Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Şimdi Birlik ve Ağabeylik Zamanı

22.07.2015 15:12
7 Haziran 2015 milletvekili seçimleri biteli neredeyse iki ay olacak. Acısıyla tatlısıyla bir seçim dönemini daha geçirdik.

Sandıktan çıkan sonuç ise bana göre adeta istikrara konan bir bomba gibiydi. Bu sonucun çıkmasında elbette ki en büyük pay CHP + SP + BBP ve Paralel yapılanmanın abi ve ablalarının adeta kendilerinden geçmişçesine gece gündüz demeden HDP için çalışmalarıdır. Bu çalışmalarında da başarılı oldular. HDP'yi baraj altında kalmaktan kurtardılar ve kendilerince de Recep Tayyip Erdoğan 'dan intikam aldılar.

Ancak atalarımızın söylediği şu sözü akıllarından çıkarmasınlar;

"Kesilen sakal daha gür çıkar"

Muhakkak ki sandıktan çıkan sonuca itirazımız olmaz. Milletin kararı karşısında boynumuz kıldan incedir. Ancak sandıktan çıkan karar da "millet bizi istemiyor" demek değildir.

Evet, AK Parti tek başına iktidara gelemedi ama %40,9 ile birinci parti çıktı. Yani seçimin galibi AK Parti 'dir. Siz bakmayın bazı aklıevvellerin "AK Parti'yi milletin %60'ı istemiyor" diye maval okumalarına. Evet!.. Bu milletin %75'i CHP'yi, %83'ü MHP'yi, %87'si de HDP' yi istemiyor.

Peki 13 sene boyunca AK Parti'yi her seçimde birinci parti olarak çıkaran bu millet, ne oldu da son seçimde AK Parti'yi tercih etmedi?

Oylarda neden bir azalma oldu?
Sakarya'da ne oldu da AK Parti % 5 oranında bir kayıp yaşadı.
Sakarya'da sandıkta yaşanan bu 5 puanlık kayıpta kusuru olanlar elbette ki cezalandırılmalı...

AK Parti çatısı altına girince egoları tavan yapan, "Biz Millet için varız" anlayışını kaybedip "Millet bizim için var" sözünü kendisine mihmandar yapanlar, sandıktaki bu sonuçtan sorumludurlar...

Ne de olsa Cumhurbaşkanı meydanlarda, Başbakan sahalarda diyerek çalışmayan zevat da sandıktaki bu sonuçtan sorumludur...
Parti içindeki tartışmaları veya sürtüşmeleri davasının önünde gören ve sırf kişisel hırs uğruna çalışmaları sekteye uğratan zevat da, sandıktaki bu sonuçtan sorumludur...

Şimdi AK Parti 'nin Sakarya kurmayları,sandıktan çıkansonucu masaya yatırmalı, sorumlular hakkında da gerekli müdahaleyi yapmak için bir an bile tereddüt etmemeli...

Bu arada; seçim sürecine girdiğimiz ilk günden sandık başına gidilen son saate kadar tüm benliği ile çalışan, tüm azmini ve gücünü AK Parti için seferber eden AK gönüller de hiç üzülmesinler...

Bütün bu yaşananlar AK Parti için bir fetret dönemidir. Bana göre bu süreç geçici bir duraklama, bir nefes alma, yorulan bünyeyi biraz da olsa dinlendirme ve en önemlisi bugüne kadarki çalışmaların bir muhasebesini yapmak için AK Parti'ye seçmeni tarafından verilen bir şanstır.
AK Parti kendisine halk tarafından verilen bu şansı en iyi şekilde kullanmak istiyorsa Büyükşehir Belediye Başkanından, İlçe belediye başkanlarına, İl ve ilçe parti teşkilatlarından, Gençlik kolları ve kadın kollarına kadar birlik ve dirlik çizgisinde buluşmalı.

1999 yılından beri Adapazarlılara hizmet için gecesini gündüzüne katan ve 16 yıllık bir süreç içerisinde halkın da teveccühü ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamına kadar çıkan Zeki Toçoğlu artık ağırlığını koymalı. Zeki Toçoğlu tüm AK sevdalılar içinbir abi, bir kardeş, bir arkadaş, bir öğretmen, bir baba, bir dost ve yaren olmalı.

Sakaryalıların dertleriyle dertlenen, hüzünleriyle hüzünlenen, sevinçleriyle sevinen ve her zaman vatandaşın içinde olan Zeki Toçoğlu temposunu daha da arttırmalı.

Zeki Başkan, sandıkta yaşanan %5'lik kaybın üstüne nasıl %10 koyabilirizin çalışmasını yaparken; Hakkında yapılan yalan ve iftira dolu haberler, hayata geçireceği projeleri acımasızca ve haksızca eleştiren malum çevreler, Zeki Başkan'ı asla yolundan alıkoymamalı...

Zeki Başkan; parti içinde olsun, belediye içinde olsun ya da yakın dost ve arkadaş çevresinde olsun, "Büyüksün Başkanım" nümayişi ile ortalığı ayağa kaldıran zevata, kısacası yüzüne karşı her zaman gülenlere ama arkasından her türlü Bizans oyunu oynayan BÜRÜTÜS 'lere de aldırmamalı. Ancak onları hafife almamalı, tedbiri de elden bırakmamalı.

Zeki Başkan Sakarya siyasetini derleyici ve toparlayıcı misyonunu artık üzerine almalı, Sakarya'yı kucaklamalı ve küskün olan AK gönüllerin gönlünü kazanmalı.

Sakarya'nın AK partili belediye başkanları, İl başkanı, İlçe başkanları, gençlik kolları başkanları, kadın kolları başkanları, şunu asla aklınızdan çıkarmayın.

2002'den beri AK Parti 'yi her seçimden zaferle çıkaran bu milletin sesine kulak vermezseniz, AK Parti 'yi sırtında taşıyan bu milletin isteklerine yüz çevirirseniz, Sizlere seçmen tarafından verilmiş olan makamların gücüyle bu millete tepeden bakmaya başlarsanız, kibir ve enaniyetle sokaklarda lüks araçlarınızla dolaşmaya çıkarsanız, size derdini anlatmaya gelen vatandaşın yüzüne bakmaz, onları kalbini kırarak kapınızdan geri çevirirseniz, 2002'den bugüne kadaryapmış olduğunuz kazanımların tamamını kaybedersiniz.

Ancak benim tanıdığım Zeki Toçoğlu , 16 yılını bu şehre vermiş biri olarak seçmenin isteklerini kulak arkası etmez,seçmenin hassasiyetini göz önünde bulundurur, seçmenin kırılan kalbini kazanmasını bilir, kendisine gönül koyanların gönlünü de almasını bilir.
Şunu herkes biliyor ki kırgın gönüller fethedilmeden, kırılan kalpler için çaba gösterilmeden, Türkiye içine düştüğü bu sarmaldan kurtulamaz.

Evet! Artık çalışma, birlik ve beraberlik zamanı...
Evet! Zeki Toçoğlu birliği ve beraberliği sağlamak için yeri geldiğinde Sakaryalılara bir abi olmalı, bir baba olmalı, bir kardeş olmalı, bir öğretmen olmalı, bir ilahiyatçı olmalı, bir dost olmalı...
Zeki Toçoğlu
bu zamana kadar tüm bu saydığım sıfatlara sahip değil miydi?

Elbette ki Zeki Başkan tüm bu sıfatlara sahipti ama başkan artık seçmenle daha iç içe olmalı...
Kısacası Zeki Başkan Sakarya'da herkesin başkanı olmalı ....
Peki! herkesin başkanı olmak çok mu zor?
Bana göre hiç de zor değil...
Biz çalışacağız, Takdiri yüce Mevla 'ya bırakacağız...

DİNİME DAHLEDEN BARİ MÜSLÜMAN OLSA...
Ramazan ayının son günlerinde AK Parti Serdivan İlçe teşkilatı tarafından düzenlenen iftarda bir pide krizi yaşandı. Pidenin üstüne çörek otu ile yazılan Allah lafzı tepkilere sebep oldu. Hatta bazı haddini bilmezler "Allah'ı yediler" diye manşet attılar.

Birrrr!.. Bir pide üstüne Allah lafzının yazılmasını ben de hoş bulmuyorum.

Tek kelime ile yakışıksız bir durum.Bu olayı da işgüzar bir kişinin pide ustasına yaptırdığı bir yalakalık olarak yorumluyorum. Yoksa orada iftara katılan kişilerin özel bir sipariş ile üzerinde ALLAH lafzı yazılı olan bir pideyi talep ettiklerini de zannetmiyorum.

İkiiii!.. İftara katılan kişilerin sosyal medya üzerinden o sofrayı, kendi takipçileriyle paylaşmasını da yanlış buluyorum. Çünkü öyle bir sofrada bulunup o yemekleri yiyen var yiyemeyen var, o nimetleri bulan var bulamayan var..

Üüüç.. "Pide üstüne Allah yazıp yediler" diye ortalıkta yaygara koparmaya çalışan zevata gelince...
Akşamları kurduğunuz rakı sofrasında meze olarak yediğiniz beyaz peyniri, kavunu, karpuzu, balığı, ciğeri, köfteyi, haydariyi, ekmeği tabiat anamı size yolladı?.
Kur'an-ı Kerim'de ayetle haram kılınmış içkinin yanında Allah 'ın yaratmış olduğu nimetleri yemek yaratıcıya saygısızlık ve şükürsüzlük olmuyor mu?

Sözün özü şu; Dinime dahleden bari Müslüman olsa...

Sağlıcakla kalın...

Medyabar.com bugun 216327 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 6045 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler