Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Suriye'de Olup Bitenler...

04.03.2014 13:38
Suriye denilince tarihte kökü derinlere dayanan bir devlet hiçte akla gelmez. Suriye o bölgenin ismi olarak söyleyebiliriz. Halep ve Şam şehirlerinin kuruluşu çok eskiyeye dayanır. Kudüs, Bağdat, Antakya, Şam ve Halep geçmişte dini ve ekonomik olarak çok önem arz etmiş ve dolayısıyla da bir çok savaşlara sahne olmuştur.

Bazan haçlıların, bazan Arapların ve bazanda Türklerin hakimiyetine geçmiştir. Çok eski çağlarda Mezopotamya'nın Bağdat ve Antakya'dan sonra önemli bir bölgesi ve geçiş alanı olmuştur. İsrail devletinin kurulması ile birlikte Suriye devletinin huzuru kaçmış su havzalarının bulunduğu Golan tepelerini de İsrail'e kaptırmıştır. Suriyenin nüfusu Arap, hiristiyan, kürt, nuseyri ve Türkmenlerden oluşmuştur.

Düne kadar hatay topraklarını kendi haritalarında gösterme cüretinde bulunan Baas Partisi yönetimi ihtilal yaparak başa geçen Nuseyri Hafız Esad ve devamında oğlu Beşar Esad, Saddam'ı aratmayacak şekilde Suriye'yi diktatörlükle yönetmişler ve bugün Suriye'de yaşanan olayların zeminini hazırlamışlardır.

Nuseyri nüfusundan olmayan vatandaşlarını zulümle yöneten bu zihniyet özellikle özbe öz soydaşlarımız olan Türkmenlere karşı kin ve nefret kusup adeta onları ikinci sınıf insan muamelesine tabi tutmuştur.

Kerkük ve Musul'daki Türkmen kardeşlerimiz yıllarca nasıl zulüm altında kalmışsa, Suriyedeki Türkmenlerde aynı süreci yaşamışlardır. binlerce soydaşımız baaz partisi zulümünden Türkiye topraklarına kaçmıştır. Bu zalim yönetim bu insanlara asla önemli görevler vermeyip askeri ve devlet kadrolarında ikinci sınıf ünvanlar vermiştir.

Suriye ordusu yönetiminin tamına yakınının nuseyrilerden oluştuğu için ordu gücleri zalim Beşar Esad'ın emirleri doğrultusunda masum insanların üzerine kurşun yağdırmaya devam etmektedir.

Yavuz Sultan Selim Han zamanında bu bölgelere güvenlik amaçlı yerleştirilen Türkmen kardeşlerimize devletimiz bir an önce sahip çıkıp onların can ve mal emniyetlerini bu zalim yönetime karşı korumaya almalıdır.

Tek ümitlerinin Türkiye olan bu kardeşlerimiz hakkında ülke olarak bilgi sahibide değiliz. Temennimiz bu zalim insanların bir an önce layık oldukları cezaları bulup Suriye halkının soydaşlarımızın refaha kavuşmasıdır

Medyabar.com bugun 15270 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1342 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler