Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Darbe girişiminin arkasındakiler yargılanmalı. Ama...

28.04.2017 11:02
Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en alçakça ve en kanlı darbe girişimini yaşadı 15 Temmuz gecesi...

248 şehit, binlerce yaralı verdik...

Yargıya, Emniyete, İş Adamlarına, Bürokrasiye, Milli Eğitime, Medyaya, her yere sızan bu terör örgütü nasıl bir örgütmüş ki, sadece siyasete sızmamış?

Daha dün, başta Ankara ve İstanbul olmak üzere tüm Ülke genelinde Emniyet teşkilatına yapılan operasyonlar bize gösteriyor ki, FETÖ terör örgütü ile Türkiye daha çok uzun yıllar mücadele verecek.

Düşünebiliyor musunuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ve ailesini korumakla görevli Emniyet mensuplarının 19'unun açığa alınması bile bizlere bu tehdidin boyutlarının ne kadar vahim olduğunu gösteriyor.

Ülke genelinde Emniyet teşkilatına yapılan operasyonlarda on bine yakın polis açığa alındı.

Fetullahçı Terör Örgütünün neredeyse en rahat örgütlendiği birkaç ilden biri olan Sakarya'da ise operasyonlar devam ediyor.

Bu konuda başta Valimiz Hüseyin Avni Coş olmak üzere, Emniyet Müdürümüz Eyüp Pınarbaşı inanılmaz bir dayanışma ve mücadele içinde olduklarını görüyoruz.

*

Bu yapıyı çok iyi bilen emekli İstihbarat Müdürlerinden emniyetçi bir dostum ile Fetullahçı yapı hakkında uzun bir söyleşi yaptık.

Emniyete nasıl sızdıklarını, Polis kolejlerinden başlanıp buralara kadar nasıl geldikleri, yapılan imtihan ve terfilerde hakkı olanların nasıl saf dışı bırakıldıklarını dinlerken adeta küçük dilimi yuttum desem yeridir.

Fetullahçı terör örgütünün geçmişinin üç-beş yıllık bir mesele olmadığını, geçmişinin çok uzun yıllara dayandığını bu işin mayasının Polis kolejlerinden başlayıp, 80'li yıllara kadar uzandığını uzun uzun anlattı.

Hangi evlerde toplanıldığı, özellikle son 15 yılda nasıl organize bir örgüte döndüklerini insan dinlerken hayretler içinde kalıyor.

Bu gencecik çocukların beyinleri nasıl yıkanıyor ki, kendi mesai arkadaşına, kendi halkına kurşun sıkacak kadar canileşebiliyor.

Din kisvesi adı altında eğitilen bu kişiler, nasıl bir Vatan haini olarak karşımıza çıkıyorlar insan inanmakta zorluk çekiyor.

Bir asker, bir polis yıllarca birlikte mücadele verdiği, omuz omuza savaştığı bu kutsal ocakta nasıl bir ölüm makinasına dönüşebiliyor?

*

Nasıl kendilerini gizliyorlar sorusuna ise, bizzat yaşadığım bir örnekle aktarayım sizlere;

Bundan 7-8 yıl önce çok yakın bir arkadaşım, Kurban Bayramına birkaç hafta önce Fetullahçı Terör Örgütüne bağışlanmak üzere (O YILLARDA FETULLAH HOCA EFENDİMİZ) deniyordu, benden kurban bağışı yardımı istemişti.

Bu konuda çok ısrarcı olunca, Fetoşa yapacağım yardım yerine 3-5 öğrenciye yardım yaparım demiştim.

Arkadaşım özellikle 'FETÖŞ' dediğime çok üzülmüş (!) olmalı ki, benimle uzun bir süre konuşmama kararı almış.

Benimle yıllarca konuşmayan bu arkadaş, 15 Temmuz gecesi boynuna bağladığı büyükçe bir Türk Bayrağı ile Demokrasi (Kent) meydanında en ön saflarda 'kahrolsun FETÖ' diye bağırdığına bizzat şahit olmuştum.

Bu arkadaşım bugün hangi safta yer alıyor inanın bilmiyorum.

Yıllarca FETÖ sayesinde maddi-manevi menfaat sağlayan bu ve bunun gibi kişiler tercihlerini bugün hangi yönde kullanıyorlar kim bilir!

Ama döndük diyenlerin yüzde ellisine beni kimse inandıramaz.

Benim için Vatan haini, Vatan hainidir.

*

Darbe girişiminin arkasında kimler varsa, kimler yardım ve yataklık yapmışsa yargılanmalı...

Hem de en ağır cezaları almaları tarafındayım.

AMA...

Sadece FETÖ'nün okul ve iş yerlerinde sadece ekmek parası için, ailesine bakmak adına mücadele veren ve bu yüzden işten haksızca atılan insanlarımız olduğuna da inanıyorum.

Hatta bazı masum insanların hapislerde yattığına bizzat şahidim.

Bu sıcak süreçte işten atılan, öğretmenlik diploması elinden alınan insanların haklarının iade edilmesi konusunda Sayın Valimizin duyarlı olması, bu masum insanları mutlu etmişti.

'Ben Vatan haini değilim' diyerek intihar eden Polis memuru gibi, nice masum insanlar belki bugün ya açığa alındılar ya da hapisteler.

Hukuk her şeyin üstündedir.

Hukukun üstünlüğüne nasıl inanıyorsak, Hukukun vereceği tüm kararları da kabul edeceğiz.

Herkes adil yargılanmalıdır ilkesi mutlaka işlemelidir.

Bu konuda Yüce Türk yargısının kararı nihai karardır.

Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi;

At izi, it izine karışmadan Türkiye bu süreçten alnının akıyla çıkmalıdır.

Medyabar.com bugun 126876 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 2050 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler