Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Müslüman Mahallesinde Salyangoz

30.12.2016 11:08
Bizi biz yapan özel hasletlerimiz vardır.

Başka bir ifadeyle ALAMETİ FARİKA yani ayıran, farklı işaretler.

Bu alametlerden birden değil, bir bir ayrıldık.

Bize nazar oldu, Cumamız Pazar oldu,

Bize ne olduysa azar azar oldu,

dizelerinde ifade edildiği gibi azar azar pek çok alamet-i farikamızı kaybettik maalesef.

Bakıyorum bu günlerde bir telaş, bir telaş ki sormayın gitsin.

Sebebi malüm NOEL.

Yılbaşının neden ve niçin kutlandığına geçmeden önce bu hususta malumat vermek istiyorum.

Yılbaşı ile Noel'i birbirinden ayırt etmek gerekir. Noel dini bir bayramdır.

Hıristiyanların Hz. İsa'nın doğuş anısına kutladığı dini bir bayram olan Noel kutlamaları var.

Noel (Christmas): Doğum demektir.

Hz. İsa'nın doğum günü Roma'da en azından 336 yılından, belki de 312 yılı öncesinden beri kutlanıyordu. Varsayıma göre İsa 25 Aralıkta doğdu, 25 Martta öldü.

Noel Ağacı

Adına ilk kez 1521'de Alsace'ta rastlanır. Ren nehri kıyılarında cennet ağacını temsil ediyordu. Dallarına elmalar asılırdı. Almanya'da 1700'den itibaren adı geçmeye başladı. 1837 de Paris'e sokuldu. Bu gelenek 1870 den sonra Fransa'da yayıldı.

Noel Baba

Uzun ve beyaz sakallı, kürk takkeli, kenarları beyaz kırmızı cübbeli, bir eşeğe yada geyiklerin çektiği kızağa binerek gezen, evlere bacadan giren, uslu çocuklara hediyeler veren efsane kişilik(Büyük Larus Ans.).

Noel kutlaması tamamen Hıristiyanlara ait dini bir gelenektir. Maalesef, bu adet, yılbaşı kutlaması adı ile bizde de yıl geçtikçe yayılıp yerleşmektedir...

Batının her yaptığını kerametmiş gibi taklide kalkarsak bize güç veren ahlakımızı bozmuş oluruz, O zaman kuvvetimiz azalır, birçok şeyimizi kaybederiz, Yüce Allah:

...إِنَّ اللّهَ لاَ يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّى يُغَيِّرُواْ مَا بِأَنْفُسِهِمْ ...

"Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirmedikçe, Allah, onların durumunu değiştirmez."(Ra'd 11)

"Noel olan Hz. İsa'nın doğum tarihi doğru olsa bile bir peygamberin doğum tarihi içkilerle kutlanamaz.

NOEL, Hıristiyan âleminin Hz İsa'nın doğum yıldönümü olarak kutladıkları yortudur. Bu yortuyu Katolik ve Protestanlar 25 Aralık'ta; Ortodokslar ise 6 Ocakta kutlamaktadırlar. Noel babaları ise Hıristiyanlarca Noel gecesi çocuklara hediye ve oyuncaklar dağıttığına inanılan efsanevi kişidir. Tarihî belge sayılabilecek ilmi bir dayanağı olmadığı gibi, tarih ve kültürümüzle uzak-yakın bir ilgisi de yoktur. Tamamen Hıristiyan kültürüne dayanır... Öz benliğimizden uzaklaştıran bu türlü faaliyetler karşısında tam bir uyanıklık içinde bulunmamız gerekir.

HAZRETI İSA ARALIKTA DEGIL, EYLÜL'DE DOĞMUŞTUR.

NOEL BABA DEDİĞİMİZ SANTA KLAUS'UN HRİSTÎYANLIKLA HİÇ BİR İLGİSİ YOKTUR.

Santa yani Aziz Klaus, Baltık ülkelerinin mitolojik kahramanıdır.

Basınımızın Noel Baba yapıp hemşehri ilan ettiği Demreli Aziz Nikola başka, Noel Baba başkadır.

Hıristiyan mezheplerinin çoğu, Noel (Christmas) ve Paskalya (Easter) olmak üzere bunlardan ikisini ittifakla kutlamaktadır. Hz.İsa'nın doğum kutlamalarını temsil eden Noel Katolik, Protestan ve Ortodoks mezheplerince 25 Aralıkta, Ermeni kilisesi tarafından 6 Ocakta kutlanmaktadır.

Bizde Hıristiyanların yılbaşından bir hafta önce kutladığı dini bir bayram olan Noel ile yılbaşı kutlamaları birbirine karıştırılıyor. Yılbaşı dünyada yaygın olarak kutlanılan olumsuz, üzüntü verici hadiselerin geride kaldığını, yeni ümitlerle, yeni bir yıla girildiğini ifade eden bir kutlamadır. Bu yönüyle yılbaşının bir Müslüman tarafından da meşru bir şekilde kutlanmasını son derece doğal olduğunu düşünüyorum.

Ancak çam ağacı süsleme, hindi kesimi ve 'Noel Baba' gibi inanışlar Noel gecesi ile ilgilidir. Bu karıştırıldığı için yılbaşı gecesi de çam ağacı süsleniyor, hindi yeniyor, Noel Baba'nın o inanılan mitolojik şahsiyetini temsilen çocuklara hediyeler veriliyor. Bu karışıklıktan hareketle de Noel ile yılbaşı birleştirilmiş görüntüsü veriliyor.

Çam ağacını süslemek, hindi yemek kişiyi dinden İslamdan çıkartmaz. Bu kutlama kendi milli manevi değerlerine kültürüne yabancılaşma haline dönüşüyorsa -ki bugün böyledir - bu hoş bir şey değil.

İslam da kutlama olur. Bu günah ya da haramdır demeye de kendimi yetkili görmüyorum. İslam faydalı olan hiçbir şeye engel olmaz. İslami, ahlaki, evrensel, insani değerlere zarar vermedikçe her türlü kutlama caizdir.

Hediye alma İslam'da da hoş görülür. İnsanlar arasında diyalog oluşturur. Ama bu tür işlerin arkasında yılbaşı gibi ekonomik sebepler var. Bazen hiç yoktan yere bir gün icat edilebiliyor.


İsa as ne zaman doğmuştur, bununla ilgili pek çok ihtilaf vardır.

Bizde ise Christmas değil, yılbaşı kutlanıyor.

Yılbaşının, bir yaş daha yaşlanıldı diye kutlanması nasıl olur merak konusu.

Bu manada yılbaşı kutlamalarının ülkemizde bir manası yoktur.

Aslında yılbaşı kutlamalarında başkasına bir özenti vardır.

Müslümanlar, uzun zamandır kendilerine güveni kaybettikleri için hep başkalarına özenerek hayatlarını sürdürmekteler.

Dikkat ederseniz batıdan gelen her şeye sahip olma, onu kabullenme hastalığı var.

Müslümanlar batıdan gelene yeşil elbise giydirerek İslama yama yapma yolunu tercih ediyor.

Ama, içerikte bir değişikliğe gidilmiyor.

Müslümanlarda iman problemi var.

Kitabına inanan, kitabına güvenir.

Allah ne demiş, Peygamber ne yapmışsa onu yapar.

Ne Kuran da ne Peygamberimizin as yaşayışında yılbaşı kutlaması diye bir şey yoktur.

Kuran-ı Kerim de Kadir gecesiyle ilgili ayet vardır ama o Kadir gecesi Kuranın inmeğe başladığı tek gece olan 610 tarihindeki KADR yani ölçü gecesidir.

Her şeyin ölçüsünü yanlışsız veren Kelam-ı İlahinin inmeğe başladığı o gece.

Kuranın inmeğe başladığı Kadir Gecesi yıldönümlerinde o geceye mahsus bir ibadet de yoktur.

Şurada burada devletin ve milletin yararına iş yeri veya fabrika, hidro elektrik santralları, su barajları vb olacak yerlerde ağaç kesildiğinde ortalığı ayağa kaldıranlar yılbaşına hazırlık için bunca ağaç kesildiğinde neden ses çıkarmazlar?

Aslen Mısırlı olan Katarlı Hasan Meayeci diye bir ilim adamı Prof. A. Bayındır hoca ile İstanbulda dolaşırken Hilal Çöreklerinin yapılıp satıldığını görünce Türkiyede bu nasıl satılır diyerek hayretler içinde kalır ve şöyle der:

"Türklerin Viyana kuşatmasından sonra Osmanlıyı yenmekten ümidini kesen batılılar, Hilal Çöreğini icat ettiler ki her sabah HİLAL-i kırıp yesinler.

Bu suretle Hilal düşmanlığı canlı kalsın.

Onların TÖRKİ dedikleri bir hayvan var, o hayvanı da o Chrisfmas) günü dedikleri günde Türk kanı akıttık diyerek keserler.

Ben Türkiye de Hilal Çöreğini görünce şaşırdım, Türkiye de bu ne arıyor" demiş.

Değerli dostlar, biz, biz olmak zorundayız.

Biz, başkasına değil, başkası bize benzemesi lazım.

Bizim bu günkü halimize bakarak başkaları bize nasıl benzemek istesin, oda ayrı bir konu.

Allah şöyle diyor:

وَلاَ تَهِنُوا وَلاَ تَحْزَنُوا وَأَنتُمُ الأَعْلَوْنَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

"Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz" (3/ Ali İmran 139).

Eğer inanıyorsanız üstün olan sizsiniz diyor Allah.

İşte meselenin püf noktası burası.

Nasıl bir iman?

Şüphesiz Allahın kabul edeceği ve Kuran da şirkten uzak olması gerek olduğunu bildirdiği şeksiz şüphesiz tam bir iman.

Eskiye nazaran çılgınca kutlamalarda geriye gidişin yani eksi bir durumun olduğu bizi sevindiriyor.

Türkiye de ilk defa bir Cumhur Başkanı, Hristiyan-Musevi vatandaşlara yönelik, onları ön plana alan yılbaşı kutlama mesajı yayınlaması bizi fevkalade memnun etmiştir.

Kendimize gelmek zorundayız.

Büyük bir imtihanın arifesindeyiz. Önümüzde uğursuz bir geçit var: YILBAŞI GECESİ,, Çokları hindilerle-Hıristiyanlar gibi-Noel babalarla hazırlanmaya başlamışlardır. Kim bilir, Allah Kuran-ı Kerim'de açıkça haram kıldığı halde ne kadar içki içilecek, zina, fuhuş, yaralama, öldürme hadisesi olacak! Tuhaf şey,,. Bastığımız toprakların altında kefensiz yatan ak saçlı ninelerimiz, şehit dedelerimizin tepesi üzerinde sarhoş kusmuklarının dökülmesine, rakı kokularının yayılmasına nasıl razı olabiliyoruz?

Sevinç günleri, Güney Amerika da karnavallarla, Avrupa da faşinglerle ve yılbaşı (Noel) bayramları kutlanmaktadır. İslami bayramlar arkasında tatlı hatıralar, yetim ve kimsesizlerle, fakirlerin mutluluk gözyaşlarını bırakır. Söylediğimiz ve diğer milletlere ait birtakım sözüm ona sevinç günleri ise ardında sadece sefalet, içki kokusu, yollarda metrelerce uzayan pislik ve çöp bırakır. Hepsinden öte yılbaşındaki içki ve alkol sebebiyle nice ölüler ve milyarlarca liraya mal olan trafik kazaları... Bunlar Müslüman bir ülkede oluyorsa daha da acı değil mi?

Sakarya Din Görevlileri Başkanlığım zamanında o yıllarda görevli olduğum İstasyon Camiinde zamanın PamukovaK aynarca ilçe müftüleri ve okuyucu arkadaşların katılımıyla, Sakarya'nın her tarafından iştirak eden ve camiye sığmayan kalabalık bir cemaat huzurunda Türkiyede ilk defa 1889 yılında MEKKE'NİN FETHİ yıldönümü adı altında bir kutlama tertip etmiştim.

Merhum Ünal Ozan'ın Belediye Başkanı bulunduğu, Gümrük önünde süslenen çam ağaçlarına yönelik bir kalkışmanın İstasyon Camiinden başlanacağına yönelik Sakarya Valisinin uyarısı üzerine emniyet mensuplarının cami etrafında konuşlandırıldığı bu yılı unutamam.

Yılbaşına alternatif olacağından hoş olmayacağı endişesiyle sonraları böyle bir kutlamayı uygun bulmadım.

Şimdilerde ise Anadolu Gençliği böyle bir kutlamayı devam ettiriyor.

Kanaatim o ki, yılbaşı kutlamalarına katkı sağlayabilir olacağından alternatif toplantı ve kutlamalar uygun değildir.

Bana göre 31 Aralık'ı 1 Ocak'a bağlayan gecenin diğer gecelerden hiçbir farkı yoktur.

Şu kadar farkla ki, ömrümden koskoca 365 yaprak dökmesi ayrı.

Hevesli, meraklı, gayretli okurlarımızla bir paylaşım gerçekleştirebildiysek kendimizi mutlu sayarız. Mutluluklar hepimizin olsun.

Hepinize hayırlı, bereketli, sıhhatli, uzun ömürler diliyorum.

Hakkınızda hayırlı olacak olan istediğiniz her iş, gönlünüzce olmasını Yüce Mevladan temenni ediyorum. 30.12.2016

Medyabar.com bugun 238300 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1765 kere okundu
YORUMLAR 2 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
noel baba
30.12.2016 11:57
tüm Müslüman vede kendini Müslüman zannedenlere salyangoz kızartması nı yemelerini tavsişye ederim.sarımsak sosouyla.hiç değilse haramdan,cocuklara tecavüzden,yalandan,hırsızlıktan günahı azdır.
Kenan Aydın
30.12.2016 11:40
Affınızla hocam ,yazılarınızı okurken bilgi aldığım için mutluyum. Ancak bugünkü yazınızda sevgili peygamberimiz dönemine yılbaşını bağlamışsınız. Yaşadığı dönemde araplar olaylara bağlı takvim kullanıyordu. En son fil olayı esas alınmıştı. Hicri takvime yani ay takvimine geçişleri yıllar sonra olmuştur. 2.husus arapların yaşam tarzı örf ve adetlerine uymak da kültür yozlaşmasıdır. Türkler kendi tarihlerinde adalet doğruluk eşitlik hakkaniyet ahlak konularında bilhassa aile düzenleri açısından çok ilerdedirler. Türkler baharın gelişini ve yeni yılı Avrupa dan ayrı kutlamışlar mı bir de bu yönden olaya bakmak gerekir kanısındayım. Saygılarımla Allah a emanet olunuz.
Online Ziyaretçiler