Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Bir 'Zaman'lar Sakarya'da...

22.08.2016 11:55
Bir adam öldürülmüş ve bir tarlaya gömülmüştür; ama hangi tarlaya? Katil, gece olduğunu ve tam hatırlamadığını,iki tepeden birine gömdüğünü söyler; gecenin karanlığını cılız bir far aydınlatır , önde savcı, arkada komiser, iki otomobil...

Komiserin aracında sohbet koyudur:

"Komiser Naci: Galip Bey'in tayini çıktıktan iki ay sonra falan tayini çıktı bunun...Yav bu arkadaş iki tane garsonla beraber, iki tane garson almış yanına..üç tane tepsiyle çıkıp geldiler, koydular masanın ortasına arkadaş. Tepsiyi görsen ne dersin?

Arap Ali: Kebap..
Komiser: Ne dersin? Ettir yani. Yok abicim...Bu adam yoğurt, yoğurt..Nasıl yoğurt? Hani bildiğin öyle sulu mulu yoğurt değil yani, taş gibi yoğurt..Bunu böyle bıçakla kesiyorsun o şekilde.."
"Doktor: Peynir falan olmasın?
Komiser Naci: Peynir mi?
Doktor biz sence peyniri görünce anlamaz mıyız ya? Yoğurt mudur, peynir midir? Ne yaptın sen, bitirdin bizi.."
Arap Ali: Doktor, o çok güzel olur, bilhassa baharda, kıvamlı.."
Komiser Naci: Yok ya, peynir değil yoğurt..Yalnız yanlış anlaşılmasın, koyun falan değil, manda yoğurdu."
İzzet: Efendim, bizim lojmanın altındaki mandırada bu yoğurdun aynısından...
Komiser Naci: Nerede? Nerede lojmanın..hangi lojmanın altında?
İzzet: Efendim bizim oturduğumuz lojmanın altındaki mandıra efendim..
Komiser Naci: Yahu sen benden ayrı bir lojmanda mı kalıyorsun? Hangi mandıra?
İzzet: Bizim lojmanın altındaki mandıra var ya efendim, orada..
Komiser Naci: Kıvırcığın orayı diyorsun, aman geç..
İzzet: Evet efendim, o adam bazen yapıyor..
Komiser Naci: Oğlum, pastörize len onun ki..
İzzet: Ben yedim ama, kokuyor gibi geldi bana..
Komiser Naci: Yahu orada köşedeki büfe olsa ben bilmem mi manda yoğurdunu, hastasıyım ya..
İzzet: Vallahi bilmiyorsunuz komiserim. Ben yedim ondan ama biraz kokuyor gibi geldi..
Arap Ali: Ya işte güzel olduğu için kokuyor..

Komiser Naci: Kokuyor mu? Bazı insanın hiç ağız tadı yok değil mi Arap ha? Ben manda yoğurdu diyorum adam kokuyor diyor, niye? Çünkü hakikisini bilmiyor..." (Kaynak: 20.08.2016-http://deu.dergipark.gov.tr/download/article-file/203745)

Nuri Bilge Ceylan'ın imzasını taşıyan "Bir Zamanlar Anadolu'da" filmi, insana dokunan sahne ve sözleri kadar, klasik cinayet filmlerinin ötesine taşınmış senaryosuyla da oldukça değerli bir eser.

15 Temmuz Darbe Cinayeti'nin ardından tüm kalbiyle maddi ve manevi mücadeleye soyunanların hakkını teslim etmek lazım.

Ancak, Bir "Zaman"lar Sakarya'da, diğer gazetelerini bayiden alırken, Zaman Gazetesi'ni abonelik sistemiyle alıp, "listede gözükmek" isteyen kişilerin,
Çeşitli bahanelerle Amerika'ya gittiklerinde Fethullah Gülen'le görüşmek için araya torpil sokan kişilerin,

Hırslarına yenik düşüp,üst koltuklara oturamayınca, koltuğa oturmasının kaynağı harekete bile ihanet edip, aleyhte çalışan; buna rağmen yine de aynı koltuğuna oturtulan kişilerin,

Adaylık süreçlerinde veya ticaretinde "imam"lardan destek bekleyen kişilerin,
17-25 Aralık sonrası tıpkı Erdoğan gibi mücadele eden küçük bir çevrenin yanı sıra, "ne yardan ne serden geçen" kişilerin,

Gerek ticari ilişkileri, gerek yumuşak karnı, gerekse de "ne olur olmazcı" siyasi beklentisiyle "manda yoğurdu" muhabbeti yapan kişilerin hesap vermesini bekliyorum.
Erdoğan'ın "gür sesiyle" herkesten çok FETÖ karşıtı gözüken samimiyet yoksunu bu kişilerin, "dere geçerken at değiştirilmez" atasözüyle bekletilmesini de doğru bulmuyorum.

Mevzu bahis vatandır! Çünkü bindiğimiz atın derenin ortasında bizi sırtından atıp atmayacağını bilmemek, dereyi atsız geçmekten daha risklidir.

Öyle ki FETÖ, PKK, DAEŞ, DHKP-C gibi tüm terör örgütleriyle birlikte Türkiye'nin yıkılmasının planlandığı çok açık.

Bu ciddi sorunla mücadele ederken, hala çıkar ilişkilerini örtmeye çalışan, bilerek veya bilmeyerek ülkesinin istiklalinden uzaklaşanların etki, unvan,finans, makam veya mevki gücünün yok edilmesi gerekiyor.

Suçun şahsiliği elbette kıymetlidir; ancak suçta başarıya erişilmiş olsaydı bu arkadaş, kardeş, akraba veya ortaklık içinde olanların millet gibi mağdur edilip edilemeyeceği sorusu, konuya yaklaşımımızı belirlemelidir.

Aksi takdirde, filmin sonundaki sahne gibi davranmış olunacaktır:

"Doktor, maktulun diri diri gömüldüğünü kabul etmek istemez, ona göre öldürülüp gömülmüştür. Uzun incelemeleri artık sonlandırmak ister. Otopside "küçük" bir ayrıntıyı fark eder. Öldürülen kişinin soluk borusunda toprak vardır; ancak o detay rapora geçmeyecek kadar küçüktür!

Medyabar.com bugun 12807 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 3316 kere okundu
YORUMLAR 1 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
bir dost
23.08.2016 13:13
Bende Kurtlar Vadisi'nden. Bi replikleri karşılık vermek istedim : "Yalansa yalan de İbrahimmmm" Kesinlikle muazzam otesi tespitler var
Online Ziyaretçiler