Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Eğitim Sorunlarına Gerçekçi Yaklaşımlar, Kalıcı Çözümler

16.01.2019 10:37

 

 Eğitim denince, yediden yetmişe herkesin (kendisini bu sürecin dışında sayarak) bir fikir beyan ettiği, tarafı olduğu siyasi partinin konumuna göre eleştirdiği ya da övdüğü, çoğu kez araştırma gereği duymadan ve hiçbir istatistiki veriyi dikkate almadan yorumladığı bir kavram gelmektedir akıllara.


 Eğitim, en yalın ifadeyle, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı ve istendik davranış değişikliği meydana getirme süreci olarak tanımlanmaktadır. Eğitim ilk olarak aileden başlayan ve hayatımızın sonuna kadar devam eden bir süreç olup, bu süreçte okullarımız elbette ki önemli bir rol üstlenmektedir. İşte okullarımızdaki eğitim sürecinin yönetilmesi ve uygulanması esnasında izlenen usul ve yöntemler eğitim sistemimizin temelini oluşturmaktadır.


 Eğitim sisteminde yaşanan gelişmeleri ve karşılaşılan sorunları tespit edebilmenin en iyi yolu uzun yıllar boyunca meydana gelen gelişmeleri bilimsel veriler ışığında masaya yatırmak ve istatistiki verilerle desteklemekten geçmektedir. Bilimsel bulgulara ve sayısal istatistiklere dayandırılmayan tüm sorun tespitleri aslında yok hükmündedir. Bu nedenle tam anlamıyla teşhis edilemeyen sorunlara yapılacak müdahaleler palyatif yamalardan başka bir şey ifade etmeyecektir.


 Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi'mizin Aralık 2018 de yayınladığı Eğitime Bakış 2018 İzleme ve Değerlendirme Raporu, 2016 ve 2017 yıllarında da yayınlamı

ş olduğu raporlar gibi, eğitim sistemimizde yaşanan sorunların tespit edilmesi noktasında yol gösterici bir çalışma olmuştur. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk'un da dikkatini çeken rapor 2023 Eğitim Vizyonunun hazırlanışı sırasında kaynaklık etmiştir.


Öncelikle Eğitime Bakış 2018 İzleme ve Değerlendirme Raporu beş başlıkta toplanmaktadır.


1-Eğitime Erişim ve Katılım
2-Eğitimin Çıktıları
3-Öğretmenler ve Okulların Yetkileri
4-Eğitim Öğretim Ortamları
5-Finansman


 Her bir başlığı, eğitim sistemimizin dünü hakkında bilgiler verip yarına dair atılması gereken adımların tespit edilmesi açısından çok kıymetli buluyorum. Bu yazımda Eğitime Erişim ve Katılım başlığını ele alıp son on yılda eğitim sistemimizdeki gelişmeler hakkında bilgiler vermeye çalışacağım.
 Eğitime erişim ve katılımdan kastedilen şey kademelerdeki öğrenci sayılarımız, kademelere göre okullaşma oranlarımız, özel öğretim kurumlarımız, açık öğretim kurumlarımız, özel eğitim kaynaştırma öğrenci sayılarımız ve Bilim Sanat Eğitim Merkezi öğrencilerimizdir. 
Son on yıllık periyod ta öğrenci sayımız 15 milyon 351 bin den 17 milyon 885 bine yükselirken bunun en belirleyici sebeplerinin, artan çağ nüfusu ve okullaşma oranlarındaki artış olduğu gözlenmektedir. 


Artan öğrenci sayımızla paralel olarak okullaşma oranlarımıza göz attığımızda ise özellikle okul öncesi, ilkokul ve ortaokul kademelerinde okula devam etmesi gereken öğrencilerimizin %99 u örgün eğitim hizmetlerinden faydalanmakta ancak bu oran, ortaöğretim kurumlarında %88 e düşmektedir. Ortaöğretim kurumlarındaki en düşük orana sahip olan illerin başında Gümüşhane, Muş, Ağrı, Bitlis ve Van gelmektedir. Katılımın düşük olduğu illerimizde ortaöğretime devam edilmesini sağlayacak politikalar geliştirilmeli ve öğrencilerimiz özendirilerek teşvik edilmelidir.


2023 Eğitim Vizyonunda okul öncesi eğitimde zorunlu hale getirilmesi planlanan 5 yaş grubunun okullaşma oranı %75 civarındadır. Mevcut fiziksel imkanlar ve öğretmen açığı dikkate alındığında bu yaş grubunun zorunlu hale getirilmesi ek öğretmen ataması ve ek okul binaları ihtiyacı doğuracağından gerekli alt yapı hazırlıkları tamamlanmadan zorunlu hale getirilmesi olumsuz bir tabloyla karşılaşmamıza sebep olacaktır.


Özellikle dershanelerin kapatılması ve okullaşma ile ilgili dönüşümün tetiklemesiyle özel öğretim kurumları sayıları son 5 yılda artış sağlamış ve özel öğretim kurumlarındaki öğrenci sayısının, toplam öğrenci sayımıza oranı %8 lere yükselmiştir. Tabi ki bu oranlar bölgelere göre farklılıklar oluşturabilmektedir. 
2014 yılında dershanelerin kapatılma süreci ve okullara dönüşümü esnasında açılan Temel Liselerin 2018-2019 eğitim öğretim yılında kapatılacağı planlanmıştı, ancak bugün geldiğimiz noktada gerek 20 bini aşkın öğretmen sayısı ve gerekse 200 bini aşkın öğrenci sayısıyla kapatılmalarının yeni sorunları beraberinde getireceği gerçeği ile yüzleşmek ve tedbir almak zorundayız.


Özel eğitim okulları ve özel eğitim sınıflarıyla hizmet verilen özel eğitim gereksinimli öğrencilerimize sağlanan imkanlar, son on yılda kademeli bir şekilde artarak özel eğitim okullarından yararlanan öğrenci sayımız 353 bin, özel eğitim sınıflarından yararlanan öğrenci sayımız ise 46 bin rakamlarına ulaşmıştır. Bu artış oldukça kıymetlidir.


Özel yetenekli öğrencilerimize hizmet veren Bilim Sanat Eğitimi Merkezi kurum sayımız son on yılda 50 den 135 e yükselmiş ancak bu artış kurum başına düşen öğrenci sayımızın 111 den 250 ye çıkmasına engel olamamıştır. Bu nedenle Bilim Sanat Eğitimi Merkezi kurum sayımız artırılarak kurum başına düşen öğrenci sayımız düşürülmelidir.


Ortaöğretim de kanayan bir yara olarak gördüğüm ve başarısız öğrencilerimizin yönlendirildiği Açık öğretim lisesi öğrenci sayımız 2008 yılında 508 bin civarındayken 2015 yılına geldiğimizde bu sayı zirve yapmış ve 1 milyon 586 bin civarına yükselmiştir. Bu sayısal veriler ışığında uygulanacak politikalarla açık öğretim liseleri başarısız öğrencilerin yönlendirildiği bir kurum olmaktan çıkarılarak yüz yüze eğitim kapasitesinin artırılması sağlanmalıdır.


Son olarak kuruluş amacı, zeka düzeyleri ile fen ve matematik alanlarındaki yetenekleri yüksek olan öğrencileri matematik ve fen bilimleri alanında yüksek öğrenime hazırlayarak bu alanlarda gereksinim duyulan üstün nitelikli bilim adamlarının yetiştirilmesine kaynaklık etmek olan Fen Liselerinin 2014 yılından itibaren artan sayısının, bu okulların kuruluş amacına ne derece hizmet ettiği tartışmaya açılmalıdır.


Bir sonraki yazımda "Eğitimin Çıktıları" konusunu ele alıp, özellikle nüfusumuzun eğitim durumu, yüksek öğretim sınavı başarı durumu ve yerleşme oranları ile yüksek öğretim-iş piyasası dengesi üzerine paylaşımda bulunmaya çalışacağım inşallah. Selametle kalın..
 


Medyabar.com bugun 41393 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1594 kere okundu
YORUMLAR 1 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Eğitimci
24.01.2019 00:41
Çok acayip güzel süper ötesi bir yazı olmuş Adem Bey. Bu gerçekçi yaklaşımları çok gerçekçi buldum. Saygılar sunarım...
Online Ziyaretçiler