Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Ameliyat edilen peygamber

20.01.2017 09:59
AMELİYAT EDİLEN PEYGAMBER

Söz sırası geldiğinde haklı olarak Hristiyan ve Yahudiliğin tahrif edildiği hep söylenir de hiç ama hiç iğneyi kendimize batırma becerisini gösteremedik maalesef.

Luka dedik, Yuhanna dedik, Matta, Markos dedik de bizdeki Hanefii, Şafii, Malikii, Hanbelii den hiç bahsetmedik.

Bunlar arasındaki bazı konular, söylenildiği gibi tali meselelerde olmayıp ana meselelerde de uyuşmazlık arz eder.

a- Mesela abdest konusu, Henefi de az bile olsa çıktığı yerden taşan kan abdesti bozduğu halde Şafiilrde kan abdesti bozmaz.

b- ...أَوْ لاَمَسْتُمُ النِّسَاء فَلَمْ تَجِدُواْ مَاء فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدًا طَيِّبًا...

"ya da kadınlara dokunmuşsanız ve bu hallerde su bulamamışsanız, temiz toprakla teyemmüm ediniz..." (Maide 6)

Ayette geçen "kadınlara dokunmuşsanız" ifadesini yüce Mevla halkın dilince kibarca"cinsi birleşme yapmışsanız" ifadesini, Şafii "kadının tenine eliniz değmişse" olarak anlamış olduğundan yakını ve uzağı fark etmez bir şekilde hangi kadına el değmişse abdestin bozulacağını anlamış, bu durumda abdest almayı farz görmüştür.

Hani ayrılıklar talii meselelerde idi, abdest alınmasının farz olması tali mesele mi, asli mesele mi?

Bunların ayrı ayrı din gibi algılanıp hala tatbik edilmesi Matta veya Yuhannadan ne farkı var?

Ya bunların bir birlerini tekfir etmeleri ne olacak?

Ehli Sünnet denilen akım bu ve buna benzer sayısız konularda Kuran perspektifinden konuya bakabildiler mi?

Merkeze Kuranı koyup meselelerde Kuranı mihenk taşı yapmış olsalardı sayısız ihtilafların çıkması imkânsız hale gelecek, islamı tanımak için gayret sarf edenler sükûtu hayale uğramayacaktı.

İslamı araştırıp Müslüman olmak isteyen hangi islama inanacak?

Hanefi islamına mı?

Şafii islamına mı?

Güzelim dinimize yapılan ilaveler hakkında konu açıldığında yer yer temas etmişimdir.

Bu ilaveleri saymaya kalksam bu sayfalar yetmez.

Allah diyor ki

وَلاَ تَقُولُواْ لِمَا تَصِفُ أَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هَذَا حَلاَلٌ وَهَذَا حَرَامٌ لِّتَفْتَرُواْ عَلَى اللّهِ الْكَذِبَ إِنَّ الَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّهِ الْكَذِبَ لاَ يُفْلِحُونَ

"Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, "Bu helâldir, şu da haramdır" demeyin! Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler"(Nahl 116)

İslam âleminin iflah olmamasının sebebi, Allahın dinine ilave yapmalarındandır.

Hâlbuki ki Allah, benim önüme geçip dini bana öğretmeyin, bu dini ikmal ettim ve bu nimetimden razıyım dediği halde.

قُلْ أَتُنَبِّئُونَ اللّهَ بِمَا لاَ يَعْلَمُ فِي السَّمَاوَاتِ وَلاَ فِي الأَرْضِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ...

"...De ki: "Göklerde ve yerde, Allah'in bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz?" Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir."(Yunus 18)

قُلْ أَتُعَلِّمُونَ اللَّهَ بِدِينِكُمْ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

"(Ey Resulüm!) De ki: "Siz dininizi (dindarlığınızı) Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Çünkü Allah, her şeyi hakkıyla bilendir."(Hucürat 16)

İlaveler evet, Hz. İsada, Hz. Musada olmuş, Musanında, İsanında dini yıkılmıştı.

Hamdolsun ki ilaveler Kurana giremedi.

Kuranda bir değişiklik yok ama bu güzelim din referansını kurandan alması gerekirken riv-ayetlerden aldığı için Kuranın haricinde İslamı anlatan kitaplardaki ilaveler sayılamayacak kadar çoktur.

Bu ilavelerden inşikak-ı kamer (ayın ikiye yarılması) üzerinde bir önceki yazımda durduğum için onu geçiyor, dine yapılan diğer bir ilave zam üzerinde durmak istiyorum.


ŞERH-U SADR (göğsün yarılması) YALANI

Peygamberimizin küçükken ve de miraçtan önce göğsünün yarılıp ameliyat edildiği yalanı.

Buna inanan, aklını ya yemiş, yada kiraya vermiştir.

Neymiş, Peygamberimizin göğsü meleklerce yarılarak ameliyat edilmiş.

Bunu da İnşirah süresine dayandırıyorlar.

أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ

وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ

"(Ey Muhammed!) Senin saadetin için, göğsünü (hikmetle doldurmak suretiyle) genişletmedik mi?

"Yükünü üzerinden kaldırmadık mı?

الَّذِي أَنقَضَ ظَهْرَكَ

"Ki o belini bükmüştü.

Allah Peygamberimize diyor ki

Senden, belini çatırdatıp bükmüş olan (peygamberliğin ağır) yükünü ("Sen sadece bir tebliğcisin" diyerek) hafifletmedik mi?

Peygamberimiz, ayetlerin inişi sırasında heyecanlanıyor, unutur muyum diye endişelendiği için Cebrail okurken Oda heyecanla dilini döndürüp okumayı tekrarlıyor

Allah bunu şöyle haber veriyor:

لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ

إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْآنَهُ

فَإِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْآنَهُ

ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُ

" (Ey Muhammed!) Cebrail sana Kur'an'ı okurken, acele edip onun söylediklerini tekrarlama!

Şüphesiz onu (kalbine) yerleştirmek ve (gerektiğinde sana) okutmak bize aittir.

Biz onu okuduğumuz zaman, sen de onun okunuşunu takip et.

Sonra onu açıklamak da yalnız bize düşer."(Kıyameh 16-19)

فَذَكِّرْ إِنَّمَا أَنتَ مُذَكِّرٌ

لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ

"Öğüt ver, çünkü sen ancak öğüt verensin.

Onların üzerinde zorlayıcı değilsin." (Ğaşiye 21-22)

Sana düşen inanmalarını zorlamak değil, sen tebliğ et diyerek inkârcılara şöyle karşılık vermesini istiyor Allah:

وَإِن تُكَذِّبُوا فَقَدْ كَذَّبَ أُمَمٌ مِّن قَبْلِكُمْ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ إِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ

""Eğer siz (beni) yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de (peygamberlerini) yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir."(Ankebut 18)

... يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُ

"Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni (olduğu gibi) tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun..." (Maide 67)

Bu ayetlerle Yüce Yaratıcı Peygamberimizin gönlüne adeta su serpiyor, Onu teskin ederek ŞERH ediyor, ferahlandırıyor.

Gülünç olan, ayetlerde geçen ŞERH kelimesini sanki CERH diye anlamış ve ameliyat manası vermişler.

ŞERH kelimesini anlamak için ayeti tefsir eden diğer ayetlerdeki bu kelimeyi incelememiz lazım.

فَمَن يُرِدِ اللّهُ أَن يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلإِسْلاَمِ وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَاء كَذَلِكَ يَجْعَلُ اللّهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ

"Allah, her kimi (iyi niyetinden dolayı) doğruya erdirmek isterse, onun kalbini İslâm'a açar. Kimi de (kötü niyetinden dolayı) sapıklıkta bırakmak isterse, onun da kalbini göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah iman etmeyenlerin üstüne, işte böylece pislik/azap bırakır."(Enam 125)

Allah, kalbin islama açılmasından bahsediyor, bizimkiler ise ameliyattan bahsediyor, tuhaf şey.

Allah ayette biyolojik müdahaleden bahsetmiyor.

Allah cc bizim için de kalp açıklığından bahseder.

ŞERHU SADRın Kuranda ne manada geçtiğine bakmağa devam edelim.

أَفَمَن شَرَحَ اللَّهُ صَدْرَهُ لِلْإِسْلَامِ فَهُوَ عَلَى نُورٍ مِّن رَّبِّهِ فَوَيْلٌ لِّلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُم مِّن ذِكْرِ اللَّهِ أُوْلَئِكَ فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ

"Allah kimin gönlünü (iyi niyetinden dolayı) İslam'a açmışsa o, Rabbinden gelen bir nur üzere olmaz mı? Allah'ın zikrine karşı kalpleri katı olanlara yazıklar olsun! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler."(Zümer 22)

İşte ŞERHU SADR bu.

Allah, peygambere verdiği kıymete kanaat etmeyen bir anlayış var.

Hoca kılıklı kalkıyor, SÜMÜK-Ü ŞERİF diyerek güya peygamberimizin sümüğünü sahabe üzerlerine sürmüş de bereketlenmişler.

Af edersiniz Peygamberimizin kanını, hatta sidiğini sahabe içmiş vs vs vs diyebilecek kadar pusulayı kaçıranlar var.

Bu ve benzeri yakıştırmalar, Allahın Peygamberimize verdiği payeyi az görüp, peygamberimizi ilahlaştırma çabalarıdır. 20.01.2017

Medyabar.com bugun 59998 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 2421 kere okundu
YORUMLAR 1 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Turan Çakır
25.02.2017 04:53
Sayın Karagüzel, Yanlış, eksik, tartışmalı, bilgi ve yorumları israiliyat sızdırmalarını genelleyerek , kendinizin dışındaki müminlerin müslümanların eksik yetersiz anlayışsız konumunda olduklarına hükmetmeyiniz.Cümlelerinizde edebli olunuz.Fahr-i kainat Efendimiz aleyhisselamı andığınızda sıradan bir insandan bahsediyormuş gibi telaffuz ve yazıyla ifade etmeyiniz.Öfkenizi yüksek zeka ve anlayışınızı egonuzu boşaltacak başka alanlarda yazmayı deneyiniz.Ya da yazdıklarınızla ilgili uzmanlarla görüşüp onların bilgi ve yorumlarınıda içeren aydınlatıcı açıklamalara vesile olunuz.Ve her zaman lütfen Sevgili Peygamberimiz aleyhisselama layık ve uygunlukta edebli olunuz.
Online Ziyaretçiler