Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Algoritmayı değiştirme zamanı geldi mi?

28.12.2014 20:18
Küreselleşme süreci ve ardından gelen elektronik iletişim çağı yaşam şeklimizi her gün tekrar dizayn ediyor. Alışkanlıklarımız, önceliklerimiz, hayat tarzımız değişiyor. Silah gücü yerini bilgi gücüne bırakıyor.

İletişim alışkanlıklarımız değişiyor. Faks yerini e-maile, gazete yerini internet haber sitelerine, ev telefonları yerini cep telefonlarına, mektup yerini SMS'e gerçeklik yerini sanallığa bırakıyor.

Dünyada günlük ortalama basılan gazete sayısı 400 milyon, bu yıl basılan kitap sayısı 2.5 milyon civarında iken, günlük atılan tweet sayısı 600 milyon adete, günlük atılan e-posta sayısı 170 milyar adete, günlük Google'daki arama adeti 3.5 milyar adete yaklaşıyor.

Dünya tarihini kabaca üç döneme ayırabiliriz. 10 bin yıl önce başlayan tarım toplumu 150 yıl önce başlayan sanayi toplumu ve 20 yıl önce başlayan bilgi toplumu. Her dönem kendi insan tipini, kendi hayat modelini ,kendi yaşam şeklini oluşturuyor dünya üzerinde.

'e' lerin dünyası

Yeni dünyanın sihirli harfi 'e'. 'e' artık her şey.
Onsuz sokağa çıkamazsınız. Onsuz para kazanamazsınız, onsuz yazışamazsınız, onsuz okuyamazsınız. 'e' bir gün olmasın dünyada finans piyasaları çöker, elektrikler kesilir.

Petrol çıkamaz doğalgaz sevk olmaz, karanlığa gömülürüz donarız ölürüz.

'e' dünyası kendi zenginini de üretti. 'e' dünyasının zenginleri fabrika bacası tüttürüp binlerce işçiyi 3 vardiya çalıştırıp para kazanan sanayiciler değil artık. Çünkü sanayi devri kapandı.
Artık dünyanın en zenginleri bir garajda fikir üretip insanlara arama motorları kuranlar. İnsanları internet ortamında buluşturanlar. İnsanları internet ortamında yazıştıranlar konuşturanlar, görüştürenler, alış veriş ettirenler.. Yani e-posta, e-ticaret, e-shop, e-devlet, e-okul, e-bordo, e imza, e-bildiri, e-şirket, e-vergi, e-banka.

Dünyanın en büyük şirketleri ve en zengin adamları hep bilişim sektöründen. Bugün Apple sirketinin piyasa değeri 600 milyar dolar civarında. Yani bizim GSYİH hasılamızın %75'i kadar. Yani bir apple 76 milyonluk Türkiye'nin üretiminin %75' i kadar büyük.

Çin'de bir alışveriş sitesi var alibaba.com. İlginç bir hikayesi var.

Bu siteyi kuran Jack Ma 60 kişiden toplam 80 bin dolar borç alarak bu siteyi kuruyor. Lise mezunu ayrıca kendisi. 3 defa üniversite sınavına giriyor ama kazanamıyor. İnternet üzerinden alış veriş yapılan bir site alibaba...

Bugün alibaba'nın piyasa değeri 250 milyar dolar civarında.

Bize baktığımızda ise Türkiye'nin en değerli şirketleri sıralamasının üst sıralarında maalesef bilişim şirketleri yok. Türkiye'nin en değerli şirketi Garanti Bankası onunda piyasa değeri 16 milyar dolar civarında. Yine Türkiye'nin en değerli şirketleri üst sıralarına hep bankalar oluşturuyor.

Yeni Türkiye'nin yeni algoritması

Dünyanın 17. büyük ekonomisi Türkiye. İslam dünyasının en büyük ekonomisi biziz. 57 üye ülkeden oluşan İslam Konferansı Örgütü içinde Türkiye ekonomik büyüklük olarak bir numara.

Satın alma gücü paritesine göre 1 Trilyon dolarlık büyüklüğü ile ilk sıradayız. Bizi Endonezya İran Suudi Arabistan takip ediyor.

Dünyanın toplam GSMH'sı 70 trilyon dolar civarında. İslam ülkeleri bunu 8 trilyonluk kısmını oluŞturuyor. Nüfus olarak dÜnya nufÜsunun %33 civarını kapsayan islam ülkeleri maalesef dünya ticaretinin % 11 civarını teşkil ediyor.

Evet islam dünyasının en büyük ekonomisiyiz. Bu önemli bir şey. Buraya gelmek kolay mı oldu sizce? Hiç de kolay olmadı. 1923 de kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923 GSYİH (gayri safi yurt içi hasılası)ni biliyor musunuz 2.2 milyar dolar ve kişi başı 700 dolar civarında idi.

1923 yılında nufüsun %75 köylerde %25'i kentlerde yaşıyor idi.
Bugün ise 820 milyar dolar gsyih ve 10.500 dolar kişi başına düşen gelir ile 17. büyük ekonomiyiz.
Bugün nüfusun %25' i köylerde %75 i ise kentlerde yaşıyor. 1923?de gsyih'nin %40 ını tarım sektörü oluştururken bugün sadece % 9 unu tarım sektörü oluşturuyor.

Aşağıdaki tabloda ülkemizdeki yıllara göre gsyih cari fiyatlarını görmektesiniz. Tabloda da çok açık şekilde görüldüğü üzere 2002 sonrası gsyih hasılanın artış hızı ve ivmesini görmektesiniz.

Tabloda da gördüğünüz üzere 1960-70 arasında hemen hemen hiç artmayan gsyih 1980-1990 arası yeni para ve maliye politikaları ile artmaya başlamış. 1990-2000 yılları arasında dalgalanmalar ve krizler yaşayan Türk ekonomisi, 2002 sonrası yakaladığı istikrar ve güven ortamı ile istikrarlı büyümeye başlamıştır.



Peki Merkez Bankası rezervlerimiz ne durumda?

Ülkelerin kredibilite ölçütlerinden biri de Merkez Bankası rezervleridir. Ülkelerin risk analizlerinde bakılan kriterlerden biridir Merkez Bankası rezervleri. Sıcak para girişi doğrudan yapılan yabancı yatırımlarında bakılan kriterlerin başında gelir rezerv miktarı. Ayrıca ülkelerin uygun fiyatlı borçlanabilmelerini de sağlar rezervler.

Aşağıdaki tabloda komşularımız ve bazı ülkelerle karşılaştırmalı Merkez Bankası rezerv tablosunu görmektesiniz. Altın hariç yaklaşık 115 milyar dolar Merkez Bankası rezervi ile komşularımız Yunanistan Gürcistan ve AB üyeleri İtalya ve Almanya?nın üzerinde bir paraya sahibiz.

Tabloda da görüldüğü üzere 2002 de 23-25 milyar dolar civarında olan Merkez Bankası rezervimiz bugün 115 milyar dolara (altın hariç ) yükselmiştir. Altını da sayarsak toplam rezervimiz 135 milyar dolara çıkmaktadır

Allah göstermesin ani bir kriz olsa finanse edecek sübvanse edecek paramız var. Rezervlerimiz sayesinde Merkez Bankası anında piyasalara müdahale edip krizin ateşini düşürecek güce sahip.


Kişi başına milli gelir ve orta gelir tuzağı

Matematik ve istatistik net bir bilimdir. Sayılar rakamlar ve formüller. Herşey çok açıktır. Şunu çok açık bir şekilde ifade etmek istiyorum. Türkiye son 10 yıl içinde kişi başı milli gelir olarak bir üst lige çıkmıştır.

Bunu ben söylemiyorum. Dünya Bankası kalkınma verileri söylüyor. 2002 yılında alt orta gelirli bir ekonomi iken şimdi üst orta gelirli bir ekonomi olduk. Dünya Bankası kalkınma raporuna göre 1006 dolar ile 3975 dolar arası alt orta gelirli ülkeleri 3976 dolar ile 12.275 dolar arası ise üst orta gelirli ülkeleri oluşturmaktadır.

Türkiye son 12 yılda 3 bin dolarlardan 10.950 dolarlara ulaşan kişi başı milli gelir düzeyi ile bir üst lige çıkmıştır. Şimdi üstümüzde tek bir segment kaldı. 12.276 dolar ve üstü ile yüksek gelirli ekonomiler arasına girmek.

Aşağıdaki tabloda ülkemizin kişi başı milli gelir düzeyindeki artışları Dünya Bankası verileri ile görmektesiniz. Tablodan da görüleceği üzere 2002 ve sonrası kişi başı milli gelirdeki hızlı arışı net bir şekilde görmektesiniz.



Evet artık hedef en üst lig. Yüksek gelir grubu ülkeler arasına girmek. Başarı kriterlerinden biri de insanın kendisine hedef koymasıdır. Ben üniversite sınavına hazırlanırken odamdaki duvara kalın ve büyük puntolarla Türkçe matematik ve sosyal bilimlerdeki hedeflediğim netleri ve hedeflediğim puan limitini yazmıştım. Her sabah kalktığımda ilk duvarıma bakar ve ben bu puanı alacağım derdim. Hedefler insanı motive eder. Ama sadece duvara bakarak üniversite kazanmadım. O hedefe uygun çalışma sistemi ile hedefime ulaştım.

Şimdi ülkemizin hedefi ne 2023 de kişi başı 25.000 dolar milli gelir,500 milyar dolar ihracat ile dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek. Hedef belli. Motive olalım ve yapalım. Ama oturarak bu işler olmuyor.

Burada en büyük görev iş dünyasına düşüyor. Her şeyi devletten bekleme devri bitti. Hükümetimiz hedefi koydu. Bu hedefe ulaşmak için yol haritasını çizdi. Yasa kanun ve yönetmelikler konusunda üstüne düşeni yapacağını söyledi.

Biz şimdi şapkamızı önümüze koyup kendi algoritmamızı oluşturmamız lazım. Unutmayalım bizim petrolümüz ve gazımız yok. Doğal avantajlardan yoksunuz.

Yani en önemli maliyet girdisi olan enerji ihtiyacımızda dışa bağımlıyız. Bu konuda yapacak bir şey yok. Allah'ın takdiri.

Ülkemizde 2002 sonrası büyüme trendine girmesiyle cari açık sıkıntısı yaşadığı ortadadır. Büyüme carı açığı getirmiştir. Cari açık ülkemize giren ve ülkemizden çıkan toplam döviz miktarı arasındaki farktır.

Büyüme gelişme demektir. Sanayi sektörünün daha çok üretmesi demektir. Peki sanayi sektörü büyürken enerji ihtiyacı da artmaktadır. O zaman daha çok petrol daha çok doğalgaz ithalatı demektir.

Ayrıca büyüme ile birlikte daha çok hammadde ve aramalı ihtiyacı demektir. Sanayi sektörü büyüme ile birlikte yukarıda saydığım enerji hammadde ve ara malı ihtiyacı artışı cari açığı doğurmuştur.

Bugün Rusya ve Çin'de gördüğümüz ekonomilerinin cari fazla vermesinin nedeni Rusya'nın güçlü bir enerji teminatçısı olması Çin'in ise ara malı ve hammadde konusundaki gücünden kaynaklanmaktadır.

Biz enerji meselesini çözemeyeceğimize göre ki Allah'ın takdiri, o zaman yapmamız gereken ara malı ve hammadde girdilerinden dışa bağımlılığı en aza indirmek olmalıdır.

Ekonomi literatürüne göre orta gelir tuzağına takıldık. Nedir orta gelir tuzağı?

Formülasyona göre ABD kişi başı milli gelirinin %20 sine gelen ülkeler orta gelir tuzağında demektir. Yani ABD?de kişi başı milli gelir 50.000 dolar bunun %20?si 10.000 dolar alın size orta gelir tuzağı.

Şimdi öne bundan kurtulacağız sonrada en üst lige çıkacağız. Olur mu derseniz? Olur. Ama algoritmamızı iyi oluşturmamız lazım.

Araştıramazsan geliştiremezsin

Ben bu konuda iki eksikliğimizden bahsetmek istiyorum. Sanayi sektörümüz ve hizmetler sektörümüzün kodlarını tekrar yazmamız lazım.

Sanayi sektörümüz Ar-Ge araştırmaları konusunda dünya ortalamasının çok gerisinde. Ar-Ge'ye gereken önemi vermiyoruz.

Kodu değiştirirken önce Ar-Ge'den başlayacağız. Ülkemizde Ar-Ge harcamalarının gsyih oranı %0.48. bu oran dünyada %2.8 civarında. Yeni bir şey üretmek farklılık yaratmak Ar-Ge ile oluyor.

Önümüzde bir Kore örneği var. Kore 20 yıl önce sıradan bir ülke iken bugün dünyanın önemli teknoloji üstlerinden biri oldu. Kore'de Ar-Ge harcamalarının gsyih oranı %3.2. Yani dünya ortalamasının bile üzerinde. Size Kore?den ilginç bir örnek vereceğim. Samsung firmasının 2013 yılı Ar-Ge bütçesi 10.3 milyar dolar. Yani toplam büyüklüğünün %6 civarını Ar-Ge'ye ayırıyor.

İşte bu yüzden Samsung elektronik cihazları hepimizin elinde evinde iş yerinde.

Aşağıdaki tabloda ülkemizin ve dünyanın Ar-Ge/gsyih oranını görmektesiniz.



Yüksek teknoloji ihracatı ve Türkiye..

2023 hedefleri için ikinci önemlı adım ise yüksek teknoloji ihracatımızı artırmak olmalıdır. Bugün itibarı ile özel sektörümüzün yüksek teknoloji ihracatının gsyih'ya oranı %3.9 dur. Bugün dünya ticaretinin %15.9 civarı yüksek teknoloji ihracatından oluşmaktadır.

Şimdi işte bu konuda özel sektörümüze büyük iş düşmektedir. Teknik bir veriden söz etmek istiyorum bugün bilişim sektörü yatırımlarının gsyih payında %1 lik bir artışı kişi başına milli geliri 1.8 artırıyor. Bilişim sektörü katma değeri diğer sektörlere göre 4 kat daha fazla.

Yani don pijama patates gömlek kumaş iplik satmakla bir yere varamayız. Katma değeri yüksek sektörlere yönelmemiz lazım.

Bugün tartışılması gereken konu ileri teknoloji ürünü ihracatımızı nasıl artırabiliriz olmalıdır.

Bununda yolu ihracat algoritmasını değiştirmekten geçmektedir. Ar-ge harcamalarını artırarak bilişim sektöründe markalar yaratmalıyız. Türkiye'nin artık bir Samsung'u olmalı artık bir Apple'ı olmalıdır.
Geçenlerde beni heyecanlandıran bir haber okudum. Ülkemizde çip fabrikası kuruldu. İşte bu iyi bir haber.

Burada görev girişimcilere gençlerimize yatırımcılarımıza özel sektörümüze düşüyor?

Dünyayı iyi okuyan geleceği gören genç girişimci beyinler bizim yarınlarımız.

Facebook'u kuran Zuckerberg'in bugün kişisel serveti 14 milyar dolar ve dünyanın 66. zengini, yaşı 30. Oracle yazılım programını kuran Oracle'ın patronu Ellison'un kişisel serveti 43 milyar dolar. Google ortaklarının kişisel servetleri 45 milyar dolar.

Sonuç

İnsanın inandıktan sonra yapamayacağı hiç birşey yoktur. Son 14 yıldır ekonomimizin ve siyasi iktidarının istikrarı en büyük artımız. Bütün dünyanın krize girdiği 2008 krizinden bile etkilenmeyen Türk ekonomisi güçlü bankacılık sistemi ve mali disiplinden taviz vermeyen ekonomi politikaları ile 2023 hedeflerine ulaşmak için her şeye hazırdır.

Yukarıda dünya ve çeşitli ülke örnekleri ile diğer ülkelerin neler yaptığını bizimde neler yapmamız gerektiğini nacizane anlatmaya çalıştım.

Ülkemizin üretim algoritmasını değiştirmemiz gerekiyor. Katma değeri yüksek sektörlere yönelmemiz gerekiyor.

Elbirligi ile siyasetçisi akademisyeni girişimcisi sanayicisi insanı ile bu ülke bunu yapacak başaracak güçtedir.

İnanalım başaralım.
Saygılarımla..

Medyabar.com bugun 120365 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 3239 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler