Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Anne adaylarını bekleyen tehlike

30.01.2014 09:03
Takvim yaprakları 24 Eylül, saatler 20.35'i gösterdiğinde Sakarya'da özel bir

hastanede torunum dünyaya geldi.

Gazete sayfalarında hep görmeye alıştığımız hatta kendimin de gazeteci olmam

hasebi ile bizimde yazdığımız bir sağlık olayı da benim başıma geldi.

Nereden başlayayım bilemiyorum. Ancak kamuoyunun bilmesi açısından bu köşe

yazısını yazmam zaruret oldu. Bu aynı zamanda bir suç duyurusudur.

Hasta sigortalı olmasına rağmen kamuoyunda çokça reklamının yapılması

neticesinde özel bir hastane ile doğum konusu görüşülür, konuşulur ve

anlaşma sağlanır.

Neticede gelinim hastaneye yatar. Bir akşam hastanede kalır ancak daha doğum

sancıları başlamadığı için doğrum gerçekleşmez. Sabah ve ardından yeni bir

gün daha biter. Akşam karanlığı çökmek üzeredir ki gelinimin anne ve babası

hastane koridorunda hararetle tartışan iki kişi görürler ve konuşmalarına

ister istemez kulak misafiri olurlar.

Konuşmayı gerçekleştirenlerden biri doğumu yapacak olan doktor, muhatabı

ise anestezi uzmanıdır.

Anestezi uzmanı:"Ya bu hanımda hala doğuramadı, eğer doğuramaz sa bunu mu

bekleyeceğiz, keselim bitsin bu iş"dediklerini duyduklarında gelinimin anne

ve babası kulaklarına inanamazlar.

Zira kendilerine söylenen hiç bir olumsuzluğun olmadığı, her şeyin normal

seyrinde devam ettiği yönündedir. Konuşmaya müdahil olurlar ve; "Bize

söylenen doğum öncesinde anne adayı hastada bir olağan dışılık görülmediği

yönünde şu halde sezeryan müdahalesinde bulunmak istemeniz oldukça

şaşırtıcı"dedi.

Cevabı üzerine alan doktor bey;"Ne o hanım! Bana benim işimi mi öğreteceksin"

diyerek ters bir yanıt vermesi üzerine kısa bir tartışma yaşanır.

Neticede kızının doğumuna girmemesini, başka bir doktor gözetiminde doğumun

gerçekleştirilmesini ister.Bu da annenin en tabi hakkıdır. Nitekim öyle olur

ve hastanede doğum uzmanı bayan doktor doğuma girecektir. İlginçtir ki aynı

hastanenin bir başka doğum uzmanı bayan doktor anne adayı hastayı muayene

eder, konuşur sakinleştirir.

Her şeyin normal seyrettiğini, beklemekten sıkılmayacağını ve inşallah

sezeryansiz normal doğum yapmaktan yana olduğunu söyler. Anne adayı ve

ailesi rahatlamışlardır.


24 Eylül akşamı saatler 20.20 sularında doğum sancılarının başlaması üzerine

doğumhaneye alınır ve saat 20.35 sularında sularında normal durum

gerçekleşir.

Ve nur topu gibi bir oğlan çocuğu dünyaya gelmiştir. Bebek küveze alınır ve

aile büyüklerine gösterilir. Aradan 15 dakika geçer ki bebeğin 2-3 hafta

gibi erken dünyaya geldiğini bebeğin sağlığı açısından küveze alınarak

yoğun bakım ünitesine kaldırılmasının iyi olacağı görüşü hakim olur ve bebek

akşam doğumundan 2,5 saat sonra Sakarya Ana Sağlığı Merkezine sevk edilir.

Burada da gariplikler bitmez.

Takriben 1 saat kadar sonra bünyelerinde yoğun bakım ünitesinde yer

olmadığı, derhal yoğun bakım ünitesine kaldırılması gündeme gelir.


112 acil servise bilgi verilir ve kapıya bir 112 ambulansı gelir. Ambulansın

şoförü küveti kemerle bağlar.

Bebeği beklemeye başlar. Bu esnada sanırım bebek yola hazırlanmaktadır. İki

hemşirede ambulansa gelerek ambulans içerisinde gerekli tertibatları kontrol

ederler. Bebeğin babası, iki hemşirenin ana sağlık merkezinde

merdivenlerden inerken; "Yahu bu bebek daha doğalı 3 saat oldu bu kadar uzun

yola dayanamaz, hele doktorsuz bu iş hiç olmaz" dediklerine şahit olur ve

doktoru arayarak, "Sayın hocam hemşire hanımların bu şekilde konuştuklarına

şahit oldum. Bunun başka yolu yok mu?" demesi üzerine " 112 acil servis boş

yer olarak en yakın yoğun bakım merkezinin Gebze ilçesinde özel bir

hastanede yer olduğu bilgisini verdi bizde o doğrultuda hareket

ediyoruz"der.

Durum anlaşılmıştır. Bize Gebze hastanesi yolu görülmüştür.

Ambulanstan önce özel arabamla Gebze'ye hareket ettim. Ben Gebze

hastanesine ulaştığımda bebeğin babası ile telefon konuşması yaptım ve

durumun hangi merhalede olduğunu sordum. Aldığım cevap;"Baba, o ambulansı

geri gönderdiler, biz daha ana sağlığın önündeyiz. Doktorlu bir ambulans

gelecekmiş onunla yola çıkacağız"oldu.

"Ne yapalım yaşanması gerekenleri yaşayacağız" diyerek bebeğin babasını

teskin ettim. Saatler 03.00 'ü gösteriyorken ambulans Gebze'de bulunan özel

hastanenin önüne yanaştı. Hastane personeli zaten bilgi sahibi oldukları

yeni doğan bebeğin gelmesini hazır bekliyorlardı. Ambulans yanaştı.

İçerisinden doktor ve 112 acil personeli inci. Doktor beye "Hocam

bebeğimizin sağlık durumu nasıl?" dediğimde , "Çok iyi ancak yeni doğum. O

nedenle az sonra durum ne olur bilemem" der.

Anlaşılan o ki her şey rutin çerçevesi içerisinde gelişmektedir.


Ambulansın içerisinden dikkat buyurun lütfen daha dünyaya geleli 6 saat olan

bebeğin küvez ile birlikte ambulanstan indirilmesini beklerken 112 acil

servis çalışan personelinin küvezi sökmek yerine küvezdeki daha 6 saatlik

bebeği çözerek kucağına almasını ve bu esnada bebeğe takılı bulunan teknik

malzemenin vücudundan ayrılarak yere düştüğüne başta Gebze hastane

personeli olmak üzere hepimiz şahit olduk.

Ne acıdır ki o an düşündüğüm ve dile getirdiğim tek cümle; "Bu 112 çalışanı

zannederim ömründe ilk kez bir bebeği kucağına alıyor" oldu.

Çünkü bebeği küvetten çıkartırken dengesiz tutması neticesinde bebeğin başı

arkaya hızlı bir şekilde düştüğünü gördük.

Bebek derhal yoğun bakım ünitesine konuldu ancak rahatladık.


Yukarıda da dediğim gibi hep bu tür haberlere gazetelerin üçüncü

sayfalarında şahit oluyorduk. Bende aynı şeyi yaşadım.

Düşünüyorum.

Ambulans ayrılmasının ardından hastane personeline sordum. 112 acil servis

personelinin bu tutumu doğru mu ?

Bebeğin küvez ile birlikte alınarak yoğun bakım ünitesine konulması gerekmez

miydi? Dediğimde dedikleri şu oldu. " Bizde şaşırdık!!!"


Şimdi buradan başta sağlık bakanlığı yetkililerine soruyorum.


Sakarya il sağlık müdürlüğüne soruyorum.

Bu hastaneler hiç denetlenmez mi?

Denetleniyor ise sağlıklı bir doğum yapabilme üniteleri bulunmayan özel

hastanelere doğum izni nasıl veriliyor?

Sağlık Bakanlığı ve bizzat Başbakanın; "Zaruret olmadıkça sezeryanla doğum

yapmayın" uyarısını nereye koyalım ???

Bu tarz düşünen doktorlara doğum yaptırma yetkisi vermek caiz mi?

Bir Sakaryalı olarak neden Sakaryamızda doğum yapan annelerin genç yaşta

hayata gözlerini kapadıkları, bebeklerini yetim bıraktıkları sanırım böylece

ortaya çıkıyor.

Bu mektubumu başta Sağlık Bakanlığı, Başbakanlık Bilgi İşlem Merkezi, Sakarya

Valiliği, Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerine ulaştırarak yetkililerin

konudan haberdar olmalarını, gazetemde yazarak da kamuoyunun sağlıkta neler

yaşandığını öğrenmeleri adına duyuracağım ve konunun takipçisi olacağım.

Lütfen insan hayatına değer verelim...

Sağlıkta ne kadar modern binalar, modern cihazlar alırsak alalım eğer

kafalarımızı değiştirmiyor isek bizler bir Sakaryalı olarak daha çok

annelerin, anne adaylarının ve bebeklerinin sağlığı için endişe duyacağız.

İnşallah bu son olur...

Yazıda özel hastanenin, doğum yapan doktorun , ambulansta refakatçi olarak

gelen doktorun isimlerini yazmadım ancak bende mevcut. Sadece 112 araç

plakasını vereyim.54 D 3603

Sanırım konunun araştırılması için bu araç plakası ve taşıdığı hasta ismi,

saati kayıtlarda vardır.

Şu an itibarı ile bebeğimizin Kocaeli ili Gebze ilçesindeki özel hastanenin

yoğun bakımdaki tedavisi devam ediyor. Lütfen bu yazımın gözardı edilmemesi,

konunun soruşturulması ve sonuçtan haberdar edilmemizi yetkililerden

bekliyorum.

Medyabar.com bugun 125981 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 769 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler