Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Sakarya mı, Paris mi?

06.02.2017 10:05
Sakarya'da bulunan bazı kafeler, canlı müzik mekanları, kahveciler, yemek pişirilip satılan yerler, fırınlar, börekçiler, kuaförler, güzellik ve ağda salonları, spor merkezleri, mimarlık büroları, kırtasiyeler, tabelalarında renklerin dilini ve tekrar eden harflerin etkisini kullanarak ''The, By, Coffee, Food, Steak, Cafe, Lounge, Patisserie, Breakfast, Zone, Bistro, vb.'' İngilizce, Fransızca, Rusça kelimeler kullanıyorlar.

Menülerine hiç girmiyorum, tahmin edebiliyorsunuzdur, elbet o rezilliği hayatınızda bir sefer de olsa yaşamışsınızdır.

Televizyon yayınlarında, radyo frekanslarında ve gündelik hayatımızdaki bulunan söyleşilerde de yabancı kelimeler kullanarak dilimizi asimile etmeye çalışıyorlar.

Dikkatinizi çekiyor mu ? Dilimiz her geçen gün diğer dillerden gelen yabancı kelimelerin taaruzu altında. Türkçe'miz devamlı yozlaştırılıyor ve yabancılaşıyor.

Özellikle biz Sakaryalılar bu konuda ne durumdayız?

Sakaryalılar olarak cennet gibi bir yerde, geleceğin şehri içerisinde inanılmaz lüks yaşıyor, son model aşırı lüks pahalı araçlara biniyor, modern kafelerde ve mekanlarda vaktimizi geçiriyor, aşırı yüksek hesaplar ödüyoruz.

Sakarya'da her gün yeni bir mekan açılmakta ve isim olarak ise çeşit çeşit yabancı markalar tanımlanmaktadır. Ya hu Türkçe kelime mi kalmadı? Kime neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?

Affedersiniz, bu yabancı isimleri, markaları şehrimize getiren kişiler yani Sizler Hepiniz ingilizce, fransızca biliyorsunuz da bizler Sakaryalılar olarak bilmiyor muyuz?

Ayrıca hiç kimse Türkçe dışında bir yabancı dil bilmek zorunda da değil ki böyle bir zorundalık var mı?

Tepkiliyim Sizlere. Neden mi? Hiç büyümediğiniz Adapazarı gibi bir yere gelin, bir mekan açın, 34 plaka araçlarınıza binin, Sakarya'da sükse yapın, kendinizi kendinize karşı özel kılın, Bizleri de Bizlere, değerlerimize, dilimize Türkçemize karşı düşman...

Hiç de özel olamıyorsunuz. Neden mi? Mekanlarınıza başkalarına bakmak için uğrayabiliyorum.
Hep Sizleri, şehir insanın yalnızlık ile imtihanı şeklinde gözlemliyorum; en arkada, ıssız bir köşede, yapayalnız otururken, ellerinizde telefonlarınız ile gece bitse de gitsem diye sıkılırken görüyorum, halinizden belli oluyor...

Hiç de özel olamıyorsunuz... Neden mi? Sizin birinci sınıf, özenerek, süsleyerek, her şeyini özel seçtiğiniz, emek verdiğiniz, yatırım yaptığınız mekanlarınıza beklediğiniz hedef kitleniz gelmiyor-gelemiyor.

Çünkü o tarz bir yaşam tarzına sahip olan kişiler, zaten otellerde, termallerde, terapi hizmetlerinin verildiği tesislerde, turistik seyahatlerde, butik sakin kalabalık olmayan mekanlarda vakitlerini geçiriyorlar.

Bu bireyler asla kalabalık yerleri sevmiyorlar yani sizler gibi kalabalıklar içerisinde yalnız kalmayı tercih etmiyorlar.

Bizler Halk olarak Sizlerin hedef kitlenize uymasak da her yaştan, her kültürden, özünde tok, eğitimli insanlarız; kimimiz üniversitelerden, kimimiz Aile Terbiyesinden, kimimiz ise hayat okulundan eğitimli...

Bizler sizlerin hedef kitlenize uymasak da neden mi mekanlarınıza geliyoruz?

Sadece meraklıyız işte...

Sizlerin BENDE VARIM, BENDE YAŞIYORUM, BENDE BU TOPLUMUN BİR ÜYESİ OLMAK İSTİYORUM ÇAĞRINIZA AYAK UYDURUYOR, DAVETLERİNİZE İCABET EDİYORUZ. BAZENDE ZORUNDA KALIYORUZ. NEDEN ZORUNDA KALIYORUZ BİLİYOR MUSUNUZ? ÇÜNKÜ HER YERDESİNİZ. HİÇ BİR YER KALMADI GİDECEK. SAYENİZDE DEĞERLERİMİZE UYAN MEKANLAR YOK ARTIK. VAR OLANLARDA BİR BİR YOK OLMAYA YÜZ TUTUYORLAR. BU ŞEKİLDEKİ İŞLETMECİLİK ANLAYIŞINIZ İLE ÇİFT OLMA BİLİNCİMİZİ YOK EDİYORSUNUZ VE AİLE KÜLTÜRÜMÜZÜ YAŞAMAMIZA İZİN VERMİYORSUNUZ.

Her kim olursanız olun; Ağanın Oğlu, Paşanın Torunu, Londra'da bir üniversiteden mezun, Amerika'da yüksek lisans yapmış, en iyi işletmeci - isterseniz Prens, isterseniz Prenses olun, ne yaparsanız yapın değerlerimizle oynamaya kalkmayın! Merak etmeyin bizler hiç bir şeye fransız kalmıyoruz SİZLEREDE KALMAYIZ.

Medyabar.com bugun 13881 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 4741 kere okundu
YORUMLAR 12 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
emrah taner
07.02.2017 00:06
çok doğru yazı.keşke her konumu olan böyle yazılar yazsa.belediye daha öz diline sahip çıkamıyor.yabancı mekan ismine ruhsat vermeyeceksin. ben böyle yerlere gitmiyorum.sizi de gitmemeye davet ediyorum.gideceğim yerin özellikle ismine bakıyorum türkçe mi diye.lafa gelince herkes osmanlı torunu,milliyetçi muhafazakar ama sözde.herkes şekil peşinde.
Ömer Faruk KOÇ
06.02.2017 19:17
Kendi isimlerimizin kökenleri türkçe değilken, menü ve tabelalarda türkçe asimile ediliyor düşüncesi bence yanlıştır. Birçok kelimemiz farklı dillerden türkçeleşmiş, bu sebeple akımın devam etmesi normaldir.
sangarius
06.02.2017 18:49
Son harfine kadar katılıyorum çok güzel bir yazı olmuş bence lüks olmanın şartı yabancı kafe ismi koymak değil örfünü , adetini muhafaza edip lüks kalabilmek zor olsa gerek keza gitmeyi bile istemedim. Semt kahvelerinde ki muhabbet daha sıcak daha samimi daha bizden.
erkan
06.02.2017 17:43
o zaman belediye ne iş yapıyor kardeşim...osmanlıya özenen belediye daha anadiline sahip çıkamıyor
erdal
06.02.2017 17:15
yorum yapan arkadaşlara sesleniyorum köşe yazarının yazmış olduğu yazının içeriği ve ne anlatmak istediğinden çok yazısının imla hatalarıyla ilgilenmişssiniz evet hata olabilir varda ama ben şahsen anlattığı herşeyi doğru buluyorum neden yabancı özentiliği neden biz kendimiz olmaya çalışmıyoruz neden kendi öztürkçe markalarımızı oluşturmaya çalışmıyoruz amerikalısı almanı bize özenmiyor evet serdvan mavi durakta yabancı markalara francieseng firmalara destek oluyoruz size bir örnek vereyim mavi durak kafeler caddesinde hastaneye yakın bir yabancı menşeili bir kafenin tabelasındaki RESTOURANT kelimesinin t harfini allah aşkına bir bakın t harfi değil açık bir şekilde haç simgesi olduğunu göreceksiniz müşteriler farkında değil kasıt var
Mert K.
06.02.2017 15:46
TÜRKÇE hakkında böyle bir yazı yazıp, yazıda da onlarca hata barındırmak oldukça manidar. Bu yazdıklarınızın yanı sıra, bir de markalaşma sürecini öğrenmenizi isterim. Markanın dili yoktur, 2 harf yanyana gelerek bile marka olabilir. Onun için siz kafeleri, barları boşverin de, köşenizde daha özenli bir Türkçe kullanmaya gayret edin.
Erol
06.02.2017 15:09
asimile: Benzeşmek, kendine uydurmak frekans: Sıklık menü: isim Yemek listesi Bu kelimeler Fransızca.. Bunlar en azından benim gördüklerim belki daha fazla yabancı kelime kullanmışsınızdır. Konunun uzmanı değilim. Ancak memlekette daha mühim meseleler varken (adalet, geçim şartları, ağır şartlarda çalıştırılan çocuklar, evsizler) ülkenin asıl gündeminden uzak olduğunuzu düşünüyorum. Bence eğitimle düzelecek bir özenti hastalığına sahibiz hepsi bu. Kitap okuyarak, sorgulayarak, araştırarak. Kendimizi yetiştirmeye gayret göstererek. Kendi kapımızın önünü temizleyince, şehrimiz tertemiz olacak. Saygılarımla..
fer arar
06.02.2017 14:38
yazık bu yabancı özentiliği. lafa gelince de en iyi Türk milliyetçisi sizsiniz ama. halk olarak bunlara tepkimizi koymamız lazım.
Sakaryalı
06.02.2017 13:09
Türkçe dilimize sahip çıkalım konulu bu yazının imla ve yazım hatası dolu olması da ironikmiş.
Hasan
06.02.2017 12:28
peki sen nerede yazıyorsun?medyabar öz be öz Türkçe bu kelime ahahahah
fer arar
06.02.2017 11:30
yazık bu yabancı özentiliği. lafa gelince de en iyi Türk milliyetçisi sizsiniz ama. halk olarak bunlara tepkimizi koymamız lazım.
Selçuk
06.02.2017 11:18
Yazdığınız bu metin imla ve yazım hatalarıyla dolu. Başkalarının isim tercihlerine laf atmaktansa kullandığınız Türkçeyi geliştirin derim.
Online Ziyaretçiler