Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Şahitlikte erkeğin yarısı olan kadın

25.11.2016 09:56
Şahitlikte iki kadının bir erkek yerine konması, İslamı kötülemede istismar edilen konuların başında gelir.

Pek çok konuda sapmalar olduğu gibi bu konuda da iş rayından çıkarılmıştır.
Ayetler ortada olduğu halde, bir konuya özel olan ayet alınmış, diğer ayetler görmemezlikten gelinmiştir.

Görmemezlikten gelinmesi bir yana diğer pek çok konuda olduğu gibi ayete adeta takla attırılmıştır.
Nasıl mı?

Anlatayım:
Fıkıh geleneğinde, şu âyete dayanılarak iki kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğine denk sayılır:

وَاسْتَشْهِدُواْ شَهِيدَيْنِ من رِّجَالِكُمْ فَإِن لَّمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَأَتَانِ مِمَّن تَرْضَوْنَ مِنَ الشُّهَدَاء أَن تَضِلَّ إْحْدَاهُمَا فَتُذَكِّرَ إِحْدَاهُمَا
... الأُخْرَى وَلاَ يَأْبَ الشُّهَدَاء إِذَا مَا دُعُواْ
"Bu işleminize erkeklerinizden iki kişiyi de şahit tutun. Eğer iki erkek şahit bulunmaz ise karşılıklı olarak onayladığınız bir erkek ile iki kadını şahit tutun. Ta ki (kadınlardan) biri yanılınca öbürü ona hatırlatsın. Ve şahitler çağrıldıklarında gitmemezlik etmesinler..."(Bakara 2/282)

Ayetin devamında geçen ذَلِكُمْ أَقْسَطُ عِندَ اللّهِ وَأَقْومُ لِلشَّهَادَةِ وَأَدْنَى أَلاَّ تَرْتَابُواْ " Bu Allah katında daha adil, ispatlama açısından daha güvenilir ve kuşkuya kapılmamanız açısından daha uygun olandır" ifadesinde "Daha sağlam" sözü, sağlam olan iki şeyden birini tercih için kullanılır.
İki kadının şahitliği sağlam olmalı ki, "bir erkek ile iki kadın" daha sağlam olsun.
Bir konuda Kuranın bir ayetini alıp o konudaki diğer ayetler gözardı edilirse Allahın açıklamalarını görmemek olur ki bu, Allaha ve İslama şaşı bakılmasını doğurur.
Vasiyete şahitlikle ilgili şu âyetler buna açıklık getirir.

يِا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ شَهَادَةُ بَيْنِكُمْ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ حِينَ الْوَصِيَّةِ اثْنَانِ ذَوَا عَدْلٍ مِّنكُمْ أَوْ آخَرَانِ مِنْ غَيْرِكُمْ إِنْ أَنتُمْ ضَرَبْتُمْ فِي الأَرْضِ فَأَصَابَتْكُم مُّصِيبَةُ الْمَوْتِ تَحْبِسُونَهُمَا مِن بَعْدِ الصَّلاَةِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّهِ إِنِ ارْتَبْتُمْ لاَ نَشْتَرِي بِهِ ثَمَنًا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَى وَلاَ نَكْتُمُ شَهَادَةَ اللّهِ إِنَّا إِذًا لَّمِنَ الآثِمِينَ

فَإِنْ عُثِرَ عَلَى أَنَّهُمَا اسْتَحَقَّا إِثْمًا فَآخَرَانِ يِقُومَانُ مَقَامَهُمَا مِنَ الَّذِينَ اسْتَحَقَّ عَلَيْهِمُ الأَوْلَيَانِ فَيُقْسِمَانِ بِاللّهِ لَشَهَادَتُنَا أَحَقُّ مِن شَهَادَتِهِمَا وَمَا اعْتَدَيْنَا إِنَّا إِذًا لَّمِنَ الظَّالِمِينَ

Mealler:

"Müminler! Sizden biriniz ölüm döşeğinde vasiyet edeceği zaman içinizden güvenilir iki şahit tutsun. Eğer bir yerde yolcu iken ölüm gelip çatarsa sizden olmayan iki kişi de olabilir. Onlardan şüphelenirseniz onları namazdan sonra alıkoyarsınız. Şöyle yemin ederler: 'Vallahi, isterse en yakınımız olsun, buna karşılık hiçbir şey almayız. Allah için yapılan şahitliği gizlemeyiz. Öyle olsa, elbette günaha gireriz."

'Haksızlık yapılırsa zalim oluruz'

Eğer günaha girdiklerinin farkına varılırsa, ölenin hak sahibi iki yakını onların yerine geçer, şöyle yemin ederler: Vallahi, bizim şahitliğimiz onlarınkinden daha doğrudur, biz haksızlık yapmayız. Öyle olsa elbette zalimlerden oluruz." (Mâide 5/106-107)

Bu âyetler, kadın erkek ayrımı yapmadan güvenilir iki şahidi öngörmektedir. Şahitlerin tamamı kadın, tamamı erkek veya biri kadın biri erkek olabilir.

Âyetlerdeki şu sonuç cümlesi önemlidir:

...ذَلِكَ أَدْنَى أَن يَأْتُواْ بِالشَّهَادَة

"Böylesi, şahit getirmenin yeter seviyesidir..." (Mâide 5/108) Bu cümleyi, yukarıda geçen Bakara 282'deki "... Böylesi, şahitlik için daha sağlamdır..." cümlesi ile karşılaştırınca, oradaki şahitlerin iki erkek veya bir erkek ile iki kadın olmasının, kural değil bir tercih sebebi olduğu ortaya çıkar.

Allah'ın Elçisi, yerine göre bir kadının şahitliğini de yeterli görmüştür. "Ukbe b. el-Harise, Ebû İhâb kızı Ümmü Yahya ile evlenmişti. Ukbe dedi ki: Zenci bir cariye geldi, ben sizin ikinizi de emzirmiştim" dedi. Bunu Allah'ın Elçisi (s.a.v)'e anlattım, benden yüzünü çevirdi. Önüne geçtim ve tekrar anlattım, dedi ki: "Nasıl olacak? Cariye ikinizi de emzirdiği kanaatinde''. Sonra kadınla evlenmesini yasakladı." (Buharî, Şehâdât, 13)

Şahit getirme zorunluluğu

Kadın ile erkeğin şahitliğinin eşit olduğunu daha açık olarak zina davasında görürüz. Bir kadının zina ettiğini iddia eden, olayı gören dört kişiyi şahit getirmek zorundadır.

وَاللاَّتِي يَأْتِينَ الْفَاحِشَةَ مِن نِّسَآئِكُمْ فَاسْتَشْهِدُواْ عَلَيْهِنَّ أَرْبَعةً مِّنكُمْ

"Kadınlarınızdan zina edenlere karşı içinizden dört şahit getirin." (Nisa 4/15)

Dört şahit getirmezse kendisine ceza verilir.

وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاء فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

"İffetli kadınlara zina suçu atan sonra dört şahit getiremeyenlere seksen kamçı vurun ve ebediyen onların şahitliğini kabul etmeyin. Onlar yoldan çıkmış kimselerdir." (Nur 24/4)

Karısının zina ettiğini iddia eden ama dört şahit bulamayan bir erkek ile karısı için özel bir yargılama usulü uygulanır.

"Karılarına zina suçu atan ve kendileri dışında şahitleri olmayanlardan birinin şahitliği, "Allah şahit kesinkes doğru söylüyorum" diye dört defa şahitlik etmesidir.

Beşincisinde, eğer yalan söylüyorsa Allah'ın lanetine uğramayı diler.

Dört mezhep şahitliği kabul etmiyor.

وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُن لَّهُمْ شُهَدَاء إِلَّا أَنفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ

وَالْخَامِسَةُ أَنَّ لَعْنَتَ اللَّهِ عَلَيْهِ إِن كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ

وَيَدْرَأُ عَنْهَا الْعَذَابَ أَنْ تَشْهَدَ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِبِين

وَالْخَامِسَةَ أَنَّ غَضَبَ اللَّهِ عَلَيْهَا إِن كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ

Kadının dört defa; "Allah şahit, kocam kesinkes yalan söylüyor" diye şahitlik etmesi ondan o azabı (zina cezasını) giderir. Beşincisinde de; "kocası doğru söylüyorsa Allah'ın gazabına uğramayı diler." (Nur 24/6-9)

Âyetlerde kadının şahitliğinin erkeğin şahitliğine denk tutulduğu açık olmasına rağmen dört mezhep ve Caferiler, zina davasında kadınların şahitliğini kabul etmezler. Bunun sebebi uygulanan yanlış yöntemdir. Allah Teâlâ şöyle demiştir:

الَر كِتَابٌ أُحْكِمَتْ آيَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِن لَّدُنْ حَكِيمٍ خَبِيرٍ

أَلاَّ تَعْبُدُواْ إِلاَّ اللّهَ إِنَّنِي لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ وَبَشِيرٌ

Elif, Lâm, Râ. Bu öyle Kitaptır ki, âyetleri muhkem kılınmış sonra da doğru karar veren ve her şeyin iç yüzünü bilen Allah tarafından açıklanmıştır. Bu, Allah'tan başkasına kul olmamanız içindir. (Ya Muhammed de ki) Ben de o kitapla sizi uyaran, müjdeleyen kişiyim. (Hud 11/1-2)

Maalesef âlimlerden bu yönteme uyana pek rastlanmaz. Öyle olunca da Kur'ân ile yaşanan Müslümanlık arasında uçurumlar oluşur.

SONUÇ:

"Ve erkeklerinizden iki kişinin şahitliğine başvurun! Eğer iki erkek bulunmaz ise bu durumda doğruluğundan emin olduğunuz kimselerden bir erkek ile iki kadını şahit tutun ki (kadınlardan) biri şaşırır, unutur, yanılırsa öbürü ona hatırlatabilsin..."

Bu ibare öyle sanıldığı gibi iki kadını bir erkeğe denk saymak değildir.Ayet, haksızlığı önleyip adaleti sağlama konusundaki titizlikle alakalıdır. Bu, kadının ticaret ve ticari anlaşmalar konusundaki bilgisizliğinden kaynaklanabilecek muhtemel hataları önleyici bir tedbirdir.
Zaten تَضِلَّ (tadille) "unutma, şaşırma, yanılma, haktan sapma" anlamlarının tümüne birden gelir.

Sözgelimi iki kadından biri unutmuşsa doğal olarak şahit ikiden teke düşecek, sonuçta şahitlik yapan iki kadın değil tek kadın olacaktır.
Kuran bire iki oranını şahitlikte nisap (ölçü) olarak belirlemez. Zira yukarıda belirttiğimiz gibi Nisa 15 ve Nur 4-8 de zina davasında cinsiyete bakılmaksızın dört şahit istenir.

Talak 2 de boşanmak için iki şahit istenir, hatta adil yargılamayı sağlamak için bazı durumlarda erkeğin değil, sadece kadının şahitliği kabul edilir. Bunların hiç birinde de cinsiyet belirtilmez.
Burada da maksat şahitlik yapacak kimsenin cinsiyeti değil, hatta şahitlik bile değil, vadeli borçlanmalarda mağduriyeti önlemektir.
Borç vermeyi aşırı teşvik eden vahyin verilen borçların tahsili konusunu ihmal etmesi düşünülemez.
Şahidlikle ilgili ayetlerin tamamı karşılaştırılınca, oradaki şahitlerin iki erkek veya bir erkek ile iki kadın olmasının, kural değil bir tercih sebebi olduğu ortaya çıkacaktır.

Böylece "kadın erkeğin yarısıdır" gibi absürt ifadelerin dayanağı kalmayacaktır.

Şahidlikle ilgili ayetlerin tümü incelendiğinde görülecektir ki, bazı konularda o konuyu yaşayanın bizzat ifadesi cinsiyetine bakılmadan yeterli olduğu halde bazı konularda görmek, bazı konularda duymak, bazı konularda ise o konunun uzmanı olmak gerekmektedir.

Konunun uzmanı, doçenti, profesörü olmuş bir kadını siz kalkar konudan haberi olmayan mesela bir erkek çobanın yarısı sayarsanız, bunu da islama yüklerseniz bu, Allaha, İslam'a iftiradır.
25.11.2016

Medyabar.com bugun 130893 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1376 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler