Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Sakarya'nın 2023 Hedefi Var Mı?

25.11.2014 14:59
"Düşmanın en çok korktuğu şeyi öğrenmek istiyorsan, seni neyle korkutmaya çalıştığını gözle" der Eric Hoffer.

Üniversite yıllarımın en önemli başucu kitabıydı, Kesin İnançlılar. Küçük yaşta bir kaza sonucu kör olan, on beş yaşında da bir mucize sonucu yeniden görmeye başlayan Eric Hoffer'ın toplum sınıflarını irdelediği, sosyo-ekonomik ve sosyo-psikolojik tespitlerinin yer aldığı önemli bir eseridir.

Toplumun, özellikle orta sınıfının ve yoksullarının yeniliklerden çekinmesinin nedenine dikkat çekerken, Eric Hoffer, bu sınıfların mevcut durumun bilinir olması, herhangibir maceranın ise mevcut durumdan daha kötü olma ihtimali kaygısının yattığını söyler.

Üst sınıfın ise yine mevcut durumunu korumak için yeniliklere direndiğini anlatan bölümleri Türkiye'nin sosyolojik yapısını analiz etmekte büyük bir kaynak.
2001 kriziyle mevcut durum diye bir şeyin kalmadığına kanaat getiren orta ve yoksul kesim, birikmiş bir çok siyasi ve hukuki baskıların da etkisiyle yenilikten yana tavır alarak 2002 yılı Genel Seçimlerinde Erdoğan ve Gül'ün kurduğu Ak Parti'ye destek verdi.

12 yılda birçok badireyi atlatan Ak Parti, gerçekleştirdiği reformlarla adeta "sessiz bir devrim" yaptı.
Özellikle orta ve yoksul kesim, kendisine hitap eden bir hükümete, eksik uygulamaları olsa da destek vermişti. Uzun yıllar muhatap alınmamış hatta bastırılmış dini ve etnik kesimleri devletle buluşturmuş, devletin bir parçası olduğu duygusunu başarıyla hissettirmişlerdi.

Erdoğan ve ekibinin bu samimi yaklaşımları, kullandıkları dil ve uyguladıkları çalışmalar orta ve yoksul kesim kadar üst kesimde de karşılık buldu. İhracat rakamlarındaki artış, iş dünyasının ekonomik hacminin artması geleceğe dair umutları ve güveni sıcak tuttu.

İktidar partisinin ikamesini de göremeyen farklı görüşteki kişiler, Erdoğan'ın lider kişiliği altında toplanmayı tercih etti.

Gelinen noktada Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilince, parti teşkilatlarında da bir hareketlilik yaşandı.

Artık yeni bir başbakan ve genel başkan vardı.
Erdoğan'la birlikte Türkiye'nin geldiği seviye, yine yenilikçi bir mantıkla daha da ileriye gitmeliydi.

Çünkü Erdoğan, yenilik vaat ediyor: "Yeni Türkiye, Büyük Türkiye"

Bunu anlamayan veya anlamak istemeyen, çeşitli nedenlerle belli makamlara gelen bazı partililerin ısrarla direnmeleri de işte bu yenilikçilikten nasibini alamamaktan kaynaklanıyor.

"O gelirse şöyle olur, bu giderse böyle olur" şeklinde korkutmaya çalışarak başkalarının önünü kesmek isteyenler, sanırım ilçesinden veya şehrinden çok kendisi için korkuyor.

Medyabar.com bugun 12431 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 2396 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler