Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

"Romeo ve Juliet Sakarya'da olsa.."

31.10.2011 00:48
ROMEO :Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi
yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan:
Biz dönünceye dek siz parıldayın diye.
Gözleri gökte olsaydı,yıldızlarda onun yüzünde;
Utandırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı.
Gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı.
Öyle parlak bir ışık çağlayanı olurduki gözleri gökte
Gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı.
JULİET : Bana Romeo'mu ver,sonra öldüğünde
Al da küçük yıldızlara böl onu;
Onlar göğün yüzünü öyle bir süsleyecektir ki;
Bütün dünya gönül verip geceye
Tapmayacaktır artk o muhteşem güneşe
ROMEO : Asaletim sadece aşkının tapınağına girdiğimde olacak içimde. Bir gün yıkılırsa bedenin başka ülkelerin çamurlu evlerinde: Bil ki bütün denizleri ayaklarına dökeceğim.
JULİET : Eğer sevgin azalacaksa, gittikçe çoğalan aşkımdan, bırak avcılar çıkarsın kalbimi yerinden! Sök at ne varsa: çamura bulanmış sevdaları, bu dağların ceylanlarını, kana susamış kontları ve senden arda kalan cılız bedenimi! Yok et benim olmadığım bütün şatoları! Görebileceğin bir şey kalmasın benden kalan..
ROMEO : Öyleyse ver bana günahımı geri
Savaşır gözlerimle gönlüm öldüresiye
Senin güzelliğinin ganimeti yüzünden
Gözüm kovar gönlümü seni görmesin diye
Gönlüm ister gözüme pay vermemek yzünden
Gönlüm bildirir senin orada yattığını
Öyle bir hücredeki giremez billur gözler
Gözüm inkâra kalkar gönlün anlattığını
Güzel yüzünün ona sığındığını söyler
Gönlü dinleyip karar vermek için toplanır
Düşünceler kuşkulu soroşturur hakcası
Kurulun yargısıyla bir karara bağlanır
Seven gözün payıyla duyan gönlün parçası

-- -- -- -- -- -- -- -- -- --
Evet dostlar; yukarıdaki repliği ben yazmadım.
Yazacak alt yapım da yok zaten.
Yukarıdaki metin nereden mi?
Dünyaca ünlü oyun yazarı ve şair William Shakespeare'den...
Shakespeare'in Romeo&Juliet oyunundan bir replik..
Sakarya'da bir Romeo&Juliet oyunu izlemek istemez misiniz?
Şehirlerin yaşanabilirlik ve gelişmişlik düzeylerine bakarken sadece sanayisine ve ekonomik gücüne bakılmaz.
O şehrin kültürel, sanatsal, sosyal altyapısı da değerlendirilir.

ETNİK KÖKEN ZENGİNLİĞİMİZ
Sakarya'da yaşayanların diline pelesenk olmuş bir laf.
Sakarya "kozmopolit" şehirdir.
Sakarya bir çok etnik kökeni barındıran bir ilimiz.
Kardeşce, uyum içerisinde, birbirimizi anlayarak ve saygı göstererek yaşıyoruz yıllarca..
Her etnik köken, farklı bir kültürü temsil ediyor.
Herkesin kendine göre örf ve ananeleri var.
Her etnik kökeninde kendi genetik özelliklerinden dolayı farklı kabiliyetleride oluyor tabii.. Peki biz bu etnik köken zenginliğimizi kültür ve sanat altyapımızı güçlendirmek için niye kullanmayalım?

DEVLET TİYATROLARI BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ AÇILSIN
Sakarya bu etnik köken zenginliğinden dolayı iyi bir sporcu cenneti.
Çeşitli branşlarda dünya çapında sporcular yetiştirmişiz.
Futbolda, kürekte, kanoda, boksta, güreşte, karatede, badmintonda, motor sporlarında dünya çapında önemli sporcular hep Sakaryalı..
Peki dünya çapında tiyatrocular, sanatçılar niye yetiştirmeyelim?
Ama önce tiyatro kültürünü bu şehre yerleştirmemiz gerekiyor.
Bu nasıl olacak?
İlk hamle olarak Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile görüşüp ilimize Devlet Tiyatroları Bölge Müdürlüğü açmamız gerekiyor.
Devlet Tiyatroları bugün taşra teşkilatı ve bölge müdürlükleri ile tüm Türkiye'ye yayılmış, Türk insanın eğitim ve kültür düzeyini yükseltmek için kurulmuş bir teşkilat.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı çalışıyor.
Bugün Kahramanmaraş'ta, Çorum'da, Van'da, Elazığ'da bile Bölge Müdürlükleri, Taşra Müdürlükleri olan bir yapı.
Marmara Bölgesinde bu kadar stratejik bir derstinasyonda olan ilimizde niye bir bölge müdürlüğü açılmasın?
Unutmayın;
Spor insanın beden sağlını güçlendirir.
Sanat ise insanın ruh sağlığını güçlendirir.

KENTLİLİK KÜLTÜRÜ
1 milyona yakın insan yaşıyor ilimizde..
Peki kent kültürü olarak ne durumdayız?
Hiç düşündünüz mü?
Herşey ekonomi ile bitmiyor.
Ekonomik gelişmişlik de her şeyi örtmüyor.
Çocuk yetiştiriyoruz.
Vatana millete hayırlı evlatlar olsun istiyoruz.
Ama bakıyoruz sigara kullanma yaşı 12'lere inmiş;
Alkole başlama yaşı 15'lerde..
Kahve köşelerinde genç arkadaşlar okey, kağıt oynuyor..
Bize bu mu yakışır?
Biz artık Büyükşehir'iz.
Denklerimiz Eskişehir, Bursa, kayseri, Adana..
Peki bu denk iller arasında sanat ve kültürel faliyetler bakımından hangi noktadayız?
Hiç karşılaştırma ihtiyacı duydunuz mu?
Kent kültürü, kentleşme olgusu; sanayisi, tarımı, kültürü, sanatı, sporu ile bir bütündür.
Amacımız her anlamda ve her alanda yeni bir şehir kültürü yaratmak.
Zihin devrimi yapmak.
Çocuklarımızı küçük yaşlarda spora, sanata ve kültürel etkinliklere alıştırmak.

SPOR ve SANAT KÜLTÜRÜ
Spor Müdürlüğü ve Taekwondo Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliği yaptığım yıllarda fark ettiğim bir şey oldu.
Dünya şampiyonları ile tanıştım. Profesyonel milli sporcularla oturdum.
Dövüş sporlarında dünya çapında derece yapmış arkadaşlarla görüştüm.
Hepsi o kadar saygılı, hepsi o kadar mütevazi ki..
Neden mi böyle?
Çünkü bu arkadaşların hepsi küçük yaştan beri spor kültürü ile yetişmişler.
İşte sanat kültürü ile yetişen kardeşlerimiz de ileride böyle olacaklar.
İlimize, Devlet Tiyatroları Bölge Müdürlüğü açabilirsek küçük yaşlardan itibaren yetiştirilecek, sanata alıştırılacak çocuklarımız hem izleyici hemde oyuncu olarak sanat ve sanatçı kültürü ve terbiyesi ile büyüyeceklerdir.
Tiyatro hayattır..
Hayattan kesitlerin olduğu çok farklı konu ve motiflerin işlendiği bir sanattır.
Çoluk çocuğumuzla, arkadaşlarımızla dünyaca ünlü Türk ve yabancı yazarların oyunlarını izlesek kötü mü olur?
Tiyatro dünyasını solumak o kültürü almak hem kişişel dünyamıza hem kent yaşamına büyük katkılar yapacağına inanıyorum..
Ayrıca çoluğunuzu çocuğunuz alıp gideceğiniz kaç yer var Sakarya'da?

SONUÇ
Her zaman ekonomi yazacak değilim.
Zaten hayat da sadece ekonomi ve paradan ibaret değil.
İnsanlar günlük iş hayatındaki performanslarını artırmak için hem iç dünyalarına hemde kendilerine vakit ayırmak zorundalar.
İşte tiyatro dünyası hepimize ilaç gibi gelecek.
Kent yaşamının stresinden başka nasıl kurtulunur ki?
Sakarya'nın kentsel ve kültürel hayatına katkı sağlayacak bu projeye katkı ve desteklerinizi bekliyorum.
Amacımız yaşam standartları yüksek, kültürel, sanatsal, sporsal etkinliklerle dolu bir Sakarya..
Hadi Romeo ve Juliet'i ve nicelerini izlemek için Devlet Tiyatroları Bölge Müdürlüğünü Sakarya'ya getirelim..
Böyle bir şehirde yaşamayı hak ediyoruz değil mi?

Medyabar.com bugun 91689 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1531 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler