Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Allah, Kur'ana Abdestsiz Dokunulmaz Demiyor

31.03.2017 09:55
Genel kabule göre, abdesti olmayanlar ya da gusül abdestine ihtiyacı olanlar Kur'an'a dokunamazlar.


Verdikleri hükümlerin çoğunda rivayetlere sarılanlar, bu konuda ise ayeti delil getiriyorlar, eyvallah ama delil getirdikleri ayetin abdestle, gusülle hiç ama hiç ilgisi yok.

Delil gösterdikleri ayet ise:

" إِنَّهُ لَقُرْآنٌ كَرِيمٌ

فِي كِتَابٍ مَّكْنُونٍ


لَّا يَمَسُّهُ إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ


56. süre olan Vakıa süresinde geçer bu ayetler ( 77, 78, 79,?).

لَّا يَمَسُّهُ إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ

"Mutahherun'dan başkası ona dokunamaz" ifadesinde istisnalar olmasına rağmen genel kabule göre dokunulamayan şey Kuran dır.

Mutahherun'dan başkası dokunamayacağına göre "Mutahherun" kim?

Abdesti olmayanlar ya da gusül abdestine ihtiyacı olanlar dokunamazlar.

Bu kadar basit mi bu olay?

Bir kere Vakıa süresi, resmi sıralamaya göre 56. sırada olmasına rağmen iniş sırasına göre 46.sırada Mekke dönemi ortalarına yakın abdest emrinin henüz olmadığı zamanda inmiştir.

Onun için ayetin abdestle alakalı bir konuyla ilgisi yok.

Abdestle ilgili dedikleri ayetlerin öncesine neden bakmazlar?

Konunun başladığı iki ayet öncesine gidelim:

إِنَّهُ لَقُرْآنٌ كَرِيمٌ


"o, şüphesiz Kuran-ı kerimdir".


إِنَّهُ = O, hangi o?

O kuran.

لَقُرْآنٌ كَرِيم = çok değerli mesajdır, beyandır".

KURAN, beyan, haber, uyarı, mesaj demektir.

Nasıl bir mesaj?

كَرِيم= çok değerli bir mesaj.

Bu kitap nerededir, kaynağı neresidir, nerede bulunuyor?

فِي كِتَابٍ مَّكْنُونٍ = Saklı bir kitabta, kitabede.

مَّكْنُون= saklanmış demektir.

مَّكْنُون (Meknun) saklanmış kelimesini başka bir sürenin başka ayetinde Allah şöyle açıklıyor:


بَلْ هُوَ قُرْآنٌ مَّجِيدٌ

" O, şerefli bir Kurandır".

فِي لَوْحٍ مَّحْفُوظٍ


"Korunmuş levhadadır" ( 85/ Buruc 21-22)

Kitab-ı meknun, Levh-i mahfuz demektir.


LEVH-İ MAHFUZ; Allah'ın ilim sıfatı demektir.

Allah diyor ki oraya hiç kimse ne şeytanlar, ne cinler ne insanlar ne de bir başkası, hiç kimse dokunamaz.

Allah, kendi ilmine ve korunmuş levhasına dikkat çekiyor.

لَّا يَمَسُّهُ

"Oradakine, Levh-i Mahfuzdakine yani Kitab-ı Meknun'a, saklı kitaba dokunamaz.

إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ ancak mutahhirler müstesna.

Burada çok önemli bir yanlışlık yapılarak "dokunmasın" diye mana veriliyor.


Ayet, hüküm cümlesi değildir.


Allah, dokunmanın mümkün olamayacağını söylüyor.

Dokunamaz diyor, dokunmasın demiyor.


Yani bir şeyin olamayacağını söylüyor.


Olmaması gerektiğini söylemiyor.


Bir şeyin imkânsızlığını vurguluyor.

Bir şey için hüküm koymuyor.

Bir olayın gerçekleşemeyeceğini ilan ediyor, haber veriyor.

"Benim katımda, benim korunmuş levhamda, benim ilim sıfatıma kimse dokunamaz, ulaşamaz" diyor Allah.

Benimle kimse uğraşamaz, benim kitabıma kimse el süremez deniyor.

Eğer zannedildiği gibi bu ayet abdest almak ile alakalı olsaydı, gusül abdestiyle alakalı olup bir yasak ifade etmiş olsaydı "La yemessuhu" deki sinin ötreli değil üstünlü olarak " La yemessehu" olması gerekirdi.

SİN deki hareke ötre olursa bir şeyin olamayacağını, üstün olursa hüküm olup yasak ifade eder ve "ona dokunmasın" manasına gelirdi.

Ayet öyle değil, LA YEMESSUHU = dokunamaz, istese de yapamaz' manasındadır.

Bunları görmezlikten gelerek asıp kesiyorlar.

Abdestsiz dokunamaz, cünüp olan dokunamaz, ay halinde olan kadınlar her ay 5-10 gün dokunamaz' diyerek zaten dokunmayan kitap gıcır gıcır haliyle duvarda işlemeli bir kap içinde dokunulmaz hale getiriliyor.

Kıpgıcır Kuran, yepyeni Kuran, açılmayan Kuran.

Dokunması gereken Müslümanlar dokunmasın diye olmadık şartlar belirlenmiş.

Aslında konu hiç de anlatıldığı gibi değil.

Allah, kitabının kaynağına dikkat çekiyor.

Allah niçin bu kadar vurgu yapıyor?

Çünkü Mekkeli müşrikler Kuranı Peygamberimize cinlerin- şeytanların getirdiklerine inanıyorlardı.

Şeytanların, cinlerin Mele-i ala dan ara sıra bilgi çaldıklarını iddia esiyor, inanıyorlardı.

Allah, bu iddiaları kökünden reddederek:

Bu, benim katımdandır, buna MUTAHHARUN dan başkası dokunamaz' diyor.

الْمُطَهَّرُونile الْمُتَطَهِّرِينَ arasında fark vardır.

الْمُطَهَّرُون (el-mutahherun) hiç kirlenmeyen, tertemiz demektir. Melekler kirlenmez.


الْمُتَطَهّرون (el- Mütetahherun) ise kirlendikten sonra temizlenenler demektir.


وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُواْ النِّسَاء فِي الْمَحِيضِ وَلاَ تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىَ يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ اللّهُ إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ


"Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O, bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay halinde olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever. " ('7 Bakara 222)

MÜTETAHHERUN olsaydı abdestle ilgili olabilirdi.

Peki MUTAHHERUN kim?

Bu kelime Meleklere ait ve özel bir kelimedir, 'hakka yaklaştırılmış demektir.



"Hakka yaklaştırılmış meleklerden başka benimle kimse iletişim kuramaz" denmektedir.

İşte bu, Cebrail ve vahy melekleriyle alakalı bir kelimedir.

Vahyin taşıyıcılığını yapan Cebrail ve onun kontrolündeki melekler kastediliyor ayette.

"oraya, bana yaklaştırdığım arı duru meleklerden başkası el süremez, yanaşamaz" demektir.

Başka ayetlerde arındırılmış melekler, hakka yaklaştıranlar olarak geçer.


Ayetin abdestle alakası yoktur.

Ayet, Kuranın kaynağını açıklamaktadır.

Allah, Peygamberi suçlamayın, Kuranın kaynağı sihirbazlar, cinler, şeytanlar değildir.

Kuranın kaynağı benim diyor.

Bunun abdestle ne alakası var? ( M. Okuyan)


Müşriklerin, Kurana yönelik şaibe uyandırma girişimlerini ret içindir bu ayet.


26/ Şuara 210-212. ayetlerin ışığında değerlendirilmelidir.


وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ الشَّيَاطِينُ


وَمَا يَنبَغِي لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ


إِنَّهُمْ عَنِ السَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ


"O'nu (Kur'an'ı) şeytanlar indirmedi. Bu onlara düşmez; zaten güçleri de yetmez. Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır".


Velhasıl, ayetlerin, abdestsizin Kurana dokunamaması ile hiçbir alakası yoktur, çünkü:

1- لَّا يَمَسُّهُ إِلَّا الْمُطَهَّرُونَ ayetl Mekke döneminin ortalarında (5-7. yıl) inmiş olup o zaman elde Mushaf diye bir kitap bulunmamaktadır.


2-Abdesti emreden bir ayet henüz inmemiştir.

3-Ayetin muhatabı müminler değil, müşrklerdir.

4-Ayetin konusu insanlar değil cinler ve melekler gibi görünmez varlıklardır.

5-Ayetteki temizlik maddi değil, Ali İmran 55, Enfal 11, Tevbe 103 gibi manevi temizliktir.


إِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسَى إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذِينَ كَفَرُواْ


"Allah buyurmuştu ki: Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım?( 3/ Ali İmran 55)


إِذْ يُغَشِّيكُمُ النُّعَاسَ أَمَنَةً مِّنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُم مِّن السَّمَاء مَاء لِّيُطَهِّرَكُم بِهِ وَيُذْهِبَ عَنكُمْ رِجْزَ الشَّيْطَانِ وَلِيَرْبِطَ عَلَى قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ الأَقْدَامَ


"O zaman katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu; sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek, kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için üzerinize gökten bir su (yağmur) indiriyordu" (8/ Enfal 11).

Ayette geçen مَاء yağmur,الماء ( el-ma) şeklinde lam-ı tarifle bildik bir yağmur değil مَاء (maen) tarifsiz bir yağmurdu.


Zira bu yağmur maddi eksiklik olan "susuzluğu" değil, manevi eksiklik olan "susuzluk korkusunu" yendi ve böylece kalplerdeki kiri yıkadı.


خُذْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكِّيهِم بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْ إِنَّ صَلاَتَكَ سَكَنٌ لَّهُمْ وَاللّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ


"Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günahlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin. Ve onlar için dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (onları yatıştırır). Allah işitendir, bilendir" ( 9/ Tevbe 103)


6-Ayet, inşa cümlesi değil, emir veya nehiy değil, haber cinsindendir.


Dokunamaz diyor, istese de dokunamaz. "Dokunmasın" şeklinde değil.


7-Ayet, ahkam ayeti değildir çünkü Mekki dir. Mekke döneminin ortalarında inmiştir.


8-Ayette geçen "kitab-ı meknun" saklı, korunmuş kitap, elle tutulan bir kitap değildir.


Dolayısıyla bu ayetin, mushafı abdestsiz ele alıp almamakla bir ilgi ve alakası yoktur."(M. İslamoğlu)

SONUÇ

Levh-i Mahfuz'a temiz olmayandan başkası dokunamaz ifadesi, Kuran abdestsiz ellenemez, şu halle ellenemez gibi yanlış yorumlar sebebiyle daima el kitabı olması gereken hayat kitabımızdan bizi ayırdılar.


Zaten anlama isteği olmadan okuduğumuz kitabımız, duvarda yüksek yerde asılan, idam edilen bir kitap haline geldi.


Belden aşağı tutulamaz, belden yukarı tutulacak diye ifadeler uydurdular.


Birinci katta oturanın yüksek yerine konan Kuran, ikinci ve daha üst katlarda oturanların altında kalacağına göre ne olacak bu iş?

Bunların dediğine göre çok katlı binanın en üst katında Kuran bulunabilir, alt katlarda olamaz.

Kuranı, kadınlardan her ay 10-15 gün uzaklaştırdık.

Abdestsiz olan herkesten uzaklaştırdık.

Her iki hayat için adeta kullanma kılavuzumuz olan kitaptan uzaklaştık.


Kurandan hicret ettik vesselam,

Bu hicret bize yetti, arttı bile!

Medyabar.com bugun 125044 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 3660 kere okundu
YORUMLAR 4 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
semih ak
13.05.2017 22:00
Peygamber efendimiz a.s. diyor ama...yoksa senin için Peygamber efendimizin sözünün bir önemi yok mu?
arda
03.04.2017 16:44
Hasan bey böyle nazik bir konuda böyle yazı yazman doğru mu .Diyanetin fetva mercii var ve burada konu uzmanları gerçek alimler var .bu konuyu onlara bırakmak daha iyi olur kanaatindeyim. kafalarda soru işaretleri oluşturmayın. Böyle veballi bir konuda tek başına karar vermeyin.
TAVUKÇOBANI
01.04.2017 09:46
Valla hoca sen yaşar nuriyide geçeçen bu gidişte . Çünüp kuran-ı kerim mi okunurmuş , ay halinde kuran-ı kerim mi okunur . Yapma ya hoca yapma . millet yakında tuvalette okur vebalinden kurtulamassın. ALLAH'IN kelamı o en azından ALLAH'A olan saygımızdan o hallerde dokunmayalım okumayalım. Koskoca 24 saat hiç ellemedin geldin cünüp oldun elle der gibi yazmışsın . Yazıktır hoca yazık. ALLAH aşkına dikkat edin. Kuran-ı kerimi okuyan zaten okuyor. Okumayan cünüp olsa da ay olsa da okumaz . Sen oratyı dert etme derim ben . ALLAH ıslah etsin hepimizi......
merda
31.03.2017 11:21
VALLA AKP ABDESTLİMİ ELLİYOR ABDESTSİZMİ ELLİYOR BİLMEM AMA 2015 SEÇİMİNDE SEÇİMDEN 3 AY SONRA TASERONA KADRO DERKEN ELİNDE VARDI .. İLK BAŞBAKAN OLURKEN ASGARİ ÜCRETTEN TEK BAŞIMIZA İKTİDAR OLURSAK VERGİYİ KALDIRCAZ DERKEN YİNE VARDI AMMA SÖZLERİN BİRİ BİLE TUTULMADI AKP DEN 15 YILDAN BU YANA...???
Online Ziyaretçiler