Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Kendini sınırlandıran Cumhurbaşkanı...

07.01.2017 14:54
DARBE ANAYASASI İLE BURAYA KADAR...

Cumhurbaşkanımızın yaptığı iş görev ve işlemlerden dolayı bir sorumluluğu var mı?

Cevabınız?

Yok.

Sorumsuz bir Cumhurbaşkanımız var...

Bu sadece sayın Recep Tayyip Erdoğan için geçerli bir ayrıcalık değil Sayın Gül, Sayın Sezer, Sayın
Demirel, Sayın Özal, Sayın Evren içinde geçerli idi.

Peki bu sorumsuzluk neye dayanıyor?

Anayasa 104. Maddeden aldığı yetkiye dayanıyor.

Peki. Bu Anayasayı Recep Tayyip Erdoğan'mi hazırladı?

Tabiki hayır.

1980 darbesi sonrası hazırlanan 1982 Anayasa Cumhurbaşkanının yaptığı görev iş ve isleyişlerle ilgili
sorumsuz hale getirmiş durumda.

PARADOKS....

Ayrıca 1982 anayasası şöyle paradoks yaşıyor. Cumhurbaşkanı sorumsuz ama yetkileri de enteresan bir şekilde çok fazla. Sorumsuz Cumhurbaşkanına sınırsız yetki nerede ise.

Şimdi diyorlar ki ne gerek vardı Cumhurbaşkanlığı sistemine?
Parlamenter sistem yürütme erkinin, yasama erki içinden çıktığı ,icranın yürütme' de olduğu , yargının da bağımsız olduğu sistemdir kısaca. Cumhurbaşkanının ise temsil görevini üstlendiği bir
sistem olarak tanımlayabiliriz.

Parlamenter sisteme uygun Cumhurbaşkanı tanımı Alman anayasasında çok açık tarif edilmiş.

Alman anayasası der ki:
" Cumhurbaşkanı her şeyden önce devletin ülkedeki ve bütün dünyadaki temsilcisidir. Konuşma yapar ve şahsında ülkesini layıkıyla temsil etmeye gayret gösterir."

İşte Cumhurbaşkanının Almanya'da görev yetkisi. Konuşma yapacak ülkesini temsil edecek.

Parlamenter sistemin kurucusu İngiltere'de Cumhurbaşkanı konumunda olan Kraliçe'nin de görev yetkileri sembolik ve temsilidir. Keza israil'de de aynı. Keza Portekiz'de de...

Bizim Anayasamızda Cumhurbaşkanının yetki ve sorumlulukları Anayasanın 100 ile 104. Maddeleri arasında yazılmış.

1980 darbesi sonrası şartlarında Kenan Evren bence gelecek hükümet profiline çok güvenememiş ve icranın Başbakan'da olduğu ama iplerin son imzanın ve son derece kritik atamaların Cumhurbaşkanında olduğu bir anayasa hazırlatmış.

Uzun lafın kısası güçlü yürütme erki, sembolik Cumhurbaşkanı makamı olmadığı müddetçe parlamenter sistemin yürüme şansı zordur.

Esasında parlamenter sistemin pimi 1982 anayasası ile çekilmiştir.

ÖZAL 30 YIL ÖNCE BU BÖYLE GİTMEZ DEDİ

Bundan dolayıdır ki o gün ki siyasi liderler özellikle rahmetli Özal bu tıkanıklığı fark etmiş, 30 yıl önce Türkiye'nin başkanlık sistemine geçme gereksiniminden bahsetmiştir.

Türkiye uzun yıllar sistem ve anayasa tartışmalarının içinde kalmış siyasi istikrarsızlıklar, kurulan uyumsuz koalisyonlar,ekonomik ve siyasi krizler ile geçen yılları sebebiyle bir türlü bu sistem değişikliğini gerçekleştirememiştir.

Şu anda ki bulunduğumuz sistemde fazla yetkili sıfır sorumlu Cumhurbaşkanı ile yürütme erkini elinde bulunduran hükümetin ,uyumlu olmaması durumunda her an sistemin tıkanmasına ve krize yol açmaya müsait bir yapı oluşmuştur.

Örnek mi istersiniz Rahmetli Ecevit ile O günkü cumhurbaşkanımız sezer arasındaki anayasa kitapçığı gırlatması olayı Türkiye' yi milyarlarca dolar kayba uğraşmış ve ekonomik krize yol açmıştır.

Geçmişte Rahmetli Özal ,Mesut Yılmaz ve Rahmetli Demirel , Çiller kavgalarının ülkeye verdiği zararları da unutmayalım...

Bütün bu örnekler yürütme görevini yürüten başbakan ile cumhurbaşkanı arasındaki uyumsuzluğun anlaşmazlığın ülkemize yaptığı tahribat ve kaybedilen yıllara örnek olaylar olarak anılacaktır.

Yani kısacası 1982 de kurulan sistem artık Türkiye'yi taşımamaktadır.

KURGU YANLIŞ....

Peki bugün ku sistemde kuvvetler ayrılığı prensibinden söz etmek mümkün mü?

Bence hayır.

Adı üstünde kuvvetler ayrılığı...

Bakalım kuvvetler ayrı mi?

Yürütme , yasamanın içinden çıkıyor.

Yani yasama görevi için seçilen milletvekillerinin içinden yürütme görevi için bakan ve Başbakan çıkmaktadır.

Bu tek örnek bile kuvvetler ayrılığının başlı başına uygulanmadığının göstergesi.
Peki şimdi ki sistem de yasama görevini yürüten milletvekillerinin kanun teklifi verme yetkileri var mı?

Tabi ki hayır.

Bu küçük örnekte yasama yetkisinin bu sistemde eksik çalıştığının bir göstergesi.

Size bir soru daha?

Acaba bu parlamenter sistem içinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan' in kendisini Cumhurbaşkanı seçilmek için halkoyuna gitmeye ihtiyacı mi vardı?

Hayır...

Kendisinden önce seçilen Cumhurbaşkanları gibi Meclisten güle oynaya Cumhurbaşkanı seçilirdi.

Zaten 1982 anayasasına göre meclis belli aritmetik oylarla meclisin cumhurbaşkanı seçmesini öngörmüştü.

LİDER ZORU SEÇER....

Ama işte lider kolay olunmuyor.

15 yıl iktidarda kolay oturulmuyor.

Dünya lideri kolay olunmuyor.

Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'de gerçek anlamda statükoyu yıkan tek liderdir.

Hep mücadele ile bir yerlere geldi.

Kolayı seçmedi. Hep zoru seçti.

Tek referansı vardı millet.

Cumhurbaşkanlığı seçimini halka götürdü.
Kazanma garantisi mi vardı?
Yooo ..

Bu sandık. Her şey çıkabilirdi.

Kolayı seçmedi. Kolay mecliste seçilmekti. O zoru seçti. Gitti halka ve halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı oldu.

AK parti gerçekten hem makro ölçekte hem mikro ölçekte hem mantalite anlamında hem reel anlamda Türkiye'de büyük reformlar yaptı.

Ama Tayyip Erdoğan gibi iddialı bir lider için bu yapılanlar bile yeterli değildi.

Çünkü Türkiye için 2023 ve 2071 hedefleri vardı. Bunlar Türkiye'yi dünya devi yapacak hamlelerdi.

Cumhurbaşkanımız mevcut sistemle bu re formaların yapılamayacağını gördü.

Sorumsuz cumhurbaşkanlığından sorumlu cumhurbaşkanlığı sistemine geçirmek istedi ülkeyi.

Yine kolayı değil zoru seçti.


Bu günkü sistem değişikliği Türkiye'nin yarınları için yapılmıştır ve tarih bunu yazacaktır.

AYİPTİR AYIP...

Sonuçta sayın cumhurbaşkanımızda da bir fanidir. Bir takım algı operasyonları ile sanki kendisi icin bir sistem yaratıyor havası yaratmaya çalışılmaktadır. Günahtır. Külliyen yalandır.

Yazıktır ki teknolojinin gelişimi ile çıkan sosyal medya çılgınlığı zamanla yerine sosyal medya terörüne bırakmıştır.

Sayın Cumhurbaşkanımız bugün vardır o da bir fanidir hepimiz gibi yarın yoktur. Ama kurulan sistem Türkiye cumhuriyetini ve devlet işleyiş sistemini daha güçlü hale getirmek için hazırlanmıştır.

Hızlı karar alma ve uygulama, şu anki sistemde yer alan yetki karmaşasının düzenlenmesi, alınan kararların süratle uygulamaya geçirecek mekanizmaların oluşturulması mevcut tıkanan sistemi açacak ve ülkemiz daha hızlı gelişecek ve büyüyecektir.

Belki küçük bir detay ama eski sisteme göre meclis dışından aday gösterebilmek için 20 milletvekili imzası gerekiyordu, yeni taslak ta ise meclis dışından cumhurbaşkanı adayı göstermek için yüz bin imza yeterli oluyor.

Meclis dışından birinin aday olması için milletvekili imzasına ihtiyacı kalmıyor.

HESAP VEREBİLİR CUMHURBAŞKANI....

Bugün geçmeye çalıştığımız sistemle 1982 anayasasında beri sorumsuz olan cumhurbaşkanı , sorumlu olacak yaptığı iş görev isleyişten dolayı denetlenecek ve hesap verebilir hale gelecektir ve yürütme erkinin görevini üstlenecektir.

Yani Tayyip Erdoğan yine kolayı değil zoru seçmiştir.

Yasama yürütme artık tam ayrıdır.

Yeni sistemde milletvekilleri yasama görevlerini yerine getirirken kanun teklifi verme haklarına kavuşacaklardır.

Şimdi ki sistem de ise milletvekillerinin kanun teklifi verme yetkileri yoktur.

Yani milletvekilleri gerçek yasama görevlerini tam anlamıyla yerine getirebileceklerdir.

Parlamenter sistemdeki yürütmenin, yasamanın içinden çıkması demokrasideki kuvvetler ayrılığı prensibine de zarar vermekte idi.

Şimdi ki sistemde yürütme görevinde bulunacak bakanlar yasama görevinde bulunan milletvekilleri arasından değil Cumhurbaşkanının takdiri ile atanacaklardır.

Yasamanın, Cumhurbaşkanını , cumhurbaşkanının yasamayı karşılıklı denetleme görevi vardır.

TARAFSIZ YARGI....

Cumhurbaşkanlığı sisteminde yıllardır eleştirilen yargı sisteminin tarafsızlığı tartışmalarının sona erdirilmesi için, mevcut halinde "yargı yetkisi Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır" maddesine "bağımsız ve tarafsız" mahkemelerce bu yetki kullanılır ibaresi eklenmiştir.

Son olaylar göstermiştir ki yargı bağımsızlığı çok önemlidir bu da yeni sistem içinde düşünülmüş ve yargı erkine olan inanca güven duyulması sağlanmıştır.

CROSS CHECKLER

Sistemin cross checkleri yeni sisteme yerleştirilmiştir. Mesela bugün ki sistemde kanunların anayasaya aykırılığı ile ilgili iptal davası kim açabilir anayasa mahkemesine?

Sadece ana muhalefet partisi.

Bu çok mu demokratik sizce?

Peki yeni sistem nasıl kurgulanmış?

Kanunların anayasaya aykırılığı ile anayasa mahkemesine, Cumhurbaşkanı , mecliste bulunan siyasi partilerden oy oranına göre ilk iki parti ve TBMM üye tam sayısının 5 de 1 'ı kadar imza sayısı ile milletvekilleri.

Daha geniş bir yelpazede değil mi?

Eskisine göre cumhurbaşkanı daha az yetkili yine eskisine göre sıfır sorumlu olan cumhurbaşkanı tam sorumlu hale getirilmiştir.

Evet daha az yetkili...

Duyar gibi oluyorum nasıl olur daha az yetki dediğinizi.

Hemen bir örnek vereyim. Şimdi ki sistemde Anayasa Mahkemesi üyelerini kim atıyor?

3'ü hariç hepsini Cumhurbaşkanı atıyor.

Peki gelecek Cumhurbaşkanlığı sisteminde , Cumhurbaşkanı anayasa mahkemesinin bütün üyelerini atıyor mu?

Hayır.

Şöyle düzenlenmiş. Anayasa Mahkemesi üyelerinin yarısını cumhurbaşkanı, yarısını TBMM atar.

Sosyal medya da bazı basın organlarında çıkan tek adam benzetmeler tamamı ile realiteden uzak, altyapısı ve dayanağı olmayan saçma sapan iddialardır.

Bir de Cumhurbaşkanlığı sistemine bu açıdan bakmanızı tavsiye ederim..

Saygılarımla...

Medyabar.com bugun 178327 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 5635 kere okundu
YORUMLAR 6 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Son Yolcu
09.01.2017 17:06
Bilmediği konularda yorum yapmak da böyle oluyor. Yazık.
ahmet canbaz
09.01.2017 15:46
Yetkileri fazla ve sorumluluğu olmayan bir cumhurbaşkanı rahatsızlık yaratıyorsa cumhurbaşkanının yetkilerini daha da kısıtlarsınız. Darbe anayasasındaki cumhurbaşkanına ilave yetkileri eleştirip yeni anayasa değişikliği ile bütün yetkileri cumhurbaşkanında toplamak??! O kadar saçma sapan argümanlar var ki başkanlık sistemini övmek için resmen bir akıl tutulması!
melih
09.01.2017 13:30
bilmemek ayıp değil sayın yazar öğrenmemek ayıp
a.nesin
08.01.2017 10:14
Yasaları adamlara değil de adamları yasalar uydursalar keşke, yöneticilerin yasaya uymadığı bir ülkede vatandaştan ne bekliyorsunuz Allah aşkına
merda
08.01.2017 03:07
DARBE Anayasa Demişken ,Aklıma Anayasa da ki Eşitlik ilkesi geliyor ..Anayasa da eşitlik var mı şu anki yasa da varsa neden lise mezunu taseron işçi 1300 a skeri ücretle geçinemezken lise mezunu kadrolu memur 4500 tl neden alıyor neresinde eşitlik ?? ikinci si Anayasa ya kim uyuyor hükümetmi uyuyor devletmi uyuluyorsa ANAYASA ya DEVLETÇİLİK ilkesince Devlet vaadı Taserona kadro 2015 Seçiminden 3 ay sonra verilecekti ,Verilmedi yıl oldu 2017 Anayasa ihlal edildi 2015 ten beri vatandaş ,emekçi kandırıldı bu seferde Anayasa mahkemesi görevini yapmıyor ANAYASA mahkemesi görevini kimin emrinle yapar ,milletinmi mahkemesi hükümetinmi mahkemesi???
melih
07.01.2017 16:09
sayın yazar şimdiki sistemde anayasa mahkemesi üyelerinin 3 tanesini TBMM atar bu hatadan sonra artık yazılarınızı ciddiye alamam
Online Ziyaretçiler