.6 büyüklüğündeki deprem 346 kişinin ölebileceğini bizlere gösterdi...

    Bir zamanlar şehrin merkezindeki Cumhuriyet Kıraathanesi de yıkıldı ve insanlar enkaz altında kalarak can verdi.

    1943 depremi sonrasında yaşananlar da ilginçtir. Depremde oluşan hasardan sonra şehir merkezi, şu anda kalıcı konutların bulunduğu Karaman Bölgesine taşınmak istenmiş hatta kaymakamlıktan* gerekli izin de çıkartılmasına rağmen dönemin güçlü isimlerinden Cevat Adapazarlı'nın muhalefeti nedeniyle taşınamadığı konuşulmuştur..

    Adapazarı'nda bu tarihten sonra 1957, 1967 ve 1999'de de deprem olmuş ve binlerce insan daha yaşamını yitirmiştir.

    BİR ADA-PAZARI HİKAYESİ...

    Hiçbir yıkım durduramadı... Yaşamın çarkı hep döndü orada... Adını Çark Deresi'nden kente su pompalayan Çarkçı Tevfik Batur 'dan aldı.

    Yapılaşmanın yoğunlaşmasıyla Adapazarı'nın en hareketli bölgesine dönüşen Çark Caddesi, 1943 ve 1967 depremleriyle büyük hasar gördü.

    Adapazarı'na öylesine simge olmuştu ki, yeni bir yapılaşmadan kaçınılamadı.
    35 yıl sonra ikinci depremi karşıladığında büyük bölümü yerle bir oldu. Şimdi
    tüm yıkımlara inat yeniden diriliyor.

    İstanbul için Bağdat Caddesi ne ise Adapazarı için de Çark Caddesi aynı şeyi
    ifade etti. Caddenin tarihi, kısmen bir Adapazarı tarihi... 1930'lu yıllarda
    Adapazarı daha bir ''ada'' yken Çark Caddesi'nde ''pazar'' kurulurdu.

    Kentin adı da burada kurulan pazar nedeniyle ''Adapazarı'' oldu. 1940'lı
    yıllarda yapılaşmanın başlamasıyla kentin su gereksinimi Çark Deresi'nden
    karşılandı. Suyu Çarkçı Tevfik Batur pompalardı...

    Sabah saatlerinde ''Çarkçı Tevfik bas suyu...'' sesleri yankılanırdı.

    Zamanla Çark Caddesi'nde tek katlı bahçeli evler inşa edilmeye başlandı. 1943
    yılı geldiğinde ise Adapazarı, ilk kez depremle karşılaştı.

    Çark Deresi'nin suyu yükseldi, yeni kurulan bütün evler yerle bir oldu.
    Ancak Adapazarlılar,

    Çark Caddesi sevdasından vazgeçmedi. Artık köylülükten kurtulmuş, şehirli
    olmuşlardı, takım elbisesiz, saçlarını özenle taramadan çıkmıyorlardı
    caddeye... Akşam saatlerinde şık kadınlar ve erkekler, kavlan ağaçları
    arasında yürüyüşe çıkarlardı. ''Adapazarı'' nı soyadına taşıyan tek kişi
    Cevdet Adapazarlı da özel faytonuyla caddede tur atardı.

    Vali konağı, liseler, tümen, cezaevi de Çark Caddesi'ne kuruldu ve yapılaşma
    hızla arttı.

    1950'lerden sonra da Kafkaslardan, Balkanlardan, Kırım'dan göçenlerin ilgisi de Çark Caddesi'ne odaklandı. Kentin en eski yapılarından Şerefiye Camii'nin önünde geçmiş günlere hasretle caddeyi seyreden 60 yaşındaki Yılmaz Bostancıoğlu o günleri şu sözlerle anlattı:

    ''Çark Caddesi kültür seviyesi yüksek kişilerin oturduğu bir semtti. Kenar mahalle insanı yoktu. Sonra göçle birlikte kozmopolit oldu. Yerli halk çekildi. Vali Konağı, Tümen de bu cadde de olunca insanlar 'vali burada oturuyorsa hikmet vardır bu caddede' dediler. Buradaki bankalarda çalışan kadınlar saçlarını yaptırmadan caddeye çıkmazdı. Ama şimdi her şey bozuldu.''

    1960'lardan itibaren yurt genelindeki çarpık yapılaşma salgını Adapazarı'nı da sardı. 5-6 katlı binalar Çark Caddesi'nde de yükselmeye başladı, alışveriş merkezleri kuruldu. 1967 yılı geldiğinde ise kent bir kez daha yerle bir oldu. Yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiği depremde, yine en çok hasar Çark Caddesi'nde meydana geldi. Ama yöre insanı inatçıydı. Kent merkezinin başka bir bölgeye taşınması gündeme geldiğinde hiç umursamadılar. Biliyorlardı ki, her yer taşınsa da Çark Caddesi taşınmazdı. Cadde yerinde durduğu sürece Adapazarı'nın kalbi de burada atardı. 1970'lerle birlikte Adapazarı'nda Atatürk Bulvarı'nda yapılan mitingler Çark Caddesi'nde yürüyüşle devam etti. Çark Deresi'nin yanındaki stadyumdan çıkan seyirciler burada sevindi. Evlenenler ya da çocuğunu sünnet ettirenler de konvoylarını her zaman bu caddeden geçirdi. Tüm mutluluklara her zaman Çark Caddesi mekân oldu.
    Cadde 1980'lerden sonra da özellikle gençlerin buluşma yeri oldu. Okuldan çıkan veya dersleri asan öğrenciler, köyden ara sıra merkeze gelen gençler her zaman caddedeki kafetaryalarda toplandı, el ele tutuşamayan sevgililer İnci Pastanesi'nde buluştu. İşsiz gençler ise caddenin kenarındaki ağaçların altında ''piyasa yaptı.''

    Lüks mağazalar bu caddede açıldı. Kadınlar ayakkabılarını sadece Altın Han'daki Altın Kundura'dan aldı.

    Tüm bu ilgi karşısında caddedeki dairelerin kiraları da çok yükseldi. Yerel yöneticiler de kente daha ''modern'' bir görüntü vermek için kolları sıvadı. Belediye binası tarihi Demircioğlu Pasajı'ndan, caddenin girişinde inşa edilen yüksek katlı yeni binaya taşındı. İnci Pastanesi de buradaki yıkımlar sırasında maziye karıştı.

    Tahta perdeler ardında, İnci Pastanesi'nin yerinde yükselen Kayın İş Merkezi'nin yapımı hep merak edildi. Camlarla kaplı kentin bu ilk ''iş merkezi'' , İstanbul'daki Galeria'yı andırmasına karşın insanlara soğuk geldi. Adapazarlılar, Cevat Bey, Demircioğlu, Şevket Bey Pasajı'nı, Altın Han'ı tercih etti.

    1967 depreminin üzerinden geçen 35 yıllık sürede Çark Caddesi altın çağını yaşadı. Ta ki, 17 Ağustos 1999 saat 03.02'ye kadar... Cadde bir kez daha aynı kaderle karşılaştı ve büyük bölümü yerle bir oldu. Artık Altın Han yok orada... Demircioğlu'nun da büyük bölümü yıkıldı. İnci Pastanesi, Kayın İş Merkezi'nden öcünü depremle aldı. Yeni belediye binası ise büyük hasar gördü... Her şeye karşın 7.4 büyüklüğündeki deprem de Çark Caddesi'ni yok edemedi. Caddede oturan kimi kent zenginleri İstanbul'daki Bağdat Caddesi'ne taşındı. Adapazarı'nda kalanlar ise tüm yıkıntılara karşın caddeden vazgeçmedi. Bölge insanı, depremlerin ilk günleri, girişin yasaklandığı caddeden geçmeden edemedi. Yıkılan dükkânlar derme çatma da olsa başka yerlerde oluşturuldu. Yurttaşlar, Demircioğlu'nun yerine yapılan prefabrike dükkânları eski bir anı defterine sahip çıkarcasına bağırlarına bastı. Şevket Bey Pasajı'nın girişindeki oyuncakçı dükkânı ise eski günlerdeki gibi rengârenk olmasa da varlığıyla anıları canlı tuttu.






    Depremin üzerinden  yıllar geçti... Bitmeyen çalışmalar, dev bir şantiyeye dönen Çark Caddesi'nin hareketliliğinden hiçbir şey kaybettirmedi. Toz toprağa, bozuk yollara karşın gençler yine caddede... Yıkılan yalnızca binalar değildi... Sevgiler, dostluklar, arkadaşlıklar, dahası anılar da kalmıştı enkazın altında... Adapazarlılar, depremin yerle bir ettiği caddede, kaldırılan her enkazla birlikte geçmişi de yeniden inşa ediyorlar.

    Kaynak: Gülşah Durak, Cumhuriyet





    Medyabar Youtube Kanalı

    Kategori : Yaşam

    Medyabar.com bugun 185085 kez ziyaret edildi. Bu haber ise 27362 kere okundu
    YORUMLAR 0 Yorum
    Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
    ×
    750 Karakter Kaldı
    Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
    Online Ziyaretçiler