Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

STRATEJİK DERİNLİK

18.10.2011 11:49
ŞANZELİZE- ÇARK CADDESİ
Bugün Çark Caddesi ile Şanzelize (champs elysees) arasında bir fark yok.
Tahrir Meydanı ile Gar Meydanı arasında da bir fark yok.
Ama anlayabilene görebilene..
Hep söylüyorum dünya küçüldü.
Nasıl Şanzelize meydanının olduğu Fransa?daki kriz Çark caddesindeki insanımızı etkiliyorsa,Tahrir meydanındaki ateşte Gar meydanındaki insanımızı yakıyor..
Dünyanın gittiği yönü iyi tespit edemezsek o zaman yerimizde sayarız...

GOOGLE-FACEBOOK
Bilgi cağı ile birlikte yeni bir jenerasyon doğdu. Artık aklını rasyonel kullanan,ufku ve vizyonu geniş teknolojiyi ,bilimi iyi takip eden gençler milyar dolarlık servetlerle oynuyorlar.
İşte iki yaşayan örnek.
Dünyanın en büyük sosyal ağını kuran Zuckerberg, 1984 doğumlu .
Bu siteyi kurduğunda üniversite 1.sınıf öğrencisi Zuckerberg .
Üstelik Üniversitenin sitesini hack'lediği içinde aynı yıl okuldan atılmış..
Bu siteyi kurduktan 18 ay sonra yatırımcıların ilgisini çekiyor Zuckerberg.
Daha o zaman hisselerinin bir bölümünü 60 milyon dolara satıyor. Bu para hesabına geçtiğinde Zuckerberg daha 18 yasında bile değil.
Bugün Facebook?un tahmini değeri ise 100 milyar dolar civarında?
Bizim gençlerimizin Zuckerberg'den ne eksiği var?
Zuckerberg fabrika kurmadı beyler..
Mal satmıyor..
İşçi çalıştırmıyor.
Teknoloji ve bilgi satıyor?
Google?ı da iki doktora öğrencisi bir garajda kurdu.
Page ve Brin adlı iki öğrenci.
Google kurulduğunda biri 24 biri 23 yaşındaydı bu gençlerin..
Arama motorunu ilk kurduklarında sabit disk alacak paralarının olmadığını biliyor musunuz?
Bugün piyasa değeri 200 milyar dolara yaklaştı Google'ın
Korkunç değil mi?
Nereden nereye?.
Google' ı bulan gençler bizim doktora öğrencilerimizden akıllımıydı?
İnanmam, inanmıyorum..
Bilgi en önemli silah.

AVRUPA YARIŞTA GERİDE Mİ KALIYOR?
Manevi ve kültürel değerlerden uzaklaşan Avrupa zor günler geçiriyor.
Aile değerleri yok olan toplumların ayakta kalacağına inanmıyorum.
Avrupa gençliği tembel;
Tüketim meraklısı.
Avrupa?nın çoğu ülkesi üretim yapmıyor, sanayi sektöründen çıkıyorlar.
Birde kriz kapıyı çalınca resmen kroki oldular.
Avrupa eski Avrupa değil ve olamayacak.
Avrupa ülkeleri ve ekonomileri geri gediyor.
Avrupa ülkeleri hızla krize sürükleniyor.
İtalya , Avrupa tahvil piyasasının merkezi.Borcunun milli gelire oranı ise % 120..
1.5 trilyon dolar milli geliri var. Borcu ise 1.8 trilyon dolar?
İtalya?da, ihracat beklentisi endeksi yılın 3. çeyreğinde, 2.çeyreğe oranla % 20.4 geriledi.
Türkiye ihracatının %50 sini Avrupa ülkelerine yapıyor.
Bu oran şu andaki kriz ortamında kritik bir hal alıyor şirketlerimiz ve ülkemiz acısından.
İhracatçılara önerim tek bir ülke ve coğrafyaya bağlı kalmamaları ve riski bölüp dağıtmaları...
Avrupa'daki krizin dünya borsalarına faturası 7.5 trilyon dolar..
Yunanistan kontrolden çıktı resmen.
Ülke 485 milyar dolar borç yükü altında. Yunanistan'ın nüfusu sadece 11 milyon. Yani bizim yedide birimiz kadar.. 350 milyar dolar borç altılar. Ama kurtaramadılar ekonomilerini.
Sanayi sektörü yok denecek kadar az.. Genç nüfusu az ve tembel bir ülke Yunanistan.
Peki; Yunanistan'a kim borç vermiş?
Fransız ve Almanya bankaları.
Alman bankaları 400 milyar dolar, Fransız bankaları da 310 milyar dolarlık risk altında..
Portekiz zorda, İrlanda ve İspanya aynı şekilde sıkıntılı?
Türkiye'nin ise 9 aylık ihracat rakamlarına baktığımızda, en çok ihracat yaptığı ilk 5 ülke arasında 4 Avrupa ülkesi var.
Almanya, İtalya, İngiltere ve Fransa..
Avrupa'da baş gösteren krizi düşündüğümüzde, acilen bir B planına ihtiyacımızın olduğu aşikârdır.
Yeni pazarlar bulmak, alternatif seçenekler üretmeliyiz.
Sadece Avrupa'ya bağımlı ihracat ileride ülkemizi de, şirketlerimizi de zora sokabilir.

TÜRK EKONOMİSİ İYİ YOLDA
Bugün Türkiye?de iç ve dış borç toplamının milli gelire oranı % 40 seviyesindeyken, bu oran İrlanda?da %800, İspanya ve Portekiz?de ise % 140 civarında..
Üretiyoruz, çalışıyoruz, istikrarlıyız ve büyüyoruz.
Büyüme oranlarımızda çok yüksek.
IMF verilerine göre 2011 yılı sonunda satın alma gücü paritesinde 1 trilyon doları bulacağız.

BİR ÖNERİ?
Ben bu olası kriz senaryosuna karşı alternatif bir öneriden bahsedeceğim.
B planı yani.
Büyükşehir Belediyemiz ve SATSO önderliğinde bir formül düşündüm...
Amacım firmalarımıza yeni pazarlar bulmada yardımcı olmak?
Karadeniz ülkelerinin Belediye Başkanları ile Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlarını, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve SATSO başkanımız Sakarya'ya davet etseler..
Bu davet yapılırken kriter olarak;
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatına üye 12 ülkenin stratejik öneme sahip Belediye ve Oda Başkanları tercih edilse...
Dış Ticaret Müsteşarlığı, Dışişleri Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TOBB ile koordineli yürütülse bu proje..
Ne dersiniz?
Derdim kimseye akıl vermek değil.
Zaten haddimde değil..
Sadece farklı bir formül arıyorum.
Bir seçenek.
Tartısalım fikirlerimizi çarpıştıralım.
'Think thank' yapalım..

ALTERNATİF İŞ İMKÂNLARI YARATMAK
Başkanları Sapanca'da bir hafta sonu ağırlasak;
Onları Sakarya'da gezdirsek,
Organize sanayi bölgelerini, TÜVASAS, Toyata, Good- Year gibi önemli sanayi kuruluşlarını ziyaret ettirsek.
Karasu'yu, Sapanca'yı göstersek..
Sakarya'yı, bölgenin lojistik üstü yapma hedefimizi, avantajlarımızı anlatsak.
Sanayici ve STK'larla yemekte buluştursak.
Bu yemeğe konuşmacı olarak Ekonomi Bakanımızı, Sanayi Bakanımızı ve ilgili ülkelerin Büyükelçilerini de davet etsek.
Ziyaretimize gelen ülke ve şehirlerle, Sakarya'mız arasında nasıl iş imkânları yaratacağımızı tartışsak.
Kötü mü olur?

İHRACATTA HEDEF İLK 5 İSE
Dün TİM 2011 Ocak - Eylül dönemi, yani 9 aylık ihracat rakamlarını açıkladı.
Sakarya 11.sırada
Hedefimiz ne?
İlk 5'te olmak.
O zaman ne yapmalıyız?
Daha çok üretmeli ve yeni pazarlara açılmalıyız..
İşte bu Karadeniz ülkeleri ile ilgili proje ihracat yapan veya yapmak isteyen; şirketlerimize, sanayicimize, KOBİ'mize yeni ufuklar yeni iş imkanları, yeni pazarlar açmak için tarihi bir fırsat olacaktır.
Onlar bizim ne ürettiğimizi görse, bizde onların neler yaptığını, neler ürettiğini anlasak.
Bu sayede yeni üretim sahaları oluşsa ihtiyaca binaen?
Karşılıklı ihtiyaçlarımızı ve ortak işbirliği alanlarımızı tespit etsek..
Zor değil bunlar, hepsi yapılabilir.
Sonra bu toplantıları gelenekselleştirip her yıl bir ülkede yapsak.
Ben Sakarya'ya, bu şehrin insanına inanıyorum güveniyorum.
Bizim dünyadaki herhangi bir ülke veya şirket veya insandan hiçbir eksiğimiz yok.

SOKAK İSMİ VEREREK JEST YAPALIM
Şimdi yazarken aklıma geldi.
Spontan bir fikir
Uluslararası ilişkilerde küçük jest ve mimikler çarpan etkisi yaratır
Bu ülkelerin Belediye Başkanları geldiğinde jest olarak, Sakarya?mızda yeni açacağımız veya mevcut sokaklarımızdan bazılarına, bu misafir şehirlerin adlarını verelim.
Ankara'da çok örneği var.
Bükreş Sokağı
Sofya Sokağı gibi..
Unutmayalım bu jest karşısında onlarda, kendi şehirlerinde bir sokağa Sakarya ismini vereceklerdir
Kötü mü olur Romanya'da, Azerbaycan'da, Bulgaristan'da Sakarya sokağı olsa..

Medyabar.com bugun 127700 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1597 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler