Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Seçim Savaşı

03.08.2015 12:37
Bir süredir devam eden çatışma ve propagandanın asıl nedeni "seçim savaşı" mı? AK Parti, tek başına iktidar olma yolları mı arıyor?

HDP'nin barış güvercinleri, uçurulmadan ellerinde mi öldürüldü?

Kandil'in sigara izmaritini bile yere atmayan üyeleri, gül bahçelerine çevirmek istedikleri bölgelere kanlarını mı akıtıyor?

80'li yıllarda bir çocuk olarak Hakkari'de yaşarken, ilköğretim müfettişi babamın günler süren okul teftişlerini beklerdim.

Öyle ki kışın kapanan yollara rağmen, en ücra köylere yaya olarak yürüyen bu kahraman eğitimcilerin bir kısmı, daha sonra soğuk ve donmaya bağlı birçok rahatsızlığı taşımak zorunda kaldı.

"Acaba o köyün kürt çocukları eğitiliyor mu, birkaç şey öğrenebiliyor mu?" kaygısıyla Hakkari Dağları'nda bir metreye ulaşan karla mücadele ederek yayan yürüdüler. Onların bu fedakarlıklarını gören kürt köylüleri onları evlerinde misafir eder, akşam saatlerinde bilmedikleri konular hakkında onlara danışır, samimi bir sohbet ortamı oluşurdu.

Bunlar yaşanırken, bir taraftan da askerlerimiz teröristlerle mücadele eder, bazen oturduğumuz binanın önünden şehit cenazelerinin geçişine şahit olurduk. Ne acı bir tablo ki, kış, kar ve kilometrelerce yayan yürüyerek bir katkı sağlamaya çalışılan halk varken, bir taraftan da bu kardeşliğe ihanet eden ve kandırılmış bir halk vardı. Tüm bunlara rağmen, hala bu vatanın bir ferdi olarak kendini tanımlayan kürt vatandaşların varlığını bilmek umut verici. Ancak, gelinen nokta bu vatandaşların sesini yükseltme mecburiyetini ortaya koyuyor.

Türkiye, büyük virajlardan geçerek yoluna devam etmeye çalışırken, devleti ele geçirmek ve halkı kendi sapkın inançları doğrultusunda araç olarak kullanmak isteyen birçok örgütü artık çok daha net görebiliyoruz. Biri din maskeli, biri barış güvercini maskeli, biri devrim maskeli bu vatana zehirli hançerlerini saplamaktan en ufak bir ızdırap duymuyorlar.

Uzun bir süre aldatma ve suskunluk sarmalıyla hareket ettiler. Bazıları, belli bir güce ulaşana kadar, iktidardan yana gözüküp, topluma şirin mesajlar yayan bu oluşumlar NiccoloMachiavelli'nin öğütlerinden beslenerek amaç için her şeyi araç olarak kullanabilecek kadar ahlaksız ve aşağılıktır.

İnsanlık onurunu, inanç ve erdemlilik yoksunluğuyla satan bu tür düşünce yapılarının amacı hiçbir zaman toplumun huzur ve refahı olmamıştır.

Bugüne kadar sürdürülen politikalarla kısıtlanmış, ötekileştirilmiş birçok kesim insan olma onurunu yaşarken, bazı kesimler ise bu iyileştirilmeleri su istimal aracı olarak amaçları uğruna kullanma yolunu seçtiler.

Bunların son örneği ise kürt siyasiler ve onların üst akılları.

Bölgenin her alanda kalkınması için yapılan çalışmalara demokratik ve algısal gelişmelerin de eklendiği önemli bir dönem bazı örgütlerin şımarıklığıyla artık sürdürülemez hale geldi. Devletin ve milletin sabırla sürdürdüğü bu çalışmaları araç olarak kullanan terör örgütleri, kendi eylemlerini barış mücadelesi gibi göstermekten geri kalmazken, bir de bu milletin zihniyle alay edercesine medya üzerinden propagandalarını sürdürebilmektedir.

Hedefe konulan isim ise, yeniden Tayyip Erdoğan. Çözüm Süreci'nin mimarı ve bölgeye en büyük yatırımları sunan bu ismi, kürt düşmanı gibi göstermeye çalışmaları akıl alır gibi değil. Seçimlerde aldığı oy oranını maske olarak kullanmaktan geri kalmayan bu kesim, Tayyip Erdoğan'ın hiçbir zaman muhatap almadığı, randevuları geri çevirdiği bir kesimdi. Erdoğan, Kürt Sorunu artık yoktur, Kürt vatandaşlarımın sorunları vardır çıkışını yaptığı geçen yıldan bu yana bölgede terör ve propaganda süreci başlatan bu örgütlere karşı, kürt vatandaşların artık seslerini yükselmesi gerekiyor. Zira en büyük zararı yine kendileri yaşıyor. HDP'nin barajı geçmiş olmasından kaygılananların bugün haklı olduğunu görmek üzücü. Madem siyaset kazanacaktı, azgınlığın ve saldırganlığın önüne neden geçilmedi?

Medya, sırf Tayyip Erdoğan'a karşı olacak diye bu operasyonların seçimler için yapıldığı propagandalarına çanak tutma saflığından kurtulması gerekiyor.
Geziciler, iki trafik polisimizi "kaza var" diyip aldatarak kurşunlandıkları yerde "terörist istemiyoruz" eylemleri yapması gerekiyor.

Kürt vatandaşların, Ağrı'da teröristlerce şehit edilen Adıyamanlı Kürt askerimiz Medet Mat'ın cenazesinde "şehitler ölmez vatan bölünmez" diye slogan atması gerekiyor.
Cumartesi Anneleri'nin İstiklal Caddesi'nde değil, evinde uyurken kalleşçe şehit edilen polislerimizin evinin önünde ve DAEŞ'in şehit ettiği askerimiz ve canlı bombayla katlettiği onlarca vatandaşımız için eylem yapması gerekiyor.

HDP'nin şark kurnazlığından vazgeçip derdi Türkiye olan bir siyasi harekete dönüşmesi gerekiyor.

İslamı lekeleyen DAEŞ, barışı lekeleyen HDP, devrimi lekeleyen bir sürü örgüt bugüne kadar kimi mutlu etti?

Demokratik kazanımlardan asla taviz verilmemeli, ancak demokrasinin ruhuna uygun olmayan ne kadar kanserli doku varsa da mutlaka temizlenmeli.
Ne demiş Ziya Paşa : "Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir. Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir." Yani nasihat et, sonra bir daha tekrarla, baktın olmadı hakkını ver.

Medyabar.com bugun 206470 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1477 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler