Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Adapazarı'nın sarı taze patatesi

11.10.2018 11:56

Sakarya'nın nüfusu 2017 yılında 990 bin 214 olmuştu. 
Yıllık nüfus artışı geçen sene binde 13 civarında seyretmişti.
Bu sene de aynı oranda bir artış olursa, demek ki 2018 sonu itibariyle 1 milyon nüfusu geçmiş olacağız.
Sanıyorum bu sene 14 bin civarında bir artış olur.
Demek ki Ekim ayını yaşadığımız şu günlerde bile nüfusumuz 1 milyonu geçti.


 *  *  *


Km kareye düşen insan sayısı yani nüfus yoğunluğu bakımından Sakarya, Türkiye'nin 9'uncu şehri... 
İstanbul'da km2'ye 2 bin 892 kişi düşerken, komşumuz Kocaeli'de bu sayı 521.


Sakarya'dan daha üst sıralarda ise İzmir 356 kişi, Yalova 297 kişi, Gaziantep 294 kişi, Bursa 282 kişi, Hatay 270 kişi, Ankara 222 kişi geliyor.


Sakarya'da km2'ye düşen insan sayısı ise 205.. 
Sakarya'nın yüzölçümü ise 4 bin 817 km2'dir.


 *  *  *


Sakarya'da 245 bin 356 hektarlık alanda tarım yapılmaktadır.
Bu alan şehrin %49'unu kapsamaktadır.


Türkiye genelinde tarım gelirleri GSMH'nın %8'ini karşılarken, Sakarya'da bu oran %24'lere kadar çıkıyor.
Yani diğer bir ifade ile Sakarya'da kazanılan paranın 4'te 1'i tarım ile ilgili faaliyetlerden geliyor.


 *  *  *


Sakaryalı çiftçilerin yüzde 44'e yakını tarlasına mısır ve biraz da olsa buğday ekiyor.
Her 3 çiftçiden 1'i de meyvecilik yapıyor.
Meyvecilikte fındık ilk sırada.


Nitekim Sakarya'daki tarım yapılabilen arazilerin %28'inde fındık var.
Buna rağmen fındığın ilin tarımsal gelirlere katkısı %18'ler civarında.


 *  *  *


Kapladığı alana rağmen, getirdiği gelir düşünüldüğünde fındık ile ilgili verim artırıcı çalışmaların yapılması gerekiyor.
Fındığın yeteri kadar tonaj vermemesinin nedenlerinin başında, çiftçimizin fındık bahçelerine yeteri kadar bakmaması gerekiyor.


 *  *  *


Türkiye, artık bir tarım ülkesi değil.
Bu sözleri, yerli ve büyük bir marketler zincirinin İcra Kurulu Başkanı önceki hafta açıkladı.
Bir çok ürünün ithal edildiğini söyledi.
Ve her geçen gün daha kötüye gidiyoruz.


 *  *  *


Halen arazilerinin yarısında tarım yapılan Sakarya'da aslında büyük bir potansiyel var.
Eğer biz doğru tarım yapmayı öğrenebilirsek ve verim artırıcı çalışmalar yapabilirsek, hem Sakarya coşar, hem de ülke ekonomisine çok ciddi katkılarda bulunabiliriz.


 *  *  *


Sakarya'nın, tarih boyunca misyonu aslında bu olmuş.
Koskoca cihan imparatorluğunun başkenti, Sakarya'dan getirilen meyvelerle, sebzelerle beslenmiş yüzyıllar boyu.


Buralardan kesilen kerestelerle İstanbul'daki görkemli yalılar, köşkler inşa edilmiş.
Biz ise halen ısrarla, başka kimlikler arama peşindeyiz Sakarya'mıza..


 *  *  *


Tarım politikaları...
Ülkede doğru dürüst sonuç veren bir tarım politikası yok ki, Sakarya'da olsun..
Ben kendimi bildim bileli halen toprak toplulaştırması ile ilgili çalışmalar yapılıyor.
Halen sulama kanalları çalışmaları yapılıyor.
Halen seracılık güya destekleniyor.
Ortada kayda değer bir verim artışı yok.
Çünkü gündemimizde tarım yok.
Çünkü tarım ürünlerini ithal ediyoruz diye, bakanımızın, milletvekillerimin, ilgili bürokratlarımızın gece uykuları kaçmıyor.
Dertlenmiyoruz yani..


 *  *  *


Tabiî ki sadece tarımda verimi artırmak da yeterli olmayacak.
Sakarya'ya tarıma dayalı sanayi yatırımları çekmemiz gerekiyor.


İstihdamı artırmanın yanı sıra, sözleşmeli tarımı da teşvik edecek tarıma dayalı sanayi yatırımları, tarımsal sektöre ilave katma değerler kazandırıyor.


Örneğin Şeker Fabrikası..
1 milyon ton şeker fabrikasının işlendiği Adapazarı Şeker Fabrikası'nın geçmişinde, başarı hikayeleri dolu.
Kaç aile 550 dönüm arazi üzerinde kurulu o fabrikanın ekmeğini yedi senelerce farkında mısınız?


 *  *  *


Peki Zirai Donatım Kurumu..
Şeker Fabrikası, TZDK, TÜVASAŞ (tarıma dayalı olmasa da), 1950'li yıllardan sonra Sakarya'nın gelişmesinde en önemli lokomotiflerden biriydi.
Buralarda çalışan binlerce insan, ay başlarında maaş aldıklarında şehrin ekonomisi şahlanırdı.
Dolmuşçusundan, sinemacısına, bakkalından, manavına kadar herkes bayram ederdi.


 *  *  *


Geleceğe yatırım yapmamız ve Sakarya'mızı yüzyıllardır süre gelen kimliğine yeniden kavuşturmamız için, tarım ve tarımsal sanayi yatırımlarına öncelik vermeliyiz.


Belki otomobil fabrikaları kuracağız, beyaz eşya fabrikaları yapacağız bu 1. sınıf tarım arazileri üzerine..
15-20 senede bir satın aldığımız buzdolabının maliyeti bize çok ucuz olacak.
Ama buzdolabının içini doldurmak için çok bedeller ödeyeceğiz.. 


 *  *  *


Ben kabağa benzeyen karpuz yemek istemiyorum artık.
Domates görünümlü, salatalık görünümlü 'şeyler' de yemek istemiyorum.


 *  *  *


Gelin Sakarya'yı organik ürünler üretim başkenti yapalım..
245 bin 356 hektarın her metrekaresi ile ilgilenelim.


Organik olmayan, tohum, gübre sokmayalım şehrimize..
Seralar kuralım, ziraatçılığı hiç bilmiyormuş gibi en baştan öğrenelim.
Süs bitkileri sektöründe olduğu gibi, her alanda iddialı ve organik ürünlerimiz olsun.


Adapazarı'nın sarı taze patatesini, Adapazarı kabağını marka yapalım tekrar..
Ama o günkü lezzetiyle, o zamanki kokularıyla üretelim.


 *  *  *


Etrafında 2 saatlik karayolu ulaşımı ile 25 milyon nüfusun tam ortasında olan, yapılacak organik tarım kaliteli ürünleri, taptaze bir şekilde bu kadar insana ulaştırabilecek, bu kadar büyük alanda tarım yapılabilen, Sakarya'dan başka bir şehir yok ülkemizde.


 *  *  *


Ama biz kıymetini bilmezsek bunun;
Başkalarının farkına varıp, kıymetini bilmelerini de bekleyemeyiz öyle değil mi?


 


Medyabar.com bugun 35466 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 6939 kere okundu
YORUMLAR 17 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Malcolm X
12.10.2018 21:27
Küçükken Akyazı, Adapazarı arasında o eski 302 otobüslerle gider gelirdik ve ben hep yolun kenarlarını seyretmeyi severdim. O zamanlar o yol sağlı sollu hep tarlaydı ama şimdi beton yığını. Merak ettiğim konu ise; o zamanlar tarımdan kalkınabilen millet ve devlet varken, bu zaman ne oldu? Üretim namına sıfır olduk vesselam...
Kemal
14.10.2018 16:35

Amerikalı Cargill için çıkarılan tarım arazilerindeki fabrikalara imar verme yasası yüzünden, tarım arazilerini katledenler ödüllendirildi. O gördüğün yol güzergahındaki fabrikalar da yasal hale geldi. Olan biten bu..

Kemal
14.10.2018 14:39

Amerikalı Cargill için çıkarılan tarım arazilerindeki fabrikalara imar verme yasası yüzünden, tarım arazilerini katledenler ödüllendirildi. O gördüğün yol güzergahındaki fabrikalar da yasal hale geldi. Olan biten bu..

Kemal
14.10.2018 14:31

Amerikalı Cargill için çıkarılan tarım arazilerindeki fabrikalara imar verme yasası yüzünden, tarım arazilerini katledenler ödüllendirildi. O gördüğün yol güzergahındaki fabrikalar da yasal hale geldi. Olan biten bu..

Kemal
14.10.2018 13:53

Amerikalı Cargill için çıkarılan tarım arazilerindeki fabrikalara imar verme yasası yüzünden, tarım arazilerini katledenler ödüllendirildi. O gördüğün yol güzergahındaki fabrikalar da yasal hale geldi. Olan biten bu..

Mehmet Topaloğlu
12.10.2018 10:38
Merhaba Yazınız için Teşekkürler, Devlete iki proje yönlendirdim Tarım ve Şehir planlaması için ve bakalım sonuç ne gelecek sizin ve benim gibi düşünen insanların bir araya gelerek halkı da katarak bu işler olabilir, Sakarya gibi verimli arazi yok oluyor bir tepeden her vatandaşın bakması lazım, ancak arsa alıp, biraz parası olanlar sebepsiz zenginleşti aldı bir lira arsa sattın 100 lira. üretip kazanana sözümüz yok da önce kendimizi de eleştirmeliyiz. Üreten hep zarar diyor Fayda Maliyet Analizi Yapan bir analiz olduğunu düşünmüyorum. Herkes Paranın peşine düşerse birinin esiri olursun maaşla çalıştığımız gibi. 1 milyonluk yazılım yaptım karşılığını verdiler 15 bin TL.
kamil
12.10.2018 10:23
aklı sıra Yatay mimari ile övünen bir başkan var sakaryanın başında malesef. O yapılan yatay binalar sayesinde yazlık gibi tarım arazilerini doldurdunuz. Sağlam yap katlı olsun ama topraklarımız tarıma kalsın. Ayrıca Serdivan amv yanı 5 kat hemen berisi 3 kat ? hayırdır vatandaş salak mı
Bahadır Kartepe
11.10.2018 23:11
Sakarya organik üretim teşvik bölgesi ilan edilse ve bu yöndeki yatırımlar teşvik kapsamına alınsa.. Hani biri bunu dese, acaba milletvekillerinden biri bu işi kovalar mı? Yoksa başımıza iş açmayın deyip kızarlar mı bizlere.. Bu arada Büyükşehir Belediyesi'nin tarım gıda ile ilgili çalışmalarını da merak eder dururum..
HasanHüseyinKÖK
11.10.2018 21:57
Yazık oluyor SAKARYA'nın verimli topraklarına.... ama ne yazıkki hepimiz sadece seyrediyor ve alkışlıyorlar!!!!!!!!.....
Saim Cömert
11.10.2018 20:29
Milleti alıştırdılar sadece tüketime. Şimdi herkes tüketici oldu. Üretim neredeyse bitti. Kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik dünyada. Şimdi tarım ülkesi olmaktan da çıktık. Bir çok ürünü ithal ediyoruz. Döviz artınca da bir çok gıda ürününe zam geliyor doğal olarak. Gelmiş geçmiş Tarım Bakanları'na hesap sorulacağına, marketçiler fırsatçılıkla suçlanıyor. Bir de indirim isteniyor ki enflasyon düşsün. İyi de ürün girdileri olan, mazota, gübreye, tohuma, sulamaya, elektriğe neden indirim yapılmıyor.
muallim54
11.10.2018 17:50
Süleyman Demirel'in 1992'de "Patates değil otomobil satacağız" diyerek temelini attığı Adapazarı Toyota fabrikasıdır. Rahmetli Süleyman Demirel böylece Adapazarı ovasında tarım yapılmasına değil betonlaşmasına sebep olan ilk kişidir.
mir polat
11.10.2018 13:21
tarım arazilerini betonla doldurduk!! Yeni nesil toprakla elini kirletmek istemiyor. Tarım olmaz artık...
Cafer Sönmez
11.10.2018 13:12
Çok güzel tespit. Otomobil fabrikası diye tutturdunuz. Kimse çiftçiyi düşünmüyor. Bir otomobil fabrikasında diyelim ki 4 bin kişi çalışıyor. Ama şeker fabrikasından 100 binden fazla çiftçi ekmek yiyordu. Biz eski günleri bekliyoruz..
Nadi SÖNMEZ
11.10.2018 12:55
Sakarya öksüz bir şehir olmaya devam ediyor. Tarım şehri olan ilimize ne yazık ki tarımsal destek ve tarım kredileri verilmemekte çiftçimiz kendi yağında kavrulup gitmekte. Yapılan tarım atadan dededen veya çevreden görülen usuller üzerinden yürümekte. Hadsiz hesapsız kullanılan kimyasal gübre ve ilaçlar toprağın verirmliliğini bitirmiş durumda. Organik tarıma dönebilmek için önce kimyasallardan vazgeçilerek solucan gübresi, kompost gübre ve ahır gübresi ile toprağın kendini yenilenmesi sağlanmalıdır. Bunlardan solucan gübresinin hem toprağa hem de bitkiye faydalı mucizevi bir gübre olduğunu biliyorum. Sınırsız yüksek doz ilaçlamadan vazgeçilmeli organik ve biyolojik kaynaklı ilaçlar kullanılmalı.
Kerim
11.10.2018 13:20

Hayvan gübresi bitki köklerini öldürür. içindeki zararlı bakteriler ve diğer zararlılar zamanla kökleri yok eder çünkü. kısa vadede faydalı sanırsınız. Ama sonrasında zararı çok daha büyük olur.

Kerim
11.10.2018 13:14

Hayvan gübresi bitki köklerini öldürür. içindeki zararlı bakteriler ve diğer zararlılar zamanla kökleri yok eder çünkü. kısa vadede faydalı sanırsınız. Ama sonrasında zararı çok daha büyük olur.

Kazım Sert
11.10.2018 12:55
çiftçinin ürettiği para etmiyor. akıllı üretim yapmak lazım. adam fındığı söktü kivi ekti şimdi para kazanıyor.
Online Ziyaretçiler