Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Milli Seferberlik

14.12.2016 14:44
Cumhurbaşkanı Erdoğan, nihayet "Milli Seferberlik" ilan ettiğini açıkladı.

Bana göre geç bile kalındı. Zira 2014 yılından bu yana yoğun bir saldırı altında olan Türkiye, en son 15 Temmuz'da bizzat iç savaşa ve akabinde işgale açık hale getirilmek istendi.

15 Temmuz sonrası birçok kesimin yeniden rehavete kapılması, manipülasyonlara yenik düşmesi sonucu ülke gündeminin bir "saray çekişmesi"nden ibaret olduğu algısı pompalanmaya başladı ki birden İstanbul'daki terör saldırısıyla yeniden sarsıldık.

Daha öncesi birçok yazımda hep vurguladım. Tüm bu başımıza gelenlerin temelinde yüz yıl önceki "yarım kalan işin" tamamlanması, Müslüman Türklerin Anadolu topraklarından geldikleri yere gönderilmesi veya katledilmesi, Ortadoğu'nun şekillenmesinde Türkiye'nin "pürüzleri", Lozan'a uygun eylem ve söylevlerin yerine getirilmemesi gibi birçok temel husus var.

Türkiye'nin karşı karşıya bırakıldığı ve bırakılmaya devam edilecek olayların gerekçelerini yazdıktan sonra Cumhurbaşkanının da bu konuları dile getirdiğini gördükçe cesaretim artıyor.

Evinizi düşünün! Katilin biri kapı girişinize bomba tuzaklıyor, gece camdan içeri girmeye çalışıyor, çocuğunuzu kaçırmaya çalışıyor, hatta öldürüyor. Tüm bu olaylara maruz kalırken tehditi ortadan kaldırmak istiyorsunuz, yasalar size engel oluyor, konu komşu diyor ki savunmanı yap ama orantılı ol, karşı tarafın da haklı olduğu yerler vardır gibi bir sürü nasihatler ve yaptırımlarla sizi meşgul ediyor.
Cezanın bile devlet ve hukuk tarafından verilmesi gerektiğine tüm kalbimle ve eğitimimle inanan biri olarak şu soruyu sormak istiyorum. Yukarıdaki örnekte ne yapılmalı?

Aslında sorunun cevabı basit. Gereken yapılmalı. Peki gereken ne?: Tehdidi kökten kaldırmak. Bu hakkı kim veriyor? İnsanları yaratan Allah? "Muşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekün savaşın." (Tevbe 36)
Yaşam boyu hep fikir ve ifade özgürlüğünü savunmuş, hiçbir ırk, cinsiyet, din ayrımı gözetmemiş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, madem "beka" sorunumuz var. Kimse yasalardan oradan buradan bahsetmesin.

Bu toprakları tüm etnik guruplarla harmanlamış binlerce yıllık birikimimiz büyük bir tehdit altındaysa gereği yapılmalı.

Eğer yine eleştirilerimizi yapmak istiyorsak, bir siyasiye oy verip, diğerine söylenmek istiyorsak, şikayetlerimizi, vatandaş haklarımızı kullanmak istiyorsak bir birimize daha sıkı tutunalım.

Yöneticilerimizi yine eleştirelim, daha güçlü olsunlar, daha çok bize refah sağlasınlar diye eleştirelim. Ancak yöneticilerimizi eleştiremeyecek duruma geldiğimizde kimsenin gözümüzün yaşına bakmayacağını da unutmayalım.
Bu birlikteliği en çok da medya üzerinden sağlayacağımızı unutmayalım. Aramızdaki "fitnecileri, ajanları, demokrasi palavracılarını, özgürlükçü maskelileri" söküp atalım.

Düne kadar bu toprakların bir parçası olan Halep orada!

Bundan yüz yıl önce lise öğrencilerinin bile cepheye gittiğini, Mustafa Kemal Atatürk'ün "ben size savaşmayı değil; ölmeyi emrediyorum" sözünü bir masal kitabı gibi mi dinledik.

Hayır, bunu 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde torunları gösterdi, şimdi her birey bu bilinçle hareket etmeli.

Medyabar.com bugun 13719 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 3166 kere okundu
YORUMLAR 3 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
özcan çamdağ
14.12.2016 22:54
ANAYASANIN 122 MADDESİ Mİ YÜRÜRLÜĞE GİRİYOR. SÖYLEMDE MİLLİ DUYGULARIN EN ÜST SEVİYEDE OLUŞMASI İÇİN ŞİFAYENMİ. YOKSA HUKUKENMİ. TAM METNİ OLMALIDIR.
murat
14.12.2016 21:05
30 yıldır bunlarla mücadele edemeyenlere söylenin davut bey
Davut
14.12.2016 20:02
Fethullah ve pkk ya kim taviz verdi?
Online Ziyaretçiler