Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Yangını 'Kader'e bağlayıp faturayı Allah'a kesti!

02.12.2016 09:55
Bilindiği gibi 27-11-2016 tarihinde Adana'nın Aladağ ilçesindeki kız öğrenci yurdunda yüreklerimizi de yakan yangında 11 öğrenci, 1 bakıcı hayatını kaybetti. 24 öğrenci ise yaralandı.

Yangınla ilgili bir TV programına katılan Prof. Tayyar Arı, Adana'da yaşanan yangındaki facia için "Kader sonuçta" yorumunu yaptı. Prof. Tayyar Arı'nın olayı 'kadere' bağlaması bir bilim adamına yakışmayan tam da bir cehalet örneğiydi.
Bu ve buna benzer faturaları Allah'a kesenlerin sayısı az değil.

KADERE ALIN YAZISI DİYENLERE
Kaderin alın yazısı olup olmadığını anlamak için önce KADER kelimesinin ne anlama geldiğini bilmemiz lazım.

Kurana baktığımızda bu kelime şöyle geçer:

إِنَّا كُلَّ شَيْءٍ خَلَقْنَاهُ بِقَدَرٍ
"Şüphesiz biz, her şeyi bir kader ile yarattık" (Kamer 49).

وَأَنزَلْنَا مِنَ السَّمَاء مَاء بِقَدَرٍ
"Biz gökten suyu bir kader ile indirdik" ( Müminu 18)
Bu iki ayette KADER alın yazısı olarak geçmez.
Her iki ayette de KADER kelimesi ÖLÇÜ olarak geçer.

Allâh-u Te?âlâ: وَكَانَ أَمْرُ اللّٰهِ قَدَرًا مَقْدُورًا "Allâh'ın emri muhakkak yerini bulan bir kader olmuştur" diyor. (Ahzâb Sûresi:38)
Allahü teala kainatta bir boşluk bırakmamış, her şeyi bir ölçüye göre var etmiştir.

وَالسَّمَٓاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ
" ( O Allah ki) Göğü yükseltti ve teraziyi/ölçüyü koydu.(Rahman 7)
Kaderi ikiye ayrılır

1- Bizim irademize bağlı olmayan, her şeyi kuşatan İlahi hüküm yani İlahi Takdir.
2- Bizim irademize bağlı olan şeyler.
Tercih edeceğimiz iradeyi Allah, kaderimiz kılmıştır.
Kaderimiz irademizdir.

Hangi yerde, hangi anadan babadan ne zaman doğacağımız, ne zaman öleceğimiz, rengimiz, şeklimiz, cinsiyetimiz vs bizim kaderimiz dahilinde değildir. Bunlar, İrademiz alanına girmeyen şeylerdir.

DNA mızı, genimizi belirlemek bizim alanımıza girmez.
Mesul olduğumuz kader var, mesul olmadığımız kader var.
Alın yazım böyleydi, ne yapabilirim demek sorumluluğu Allaha yüklemektir.
Öyleyse sana küfredeni, tokat adanı, çalanı, çırpanı, katili, haini, zalimi, neden suçluyorsun?

Allah yazdı o yaptı öyle mi?
Allah yazmışsa peygamberlere, kitaplara ne ihtiyaç var?

Allah cc قُمْ فَاَنْذِرْۙ "kalk ve uyar" (müddessir 2) niye desin?
Peygamberimiz bu ayetten sonra 22-23 yıl neden didinip dursun, nasılsa Allah yazdığı gibi olacak!

O resul as, yaz tatili yapmadı, uyumadı, sıcak soğuk demedi, yaz kış demedi, ümidini yitirmeden çalıştı, çalıştı, çalıştı, gayret sarfetti.
Kaderim ne ise o olur diyebilirdi, demedi,

Resulüllahın Medine'de ki her 40 gününe bir savaş, gazve düşüyor.

Kaderi yazılmışsa Mekke'den Medine'ye hicret etmeden önce, ne zaman çıkacağını, mağarada kaç gün kalacağını, hangi yolu takip edeceğini, nerede mola vereceğini, yolculuğun ne zaman sonlanacağını neden düşündü, planladı?
Peygamberimiz as ömründe bir kişinin elini öptü, o kişi eli çalışmaktan yarılan Sad ibn Ebi Vakkas idi.

وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى
Eğer başımıza gelenler yazılmışsa Necm 39 ayette "insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur" der miydi Allah?

Kader yazılmışsa, yazılan da bozulmayacağına göre Allahın elçisinin Taifde ne işi vardı?

Uhudda canını tehlikeye atmaya ne gerek vardı?
Kaderimiz yazılmışsa duaya ne gerek vardı?

Her rekât namazımızda "Ya Rab, bizi doğru yola ilet" diye dua etmemizin ne gereği vardı?
Nasılsa yazılan olacak!
Her insanın ömrü şu kadar olacak diye yazılmışsa sağlıklı yaşamak için çabaya ne gerek var?

Japonya da yaş ortalaması 80-85 iken Uganda, Afganistam Eritre gibi ülkelerde yaş ortalaması neden 35-40 yıl?
Allahın Japonlara sempatisi, Afganlılara düşmanlığı mı var?
Her şey bir tarafa son 20 yılda Türkiyede yaş ortalaması neden 60 dan 75 lere çıktı?
Allah, sistemini kurmuş, onu sen çalıştıracaksın.

Bilgisayarın proğramını ayarlayan, nasıl kullanılacağını tarif eder.
Sen doğru düğmeye bas, yanlış düğmeye basarsan sorumlu olan sensin, bilgisayarı icad eden değil.

فَيُضِلُّ اللّهُ مَن يَشَاء وَيَهْدِي مَن يَشَاء
Diyanet meali dâhil pek çok mealde şu yanlış mana verilir:

"Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola sevk eder" (İbrahim 4)
Halbuki ayetin doğru manası şöyledir:

"Allah, (sapmayı) dileyeni sapıklık içinde bırakır, (doğru yolda kalmayı) dileyeni de doğru yola iletir".

Allah, hidayeti dileyenin hidayetini diler, dalaleti dileyenin de dalaletini diler.
Sapma ve saptırma eyleminin öznesi Allah ise kulun ne günahı var?
Ya Rab sen saptırdın, ben de karşı gelemezdim, saptım.
Şeytanın Allah'a, "beni doğru yoldan sen saptırdın" demesi gibi. (Araf 16, Hıcr 39)

Böyle olunca şeytanın suçu ne?
Firavunun suçu ne?

Allah cc Firavuna firavunluğu yazmış, sonrada mesul tutmuş öyle mi?

Rol vermiş sonra da neden bu rolü oynadın diyor öyle mi?

Firavun ve sapkınların kaderi sapmaksa ne suçları var ki, suç, saptıranda (haşa).
"Allah, dilediğini hidayete erdirir, dilediğini de saptırır" (İbrahim 4) diyenler neden bu hususu açıklayan şu ayeti görmezden gelirler:

قُلْ إِنَّ اللّهَ يُضِلُّ مَن يَشَاء وَيَهْدِي إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ
"De ki: "Allah dileyen kimsenin sapmasını diler, kendisine yönelen kimseyi ise doğru yola yönlendirir". (Rad 27)

Allah Hud süresi 1-2 ayetlerinde sana indirdiğim kitabı başkalarına kulluk yapmayasınız diye BEN açıklayacağım dediği halde ayeti ayetle tefsir etmeyi bizim ulema bir türlü beceremez.

Veya İbrahim süresi 4.ayetini açıklayan bir başka ayet olan,

اللَّهُ يَجْتَبِي إِلَيْهِ مَن يَشَاء وَيَهْدِي إِلَيْهِ مَن يُنِيبُ
"ALLAH dileyeni kendine seçer ve kendisine yöneleni doğruya ulaştırır" (Şura 13).

وَمَا يُضِلُّ بِهِ إِلاَّ الْفَاسِقِينَ
"Allah, fasıklardan başkasını saptırmaz" (Bakara 26)

Fasık, zaten sapmıştır, o, sapmak istiyor, Allah ise onun tercihini onaylıyor o kadar.
İnsanın kötü tercihini onaylamak o tercihe rıza göstermek anlamı taşımaz, işte ayet:
إِن تَكْفُرُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنكُمْ وَلَا يَرْضَى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَ وَإِن تَشْكُرُوا يَرْضَهُ لَكُمْ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى ثُمَّ إِلَى رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ إِنَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

"Eğer inkâr ederseniz, bilin ki Allah'ın siz(in iman etmeniz)e ihtiyacı yoktur. Fakat O, yine de kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz size rıza gösterir. Hiçbir günahkar, diğerinin günahını yüklenecek değildir. Sonra tümünüz Rabbinize döneceksiniz ve o zaman (hayatta iken) yaptıklarınızı size gösterecektir. Şüphesiz O, (insanların) kalplerinde olanı hakkıyla bilendir" (Zümer 7).

خَتَمَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَعَلٰى سَمْعِهِمْۜ
"Allah onların (kafirlerin) kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir.." (Bakara 7)
Allah mühürledi ne yapalım diyemezsiniz.

Bu konuyu bize açıklayan Tekvir 26-29 ayetlerini de görmemiz lazım

فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ
لِمَن شَاء مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ
وَمَا تَشَاؤُونَ إِلَّا أَن يَشَاء اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ

"O halde, (Kur'an'ı bırakıp da) nereye gidiyorsunuz? O (Kur'an), bütün âlemler için ve içinizden dosdoğru olmayı dileyenler için ancak bir öğüt ve uyarıdır. Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler (bir şey) dileyemezsiniz" (Tekvir 26-29)

Ayet diyor ki, Allah sizin hidayetinizi diliyor, istiyor, siz de onun dilediğini dileyin. Siz dilemezseniz hidayetiniz olmaz.

إِنَّ هَذِهِ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَاء اتَّخَذَ إِلَى رَبِّهِ سَبِيلًا
وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يماً حَك۪يماًۗ
يُدْخِلُ مَن يَشَاء فِي رَحْمَتِهِ وَالظَّالِمِينَ أَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

"Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık, dileyen Rabbine bir yol tutar. Zaten siz ancak Rabbinizin dilediğini dilersiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir. Allah, dileyeni rahmetine dahil eder. Zâlimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır" (İnsan (Dehr) 26-29)

İnsanın cennetlik, cehennemlik olması önceden belirlenmiş bir yazgı değildir.

Cennetlik veya cehennemlik olması, insanın kendi iradesiyle işlediği amellere bağlıdır, işte ayet:

وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَثِيرًا مِّنَ الْجِنِّ وَالإِنسِ لَهُمْ قُلُوبٌ لاَّ يَفْقَهُونَ بِهَا وَلَهُمْ أَعْيُنٌ لاَّ يُبْصِرُونَ بِهَا وَلَهُمْ آذَانٌ لاَّ يَسْمَعُونَ بِهَا أُوْلَئِكَ كَالأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ أُوْلَئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ

"Andolsun ki, birçok cini ve insanı (yaptıkları yüzünden) cehennemlik kıldık. Onların kalpleri var fakat (hakkı) anlamazlar, gözleri var fakat (gerçeği) görmezler, kulakları var fakat (doğruyu) duymazlar. Onlar hayvanlar gibidirler. Hatta hayvanlardan da sapıktırlar. Onlar gaflet içindedirler" (Araf 179)
SONUÇ

Kader ölçü demektir, bu itibarla Allahın her şeyi bir ölçü ile yarattığına inanmak esastır.

Bunca ayette iman esasları sayılırken (Mu'minun / 58-60, Nisa / 136, Bakara / 177) bazılarca alın yazısı olarak tarif edilen kadere iman ifadesi geçmez.
Cibrîl hadîsi diye bahsedilen, Buhârî'nin 4404 numaralı hadisinde kaderden bahsedilmez. Bu rivâyettte kadere îman olmadığı halde fazlalık olarak ilmihal kitaplarına sonradan geçmiştir.

Bir şeyin kaderi o şeyin "yaratılış amacıdır, bunu şu ayetten daha güzel hiçbir şey açıklayamaz.

وَالَّذِي قَدَّرَ فَهَدَى

"O ki her şeyin gayesini, amacını belirleyip (kaddera) o hedefe yöneltti." (87/ Ala 3)

Buna göre insanın ezeli kaderi Allah'a kul olmaktır. İlahlık iddiasında bulunan ya da kulluğunu ihmal eden kaderine karşı gelmiş demektir. Arının kaderi bal yapmak, dünyanın kaderi dönmek, güneşin kaderi yanmaktır.

Bir şeyin amacı doğrultusunda kullanılması o şeyin kaderine rıza, yine bir şeyin amacı dışında kullanılması, o şeyin kaderine isyandır. İnsanın kulluk yapacak evsafta yaratılması kaderdir. Kulluğa muhâlif işler yapması da kader değildir. (İman İnsanın Saadeti, sh:163)

Kaderi önceden oynayanı belli yazılıp dağıtılan roller olarak alın yazısı diye görmek ne İslamla ne izanla bağdaşır bir tarafı yoktur.

Böyle olunca ne şeytanı ne de Firavun ve Firavun kafalıları suçlamaya hakkınız olmaz.
Allah senaryoyu yazdı ve rolleri dağıttı, sonra da neden bu rolü oynadınız diye cezalandırdı öyle mi?

Burada suçlu kim, rolü dağıtan mı, oynayan mı?
Firavuna Firavunluğu yazdı sonrada cehenneme attı öyle mi?
Böyle bir kader anlayışı Allaha iftiradır.
Böyle bir kader anlayışına mümin inanamaz.

Ben de inanmıyorum.
Ben, kadere herkesten daha çok inanırım ama Kuranım kaderi nasıl tarif ediyorsa öyle inanırım.

Bana kaderi inkâr ediyor diyenlerin kader anlayışı Kurandan referans almaz.
Kader, Allahın kâinatı yaratırken ortaya koyduğu ölçü ve kudretinin adıdır.
Bu anlayışı evrime tabi tuttular maalesef.

Adam bu çarpık kader anlayışıyla yediği her herzeyi Allaha fatura ediyor.
Alın yazım ne yapayım diyor.
Bu, şeytanın sözüdür.

Hidayet ve dalaleti seçmek insanın iradesinin işidir.
Hidayeti seçenin cennete gitmesi kaderdir.
Dalaleti seçenin de cehenneme gitmesi kaderdir.
وَكُلَّ إِنسَانٍ أَلْزَمْنَاهُ طَآئِرَهُ فِي عُنُقِهِ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ كِتَابًا يَلْقَاهُ مَنشُورًا
اقْرَأْ كَتَابَكَ كَفَى بِنَفْسِكَ الْيَوْمَ عَلَيْكَ حَسِيبًا

"Biz, her bir insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık. Nitekim Kıyamet Günü onun önüne, (dünyada yapıp ettiği) her şeyi kayıtlı bulacağı bir sicil koyacak (ve diyeceğiz ki):

Oku sicilini! Bugün kendi hesabını görmek için sen sana yetersin!"(İsra 13-14)
İslam'ı, rivayetlerden değil de ayetlerden öğrenseydik, kusurlarımızın faturasını Allaha kesmek gibi bir cinayet işlenmemiş olacaktı.
Adam binanın çimentosundan, demirinden çalar sonra da faturayı KADERe yani Allaha keser.

Ruhsat almak için yangın merdiveni yapar, sonra kilitli tutar.
Öğrenci yurdunun iç duvarlarını dahi çam ağacından lambiri döşer, yaptığı bu hatayı Allaha yükler.

Allah ise şöyle der:
وَأَحْسِنُوَاْ إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ
"?güzel işler yapın. Çünkü Allah, güzel iş yapanları sever" (Bakara 195)
وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
"siz sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz" (Saffat 39)
وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَا يَفْعَلُونَ
"Her kişiye yaptığının karşılığı tam olarak verilir. O, onların yapmış olduğu her şeyi en iyi bilendir"(Zümer 70)
Bu ayet, insanın maddi manevi her alandaki sorumsuzluk ve bencilliğinin kötü sonuçlarını ifade etmektedir.
وَكُلُّ شَيْءٍ عِندَهُ بِمِقْدَارٍ
"?O'nun yanında her şey belli bir ölçüye göredir" (Ra'd 8)

İşte kader anlayışımız budur, Kuran böyle anlatır kaderi.

Geleneksel algıda ise kader, her şey önceden yazıldı, şimdi biz yazılanların gereğini yapıyoruz.

Böyle bir şey olamaz.
Allah, her şeyin yazıldığını ayetlerde beyan eder (Hadid 22-23). Buradaki yazgı, kayıt altına alınan yasa anlamındadır.

Her şey Allahın koyduğu yasa ve nizama göre yürür ve zamanı gelince yazılır.
Buradaki soru, Allah ne zaman yazar sorusudur.
Allah cc bir kul iradesini hangi yöne kullanacağını tabi ki bilir, kul, iradesini hangi yönde kullanacağına karar verdiğinde Allah da ona izin verir yani onu onaylar.
Kul o işi yapınca işte o zaman yazılır.

Allah, senaryoyu yazdı ama rolleri dağıtmadı, tanıttı.
Hangi rolü oynayacağına dair kararı sen vereceksin.
Ben, böyle bir kadere inanıyorum,

Aladağ'daki faciayla ilgili bilirkişi raporu açıklandı. Yurttaki yangının elektrik panosunun eski olmasından kaynaklandığı belirtildi. 1'inci kattaki yangın merdiveninin kapısının plastik yapıya sahip PVC şeklinde olduğu, kapısının kollarının bulunmadığı belirtildi.

Düşünebiliyor musunuz, yangın merdivenlerine açılan kapısı plastik, üstelik kolu da yok.

Plastik malzemenin yangında şişmesi şüphesiz ki şişmiş.
Binada kaçak akım ölçme cihazı yok,
Otomatik yangın söndürme sistemi mevcut değil.
İşini dürüst yapma, ölçüyü dikkate alma, manası ölçü olan KADER'e yani çarpık anlayışına göre kabahati Allah'a yükle.

İnsan Allahtan utanır!
Bunların alın yazısı dedikleri ve faturayı Allaha kestikleri kader inanışına, ben inanmadığım gibi, referansı Kuran olan hiçbir Müslümanın inanmaması gerekir. 02.12.2016

Medyabar.com bugun 17058 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 2077 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler