Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Geçmişin güzellikleri!

23.02.2017 17:22
Hızla gelişen ve değişen birçok şeyin yanında asla değişmeyen ve hafızamızdan silinmeyen geçmişten geleceğe taşıdığımız birçok değerler, ananeler,örf ve adetlerimizin yanısıra özlem duyduğumuz birçok şeyi umarım hepimiz özlüyoruz. Çocukluğumun geçtiği ilçemde yaşadıklarımız, gördüklerimiz bugünlerde özlemini duyduğumuz içtimai hayattan bahsetmek istiyorum.

Bizim çocukluğumuzda analarımız çalışmazdı. Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta babamın bile hiç anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi. O hep evdeydi.

Heryere birlikte giderdik. Zaten öylede gidilecek çok bir yer yoktu. Ki en büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı. Herkes kendi mahallesinde bulunan oyun oynanacak geniş bir alanda çeşitli oyunlar oynardı. Bazen mahalleler arası çeşitli oyun yarışmaları olurdu. Hiç kavga çıkmadan yenilen yeneni tebrik ederdi.

Kafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okul arkadaşlarımızla gider birlikte çıkar oynaya zıplaya yürüyerek evlerimize gelirdik. Servis felan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi . Hatta öyle olurdu ki çantalarımızı kaldırıma koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiğinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası birşeyler hazırlar , gönderirirdi. mahallemizde ki teyzeler annemiz gibiydi.

Susayınca evlerine girer su içerdik ya da pencereden bize bir sürahi su yanında bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana su içerdik. Kısaca evine gidip gelen mutlaka yiyeceklerle dönerdi. Anneler o arada çocuğuna verdiği şeyden bizede gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye bazen de bir meyve olurdu. Kışın ceviz ve badem ikram edilirdi. Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince alırdık. Çok garip ama kimse o parayı almazdı. Soaklarımız evimiz gibi güvenliydi. Yere düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi.

Polisler gelmezdi. Kavgalarımıza zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımızda öyle ustura, falçata olmaz onlar nedir bilmezidk bile.Asla o masum kavgalar kanla filanda bitmezdi. En fazla saçlarımızdan çeker , hayvan adları sayar, tekme atar yine oyuna dalardık. Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.

Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yinede mikrop kapmazdık. Azar işitip acil servislere taşınmazdık. Düşerdik , şişen yerimize ekmek çiğner basarlardı. Oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasona girmezdik. Şahsen ben bizim çocukluğumuzu çok özledim. Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki. Komşumu tanımıyorum.

Ama evin camında temizliğe gelen kadını hafta bir görüp kolay gelsin diye konuşuyorum. Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik. Kapı silmece kaç kuruş bilmem. Hepimiz elinde bezler güle oynaya işlerimizi bitirirdik. Evlerimiz var içinde yaşayan yok, parklarımız var içinde oynayan çocuk yok. Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar , ışıl ışıl vitrinler , girip çıkan yapay insanlar sanki ruh yok buz gibi.

Kısacası bu biz değiliz. Tahta iskemlede oturan yaşlılarımız , onlara nene,dede diye hatrını soran çocuklarımız yok oldu. Ben kapılarında valelerin ,bodyguardların beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir. Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp taksidini bitiremediği arabasının anahtarını hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür.

Ne ruhuma ne kültürüme nede cüzdanıma hitap eder.Nedir bunlar reklamlarla desteklenen beyni , ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk? Biz mi istemiştik? Yoksa birilerimi böyle istedi? Kısaca her toplum hakettiği gibi yönetilir derler ya... Hakettiği gibi de yaşar diyelim mi?

LATİF GÜLEÇ

Medyabar.com bugun 58158 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 2862 kere okundu
YORUMLAR 1 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
adnan ruhi üzümkaya
24.02.2017 08:25
yüreğine sağlık kalemine sağlık latif abi.sizlerin ve bizlerin yaşadığı o yıllar yani teknolojinin bizleri esir alamadığı o yıllar var ya ömrümüzün en anlamlı ve güzel yılları idi.iyiki yaşayabildik dediğimiz yıllardı. .ömür dediğin bir han o han da hepimiz birer misafiriz.gök kubbede bir hoş seda bırakıp evlatlarımıza güzel bir gelecek bırakabilmek ümidi ile selam ediyorum.yazılarının devamını dilerim.
Online Ziyaretçiler