Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Üç aylara sıkıştırılmış din

21.04.2017 10:28
Tahmin ediyorum ki üç aylar ve kandil geceleri ile ilgili söyleyeceklerimi merak ediyorsunuzdur.

Kınayanın kınamasına aldırmadan, Allahın rızasını kazanmak gayesiyle dinde olanı, olmayanı elimden geldiği kadar yazdım, söyledim.

Canım sağ olduğu müddetçe söylemeye, yazmaya devam edeceğim.

İşte yazıyorum.

Hicri ve kameri aylar arasında " üç aylar " diye adlandırılan Receb, Şaban ve Ramazan ayları mübarek aylar olarak kabul edilirler.

Bu ayların Müslümanlarca önemli ölçüde değer kazanmasının sebepleri arasında, rivayetlere göre Hz. Peygamberin bu aylar hakkında verdiği haberler gösteriliyor.

Üç aylar hakkında rivayet edilen hadislerin tamamına yakını zaif ve uydurma rivayetlere dayanan haberlerdir.

Mesela Peygamberimiz Receb ayı girince," Alladım! Receb ve Şabanı bize mübarek kıl ve bizi Ramazana ulaştır" diye dua ettiğine dair rivayet zaif olup sahih bir rivayet değildir. (bak. Diyanet İslam Ansikl).

Diyanet Ansiklopedisinde bu rivayetin sahih olmadığı söylenir ama beri taraftan diyanet görevlileri bu ve buna benzer rivayetleri dillerinden bırakmazlar.

Kadir gecesinden başka bu gecelerden hiç biri kuranda adı geçmez.

Yalnız Kadr gecesi Kuranda zikredilir, o gece Kuranın inmeye başladığı gecedir.

Peygamberimiz 40 yaşında iken vuku bulan o gece bir kere olup geçmiştir.

Her yıl Kuran inmeye başlamıyor ki, Ramazan ayında kutladığımız o geceye Kadir gecesi diyelim.

Kaldı ki o gecenin olduğu bile kesin değilken.

O gecenin olduğu kesin olsa bile o geceye Kadr gecesi denemez,

Dense dense, yıl dönümü gecesi denebilir.

Gerek Resulüllah gerekse Ashap döneminde (kadir gecesiyle ilgili) kutlama niteliğinde herhangi bir etkinliğe rastlanmamıştır ( Diyanet, İslam Ansiklop. KANDİL Mad. C. 24, s.300-301)

Hz. Peygamber, sahâbe ve tâbiîn dönemlerinde Regaib kandilinin bilinmediğini, kandil geceleri kutlanmasının diğer dinlerin tesiriyle ortaya çıktığını, dolayısıyla bu gecede özel bir ibadet yapmanın dinde yeni ibadet ihdası anlamına geleceğini, Resul-i Ekrem tarafından genel olarak bidatlerin yasaklanmasının yanı sıra Cuma günü ve gecesi özel bir ibadet yapılmasının da yasaklandığını,( Müslim, Sıyâm, 146 (1143) bu sebeple Regaib günü ve gecesinde muayyen ibadetler yapmanın dinen sakıncalı olduğunu belirtmişlerdir."( DİA, c: 34, s: 535.)


Peygamberimiz as, Ashab-ı Kiram, Emevîler ve Abbâsîler dönemlerinde herhangi bir kutlama örneğine rastlanmayan Rebiulevvel ayının on ikinci gecesi olan Mevlid kandili, ilk defa hicretten yaklaşık üç yüz elli yıl kadar sonra Mısır'da, Şii Fâtimî Devleti döneminde kutlanmaya başlamıştır. Eyyûbîler döneminde birçok tören ve bayram kaldırılmış olduğundan Mevlid kutlamaları Erbil Atabegi Begteginli Muzafferuddin Kökböri (ö. 629/1232) tarafından büyük törenlerle yeniden kutlanmaya başlamıştır.

Muzafferuddin Kökböri'nin bu kutlamaları yeniden başlatmasının ardında, Musullu sûfi Ömer b. Muhammed el-Mellâ'nın bulunduğu belirtilmektedir. Peygamber Efendimizin doğum günü olan bu günün / gecenin faziletine dair de herhangi bir delil mevcut değildir.

Bu geceler Osmanlılar döneminde II. Selim zamanından başlayarak, minarelerde kandiller yakılarak duyurulup kutlandığı için "Kandil" olarak anılmaya başlamıştır. (DİA), İstanbul, 2001, c. 24, s. 300)

Osmanlı döneminde gaz lambalarıyla aydınlanma söz konusu olduğundan bu ad verilmişti.

Dönemimizde ise aydınlanma, bilindiği gibi elektrikle olmaktadır.

Bu gecelere Kandil Gecesi demek, bundan da yola çıkarak "Kandiliniz Mübarek olsun" temennilerinde bulunmak işin ayrı bir yönü.

Kandilin mübarek olsun diyen bazı dostlarıma " benim kandilim yok, floransım var" diye latife yapmamın sebebi onlara düşünme kapısını açmak istememden kaynaklanmaktadır.

Lamban, ampulün, floransın mübarek olsun denmez, gecen mübarek olsun denir.

Tevbe, dönmek demektir.

Suçtan, hatadan, günahtan dönmek için belli gün ve ayları beklemek de neyin nesi?

Allahın rızasının nasıl kazanılacağı ayetlerde belirtilmiştir.

Kulluk şuuru ve vazifesi belli gün ve gecelere tahsis edilemez.

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ

"Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine kulluk yap" (15/ Hıcr 99)

Uydurulan dinde kolayını bulmuşlar.

Haftanın 6 günü günah işle, Cuma akşamı veya günü temizlen.

Yılın bütün aylarında kirlen, Ramazan ayında temizlen.

Yaratana ve yaratılanlara karşı vazifeni yapma, gelsin Berat gecesi beraat et.

Bütün gün ve gecelerde uyuşturucu kullan, kandil gecelerinde ilaç niyetine çay içerek temizlenmeye çalış.

Olma, olamaz!

خير الاعمال ادومها وان اقل

"Amellerin hayırlısı, az da olsa devamlı olanıdır".

Kurtuluş reçetesi Kuranda.

Ölülere değil, dirilere okunsaydı, okuyan, anlamak için okusaydı bu reçetelerdeki ilaçların neler olduğu anlaşılacaktı.

Kurtuluşa erecek olanların bazı sıfatlarını Müminun süresini birinci ayetten itibaren okuyun mesela.

Ve diğer ayetler.

Bir başka konu ise, KUTLU DOĞUM HAFTASI ilan edilen haftada.

Eskiden hicri takvime göre Rebiulevvel ayının 12 sinde kutlanırken 1989 ve takip eden yıllarda miladi takvimdeki Nisan ayında da kutlandığından yılda iki kere kutlanması akılları karıştırdığı için şahsi kanaatimce hoş olmamaktadır.

Bu, işin ayrı bir yönü.

Bu kutlamalarda Kuran, İslam adına ne öğretilecek bir bakın.

Şimdiye kadar olduğu gibi böyle giderse bundan sonra da koskoca HİÇ.

Gelsin ilahiler,

Gelsin mevlidler.

Şamatalar, şakşaklar,

Yazık çok yazık

Uyutma, uyuşturma politikası yanına İslam inancına uymayan söylemler.

"Hem hava üzre döşendi bir döşek

Adı sündüs döçeyen onu melek"

Bu, Meleklere ve meleklere emreden Allaha işftiradır.

Peygamberimizi güya medh edeyim derken cehaleti şiirinden belli olanın şu şirk içerikli mısralarına bakın,

"Mahşerde nebiler bile senden medet ister"

Allah, Kuranda medetin kendisinden isteneceğini ilan ederken bu şaşkınlar beşerden medet isteme cehaletindeler.

Haşa, haşa, haşa!

Birkaç yıl önce Kapalı spor salonunda havai fişekli, şaşalı bir Kutlu Doğum gecesi kutlanmış, o gecede halen TRT de güya dini ve Tasavvuf içeriklimprogramlr yapan bir kişi salonda konuşmasına şöyle başlamış, bende o esnada buz kesildiğimi hiç unutamam:

"Peygamberimiz, sebebi halkı âlemdir".

Yani canlı cansız ne varsa, onların yaratılmasına sebep peygamberimizdir.

Böyle biri ya tanrı olur, ya yarı tanrı,

Haşa sümme haşa.

Bunca yıldır Kutlu Doğum Haftası kutlanılır, sorun halkımıza ne kadar tanıyorlar Peygamberimizi, Allahın Elçisini?

Nasıl tanıyorlar?

Sarıklı, sakallı, fistan giyen bir elçi.

Bilmiyorlar ki O güzel insan bunlardan ibaret değildi.

Bu kıyafetler yöreseldi, dinsel değildi.

Onun karşısında olan ve onunla mücadele eden, Onunla savaşanlar da aynı kıyafet ve aynı görünümde idiler.


SONUÇ

Kulluk manası olan ibadet görevimizi belli gün, gece, ay ve mevsimlere tahsis ettik maalesef.

Peygamberimiz zamanında bilinmeyen, üstelik de KANDİL GECELERİ diye komik isim verdiğimiz gün ve geceleri piyangoya çevirdik.

İslam öğretisinde ÜÇ AYLAR veya KANDİL GECELERİ denilen geceler yoktur.

Peygamberimiz zamanında ve tabiin - tebei Tabiin zamanında bu geceler, peygamberimizin vefatı üzerinden 350 - 400 yıl geçene kadar anılmamış, kutlanmamıştır.

Şu bilinmeli ki, Peygamberimiz as. Kurana tabi idi.

Onun beşer olarak değil, elçi olarak dini yaşantısının referansı Kurandı.

Onun içindir ki, Peygamberimiz zamanında din olan, kıyamete kadar dindir.

Peygamberimiz zamanında din olmayan, kıyamete kadar din olmayacaktır.

Ne Kur'an'da ve ne de sünnette bugün geniş halk kitleleri tarafından kutlanan kandil gecelerine işaret vardır. Bu gecelerde, diğer gecelerden farklı olarak Peygamberimizin belli bir rekât sayısı ile namaz kıldığına dair bize gelen sağlam bir rivayet yoktur.

Mübarek kabul edilen bu geceler, Peygamber Efendimiz ve ashabından çok sonra Mısır ve Kudüs'te kutlanmaya başlanmış, daha sonra İslam dünyasının çeşitli bölgelerine yayılmıştır. Bu kutlamalar kesinlikle İslam'ın bir emri veya bir tavsiyesi değildir. Müslüman toplumlar tarafından ortaya çıkarılmış ve gelenek haline gelmiştir.

Bu gibi gecelere milli piyango vasfı gibi bir vasıf atfedilmesi fevkalâde yanlıştır.

Yılbaşı piyangosu gibi belli gün ve gecelerdeki ibadetlerin, diğerlerine nazaran kat kat üstün olmasına inanmak İslâm mantığı ile bağdaşmaz. İslâmî öğreti ile örf ve adetleri karıştırmayalım lütfen.

Medyabar.com bugun 91538 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 3186 kere okundu
YORUMLAR 7 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
kadir güzel..
26.04.2017 14:24
biraz şöyle güzel bişeyler yazında imanımız artsın..hep kötü yazarmıinsan,hiç mi güzel bildiğiniz bişeyler yok biraz şevk verin de gayrete gelelim en azından..
Yusuf Mutlu
24.04.2017 12:18
Size nasıl hitap edeceğimi bulamıyorum ... Bizim için mübarek gün ve geceler vardır . ( Kadir gecesi için de) biz onu (kur'an-ı) mübarek bir gecede indirdik ayeti bizim için yeterlidir. Bunun yanında sen peygamber efendimize ve sünnetlerine pek inanmadığın için onları sana delil olarak sunmayacağım . Sen bu fitne devrinde fitneye hizmet eden fülarasanın aydınlık olan kendini bile aydınlatamayan bir şeşer beşersin. Medyabar yayınlama bu adamın yazılarını günaha ortak olma . Saygılar . . .
mustafa kara
22.04.2017 16:36
MİLLETİMİZ MUBAREK ÜÇ AYLARDA VE MUBAREK GECELERDE CAMİLERİMİZİ DOLDURUYOR VE BU GUNLERE HURMET EDİYOR BEN YAZDIKLARINIZA KATILMIYORUM YAZILARINIZI MAKSATLI VE MANİDAR BULUYORUM SİZİ GEÇMİŞ SENELERDEKİ CUMA NAMAZI İCRAATINIZDANDA HATIRLIYORUZ
Ahmet Uzun
22.04.2017 08:26
Sizin bu yazılarınızı okuyunca aklıma biranda; Zekeriya Beyaz, Yaşar Nuru Öztürk geliyor...Neden acaba!!!!
EMİR TAYYİP CAN
21.04.2017 14:35
yorumlar neden yayınlanmaz. Bu yazarın özelliği mi var. Bu nasıl basın..
EMİR TAYYİP CAN
21.04.2017 11:15
"Yılbaşı piyangosu gibi belli gün ve gecelerdeki ibadetlerin, diğerlerine nazaran kat kat üstün olmasına inanmak İslâm mantığı ile bağdaşmaz. " diyorsunuz. o gecelere rağbet eden Müslümanların aklına bu kadar kötülük aklının ucundan bile geçmez be hoca..iNSAF...BU NE FİKİR BÖYLE..
Fakir HAKKI
21.04.2017 11:12
Peki bu yaşta sakal sünnetinden uzak duran genç görünmeye gayret eden hoca. Neden hep fitne doğacak konularla meşgulsün. BİRAZDA namazdan 15-20dk önce camide olmayan farza zor yetişen imamlıların mesaisinden onları denetlemeyen müftülerden torpille sık sık umre hac görevlisi olan sesli havalı gösterişçi ve ziyaretçi din adamlarından bahsetsen kötü mü olur. Toplum yarım yamalak dini bilgisi ile yaşadığını İslam sayıyor. Bunu vebali kime?3 kitap okuyana kendini müçtehit sanıyor...Allah günah yazmaz inşallah..ar niyetsiz soruyorum hoca.. Bu geceleri kutlamak ve az bilgilerimizle bu gecelere rağbet ederek camilere gelmek kuranlar dualar okumak zararlı mı?
Online Ziyaretçiler