Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Darbe fırsatçılığı

03.08.2016 12:59
Devleti cemaatten temizleyelim derken, avuç ovuşturan fırsatçı kesimlere karşı dikkatli olunmalı. Laiklik vurgusu yapanlara, 1960 ve 1980 darbelerini kimler hangi amaçla yaptığı sorusunu sormalı. Liyakat vurgusu yapanlara da hainlerin gayet iyi silah kullandıklarını, uçak uçurabildiklerini ve işlerini iyi yaptığını da hatırlatmalı.

1.Dünya Savaşı'nın ardından işgal altına alınan ve paylaşılmaya başlanan Anadolu Toprakları, o gün Avrupalılar tarafından hiç hesaba katılmayan halkın direnişine takılmıştı.

Aradan yüz yıl geçti, bu defa savaş kurallarının dışında haince ve sinsice başlatılan savaşın yine hiç hesap edilmemiş gerçeği halktı. Korkak ve değişti sanılan halk yine tüm planları alt üst etti.

Türkiye'nin ve hatta Dünya'nın tarihi akışına şahitlik ediyoruz. Yıllar sonra gelecek nesiller, o gün hayatta olan 15 Temmuz şahitlerine hep darbe gecesini, öncesini ve sonrasını anlattıracak.

FETÖ'nün on yıllar boyunca büyük bir beklentiyle ilerlediği hedef birçok liderin de "bilmeden" destekleri ve katkılarıyla yaklaşıyordu.

1.Dünya Savaşı ve sonrasındaki 2. Dünya Savaşı'nın ortaya koyduğu tablonun yeniden yapılandırılması amacıyla başlatılan süreç, aslında ilk sinyallerini 1.Körfez Savaşı ve Afganistan'la vermeye başlamıştı. Bu sürecin ikinci aşaması olan Irak'ın işgali, ardından "Arap Baharı" maskesiyle Kuzey Afrika ve Irak, Suriye gibi ülkeler de bu planın hayata konulduğu ülkeler oldu.

Çoğunda başarıya ulaşıldı; ancak Suriye konusunda Türkiye'nin de dahil edilmesi gerekirken,tüm çabalara rağmen Türkiye tek başına Suriye bataklığına girmedi. Her fırsatta tek başına girmekten kaçınan AB ve NATO ile hareket edileceğini vurgulayan Türkiye, zorlu bir sürece mecbur bırakılarak, Suriye örneğinde olduğu gibi bir halk hareketine maruz bırakıldı.

Önce geçmişteki tüm muhalif grupları harekete geçirecek bahaneler beklendi. İşte en önemli fırsat da Gezi Parkı'ydı.

"Gezi Olayları" olarak siyasi tarihimizdeki yerini alan olayların, basit bir "park olsun/olmasın" tartışmasından, dönemin FETÖ'cü birimlerinin halkı tahrik edici girişimleri ve birçok yasa dışı örgütün dahil ettirilmesiyle önü alınamaz bir ayaklanmaya doğru ilerlediğini bugün çok daha net görebiliyoruz.

Plan tutmayınca bu defa toplumun en önemli hassasiyetlerinden yolsuzluk vurgulu senaryo sahneye sokularak 17-25 Aralık operasyonları yapıldı.

Buradan da umutları kalmayınca Daeş ve PKK örgütlerinden toplumda infial oluşturacak eylemler noktasında destek aldılar. Canlı bombalar o dönemin en önemli katliamlarıydı. Haziran seçimlerine giderken bir biri ardına patlatılan bombalar az da olsa sonuç vermişti. Şimdi sırada darbeye zemin hazırlayacak kaos ve terörü tırmandırmak kalmıştı.

Devletin tepesinden saklanan, göz yumulan cephaneler bir bir sahaya çıkartılıyor, onlarca, yüzlerce şehit vermeye başlıyoruz. Halk üzgün, halk kızgın? Bir taraftan yürütülen algı yönetimine çoğu halk düşmüş, "400 vekil alamadılar ya" diye başlayan cümlelere kanmaya başlamıştı?

Bu sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan ve arkadaşları da büyük bir direnişle FETÖ'ye ve PKK'ya karşı mücadele ediyordu. Yılan delikleri bir bir tespit ediliyor ve adımlar atılıyordu. Ancak vatanın kan kaybı henüz durdurulabilmiş değildi.

Birkaç yıldır darbe hazırlığını sürdüren FETÖ'nün tam zamanı dediği tarih, bu çalışmalar nedeniyle tehlikeye girse de nasıl olsa " bu millet tankı görünce korkar, yere yatmayı bile beceremez" gibi büyük bir yanılgıyla darbeyi erkene aldılar. Netice ortada?

Asıl dikkat çekmek istediğim husus ise, darbe girişiminin ardından darbe fırsatçılığına soyunanlar. Cumhurbaşkanı çok net uyarıda bulunmuştu. Fiyatları arttıran kuruluşlar olursa tepesine bineriz diye. Her halde ticari rant heveslileri bu uyarıyı dikkate alır.

Diğer taraftan siyasi ve ideolojik rantlar çok daha vahim.

Birileri "şeyhlere müridlere devlet bırakılmaz" deyip laikliğin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Sanki 1960 ve 1980 darbelerini başka hoca kılıklı cemaatler yapmış gibi. Birinde başbakan asılmış, diğerinde adil olunsun diye bir sağcı bir solcu asılmış!

Ve tüm bunlar laikçilik taslayan despotlar tarafından yapılmış.

Diğer durum ise farklı cemaat guruplar. Onların da bazıları mevcut durumda kendilerine yer açılır mı? duygusuyla avuç ovuştururken, başka bir kesim ise hazır FETÖ tasfiye ediliyor, ne kadar farklı cemaat mensubu varsa hepsi ayıklansın, seküler yaşam tarzında olanlar yerleştirilsin beklentisine girdiler.

Son olarak ise, liyakat meselesi. Sanki uçakları uçuranlar uçak kullanmaya uygun değilmiş, profesörler bilimsel yayın yapmamış gibi liyakatli kişiler devlete alınsın vurgusu yapılıyor. Evet çoğu hırsızlıkla, soru çalarak, göz yumularak yerleşti bu kurumlara. Ancak içlerinden zeki ve ehil olan insanlar da bol miktarda. Elbette işi ehline verecekseniz; ancak görünen o ki, sadece o işi yapmaya ehil olmasından ziyade milli ve manevi değerleri özümsemiş insanlara ihtiyaç var.

Kalın sağlıcakla

Medyabar.com bugun 244891 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1945 kere okundu
YORUMLAR 5 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Osman T...
10.08.2016 09:28
Gel gelelim fırsatçılık deyip laik ve atatürkçü kesime ihaleyi yıkıyorsunuz.tarihe bakarsanız yabancı menşeili olan ve olmayan din kisvesi altında birçok ayaklanma ve isyan görebilirsiniz ki bu fetö denilen bölücü terör girişimide dış mihraklarla başlayan ama ne yazık ki bizim insanımız dediğimiz insanlar tarafında hunharca yapılan bir girişimdi.burada esas olan şu o cu bu cu değil..Vatancı ilkesiyle insan kalitemizi yükseltmeden bu ayaklanmaların ve bölücü faaliyetlerin oyununa her zaman gelme tehlikemiz var.sizin dediğiniz gibi sadece laik denilen kesimi ekarte ederek başka dini görüşlerin kucağına atarsak bu ülkeyi..varın gerisini siz düşünün..Biz birlikte Türkiyeyiz ama birbirimize saygı duyarak,önyargıları kaldırarak.
Osman T...
10.08.2016 09:21
öyle anlaşılıyorki sizin liyakattan kastınız laik denilen kesimin biryerlere gelmesinin sıkıntı yaratacağı,ama buna rağmen özlü insanlarında ki burda kendinizi tarif ediyorsunuz anlaşılan,biryerlere getirilmesi..size gülüyorum..keşke akademisyen olarak yanlı değil tarafsız bakış açısını yakalayabilseydiniz.bu memleket sadece bir kesimden oluşmuyor ve yıllardır bize yutturulan dış mihraklar yalanını da artık çöpe atıp şapkamızı önümüze koymamız gerekiyor.hitler bu gün ortaklık yaptığı yabancı ülkelere savaş açmıştı,fransa ingiltere savaşları onlarca yıl sürdü,dünya savaşları ona keza,Abd nin bir milleti bile yok,kapitalist düzen üstüne kurulmuş farklı milletlerden gruplarla kurulan bir işgal ülkesi.....
Murat
04.08.2016 21:58
Demokrat efendi, pkklılar için bildiri yayınlayan veya fetö propagandası yapan akademisyen ünvanlı hainlere de böyle yazabildin mi. Ne oldu ağrına mı gitti gerçekler,adamın yazdıklarına diyecek bir şeyin yok mu demokratçık
Bir dost
04.08.2016 09:19
Yerel basında takibinde bulunduğum 4 kişiden biri de sizsiniz.. Tespitler yerinde ve güzel...
Demokrat Yusuf
03.08.2016 23:14
Zülfikar Özçelik, Merak ediyorum sen hangi liyakatla Sakarya Üniversitesi'ne girdin. Sakarya Üniversitesi'nden profesörler bile köşe yazamazken, sen nasıl orada Ak parti teşkilatındakiler gibi siyasi yazılar yazabiliyorsun?
Online Ziyaretçiler