Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Madde ile Dişli mücadele!

24.03.2015 18:39
Hayır, teşekkür ederim.

Hayır, bana göre değil.

Hayır, dostum, sağ ol. Ben böyle iyiyim.

Hayır, annem babam beni böyle görse gerçekten çok üzülür.

Hayır, sağlığıma zararlıdır.

Hayır, ben bir sporcuyum, böyle şeyler yapamam.

Hayır. Teşekkürler, ben eve gitmeliyim.

Hayır, ben okula gidiyorum. Bunu riske atmak istemem.

Hayır, bence sen de kullanma.

Okuduğunuz satırların tamamını çocuklarınıza da okuyun, okuyun ki kulaklarına küpe olsun.

Çocuklarımıza, eşimize, dostumuzun evlatlarına, sokağımızda oyun oynayan, bu memleketin geleceğini omuzlayacak fidanlara bu satırları okuyalım ki gencecik bedenler zehirlenmesin.

Yarının; öğretmenlerini, bilim insanlarını, avukatlarını, hakimlerini, siyasetçilerini, belediye başkanlarını, milletvekillerini, esnaflarını kısacası milletimizi ve devletimizi ayakta tutacak tek güç olan gençlerimizi uyuşturucu illetinden korumak için yukarıdaki satırları okuyalım.

Dikkat ettiyseniz Sakarya'da 1,5 yıl öncesine kadar gazetelerin 3. Sayfa manşetlerine baktığımızda içimiz acıyordu. Gazetelerin manşetlerindeki "Yine uyuşturucu, yine ölüm... Hapı yuttu parkta ölü bulundu... Bonzai hayatını söndürdü... Parktaki bankta acı son.. Hayata son bakış..." başlıkları hala unutmuş değiliz.

Son dönemlerde ise gazetelere baktığımızda, artık madde bağımlılığından hayatını kaybeden gençlerimizin haberleri manşetlerde yer almıyor.

Çok şükür artık zehir tacirleri ellerini kollarını sallaya sallaya ortalıkta madde satamıyor.

Çocuk parklarında evlatlarımıza ölümcül pusular kuramıyor.

Okul önlerinde şeker süsü verilmiş maddeler satamıyor.

Tabi burada başta Sayın Valimiz Hüseyin Avni Coş ve İl Emniyet Müdürümüz Osman Babadağı'nın insanüstü gayretlerini görmezden gelemeyiz.

Sayın valimiz ilimize atandığı ilk gün uyuşturucu ile mücadelede kararlı olduklarını ve bu illeti Sakarya?da bitirmek için tedbirler alacaklarını üstüne basa basa ifade etmişti.

Sayın valim sözünde durmuş Sakaryalı gençlerimizi ve çocuklarımızı bu illetten kurtarmak için Emniyet Müdürümüz Osman Babadağı ile düğmeye basmıştı. Emniyet mensuplarının yapmış olduğu bir çok operasyonla uyuşturucu baronlarının ayakçı takımı, torbacılar sokaklarda kıskıvrak yakalanırken, ağa babalarının ise inlerine girilerek tezgahları dağıtıldı.

Tüm bunlar yaşanırken Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli de bu mücadelede sessiz kalmadı.

Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu illetin pençesinden kurtarmak için büyük bir cesaret örneği göstererek uyuşturucu baronlarının karşısına dikildi.

Süleyman Dişli bir baba olarak, bir belediye başkanı olarak, Uyuşturucu ile mücadeleye destek için kolları sıvadı ve sosyal sorumluluk gereği "Sağlıklı nesiller, Gülen yüzler" adlı projeyi hayata geçirdi.

Adapazarı Belediyesi, İl milli Eğitim Müdürlüğü ve Narkotik Uzmanı Harun Yıldırım'ın da desteğiyle bir tiyatro oyununun sponsorluğunu üstlenerek çocuklarımız için en büyük tehlikelerden biri olan madde bağımlılığına karşı savaş açtı.

Başkan Dişli hayata geçirdiği bu proje ile Adapazarı'nda eğitim gören orta öğretim öğrencilerinin tamamına yakınına madde bağımlılığının ne kadar sinsi bir düşman olduğunu anlattı.

Başkan Dişli, proje kapsamında sahneye konan "Çetin Ceviz" adlı oyunla bu illetin pençesine düşen çocuklarımıza nasıl davranılması gerektiğini hatırlattı.

Madde bağımlılığının pençesine düşen çocuğun nasıl bir çıkmaza girdiğini ve ailesinden nasıl bir yardım beklediğinin de altını çizdi.

Başkan Dişli çocuklarımızı korumak adına üstüne düşen vazifeyi fazlasıyla yaptı.

Keşke diğer belediye başkanlarını da bu tür sosyal sorumluluk projeleri yaparken görseydik.

Peki, Sakarya valisi Hüseyin Avni Coş, Emniyet Müdürü Osman Babadağ ve Başkan Süleyman Dişli madde bağımlılığı ile mücadele etti diye bu illetin kökü mü kazındı ?.

Hayır kazınmadı.

Bu insanlar tüm bu olumsuzluklarla canla başla mücadele ederken biz ana ve babalara da çok iş düşüyor.

Artık klasikleşmiş bahanelerin arkasına sığınmamamız lazım.

Çocuklarımızla iletişim kurmamız gerekiyor.

Akşam eve gelip yemeği yeyip kahveye çıkmak veya arkadaşlarımızla sohbet etme randevularımızı iptal etmemiz gerekiyor.

Biz babalar olarak en azından haftanın beş günü eşimizle, çoluğumuzla çocuğumuzla zaman geçirmeye özen göstermeliyiz.

Evlatlarımızı emanet ettiğimiz ve ayaklarının altına cennet serilen analar da artık televizyon dizilerinden, kendilerine hiçbir faydası olmayan magazin ve şov programlarından başlarını kaldırsınlar.

Allah'ın kendilerine vermiş olduğu en kutsal emanetlerine göz bebekleri gibi baksınlar, onlarla arkadaş olsunlar.

Çocuklarını mutlaka dinlesinler ve sohbet etsinler.

Evlatlarının sıkıntılarını çocukça görmesinler, onların dertlerini hafife almasınlar.

Ailenin evlatlarıyla ilgilenmesi yeterli mi peki?.

Elbette ki değil.

Cami bahçelerinde sabahtan akşama kadar oturup çay, kahve ve sigara içen, anlamsız bir şekilde siyaset konuşan yaşıtlarım, amcalarım, dedelerim, hacı dayılarım sizin de bu mücadelede tuzunuz olmalı.

O çay ocaklarında akşama kadar oturup zaman öldüreceğinize okuldan çıkan öğrencileri yanınıza çağırıp onlara bir çay ısmarlasanız ve eski Adapazarı'nı, geçmişte yaşamış olduğunuz ilginç olayları onlara anlatsanız.

Geleceğimizi emanet edeceğimiz evlatlarımıza hayatın tecrübelerinden bahsetseniz ve gençliğin gelip geçici olduğunu anlatsanız ne olur?

Bu milletin ve bu devletin geleceğinin gençlerin omuzunda yükseleceğini hatırlatsanız çok mu zor bir iş yapmış olursunuz?

Namaz vakitlerinde gençleri camiye çağırsanız, camiye gelen çocukları da "gürültü yapıyorsunuz" diye azarlamasanız çok mu zor bir iş yapmış olursunuz?

Çocuklarımızın hayatını tehdit eden bu illetle mücadele için esnafıyla, polisiyle, zabıtasıyla, postacısıyla, doktoruyla, gazetecisiyle, imamıyla, öğretmeniyle, pazarcısıyla kısacası kendisin insan gören herkesle birlik olup elimizi taşın altına sokmalıyız.

Şunu unutmamalıyız ki yerimiz madde bağımlılığı ile DİŞLİ bir mücadeleye soyunan yürekli insanların yanı olmalı.

Sağlıcakla kalın ....

Medyabar.com bugun 13661 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 7234 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler