Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Şehirden 8 Mart mesajları...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü olması münasebetiyle bürokratlar, siyasiler ve sivil toplum kuruluşları kutlama mesajı yayımladı.

09:40   |   08.03.2019
Haber Resmi

Vali Ahmet Hamdi Nayir' in 8 Mart Dünya Kadınlar Günü  Mesajı


"Değerli Sakaryalılar, Saygıdeğer Hanımefendiler;Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 1977 yılında alınan bir kararla 8 Mart tarihinin "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanması kararlaştırılmıştır. Kadın haklarının hatırlanması ve sorunlarının çözümlenmesi noktasında bugünün önemi büyüktür.  Aileden başlayarak hayatımızın her yerinde ve anında; sevgileri, emekleri, fedakarlıkları ve mücadeleleri ile insanlığa umut katan, kendilerine çok şey borçlu olduğumuz, sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir toplumun temelini oluşturan, dünyamızı güzelleştiren  kadınlarımızın "Dünya Kadınlar Günü" nü tebrik ediyorum.






Tarih boyunca kurduğumuz devletlerin mayasını oluşturan, İstiklal Savaşı'nın görünmez kahramanları olan, Cumhuriyet Döneminde ülkemizin kat ettiği mesafede çok önemli katkıları bulunan, istiklal ve istikbalimize yönelik tehditlere karşı en ön saflarda mücadele eden kadınlarımız, geçmişte olduğu gibi geleceğimizin inşasında bugün de önemli rollerini sürdürmektedirler.  Siyaset, ekonomi ve eğitim başta olmak üzere hayatın her alanında kadınlarımızın gösterdiği başarılar, millet olarak göğsümüzü kabartmaktadır. Bu anlamda kadını dışlayan değil, topluma entegre eden bir anlayışla, kadınlarımıza ne kadar çok imkan sağlayabilirsek, toplum olarak o oranda güçleneceğimize inanıyorum. 


Bugün yaşadığımız, her birimizi üzen, her bir vicdanı sızlatan, kadına karşı kötü muamelenin ne tarihimizde, ne kültürümüzde, ne de inancımızda temel bulacak, uygun gösterilecek hiçbir yönü yoktur. Kendi tarihi ve kültürel birikimimiz ışığında, yanlışları düzelterek, eksiklikleri tamamlayarak, kadının her alanda varlığını güçlendirecek adımları hep birlikte atmamız gerekiyor. Uğradıkları haksızlıklar, adaletsizlikler, ayrımcılıklar karşısında kadınların yanında yer almak, hepimiz için öncelikle insani bir görevdir. Sorunların hak ve adalet temelli bir anlayışla çözüme kavuşturulması için toplum olarak hep birlikte gayret göstermemiz gerektiğine inanıyorum. 


Kadınlarımıza karşı yapılan her türlü ayrımcılık, şiddet ve dışlanma gibi bütün hak ihlallerinde, Devletimizin bütün imkan ve kurumlarıyla bu hak mücadelesinde kadınlarımızın yanlarında olduğunu vurgulamak isterim.  Bu duygu ve düşüncelerle; başta kadın kuruluşları olmak üzere, İlimizde kadın hakları konusunda çalışan ve katkıda bulunan herkese teşekkürlerimi sunar, bir kez daha bütün kadınlarımızın  "Dünya Kadınlar Günü" nü kutlarım."



SATSO Başkanı A.Akgün Altuğ'un 8 Mart Dünya Kadınlar Günü  Mesajı


"Türk toplumunda kadının çok özel bir konuma sahiptir.  Dünyadaki birçok ülkeden önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verildi. Ülkemizin kurtuluş mücadelesinde ve Cumhuriyetimizin kuruluşundaki destanlarının baş mimarlarından ve yapı taşlarından olan Türk Kadınının yeri ve önemi herkes tarafından bilinmektedir.


İnsan hakları temelinde bakıldığında, toplumun yarısını oluşturan, yaşama sevincinin kaynağı kadınlarımızın siyasi ve sosyal hayatın içerisinde aldığı payı daha da artırmak hepimizin sorumluluğudur. Kadının duygusal zekâsı ve varlığı, toplumun ve toplumsal barışının en büyük güvencesidir. Evinde anne, işyerinde çalışan, toplumda saygın bir fert olan kadınlarımızın ülkemizin toplumsal birliği ve dirliği için hayati rolleri olduğu ortadadır.


Kadınlarımıza iş dünyasında pozitif ayrımcılıktan ziyade iş, imkan ve hizmet eşitliği vermekten yanayız. İş dünyasında cinsiyetle değil, yapılan işin kalitesi ve sürdürülebilirliği ile hareket etmeliyiz. İş dünyası adına her platformda söylediğimiz gibi, kadın girişimci sayımızı erkeklerin sayısına ulaştırmak, onları iş aleminin içinde başta yönetici ve girişimci pozisyonları olmak üzere daha fazla görebilmek hepimizin ortak isteği. Kadınlar değişirse dünya değişir. Kalkınmanın da, zenginleşmenin de, adaletin de yolu budur.Bu duygu ve düşüncelerle, bütün kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü tebrik ediyorum."



STB Yönetim Kurulu Başkanı Adem Sarı'nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı


"Sevginin, şefkatin, mücadelenin ve özverinin sembolü olan, kadınlarımız, geleceğimizin şekillenmesinde önemli bir rol üstlenmekte, gelenek ve değerlerimizin yaşatılması ve geleceğe taşınmasında anne olarak da son derece önemli bir konumda bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki; kadınlarına gereken değeri vermeyen toplumlar, medeniyet yarışında geri kalmaya mahkûmdur. Asıl olan İnsandır! Kadın tüm hak ve özgürlükleriyle eşit şartlarda yaşamaya layıktır. Bu duygu ve düşüncelerle; yaşamımızın doğumdan ölüme her anını varlıklarıyla onurlandıran, desteklerini esirgemeyen, fedakâr kadınlarımızın eşitlik, özgürlük ve mutluluk dolu bir yaşam sürmelerini diliyorum.Türkiye'de ve dünyada yaşanan kadına şiddet olaylarının son bulmasını, eşitlik, özgürlük ve mutluluk dolu bir yaşam sürmeleri dileğimle, tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum."



Sakarya Barosu Kadın Hakları Merkezi ve Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu'nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı


"Sakarya Barosu Kadın Hakları Merkezi ve Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu olarak tüm kadınlarımızı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde; kazanılmış haklarımıza sahip çıkmaya; taleplerimizi ısrarla takip etmeye çağırıyoruz.8 Mart, tüm dünyada emekçi kadınların; kendilerini ailede, toplumda, siyasal, sosyal ve ekonomik alanlarda eşit birey olarak görmeyen çağdışı zihniyetlere omuz omuza mücadele içinde karşı çıktığı, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için gereken kültürel, eğitimsel ve yasal çalışmaların yapılması taleplerini dile getirdiği mücadele ve dayanışma günüdür.


Dünyada şiddetin, yoksulluğun ve eşitsizliğin artmasına neden olan sistemi sorgulamadan ve değiştirmeden, kadına yönelik ayrımcılığın ve kadın sorunlarının ortadan kalkmasının mümkün olmadığı bilincindeyiz.Bu nedenle insanları yoksulluğa iten, eşitsizliğe ve şiddete yol açan bu sömürü düzenin de değişmesi, kadın sorunlarına çözüm için önemli bir aşama olacaktır.Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımız ne yazık ki aynı oranda eğitim, istihdam olanaklarına sahip olmamakta; yönetim mekanizmalarında, siyasal yaşamda ve karar alma organlarında temsil edilmemektedirler.Buna; aile içinden başlayarak, toplumun her alanında var olan cinsiyet ayrımcılığı ve cinsiyet eşitsizliğine yol açan politikalar neden olmaktadır.


Tarihsel, kültürel, dinsel birtakım gerekçelerle kadınlarımız; eğitimden, iş hayatından, toplum yaşantısından ve birey olmaktan alıkonulmaktadır. Kadının birey olmasını engelleyecek, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yol açacak politikalara karşı çıkmak hepimizin öncelikli görevidir.Ülkemizde; Toplumsal cinsiyet eşitsizliği her alanda var olmaya devam ederken; kadına ve çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismarlar sistematik olarak artarken; kadına- çocuğa karşı şiddetin önlenmesindeki etkisini çok önemli bulduğumuz 6284 Sayılı Yasanın, İstanbul Sözleşmesi'nin ve nafakanın kaldırılmasına yönelik yasal değişikliklere gidilme taleplerinin yoğunlaşmasını endişeyle izlemekteyiz.Hak savunucusu olarak bizler yasalarımızın uygulanması noktasındaki eksikliklerin giderilmesini talep ederken; siyasal zeminin uygun olduğu düşüncesi ile organize edilen hareketlerin ve oluşan baskıların yasa yapıcılar üzerinde etki sağlamaması gerektiğini önemle ifade ediyoruz.


Kadına yönelik şiddet ve istismarın artmasında bu yasal düzenlemelerin hiçbir olumsuz etkisi yoktur. Tam tersi yasal düzenlemelere rağmen, uygulamaya geçirilmeyen toplumsal değişim politikalarının; eğitim müfredatındaki toplumsal cinsiyet rollerindeki eşitsizliklerin, dini referanslarla kanuni düzenlemeler yapılması çalışmalarının, 12 yıllık kesintisiz zorunlu eğitimden vazgeçilmesinin, kadına yönelik haberlerde medyanın kullandığı eril dilin, kadının asıl görevinin annelik olduğu, yerinin ev olduğu ve sadece aile içinde yer alması gerektiği yönündeki dilin ve baskının, aile kavramı kullanılarak kadının kimliğinin annelik ve aile içinde tanımlanması çabalarının, kadına karşı şiddeti ve kadın sorunlarını arttırdığı ortadadır.


Uzun mücadeleler sonucunda edinilen kadın kazanımlarının ve kadın haklarının geriye götürülmeye çalışılması karşısında sessiz kalmamız mümkün değildir.Bu nedenle son aylarda tartışmaya açılan nafaka, 6284 sayılı Yasa ve İstanbul Sözleşmesi konularında geri adıma yol açacak yasal düzenlemeler yapılmamalıdır. Kadına yönelik şiddete ve Aile Mahkemelerinin görevli olduğu alanlarda ve davalarda arabuluculuk ve uzlaştırma yöntemleri kabul edilmemelidir.Politik, medyatik ve dini alanlarda kullanılan dilin erilleşmesinin önü kesilmelidir. Kadınlara siyasal, sosyal ve ekonomik alanda yer açacak şekilde toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları derhal uygulamaya geçilmelidir. Kadınlara toplumsal hayatın dışına iten cinsiyetçi ve ayrımcı politikalardan ve uygulamalardan vazgeçilmelidir. Kadını sadece ailenin parçası olarak gören politik, kültürel anlayış değiştirilmeli, kadının eşit ve özgür birey olarak yetiştirilmesine ve kabul edilmesine yol açacak politikalar uygulanmalıdır.


Bizler, Sakarya Barosu Kadın Hakları Merkezi ve Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) üyeleri olarak; kadının insan haklarını ihlal eden, toplumsal cinsiyet ayrımına yol açan, kadının her alanda eşit temsilini engelleyen, kadına fırsat eşitliği sağlamayan her türlü girişime, zihniyete karşı çıktığımızı, Cumhuriyet devrimlerinin kazanımlarından ödün verilmeyeceğini belirterek; kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, kadının eşit ve özgür bir birey olarak var olduğu bir Türkiye ve Dünya için mücadelemizi ve dayanışmamızı sürdüreceğimizi, kadın haklarımızın teminatı olan laik Cumhuriyetimize ve Atatürk devrimlerine bağlılığımızı bir kez daha kamuoyuyla saygılarımızla paylaşıyoruz."




AK Parti Adapazarı Kadın Kolları Başkanı Fatma Varol'un 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı


''Hayatımızın her safhasında adeta dilimize yerleşmiş olan "Kadın Eli Değmek" ifadesi; bir tertip ve düzenin, bir gelişimin, bir olgunlaşma ve bereketin ismi olmuştur. Günümüzde ise kadınlar, farklı yaşam tecrübeleri ve olaylara bakış açısındaki hassasiyetleri ile ''Elinin Hamuruyla Erkek İşine Karışarak'' büyük başarılara imza atmaktadır.Hükümetlerimiz de son 17 yıldır kadınlarımızın; çalışma hayatı, eğitim, ekonomi, siyaset ve sosyal alanlardaki konumlarını güçlendirmiş, 2002 ile günümüz rakamları da kadınların pozitif ayrımcılığını açık ve net olarak ortaya koymuştur. Eğitimde, ilkokul ve ortaokulda %87 olan kız çocuklarının okullaşma oranı, %99'a çıkmıştır. Aynı şekilde, kadınların istihdama katılma oranları %24'ten %45'e ulaşmış, siyasette ise kadın milletvekili oranı 3 kat artmıştır. İnanıyorum ki, bu sayede ülkemizin muasır medeniyetler seviyesini aşması, 2023 hedeflerine ve 2053-2071 vizyonlarına ulaşması daha hızlı sağlanacaktır. Unutulmamalıdır ki, dünya nüfusunun yarısı kadınlardan, diğer yarısı da kadınların yetiştirdiği erkeklerden oluşmaktadır.Bu duygu ve düşüncelerle; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, fedakârlık ve emeğin eş anlamlısı kadınlarımızın şahsında, Allah'tan tüm milletimize; sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir ömür diliyor, tüm hemşerilerimize selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum" 




Türk Sağlık Sen Sakarya Şube Başkanı İrfan Korkmaz'ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı


"Türk tarihine şerefle isimin yazdıran, kahramanlıkta, fedakarlıkta ve zor zamanlarda devlet ve millet yanındaki asil duruşuyla Türk Kadını her övgüyü hak ederek herkese örnek olmuştur. Türk Kadını, Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi omuzlar üstünde göklerde yükselmeye layıktır. Anayasa'ya konulan kadınlara pozitif ayrımcılık sadece kağıt üzerinde kalmamalıdır. Kamu çalışma hayatında kadınlarımızın en fazla bulunduğu alan sağlıktır. Bu alanda da fedakârca devletin emrinde, milletimize hizmet etmektedirler. Kadın çalışanlarımızın çalışma hayatını kolaylaştırmak, çalışma hayatının onların aile ve sosyal hayatına olumsuz etkilerini en aza indirmek devletin muhakkak yapması gereken iştir.Fakat ne yazık ki bu yönde ciddi adımlar atılmaması hepimizi üzmektedir. Bugün kadın sağlık çalışanları mobbing ve şiddet mağdurudur. Bunun önüne geçilmelidir.


Mobbingin temel çözümü de ehliyet ve liyakat sahibi idarecileri göreve getirmektir.  Çalışma hayatında hakkaniyetli ve adaletli bir yönetim oluşturmaktır. Şiddet konusunda da tavrımız nettir. Tutuklu yargılama, şiddet uygulayanlara acil haller dışında belli bir süre kamuda sağlık hizmetlerinin ücretli olması ve sağlık kurum ve kuruluşlarının sıfır toleranslı alan ilan edilerek suçun cezasının ertelemesinin veya hafifletilmesinin sonlandırılması gerekir. Aşırı iş yükü kadın çalışanlarımızın karşılaştığı bir diğer önemli sorundur. İş yükünün hafifletilmesi için planlı bir istihdam politikası uygulanmalıdır. Verimlilik sağlayacak bir çalışma düzeni oluşturulmalıdır. Bunun yanı sıra kreş sorunu hala çözülememiş, izinler konusunda alınması gereken önemli mesafeler kat edilememiştir.  Bu meseleler kadın çalışanlarımızın aile ve sosyal hayatlarını da olumsuz etkilemektedir.  


Kadın çalışanlarımızı zorlayan bir diğer hususta sözleşmeli çalışmadır. Ailesinden uzakta, eşi ve işi arasında bir tercihe zorlanan kadın çalışanlarımızın mutlu bir yuvası veya huzurlu bir aile hayatının olması nasıl beklenebilir?  Sözleşmeli çalışmaya bir son verilmeli ve tüm çalışanlar kadrolu olmalıdır. Aileler ayrılmamalıdır. Yukarıda sıraladığımız sorunların hepsi bir arada düşünüldüğünde kadın sağlık çalışanlarımızın tükenmişlik sendromu ile nasıl karşı karşıya oldukları açık bir biçimde görülmektedir. Bunun önüne geçilmelidir.Kadın çalışanlara daha iyi bir çalışma hayatı ve ortamı sunmak hem Anayasa'nın yüklediği bir sorumluluk hem de Türk milletinin tarihiden gelen bir zorunluluktur. Bizim kadınlarımızı her yerde el üstünde tutmamız ve huzurlarını temin etmemiz şarttır.


Kadın sağlık çalışanlarımızın da, sorunları ve talepleri ile ilgili yapması gereken sendikal mücadele aktif olarak yer almaktır. Bu anlamda gerçek sendikacılığın adresi Türk Sağlık-Sen'in kapısı onlara her zaman açıktır. Sağlık ve sosyal hizmet kolunda görev yapan tüm kadınlarımızı sendikal mücadelemize katılmaya ve güç vermeye çağırıyoruz. Bu temennilerimize, başta bu vatan için can veren şehitlerimizin eşleri ve anneleri olmak üzere tüm Kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyor, toplumsal yaşamda, çalışma ve sendikal hayatta mücadele eden kadınlarımıza başarılar diliyoruz."



Mimarlar Odası Sakarya Temsilciliğinin  8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı


"Bugün, tarih boyunca hak ve özgürlükleri başta olmak üzere emeği için verdiği mücadeleleri ciltler dolusu kitaplara sığmayan emekçi kadınların günüdür. Bundan 162 yıl önce 8 Mart 1857 yılında Amerikan'ın Newyork kentinde başta on altı saatlik çalışma süresi ve düşük ücretler olmak üzere, çalışma şartlarının iyileştirilmesi için verdikleri kanla ve gözyaşıyla sona eren şanlı mücadelenin, yıldönümüdür. O gün yürüyüşe geçen kadın işçilere yapılan saldırı sonucu,118 kadın ölmüş, yüzlercesi yaralanmış, bir o kadarı da tutuklanmıştır. 8 Mart, o günün mücadelesi adına 1921 yılından beri emekçi kadınlar günü olarak anılmaktadır. Biz Mimarlar Odası Sakarya Temsilciliği olarak; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün, kadınların, eşitlik, bağımsızlık, özgürlük, politik ve ekonomik haksızlıkların giderilmesi, cinsel ayrımcılığın sona erdirilmesi, kadınlara uygulanan her türlü şiddetin önlenmesi, saygın yaşam ve insan onuruna yaraşır çalışma koşullarının sağlanması yolunda verdikleri mücadelenin simgesi olduğuna inanıyoruz. Birleşmiş Milletler kadının; eşit iş karşılığında eşit ücret kazanmasının, kendi hayatını etkileyen kararlarda eşit derecede söz sahibi olmasının ve ekonomiye katılımını engelleyen ayrımcılığın sonlandırılmasını hedef olarak belirlemiştir. Hiç kimse cinsiyet veya benzeri bir sebeple ayrımcılığa uğramadan ve özgürlüklerden eşit derecede yararlanmalıdır. Birleşmiş Milletler bu günü "Dünya Kadınlar Günü" olarak kabul etmesinden sonra dünya genelinde kadın hakları alanında son yıllarda olumlu gelişmeler sağlansa da birçok sorun hala çözülebilmiş değildir. Dünyadaki en yoksul insanların %70'i kadındır. Dünyadaki eğitim almamış insanların 2/3 ü yine kadınlardır. Dünya nüfusunun %50 si, yeryüzündeki toplam işgücünün üçte ikisi kadındır. Ancak kadınlar, dünya gelirinin %10 unu almakta ve dünyanın tüm mal varlığının %1 ine sahip bulunmaktadır. Kadınların üretime ve yönetime katılma imkânına kavuştukları her ülkede, toplumsal gelişme çabalarında etkin ve çok önemli roller üstlendiğine tanık oluyoruz. Hiçbir ülkenin kadınların emeği ve katkısı olmadan sağlıklı bir şekilde gelişmesinin, kalkınmasının, demokratikleşmesinin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Kadın toplumu oluşturan en önemli halkadır. Kadının katılmadığı, kadının yok sayıldığı bir topluluğu medeniyet ölçüleri çerçevesinde değerlendirmek mümkün değildir. Günümüzde kadınların, sosyal, ekonomik ve politik katkılarına her zamankinden fazla ihtiyaç duyulduğuna inanıyoruz. Kadın toplumun içindeyse o toplum medenidir. Kadın toplumun içindeyse o toplum ileridir Kadın toplumun içindeyse o toplum üretkendir. Kadın toplumun içindeyse o toplum toplum gibi toplumdur. Kadın ile erkek eşitliğine dayalı; politik, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni ve diğer alanlardaki insan hakları ve temel özgürlüklerin tanınmasını, kullanılmasını ve bunlardan yararlanılmasını engelleyen, ortadan kaldıran veya bunu amaçlayan hiçbir ayrım, mahrumiyet ve kısıtlamanın yaşanmadığı bir gelecek dileğiyle tüm kadınlarımızın hayattaki mücadelelerine destek vererek başta meslektaşlarımız olmak üzere tüm emekçi kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyoruz."



Toplumsal Dayanışma Ve Kadın Gelişim Derneği (TKGD) Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Lüleci'nin  8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı


"Gerek ülkemizde, gerekse dünyanın her yerinde kadın birey görülmezken, sahip olduğu hukuksal haklar kâğıt üstünde kalırken, kadına eğitim, iş istihdamı, seçilme hakkı yeterli derecede verilmezken, şiddete ve cinsel istismara maruz kalırken, kadın kendi farkındalığında olmayıp, kendine yetmeye cesaret edemeyip, kendini başkalarına emanet ederek yaşamayı tercih edip, bilinçsizce yaşarken 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün bir kutlama seramonisine dönüştürülmesini esefle kınıyor, reddediyoruz. Tüm insanların; kadın erkek toplumda birbirine saygı duyarak, kimlik haklarını yok saymadan, dayanışma ile birlikte yaşamayı başardığı günler dileğiyle en derin sevgi ve saygı sunuyorum."




Saadet Partisi Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Fahrettin Bay'ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı


"Bu yüzden sadece kadın haklarıyla değil, tüm insanlığın yaşam haklarının yavaş yavaş yok olmaktadır. Tüm insanlık bir felakete doğru hızla yol almaktadır. Bu süreçte bunun en büyük sıkıntısını başta kadınlar olmak üzere, tüm insanlık yaşamaktadır.


Kadını yok saymanın, kadına yönelik şiddetin, ölümlerin, hayata yönelik tüm acıları kadına yaşatılmasının telafisinin olmadığını işaret eden Fahrettin Bay, "Kadınlarımızın hakkını ödeyemeyiz. Yılda bir gün 8 Mart kadınlar günü ilan edilmesi, bir çiçek veya bir hediye ile geçiştirilecek kadar basit bir sorun değildir. Bu insanlığı ilgilendiren sorun verilen izin kadar konuşmayla ve verilen kontenjanla veya aile kurumu yok etmeye yönelik bir takım feminist derneklerin başkaldırı ve erkeğe karşı baskın olma propagandalarıyla değil, insanlığı ilgilendiren tüm kararlarda ortak olmasıyla çözülür. Yani kadının yaşamdaki yeri izin verildiği kadar değil, hak ettiği kadarıyla olursa, insanlık huzura ve barışa kavuşur, aile yapıları güçlenir. Başta eğitimde, adalette, gelişimde hayatın her alanında kalite standart yükselir, güçlü aile yapısıyla güçlü devlet meydana gelir. Kadın ailenin yani toplumun orta direğidir.31 Mart seçimlerinin de, başta Sakarya olmak üzere tüm ülkede örnek olacak belediyemiz öncülüğünde Sakarya kadınlar konseyini kuracağız.


Bu konseyin içinde Avukat, Doktor, Eğitimci, İş kadını, öğrenci olmak üzere tüm Sakarya'yı ilçeleri kapsayacak biçimde başta kadınların sorunları olmak üzere üretimde ekonomide eğitimde Sakarya'ya yönelik tüm projelerde karar mekanizmalarında etkin rol alacakları biçimde sorumluluk alacaklar. Bu projeyle birlikte tüm Sakarya'yı yönetime katmak üzere fikirleriyle ve katkılarıyla dünyada sadece bir gün değil, her gün olmak üzere huzura ve barışa büyük katkı sağlayacaklar. Bu günün önemine binaen, Saadet Partisi Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak diyorum ki; Bu seçimde destek verin, Sakarya'yı beraber yönetelim. Sakarya'yı yaşanabilir bir şehir haline getirelim. Yapacağınız bu çalışmalarla dünya kadınlarına örnek bir çalışma başlatın ki, kadınlara yönelik şiddet, ölümler ve acılar son bulsun."



 






Medyabar Youtube Kanalı

Kategori : Güncel

Medyabar.com bugun 59537 kez ziyaret edildi. Bu haber ise 1253 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler