Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

PARADOKS

03.11.2011 10:26
3.viteste gidiyoruz
Sakarya için kafa yorduğum bir akşam daha..
Bu ili nasıl kalkındırabiliriz, bir adım daha nasıl ileri götürebiliriz diye düşünüyorum.
Çeşitli istatistikleri inceliyorum bir kaç akşamdır.
Sakarya bence 3.viteste gidiyor şu anda.
Ama bu araba 6 vitesli..

Ekonomik göstergeler
Bir araştırma yapılmış ilgimi çekti.
İllerin kişi başına düsen yıllık Milli Gelirleri hesaplanmış.
İlimiz 81 ili içinde 33. Sırada.
Kişi başı Milli Gelirimiz il bazında 12.800$
Türkiye ortalaması ise 13.777$
Türkiye ortalamasının biraz altındayız.
Listenin ilk sırası kimde mi?
İlk sırada komşumuz var.
Evet...
Kocaeli 30.598$ ile ilk sırada..
İki il arası 40 km ama kişi başına düsen milli gelir farkı 18.000$ civarında...
Çok basit bir örnekle niye 3.viteste olduğumuzu açıkladım sanırım...
BDDK'nın finansal haritasından mevduat ve kredi rakamlarınada baktım.
Sakarya'da toplam bankalardaki mevduat 3.035.453 TL. Bu rakam 2011 yılı ilk 6 ayına göre hesaplanmış.
Başka illere de baktım.
Mesela;
Zonguldak'ta bankalardaki toplam 4.256.734
Kayseri'de bankalardaki toplam mevduat ise 6.177.251
Burada Zonguldak örneğini bilerek yazdım. Enteresan değil mi?
Bizden fazla mevduatları var. Zonguldak sanayicisi ile de ünlü bir şehir değildir.
Bu arada, sevgili TOBB başkanım Sakarya'daki bir toplantıda Sakarya'daki banka mevduatındaki para Kayseri'de bile yok demişti ama Kayseri bizi geçmiş maalesef.
İhracatta ise;
2008 krizi sonrası ihracat rakamlarındaki gözle görülen düşüş, 2011 yılında toparlanmaya doğru gidiyor.
Tabii bu sevindirici bir gelişme...
Otomotivi saymasak 4 kalemde iyiyiz ihracatta. Bunlar;
Makine ve aksamları
Kimyevi maddeler ve mamulleri
Demir ve demir dışı mamuller
Hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri...
Sakarya'nın ihracat yaptığı ilk 6 ülkede şöyle sıralanıyor;
Almanya
İspanya
Fransa
İngiltere
İsveç
İtalya

Niye paradoks?
Yukarıdaki tablo ile ilgili yazılacak çok şey var ama köşe yazısında satırlar yetmez.
O yüzden çok yüzeysel geçtim.
Ama burada bir paradoks var arkadaşlar?
Farketmişsinizdir siz de; ihracatta belli bir coğrafyaya takılıp kalmış Sakarya..
En çok ihracat yaptığımız ülkeler sıralamasında bir tane Karadeniz ülkesi yok. Oysa ki aynı denizi paylaşıyoruz. Ortak kültürel ve tarihsel bağlarımız var. Bir tane Orta Asya ülkesi yok. Oysa ırk olarak Orta Asya'dan gelmişiz..
Bir tane Ortadoğu ülkesi yok. Oysa yüzyıllarca o topraklarda hüküm sürmüşüz.
Bu paradoksu ortadan kaldırmamız lazım.
Alternatifsiz hamleler sizi bir gün tıkar önce yerinizde sayarsınız sonrada geriye gitmeye başlarsınız.
Sakarya alternatifini niye bulmasın?
Dunya ticareti sadece Avrupa'dan mı ibaret?
Biz Karadeniz kıyısındayız. Liman kentiyiz. Tarihi ipek yolu uzerindeyiz.daha önce Karadeniz ülkeleri ile ticareti geliştirmekten bahsetmiştim.

Ama bugün farklı bir alternatiften bahsedeceğim..
İhracattaki bu paradoksu kırmak için..
Hazar beşlileri diye tabir edilen hazar ülkelerinden bahsecedem..
Kim mi bu ülkeler?
Rusya
İran
Azerbaycan
Türkmenistan
Kazakistan

Peki bu ülkelerle ticari işbirliği yapsak kötü mü olur?
Bakın arkadaşlar geç kalıyoruz..
Kartlarımızı geç açıyoruz. Hamlelerimizi geç yapıyoruz..
Trabzon 2008 yılında Karadeniz ve hazar ülkeleri ekonomik forumunu yapmış bile..
Bence Sakaryalılar, Sakarya'nın elindeki kartların farkında değiller.
Kendi içimizdeki ticaretle büyüyemeyiz.
Türkiye içine yapacağımız iç ticaretle de büyüyemeyiz.
Bakın eskiden ülkeler arasında ticaret karşılaştırmaları vardı.
Ama günümüzde artık karşılaştırmalar şehirler arasında oluyor.
Yani New York'la İstanbul'u karşılaştırıyorlar.
Rekabet ülkeler arasından şehirler arasına dönüyor.
Biz de bu rekabette yerimizi almalıyız.

İpek yolu ve Hazar ülkeleri ekonomik formu
Hazar ülkeleri diye tabir edilen ülkeler, doğalgaz ve petrol zengini ülkelerdir. Ekonomileri her geçen gün büyüyen ülkelerdir. Dünya'nın en büyük ihtiyaç duyduğu gaz ve petrolü elinde bulunduran ülkelerdir. Bugün Rusya olmasa Avrupa kışın soğuktan donar. Krize kolay kolay uğramayacak ülkelerdir.
Bu ulkelerle iş adamlarımız kurum ve kuruluşlarımızın işbirliği bize yeni ufuklar açacak diye düşünüyorum.
Bu ülkelerle; üniversitemiz, Büyükşehir Belediyemiz, STK?lar, DEİK, TOBB, Ulaştırma Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı ile düzenlenecek bir forumla neler yapılabileceği masaya yatırılabilir.
Gıda ve tarım ürünleri konusunda bu ülkelerle ticaret ve ihracat anlaşmaları yapılabilir.

Sakarya'da niye bir Petrol Terminali olmasın
Değerli dostlar;
Bakın rafineri demedim. İddialı olurdu. Olmaz demiyorum. İlk yazımda yazdım Karasu'da rafineri diye..
Ama olabilitesi daha yüksek bir şey yazıyorum.
Petrol Terminali diyorum.
Yani;
Petrolün depolanması ve dağıtımından bahsediyorum.
Bu işi Karadeniz'de Odessa, Poti, Novorosiskiy, Soçi'den yapıyorlar. Niye Karasu'dan olmasın?
Hazar Petrolünün dağıtımının bir bölümü, alternatif olarak niye Karasu'dan
yapılmasın.
Arkadaşlarım bazen diyor ki niye Sakarya'yı yazmıyorsun?
Arkadaşlar ben Sakarya'yı yazıyorum. Sakarya'nın nasıl gelişeceğini, nasıl zenginleşeceğini yazıyorum.
Sakarya'nın kendi dinamikleri ile nasıl dünya ile entegre olacagını yazıyorum.
Elimizde önemli silahlarımız var.
Önemli olan bu entegrasyonu hangi silahımızı kullanarak yapacağımız.

Sonuç ve bir dip not
Sakarya bence öncelikli ihracatındaki bu paradokstan çıkmalıdır.
Bursa STK'lara ve üniversitemize sanayicimize ve iş adamlarımıza yol gösterme yönünde büyük görevler düşmektedir diye düşünüyorum.
Sakarya bölgenin lojistik merkezi olabilir.
Bu lafı bu aralar çok duyduğunuzu düşünüyorum.
Daha çok yatırım nasıl yapabiliriz. Tarım ve hayvancılıktaki gücümüzü nasıl artırabiliriz. Daha çok kişiye iş imkanı nasıl sağlayabiliriz. Bunları tartışalım.
Ama lafta kalmaması için gerekli girişim ve hamlelerin acilen yapılamsı gerektiğini düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar;
Ben kulis yazısı yazmıyorum. Yazanlara ise sonsuz saygım var. Yıllarca Başbakanlıkta çalıştım. Yurt dışı gezilerine gittim. Bakanlarla çalıştım. Bir çok toplantılarda bulundum. Dünya'nın gittiği yönü daha iyi görme fırsatı buldum. İyi bir dinleyiciyim. Çok konuşmam.
Sadece yıllardır çalıştığımız gördüğümüz dinlediğimiz duyduğumuz olayları kendime göre yorumlayıp Sakarya'ya bir pencere açmaya çalışıyorum naçizane.
Çok bildiğimi hiçbir zaman iddaa etmedim. 'Mütevazilik en buyuk erdemdir' düsturunda bir insanım.
Farkındaysanız yazılarımda isim kullanmamaya çalışıyorum. Daha çok kurumsal yapılar üzerinden gitmeye çalışıyorum. Eleştiri de yapmamaya çalışıyorum. Çünkü, eleştiri yazısı en kolay yazıdır. Daha çok sonuca ve çözüme odaklı bir şeyler karalamaya çalışıyorum naçizane.
Kimseye akıl vermek haddimize değildir yoksa...
Yazdıklarımın hayal veya fantezi eleştirilerine saygı duyuyorum ama katılmıyorum.
Sakarya'nın er veya geç yapmak zorunda olduğu projeleri yazıyorum.
Bu arada bugün doğum günüm.
Hayatın ne kadar çabuk geçtiğini düşündüm bir an...
Hayatın süsüne aldanmadan yaşamaya çalışıyorum.

Bir yaş daha gitti.
Allah izin verirse nice yıllarda görüşmek dileğiyle...

Medyabar.com bugun 15469 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1920 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler