Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Yuh Olsun...

11.09.2015 18:10
Anaların yüreği yandı...

Babaların ciğerleri dağlandı...

Çocuklar yetim kaldı...

Ocaklar söndü...

Canlar acıdı...

Nasıl acımasın ki, nasıl yanmasın ki; Geceler boyu ninniler söyleyerek uyuttukları, hastalandıklarında yataklarının başucunda sabahladıkları, öpmeye, koklamaya, okşamaya doyamadıkları kınalı kuzularını, terör örgütü PKK haince, alçakça ve kahpece katletti.

Acımız büyük, yaramız derin...

Milletimizin başı sağ olsun...

Mevla'm şehitlerimizin ailelerine ve sevenlerine sabırlar versin.

Şehitlerimizin mekânı cennet olsun.

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un Çanakkale Şehitleri için yazdığı

"Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber."


Mısraları bir nebze de olsa içimizdeki ateşin hararetini azaltıyor...
Tüm bu acılar yaşanırken, yaramızın üstüne tuz basarak acımızı dayanılmaz boyutlara çıkaran, kan ortamından beslenen malum çevreler de boş durmuyor.
Milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olduğu bugünlerde sırf muhalefet etmek adına, sırf Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı, Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'nu yıpratmak adına açıklamalar yapan, yalan haberlere imza atan malum medya organlarının, terör örgütü PKK'nın adını bile ağzına almamaları içimizi acıtıyor.

Bu millet; bu vatan için tarih boyunca ne canını vermekten, ne de kanını akıtmaktan kaçtı.

Bu aziz vatan Çanakkale'de; Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Acemiyle, Sünni'siyle, Alevi'siyle ve Şii'siyle, savunulmadı mı?...

Dedelerimiz, Çanakkale'de destanı; birlik, beraberlik ve iman gücü ile yazdı.
Bu kadar şanlı bir tarihe sahip iken, ne oldu da bir anda böyle olduk.
Hainlerin yapmış olduğu saldırıda kaybettiğimiz canlar bu toprakların insanı.
Kahpelerin yapmış olduğu saldırıda hayatını kaybeden asker ve polis; senin, benim, hepimizin kardeşi.

Alçakların yapmış olduğu saldırıda askerimiz ve polisimiz, vatanı için, bayrağı için, ezanı için, namusu için canını hiçe saydı.
Hain saldırıların tavan yaptığı ilk günden beri Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu'nu suçlu ilan eden, okyanus ötesinden gelen rüzgârla yelkenlerini şişiren, 7 Haziran öncesi "Demokrasi için oyum HDP'ye" diyecek kadar bu milletin değerlerinden uzak yaşayan, "Recep Tayyip Erdoğan Beştepe'den insin de, gerekirse vatan toprağı bölünsün" çizgisinde kendine yaşam alanı bulmaya çalışan edep ve hayâ yoksunu güruha sesleniyorum.

Recep Tayyip Erdoğan;

Akan kanlar dursun diye...

Analar ağlamasın diye...

Çocuklar yetim kalmasın diye...

Kadınlar dul kalmasın diye...

Ocaklar sönmesin diye...

Vatan bölünmesin diye...

Türkiye, bölgesinde güç sahibi olsun diye...

Bir süreç başlattı da, kötü mü yaptı ?...

Tüm bunları Sayın Erdoğan ve ekibi ne için yaptı ?..

Ben söyleyeyim size ne için yaptığını.

Kardeş kardeşi vurmasın diye.

Kardeşkanı akmasın diye...


Ama sürecin başından beri HDP ve destekçisi terör örgütü PKK, hainlik ve iki yüzlülük ile masaya oturduysa, barış umuduyla oturulan masada içlerindeki düşmanlığı gizleyip alçakça planlarını uygulamaya soktularsa, burada AK Parti ve Erdoğan'ın ne suçu var?...

Bak kardeşim!

Recep Tayyip Erdoğan'ı sevmeyebilirsin, hoşlanmaya da bilirsin ama bu, sana ülkenin Cumhurbaşkanına hakaret etme özgürlüğünü vermez.

Çünkü Recep Tayyip Erdoğan bu milletin %52'sinin oyunu alarak o makama geldi.
Anlamadıysan tekrar edeyim, Recep Tayyip Erdoğan Seçilmiş bir Cumhurbaşkanıdır...
Erdoğan o makama atanmamıştır, arkasında çeteler, örgütler, localar, kulüpler yoktur...

Recep Tayyip Erdoğan desteğini tamamıyla halktan almıştır.


O dönemde sürecin karşısında olan, İktidarın terör örgütü PKK ile yaptığı açılımı en ağır şekilde eleştiren ve "PKK ile görüştünüz" yaygaraları koparan güruh, bugün ne hikmetse bu vatan için canlarını veren şehitler için yaptıkları haberlerde PKK'nın adını ağızlarına almaktan kaçar oldular.

Efendiler!...

Daha hayatlarının baharında olan bu kuzular kendi menfaatleri için canlarını vermediler.

Bu vatan için, bu bayrak için, bu millet için, çocuklarımız için, eşlerimiz için, devletin bekası ve geleceği için şehadet şerbetini içtiler.


Tüm bu acı dolu olaylar yaşanırken paralelin kuklası olanlar, göbekten şer odaklarına bağımlı olanlar, Türkiye'nin bölgede egemen güç olmasını istemeyenler ne yaptı?...
Olayların patlak verdiği ilk günden beri yalan haber ve algı operasyonlarıyla PKK'nın emniyet mensuplarına karşı kullandığı mayınlı pusular gibi, bu milletin birlik ve beraberliğinin temeline mayın döşediler.

Vatan sevgisinden, bayrak sevgisinden, ezan sevgisinden uzak bir hayat tarzını benimsemiş bu güruh milletimizin hassasiyetinin tam aksine tavırlar sergilemeye devam ediyorlar...

Bunun en açık örneğini geçtiğimiz günlerde canlı yayına çıkan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerini çarpıtmalarıyla yaşadık.

Canlı yayında konuşan Erdoğan " Ben Kırşehir'de 400 milletvekilini anayasayı değiştirmek için istedim " dediği anda, sosyal medyada paralelin ve destekçilerinin medya organlarından "Erdoğan; 400 milletvekili alsaydık bugün bu şehitler olmayacaktı" twettleri atılmaya başladı...

Aradan 10 dakika geçince de twettleri sildiler.

İşte bunların delikanlılıkları bu kadar.

Yalan ve iftira dolu twettleri salla, face'de paylaş... Sonra da sil.

Sosyal medyada ülkemizin birlik ve beraberliğinin temeline konan dinamit misali atılan yalan dolu twetlere tepkili olan ve yalan haberlerin kaynağı medya gruplarının önüne gelerek demokratik hakkını kullanan vatandaşlar için "Türkiye'de basın özgürlüğüne saldırı var" yaygarası koparanlar...

Yuh olsun sizin sözde vatan sevdanıza!..

Yuh olsun sizin Türklüğünüze!..

Yuh olsun kalıbınıza!...

Yuh olsun boyunuza posunuza!...

Yuh olsun ervahınıza!...

Yuh olsun!... Yuh olsun!...

22 Temmuz'dan beri PKK'nın yapmış olduğu katliamlara bu devlet sessiz mi kaldı?..

TSK, dağ taş demeden bu vatan hainlerinin tepesine çökmedi mi?..

F-16 savaş uçaklarımız bu alçakları inlerinde vurmadı mı?..

TSK, PKK'nın Kandil'deki kamplarını yerle bir etmedi mi?..

Şu an itibariyle 1000 den fazla PKK'lı dağlarda imha edilmedi mi?..


Tüm bunlar yaşanırken bu cennet vatanın suyunu içen, ekmeğini yiyen ama Türkiye Cumhuriyeti Devletini adeta PKK ile birlik olup karanlık girdaplara sokmak isteyen zavallılar, neden bunları görmezden geliyorsunuz?..

Neden "Askerimiz kendisine yapılan hain saldırının intikamını aldı, PKK'lı vatan hainleri saklandıkları inlerinde imha edildi" diyemiyorsunuz?...

Yoksa bağımlı ve bağlantılı olduğunuz ABD'de yaşayan ağababalarınız, abileriniz, patronlarınız mı böyle istiyor.

Açık, açık ifade ediyorum...

Ortalık yangın yerine dönmüşken...

Türkiye'nin fidanları bir, bir kırılırken...

Bu cennet vatanı cehenneme çevirmek isteyenler...

Üç-beş çapulcunun yaptığı kalleşçe saldırılardan medet umanlar...

Boşa umutlanmayın...

Bu bayrak, bu vatan üzerinde dalgalandıkça...

Bu ezanlar okunduğu müddetçe...

Kalbi Allah korkusu ile dolu olan nesiller yetiştikçe...

Daha çok beklersiniz...


Sokaktaki hain tuzağa dikkat!!!


Günlerdir peş, peşe gelen şehit haberleri yüreğimizi yaktı.

Acımız tarif edilemez...

Ancak şunu da aklımızdan çıkarmamalıyız.

Buradan özellikle gençlerimize sesleniyorum.

Evet, öfkeliyiz, sinirliyiz, kızgınız...

Damarlarımızda akan kana, damarlarımız dar geliyor.

Ancak öfke ile hareket etmeyeceğiz.

Bir anlık sinirle sokaklara dökülüp HDPKK ve dış güçlerin oyununa gelmeyeceğiz.
Evet, sokaklara çıkacağız en doğal hakkımız olan protesto hakkımızı da kullanacağız.
Ama şiddete başvurmayacağız, yakmayacağız, yıkmayacağız.

Kamu mallarına zarar vermeyeceğiz.

Yoksa Gezi Parkı olayları sırasında ağaçlar (!) kesiliyor yaygarası ile halkı sokağa dökmeye çalışan ve "Mesele ağaç meselesi değil, sen hala anlamadın mı?... " mesajı ile içindeki gerçek niyeti ortaya koyan zihniyetten ne farkın kalır?...

(Bu arada; Ne hikmetse günlerdir gelen şehit haberlerine rağmen "Gezici"lerden hiçbir tepki mesajı ya da Twett atılmaması ne kadar da ilginç değil mi?... )

Bunun için bizim gezicilerden, dışardan beslenen, kendi ülkesini terk ederek ecnebi devletlerin bayrağı altına sığınan hainlerden farkımız olmalı.

Onun için sakin olacağız, sabırlı olacağız...

Aklıselim olacağız...

Hem hangimiz kendi ırkını seçme hakkına sahip ki.

Bizler bir Kürt anne ve babanın çocukları olabilir, bugün "bu Kürt'tür" dediğimiz kişiler de Türk bir anne ve babanın evladı olabilirdi.

Şunu asla aklınızdan çıkarmayın;

Hiç kimse ırkından dolayı üstün değildir!...

Hiç kimse ırkından dolayı güçlü değildir!...

Hiç kimsenin ırkından dolayı dokunulmazlığı yoktur!...

Müslüman Türk'ün de, Kürt'ün de, Arap'ın da, Laz'ın da, Çerkez'in de, Abhaz'ın da, Gürcü'nün de, Boşnak'ın da Peygamberi olan Hz. Muhammed (SAV) efendimiz Veda Hutbesi' nde ne buyurmuştu...

"Ey insanlar! "Rabbiniz birdir. Babanızda birdir. Hepiniz Âdemin çocuklarısınız. Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allahtan korkmaktadır."

Sağlıcakla kalın...

Medyabar.com bugun 46685 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 8104 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler