Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Kadının dışarıda çalışmasına Kuran'ın bakışı

07.04.2017 10:08
Kadının çalışmasının mahzurlu olduğunu hatta yasaklandığını söyleyen sözüm ona hocalar gördüm hatta tartıştım onlarla.


"Kadın evinde oturacak" fikrini savunanlar, Medine de inen Ahzab Süresi 33. Ayetini delil gösterirler.

...وَقَرْنَ فِي بُيُوتِكُنَّ



' Ve evlerinizde vakarla oturun..'(33/ Ahzab 33)

Ayet, konumuza ışık tutmaktadır.

Âyette emir ölçüsünde geçen 'karne' kelimesini cumhur 'kırne'; Âsim ise, 'karne' şeklinde okumuştur. Birinci şekildeki kıraat 'vakar' anlamına; ikinci şekildeki kıraat 'evde karar kılıp ev işleriyle meşgul olmaya' delâlet etmektedir.


Şüphesiz her iki kıraatin delâlet ettiği mana ve emir, kadının annelik vakarına uygun düşmekte ve ona saygınlık kazandırmaktadır.


'Evlerinizde vakarla oturun' emriyle, her ne kadar Peygamber (A.S.) Efendimiz'in zevcelerine hitap edilmekteyse de, umum ifade eder; yani hitap hastır, emir umumîdir.


Cenâb-ı Hak bu emirle, kadının devamlı dört duvar arasında ömür tüketmesini irâde etmemiştir. Emirden sonra gelen

وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْأُولَى

'eski cahiliyet günlerindeki gibi kırıtarak (sokaklarda) süs ve güzelliklerinizi dışarı atmayın' cümlesi onun hikmet ve yorumuna işaret etmekte ve bize yol göstermektedir. Şöyle ki: Kadının günlük hayatı şu iki özelliği yansıtmalıdır;

Birincisi, evin­de bulunduğu sürece, vakar ve ciddiyetini koruyarak çocuklarına en güzel örnek olmaya çalışacak, komşularına da iyiye ve fazîlete yönelik misâl olacaktır.


Sokağa çıkması gerektiğinde, açılıp saçılmayacak, tesettüre mutlaka riâyet edip tam bir İslâm hanımı olarak çevresine hürmet telkin edecek; cahiliyet devrindeki kadınlar gibi, kırıtarak, süs ve güzelliğini teşhîr ederek dolaşmıyacak; vakar ve iffetine leke dokundurmayacaktır.


Sonra 'Evlerinizde vakarla oturun' emri, kadınları işsiz güçsüz ve anlamsız bir hayata itme anlamına alınmamalıdır. Zira İslâmiyete göre, hayat hareketten ibarettir, ancak her hareket ışığını ilimden almalı ve imânın desteğinde hedef ve amacını belirlemelidir.


Kur'ân âyetlerini dikkatle okuduğumuzda, her cümlenin, hattâ kelimenin bir önceki cümlesine ve bir sonraki cümlesine bakmamızın gerekli olduğunu anlamakta gecikmeyiz. Aksi halde çok yanlış ve fahiş yorumlara sebep oluruz. O bakımdan Cenâb-ı Hak kadınlara evlerinde vakarla oturmayı emrederken, şu üç ayrı şey ile amel etmelerini istemekte ve böylece kadının günlük hayatını verimliliğin doruğuna yükseltmektedir:


وَأَقِمْنَ الصَّلَاةَ وَآتِينَ الزَّكَاةَ وَأَطِعْنَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ


1- Namaz kılmak,

2- Zekât vermek,

3- Allah'a ve Peygamberine itaat etmek..



Şüphesiz ki, zekâtı ancak zengin olan kişiler verir ve onlar bu konuda yükümlüdürler.


Çalışmayıp evde oturan bir kadın nasıl olurda zekât verir?


Ayette zekât vermeleri emredildiğine göre İslami ölçüler dâhilinde çalışmaları yasaklanmamıştır.


Bir Başka Mana:


"Evlerinizde (dahi) ağırbaşlılığınızı koruyun. geçmiş haddini bilmezlik döneminde olduğu gibi dişiliğinizi ön plana çıkarmayın. Namazınızı hakkını vererek kılın, zekâtınızı içten gelerek verin??


"ve karne" kelimesinin farklı okuyuş şekilleri vardır.


Ve karne okuyuşuna dayanarak "evlerinizde oturun". Veya karira dan türemesi durumunda "evlerinizde göz aydınlığı olun" (Mazini ve Ebu Hatim den nakl: İbn Aşur).


Tercihimiz alternatif kıraat olan ve kırne okuyuşuna dayanmaktadır. (Ebu Ubeyde ve Taberi)


Böyle olunca da mana:


"Evlerinizde (dahi) ağırbaşlılığınızı koruyun" şeklinde olmaktadır.


İslami bir cevap vereceksek ki öyle de olacaktır, bir referansımız olacaktır, o da, Kuran ve sünnettir.


Peygamber döneminde pek çok alanda kadın erkek eşitliğinin olduğunu görmekteyiz.


Kadın, özellikle evini ihmal etmeyecektir.


Bunun haricinde dış işlerde çalışmasında bir mahzur yoktur.


Dışarıda çalışıp çalışmamak, kadının bileceği bir şeydir.


Maddi zaruret halinde çalışması, çalışmamasından tabi ki iyidir.


İyi olmak bir yana, çalışmak vazifedir.


İslamiyet buna engel koymuyor.


Hadice anamız ticaretle iştigal eden kadındı.


Aişe anamız ilim tahsil ediyordu.

Evinizde oturun denseydi bu analarımız evden dışarı çıkmaz, kimse onları görmezdi.

Tersine onlar, seferler de, gazalar da, ticarette, alış verişte, çeşitli yürüyüşlerde erkeklerle beraberlerdi.

Hatta vakit namazları bir yana, Cuma, cenaze, bayram namazlarında yerlerini alıyorlardı.


Günümüzde kadın, farklı alanlarda farklı şekilde yer almaktadır.

Magazin, turizm, reklam gibi alanlarda kadının vücudu kullanılmaktadır.

Bu alandaki çalışmaları Hadice anamızın çalışmasına benziyor mu?

Kadınlar, kendi yeteneklerini toplumsal alanda paylaşabilir ama bu, belirli şartlar dâhilinde olmalıdır.

Her şeyden önce dışarıda çalışacağım diye çocuk yapmayı ihmal etmemelidir.


Çocuklara iyi örnek olmak için belirli yaşa kadar çocuğunun yanında olmaya azami gayret göstermelidir.


Onlara gereken ahlaki öğretileri öğretmelidir.


Endüstri dönemi ilk olarak İngiltere Manchester'de başladı.

Kadınlar, pek çok görevlerini ihmal ederek erkekleştiler.

Bunun acısını en iyi bilen onlardır.


Gorbaçov diyor ki:


İki husus dışında pek çok alanda problemlerimizi hallettik.


Halletmemiz gereken problemlerimiz:


1-Rus erkeği alkolü bırakmalı.


2-Kadınlar evine dönmeli.


1997 yılında Kırgızistan'da görev yaptım.

Sabah erken saatlerde sokakları süpüren kadınlardan alın, gecenin 01-03 sıralarında kar altında bir tek sigara, bir bardak çekirdek veya bisküvi satmak için dışarıda bekleşen kadınlar gördüm.

Bu kadınlarla konuştuğumda eşinin kendisini boşadığını, başka genç kadınla evlendiğini, yalnız kaldığını, aç kalmamak için bir şeyler yapmak zorunda olduklarını ifade etmişlerdi.

Bu kadınların hiçbirinin mutlu olduğunu göremedim.

Evinden, yuvasından, çocuğundan kopan kadınlar, mutlu olamazlar.

Bu zehir ilacı, İngiltere, Rusya başta olmak üzere aldı, kullandı, çıkmaz yol olduğunu anladılar.


Bazı kadınlar görürsünüz, evinde erkeğinin emri altında bulunmalarını istemezler de,

Ne gariptir ki aynı kadınlar, çalıştıkları yerde yabancı bir erkeğin emri altında çalışmaya itiraz etmezler.


Dünyanın en zor işi ev işidir.


Evde çalışan kadınlara ne iş yapıyorsunuz, dendiğinde:



Bir iş yapmıyorum demelerini duyduğumda fazlasıyla üzülüyorum.



Evinin işini yapan bir kadının kendi evine katkısı aylık olarak en az 3000 TL. civarındadır.


Zira ev temizliğine çağrılan kadınlar günlük 100 - 130 TL nin altında çalışmıyorlar.

Kendi evinde çalışan kadınlar ayrıca yemek, ütü, çamaşır başta olmak üzere sayılamayan pek çok işlevleri aynı zamanda yerine getirmektedirler.


SONUÇ

Hulasa:

Çalışmak ibadettir,

Bunu, ev içi, ev dışı diye ayırım yaparak ev dışı çalışmayı caiz görmemek İslam?ın ruhuna aykırıdır.

Kadınların meşru olan ev içi veya ev dışı işlerde çalışmasında İslam?da bir sakınca yoktur.



Elverir ki yukarıda dikkat çektiğim hususlara riayet etsinler.


Selam ve dua ile.
07.04.2017

Medyabar.com bugun 14040 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 5930 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler