Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Allah'a İtaatiniz Şeytana İtaate Dönüşürse!

03.03.2017 10:04
Kuran ifadesiyle Allah'a ve resulüne uyunuz cümlesinde resül bir alternatif mi?
Allah'a itaat ve elçisine itaat, evrim geçirerek şeytana itaate dönüşür mü?

Bu nasıl bir soru dediğinizi duyar gibiyim.

Önceki yazılarımda belirttiğim bir konuyu burada fazla açmak istemem ama şu kadarını ifade edeyim ki Allah'a itaatte şeyhleri, gavs dediklerinizi de ortaya koyarsanız şeytana itaat etmiş olursunuz.

Elçi de din kuralı koyar denildiğinde bu soru ile karşılaşmanız kaçınılmazdır.
Kitaplarda peygamberimiz de şarii olarak tarif ediliyor maalesef, yani şeriat kuralı koyan.

Halbuki ki dinin kurucusu Allah olduğuna göre kurallarını da koyma yetkisi yalnız ve yalnız Ona ait olması gerekmez mi?

Gerekir ama gel bunu şaşkınlara anlat, anlatabilirsen!

Allah cc hakimiyetinde ortak kabul etmediğini beyan ettiği halde.
وَلَا يُشْرِكُ فِي حُكْمِهِ أَحَدًا
"O (Allah) hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez" (kehf 26)
Elçi, aldığı emri karşı tarafa olduğu gibi aktarmak mecburiyetindedir.

İlave, eksiltme yaparsa elçiliğini yapmamış ihanet etmiş olmaz mı?

İşte dini yani Kuranı aktarma konusunda da elçi bunu yapar.

Yüce Yaratıcı elçisine bu hususta şöyle der:
يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُ
"Ey Resul(elçi), Rabbinden sana ne indirildiyse onu tebliğ et, böyle yapmazsan elçiliğini yapmamış olursun...(Maide 67)

Resul (elçi), Allah'ın ayetlerini ulaştıran olduğu içindir ki elçiye itaat Allah'a itaat olarak vasıflandırılmıştır.
Dini olmayan, örf adetten olan konularda resule itaat şartı yoktur.
Allah'ın elçisi Kuran'la uyarmış, Kuran'la korkutmuştur zira Allah'ın emri budur:

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ الْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِ قَوْمًا لُّدًّا
" (Ey Muhammed!) Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınanları Kur'an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilinle (indirip) kolaylaştırdık"(Meryem 97)

Allah cc uyarmanın vahy ile olacağını bildiriyor.
قُلْ إِنَّمَا أُنذِرُكُم بِالْوَحْيِ وَلَا يَسْمَعُ الصُّمُّ الدُّعَاء إِذَا مَا يُنذَرُونَ
" (Ya Muhammed) De ki: Ben, sadece, vahiy ile sizi ikaz ediyorum. Fakat, sağır olanlar, ikaz edildikleri zaman bu çağrıyı duymazlar" /21/Enbiya 45).

-. كَذَلِكَ أَرْسَلْنَاكَ فِي أُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهَا أُمَمٌ لِّتَتْلُوَ عَلَيْهِمُ الَّذِيَ أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ

"Böylece biz seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete, sana vahyettiklerimizi okuman için gönderdik?" (13/Rad 30)

- وَأُوحِيَ إِلَيَّ هَذَا الْقُرْآنُ لأُنذِرَكُم بِهِ وَمَن بَلَغَ?

"Bu Kuran, bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu?" (6/Enam 19).

وَإِذَا تُتْلَى عَلَيْهِمْ آيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذِينَ لاَ يَرْجُونَ لِقَاءنَا ائْتِ بِقُرْآنٍ غَيْرِ هَذَا أَوْ بَدِّلْهُ قُلْ مَا يَكُونُ لِي أَنْ أُبَدِّلَهُ مِن تِلْقَاء نَفْسِي إِنْ أَتَّبِعُ إِلاَّ مَا يُوحَى إِلَيَّ إِنِّي أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّي عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

"Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda bizimle karşılaşmayı ummayanlar derler ki: "Bundan başka bir Kuran getir veya bunu değiştir." De ki: "Benim onu kendiliğimden değiştirmem asla mümkün değildir. Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum. Eğer Rabbime isyan edersem büyük günün azabından korkarım." (10/Yunus 15).

Ayetlerden de görüldüğü gibi, Peygamber'in açıkladığı ve uyduğu vahiy Kuran'dır. İnanmayanların reddettiği, değiştirilmesini istedikleri de yine Kuran'dır. Peygamber'in vazifesi kendisine vahiy olarak gelen Kuran'ı insanlara tebliğ etmektir.

Peygamber'e uymak; Kuran'a uymak, Kuran'ın sistemine göre inanmak, hareket etmek ve yaşamaktır. Peygamber'imiz Kuran'da en çok "resul" kelimesiyle tanıtılır. "Resul" Türkçe'deki "elçi" kelimesinin karşılığıdır ki Allah, bu kelimeyle, Peygamberimiz'in vazifesi olan İlahi mesajın insanlara iletilmesini vurgular.

Ayetlerden gördüğümüz gibi bu mesaj Kuran'dır.

Başka hiçbir kaynağa, hiçbir kitaba gönderme yapılmamaktadır.

Allah, Kuran dışında başka uyulması gereken vahiyler, kaynaklar olsaydı; onları da belirtir, onlara da uymamızı isterdi. Oysa bugünkü manzaraya baktığımızda yüzlerce cilt hadis ve fıkıh kitabının dinin kaynağı sayılarak Kuran'a eş koşulduğunu görüyoruz. Böylece Kuran'ın, din konusundaki otoritesi ve kaynaklığı % 100 iken, Kuran birçok kaynağın arasındaki bir kaynağa indirgenmiş ve dolayısıyla dinin kaynağının belirlenmesi hususunda içinden çıkılmaz bir batağa saplanılmıştır.

Öyle ki Kuran'ın, oluşturulan bu yeni yapıda hacim olarak payı % 1'in bile altındadır. Gördüğümüz tüm bu ayetler, Kuran'ın değerini düşüren ve yalan sözler ("hadis" başlığı altında) atfetmek suretiyle Peygamber'e iftira eden anlayışa karşı çıkar.

عَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ

تَنزِيلَ الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ

لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّا أُنذِرَ آبَاؤُهُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ

"Dosdoğru bir yol üzerindesin. Aziz ve Rahim'in indirdiği üzerindesin. Ataları uyarılmadığından tümüyle habersiz kalmış bir toplumu uyarman için... (36/Yasin 4-6)

الَر كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ إِلَى صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ

"Bu bir kitaptır ki, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura (aydınlığa), O övgüye layık, Aziz olanın yoluna çıkarman için sana indirdik" (14/İbrahim 1).



Bu kitap (Kuran) insanları karanlıktan aydınlığa çıkarır. Allah'ın indirdiği (Kuran) üzerinde olan, dosdoğru yol üzerinde olur.

Kuran'a uyanlar bu ayetler gibi birçok ayetten güç ve destek alırlar.

Peki Fetava-i Hindiyelere uyanlar, Tirmizi, Muvatta, Buhari, Müslim gibi kitaplara uyanlar ve bunları Kuran gibi dinin kaynağı gösterenler; böylece Kuran'ın dindeki tekelini, bilerek veya bilmeyerek bozma girişiminde bulunanlar, güç ve desteklerini nereden almaktadırlar?

Kuran, Peygamber döneminde yazıldı, ezberlendi.

İçinde hiçbir çelişki ve mantığa aykırılık yoktur.

Diğer hiçbir kaynak, Peygamber as. hayattayken yazılmamıştır.

Üstelik hadisleri ve mezhepleri incelediğimizde göreceğimiz gibi bu izahlar Kuran'la, kendi aralarında ve mantıkla çelişmektedirler.

Nerede çağın ve aklın çok önünde olan Kuran,

Nerede akılla çelişen birçok izahı barındıran, İslam'dan insanları kaçıran uydurma hadisler ve mezhepler?

YAHUDİLERDE VE HIRİSTİYANLARDA DA AYNI TİP DEJENERASYONLAR VARDIR

وَكَيْفَ يُحَكِّمُونَكَ وَعِندَهُمُ التَّوْرَاةُ فِيهَا حُكْمُ اللّهِ ثُمَّ يَتَوَلَّوْنَ مِن بَعْدِ ذَلِكَ وَمَا أُوْلَئِكَ بِالْمُؤْمِنِينَ

"İçinde Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarındayken, nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar". (5/ Maide 43).

وَلْيَحْكُمْ أَهْلُ الإِنجِيلِ بِمَا أَنزَلَ اللّهُ فِيهِ وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللّهُ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

"İncil bağlıları Allah'ın onda indirdiğiyle hükmetsinler. Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler sapkınların ta kendileridir" (5/Maide 47).

Allah evvelki din sahiplerine de Peygamberleri aracılığıyla kitaplar ve sayfalar indirmiş ve bunlara uymalarını söylemiştir. Yahudiler, Kuran gibi detaylı ve her şeyi açıklayan Tevrat'ı aldılar. Ancak Allah'ın sözleriyle yetinmediler" (Bakara Suresi 67. ile 71. Ayetler)

Bu ayetler de gördüğümüz Yahudilerin teferruatsever yaklaşımları, Hz. Musa'nın vefatından sonra da devam etti. Bu tavırları sonucu Mişna (Söz, Hadis) ve Gamara (Pratik, Sünnet) denilen dini kaynaklar ürettiler.

Görüldüğü gibi "hadis" ve "sünnet" adı altında kutsala atıflarla dini teferruata boğma, bir tek bizim dinimize özgü değildir.

Kuran, Hıristiyanların Hz. İsa'yı ve din adamlarını Rabler edindiğini söyler ve dine ilave olarak uydurdukları ruhbanlığa sonradan kendilerinin de uyamadıklarına dikkat çeker. Kuran'da tüm bu kıssalar bize öğüt almamız için açıklanmıştır.

Oysa kendini dinde otorite ilan eden bazıları aynı hatalara düşmekten sakınacaklarına "Bu Hıristiyan ve Musevilere olmuş, bize olmaz" diyerek benzer hataları tekrarlamışlardır. Acaba bunların Kuran'dan bir delilleri var mı? Tabi ki yok.

Zaten delil yerine sanı ile konuşmaya meraklı bu "otoriteler"in, delile ihtiyacı yoktur. Çünkü kendilerini ve evvelki benzer "otoriteleri" zaten delil kabul etmektedirler. Bunlar kelle saymaya çok meraklıdır.

Söz konusu kişilerin çoğu "Bu kadar insan böyle diyor, siz onlardan daha mı akıllısınız?" izahıyla geleneklere ve kelle sayısının çokluğuna güvenirler.

Hıristiyanların çoğu "Hz. İsa Allah'ın oğlu" derken, bunun bir mecaz olduğunu, Allah'ın oğlu olamayacağını, Hz. İsa'nın sadece Allah'ın sevgili bir kulu ve Peygamberi olduğunusöyleyen Hıristiyanlar da vardır.

Peki bu azınlık Hıristiyanlar mı, yoksa Hz. İsa'nın Allah'ın oğlu olduğunu iddia eden Katolik ve Ortodoks din adamlarını Rabler edinmiş bu çoğunluk mu haklıdır? Üstelik Hz. İsa'nın Allah'ın oğlu olduğunu iddia edenlerin sayısı, geleneksel İslam'ı savunanlardan çok daha fazladır.

Hıristiyan çoğunluk:

"Bakın ne kadar çok kişi Hz. İsa'yı Allah'ın oğlu kabul ediyor.

Bizim azizlerimiz, evliyalarımız çok fedakâr, çok büyük adamlarmış. Onlar böyle diyerek yanılıyor da, siz üç beş adam bizim azizlerimizden, mürşitlerimizden, papazlarımızdan daha mı iyi biliyorsunuz?" deseler, geleneksel İslam anlayışını savunan ve çoğunluğun görüşünü yeterli bir delil kabul edenler nasıl bir cevap verebilir acaba?

Geleneksel - ki ben buna kayıt dışı diyorum-İslam'ı savunanların izah tarzıyla bunların tıpatıp aynı olması hiç de şaşırtıcı değildir.

Çoğunluğa uymanın saptırmaya yol açabileceğini belirten Kuran ayetleri ve Hıristiyan çoğunluğun çizdiği bu manzara; umarız kelle sayıcıları ve Kurani delil yerine "evliya"ya güvenenler için yeterlidir.

وَلَقَدْ أَنزَلْنَا إِلَيْكُمْ آيَاتٍ مُّبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِّنَ الَّذِينَ خَلَوْا مِن قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ

"Andolsun ki size açıklayıcı/açık delil (beyyine) ayetler, sizden önce gelip geçenlerden örnekler ve korunup, sakınanlar için de bir öğüt indirdik". (24-Nur Suresi 34)

لِّيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَن بَيِّنَةٍ وَيَحْيَى مَنْ حَيَّ عَن بَيِّنَةٍ وَإِنَّ اللّهَ لَسَمِيعٌ عَلِيمٌ?

"... Ta ki ölen açık delil (beyyine) üzerine ölsün, yaşayan da açık delil (beyyine) üzerine yaşasın."(8-Enfal Suresi 42)

Kuran'a göre insan, "beyyine" (açık delil) üzere olmalıdır. Yani geleneklerden hareketle, "Böyle gördük, biz de böyle yapıyoruz" mantığıyla yapılan uygulamalar, kelle sayımı ile gerçeği bulmalar Kuran'ın anlattığı İslam ile bağdaşmaz.

Kuran'a göre, Kuran'ın kendisi "beyyine"dir (açık delildir).

Bu yüzden ancak Kuran'ı dinin tek kaynağı yapanlar açık delile uymuş olurlar.

وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِي هَذَا الْقُرْآنِ لِيَذَّكَّرُواْ وَمَا يَزِيدُهُمْ إِلاَّ نُفُورًا

"Bunları Kuran'da türlü türlü şekillerde (sarf) açıkladık ki öğüt alıp hatırlasınlar. Fakat bu sadece kaçışlarını artırıyor". (17-İsra Suresi 41)

وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ فِي هَٰذَا الْقُرْآنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ فَأَبَىٰ أَكْثَرُ النَّاسِ إِلَّا كُفُورًا

"Andolsun bu Kuran'da her örnekten insanlar için türlü türlü açıklamalarda (sarrafna) bulunduk. İnsanların çoğu ise tanımamakta ayak diretmektedirler" (17-İsra Suresi 89).

وَكَذَلِكَ نُصَرِّفُ الآيَاتِ وَلِيَقُولُواْ دَرَسْتَ وَلِنُبَيِّنَهُ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

"Bak iyice kavramaları için ayetleri nasıl türlü şekillerde açıklıyoruz (nusarriful). (6-Enam Suresi105)

وَلَقَدْ جِئْنَاهُم بِكِتَابٍ فَصَّلْنَاهُ عَلَى عِلْمٍ هُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

"Bilgiyle uzun uzadıya, etraflıca açıkladığımız (fassalna), inanan bir toplum için doğruya iletici ve rahmet olan bir kitabı onlara getirdik" (7-Araf Suresi 52).

الَر كِتَابٌ أُحْكِمَتْ آيَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِن لَّدُنْ حَكِيمٍ خَبِيرٍ

"Bu bir kitaptır ki, Hakim ve Her şeyden Haberdar olan, ayetlerini hüküm ifade edici (muhkem) kılmış ve sonra detaylandırıp (fussilet) açıklamıştır".

Allah, bizzat kendi tarafından açıklama sebebini ise 2.ayette açıklayarak şöyle der:

أَلاَّ تَعْبُدُواْ إِلاَّ اللّهَ إِنَّنِي لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ وَبَشِيرٌ

" Allah'tan başkasına kulluk etmemeniz için bu böyledir, ben ise Onun tarafından uyarıcı ve müjdeleciyim" (11-Hud Suresi 1-2).

Allah, bu iki ayette diyor ki:

Kuranı Allah açıklar, başkası açıklarsa kendini tanrılaştırmış olur.

Yukarıdaki ayetlerden Kuran'ın detaylı, etraflıca, türlü türlü şekillerde dini konularda gerekli olan tüm açıklamaları yaptığını; Kuran'ın kendisinin söylediğini görüyoruz.

"Kuran başka kitaplara gönderme yapar, Kuran ana kitaptır, detayları başka kitaplardan öğreniriz" demek; tüm bu ayetlere karşı çıkmak, bu ayetleri yok saymak demektir.

Aynı şekilde "Kuran'dan dini anlayamayız" tipi izahlar da Kuran'a aykırıdır.
Allah, dine ait ne varsa hepsi kurbandadır derken birileri din adına başka kaynak ararsa Allahı yalanlaması bir yana Allah'ın dinine alternatif din ihdas etmiş olur.
Bu gün indirilen din değil de uydurulan dine inanıp anlatanların da yaptığı bundan başkası değildir.

Böyle bir dini kendi süfli emellerine alet edip satanların da müşterisi boldur maalesef.
Hamdolsun ki ahiret var,
Şükür ki hesab var!
Ak mı kara mı orada belli olacak
Gam değil! /03.03.2017

Medyabar.com bugun 77363 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 3091 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler