Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Allah'a öğretmenlik taslayan zümre

05.05.2017 10:04
Yazımın başlığını bir ayetten aldığımı söylemek isterim.

Bunlar, Allaha din öğretmeye yeltenen şaşkın sapıklardır.

Din denilince ilk olarak ilk ve tek Allah akla geliyorsa o, dindir.

Din dendiğinde ilk olarak Allah akla gelmiyor veya Allahın yanında şeyh,hazret, kutup, mürşid, efendi, bilmem ne akla geliyorsa o din, din değil, paralel dindir.

Ben böyle dine kayıt dışı din diyorum.

Kayıt dışı din, kaçak dindir, gayri meşrudur.

Kayıtlı din, Allahın koyduğu dindir, meşrudur.

Kayıtlı olan meşru din, Kuranın etraflıca, yeterli olarak anlattığı dindir.

Kayıtlı dini, yetersiz, eksik görenler kayıt dışı dine sarılır.

Şeyhim şöyle dedi,

Efendi hazretleri böyle dedi vs vs vs.

Ne diyeyim, cehenneme gitmek isteyene Peygamberler dahil kimse zorla mani olacak değil.

Ben onlara diyorum ki, cehenneme gitme özgürlüğünüz var.



İndirilen dine inananların gerçek dinin Kuran'ın tekelinde olduğunu, Kuran dışında hiçbir kişinin, hiçbir

mezhebin, hiçbir şeyhin ve hiçbir uygulamanın; dine tek bir ilave de, dinden tek bir eksiltme de yapamayacağını kabul etme mecburiyetleri vardır.



Bu, aynı zamanda gerçek dine inanıp inanmama meselesidir.



Dinin temel hedefi insandır.



İnsanı hayatla, kendisiyle çelişkiye götürmenin sonu ise hüsrandır. İslam'ın gerçek yapısında bu çelişkinin yeri yoktur.



Oysa "uydurulmuş din" çelişkiler ve mantıksızlıklar yuvasıdır.



Dünya insanlarına din diye Kuranı anlatın hiçbir itirazla karşılaşmazsınız.



Aksine, günümüzdeki ilmihal bilgilerini din diye anlatırsanız her kesimden itirazlarla karşılaşırsınız.



Allah'ın insan yaratılışının özüne uygun bir sistem olarak tanıttığı dinin, insan yaratılışının özüyle ve yaratılışın en büyük nimeti olan akılla çelişmesi asla düşünülemez.



فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَةَ اللَّهِ الَّتِي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ اللَّهِ ذَلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ



Sen, varlığını her tür sapmadan uzaklaşarak tümüyle doğru ve asıl dine, Allah'ın insanlığın özüne yaratılıştan nakşettiği fıtrata çevir; (ta ki) Allah'ın yarattığında olumsuz bir değişme olmasın: işte, değer (odaklı) gerçek Din'in (amacı) budur ve fakat insanların çoğu bilmiyorlar. (30-Rum 30)



Din adına tek hüküm koyucu Allah'tır. Allah mesajlarını insanlığa, Kuran vasıtasıyla eksiksiz, çelişkisiz, ayrıntılı, tam ve açık bir şekilde göndermiştir.



Bu ise Kuran ayetlerince belirtilen hususları belirleyip, Kuran'ın anlattığı şekilde İslam'ı kabul etmek; Allah dışında hiçbir kimsenin hüküm koyucu olarak kabul edilmemesi demektir.



Bu yüzden bu yaklaşımımız; Allah dışında, "mutlak dini hükümler" ilan edilenlerin tamamının, bu geçersiz yetkilerinin ellerinden alınıp; dinin tek sahibi Allah'a, hiç kimseyi O'nun hükmüne ortak etmeden, yönelmek demektir.



Kuran'ı insanlara ileten, ilk Müslümanları örgütleyip, kendisi de dini konularda yalnız Kuran'a uyan Peygamberimiz; Kuran'ın dışında bir dini kaynağı insanlara sunmamış, hadis dahil hiçbir sözü din diye yazdırmamış ve öğretmemiştir. Peygamber'in söylemiş olduğu iddia edilen bir söz veya bir yorum Kuran'la çelişir, dine ilave veya eksiltme yaparsa; bu söz veya yorum hem dine, hem de Peygamber'e iftiradır.



Arap, Emevi, Abbasi gelenek ve göreneklerini, uydurma izahları, tarihin sadece belli bir dönemiyle ilgili tarihsel kararları, şahsi görüşlerini dine sokan, dinin özellikle uygulama alanını bir yığın uydurmayla ve Kuran'da yer almayan izahlarla dolduran zihniyeti tanımak zorundayız vesselam.



Bu bağlamda dinin kaynağı olarak neden yalnızca Kuran'ı benimsememiz gerektiğini, Kuran'da geçmeyen hususların neden İslam'ın evrensel hükümleri olamayacağını da kavramak mecburiyetimiz var.



Ayrıca dine mal edilen ve dinin kesin bir hükmü sanılan birçok hususun; Kuran'da yer almadığını ve bu yüzden bunlara dinsel bir anlam yüklemenin Allaha, Peygambere iftira olduğunu bilmeliyiz.



Bu gün inanılan din, Allahın indirdiği din değildir.



Kurana giderek dini yeniden tanıma mecburiyetimizin olduğunu unutmamalıyız.



Din olarak sunulan uydurma hadisler ve mezhepsel yorumlar gibi unsurların, insanları dinden soğuttuğunun farkına ne zaman varacağız?



Doğru ve dinin tek kaynağı olan Allah'ın kitabı Kuran'dır. Buradaki fikirlerimiz de ancak Kuran'a uyduğu ölçüde doğrudur.



İslam'ı Kuran dışılıktan kurtarmaya çalışmak; geleneğin, taklidin, kelle sayısına itibar edilmesini ve hurafelerin akıllara vurduğu zincirleri kırmak her müminin görevidir.



Şu anda din adına sunulan sistem ile Kuran'ın anlattığı din arasında ne gibi farklılıklar var diye düşünebilirsiniz.



"Kuran'da anlatılan İslam" ile "geleneksel İslam" arasındaki farkları yazılarımı okursanız anlarsınız.



Bu farklılıkları ortaya çıkarmak için önce dinin kaynağını belirlemek gerekmektedir.



Kuran'ın, dinin tek kaynağı olduğunu gördükten sonra din adına yöneltilen soruların cevapları, delilleri Kuran'dan aranacaktır.



Örneğin biri bize, haremlik-selamlık şeklinde kadınların erkeklerle ayrışması dinde var mı diye sorarsa; Kuran'ı okuyup inceleyeceğiz ve böyle bir yasağı bulamadığımızdan dolayı dinde böyle bir yasağın olmadığını söyleyeceğiz.



Oysa gelenekle dini karıştıranlar, dini; Kuran'dan değil, ilmihal kitaplarından, şeyhlerinden ve uydurmalarla dolu hadis kitaplarından öğrenmektedirler.



Kuran'ın dışındaki bu kaynaklara göre ise haremlik-selamlık uygulaması dinin bir şartıdır, farzdır.



Tüm bunları incelediğimizde tüm sorunların çözümü olan şu temel soru karşımıza çıkıyor:



"Kuran, gerçek dinin kaynağı olarak yeterli mi?"



Öncelikle dikkat etmemiz gerekli husus, Kuran'ın, dinin tek kaynağı olduğunu ve din adına her şeyi açıkladığının, Kuran'da ısrarla belirtilmiş olduğudur.



Oysa karşıt görüşte olanlara göre, Kuran'ın yanında hadisler, mezhep yorumları, içtihatlar, icmalar ve kıyaslar olmazsa din eksik olur.



Bunlardan Kuran ve hadis kitapları temel kaynak olarak alınır.



Biz, "hadis" diye adlandırılan sözlerin, Kuran'ın yanında dinin ikinci bir kaynağı olamayacakları gibi güvenilir de olmadıklarını yine Kurandan ispatlamaya ağırlık veriyoruz.



Çünkü hadislerin bile Kuran'ın yanında Kuran'a ilaveler veya eksiltmeler yapan ikinci bir kaynak olamayacağını gösterirsek, diğerleri, doğal olarak devre dışı kalacaktır.



Kuran, gelenekselci İslamcılara göre yetersizdir.



Kuran'ın yeterli olduğunu, her şeyi açıkladığını ve gerekli teferruatları verdiğini, en başta Kuran'ın kendisi söylemektedir.



Kuran dışında diğer kaynaklara ihtiyaç olduğunu söyleyerek Kuran'ı yetersiz ilan etmek, en başta Kuran'ın bu ayetleriyle çelişmektir.



Fakat "Sırf bu ayetler bile delil olarak yeterlidir" deyip geçmeden; Kuran'ın din konusundaki otoritesine ortak edilen hadislerin önemli bir bölümünün nasıl çelişkili, mantıksız ve Peygamber'e iftira olduklarını da yer yer örnekleyerek, Kuran dışındaki dini arayışların hatasını her yönden göstermeğe çalışıyoruz.



Hiç şüphesiz biz Kuran'dan ne kadar çok delil getirirsek getirelim yine de Kuran'ı yeterli görmeyerek; falanca mezhepten, filanca tarikattan olduklarını söyleyerek görüşlerimize karşı çıkanlar oldu, olacaktır.



Hadisçiler hadis kitapları bilinmeden, fıkıhçılar fıkıh kitapları olmadan, tefsirciler bol hadisli tefsirler okunmadan İslam anlaşılamaz, halk dini yaşayamaz demeye devam edeceklerdir.



Bu tarz yaklaşımlar sergileyenlere şu sorular sorulmalıdır:



Din tüm insanların anlaması için mi yoksa sadece üç dört kişinin anlaması için mi indirildi? Peygamberimizin mezhebi var mıydı?



Dört halifenin mezhebi neydi?



Kuran'da Hanefilik, Şafilik, Alevilik, Şiilik, Vahhabilik şeklinde mezhepler mi var, yoksa tek bir dinden mi bahsediliyor?



Kuran dinin rehberi diye kendinden mi bahsediyor, yoksa Buhari'den, Müslim'den, On iki İmam'ın eserlerinden, ilmihallerden, Muvatta'dan mı bahsediyor?



Kuran ayetlerini inceleyip, bu soruların cevabını bulalım ve Kuran'ın dinin tek kaynağı olarak yeterli olup olmadığını yine Kuran'dan hareketle tespit edelim:



وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَانًا لِّكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرَى لِلْمُسْلِمِينَ...



"Biz bu kitabı sana, her şeyin ayrıntılı açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet, Müslümanlara bir müjde olarak indirdik". (16-Nahl 89)



Görüldüğü gibi ayette Kuran'ın her şeyi açıkladığı, bizi doğruya ilettiği söylenmektedir.



Kuran her şeyi açıklıyorsa; Buhari ve Müslim diye kaynaklara, ilmihal kitaplarına ne gerek var?



Allah her şeyi Kuran'da açıkladığını söylerken; niye hâla Hanbeli, Şafi, Hanefi, Caferi, Maliki diye mezheplerden medet umuyoruz?



Neden Allah Kuran'da (hacc78) bize Müslüman (İslam olan) diye isim takmışken; Sunni, Şii, Hanefi, Şafi diye isimleri kullanıp, Allah'ın bize verdiği ismi yetersiz görüyoruz?



Yazıyı iki ayetle bitiriyorum ki Kuran bize yeter mi diyenlere küpe olsun:



فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّهِ وَكَفَى بِاللّهِ وَكِيلاً ...



"...Sen onlara aldırış etme, Allah'a güven. Vekil olarak Allah sana yeter." (4/ Nisa 81)



وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ اللّهِ حَدِيثًا...



"...Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?"



SONUÇ - NETİCE


MÜSLİM: Allah'a teslim olandır.

MÜCRİM: Allah'ı teslim almaya yeltenendir.

Allah'ın hududlarına riayet eden müslümandır.

Allah'a haddini bildirmeye çalışan ise hayduttur.

Allah'ın dinine ilave katmadan Kuran'da anlatılan dine inanıp yaşayana Halis muhlis müslüman denir.

Allah'ın dinini eksik görüp rivayetler dinine inanıp onu yaşayana müslüman denmez, haydut, mücrim denir.

Allah cc dini tamamlamıştır.

O din de Kuranda tafsilatlı şekilde anlatılmıştır.

Mezhepler din haline geldi maalesef.

Adam, mezhebini din edinmiş.

... أَمْ لَهُمْ شُرَكَاء شَرَعُوا لَهُم مِّنَ الدِّينِ مَا لَمْ يَأْذَن بِهِ اللَّه

"Yoksa onların, Allah'ın dinde izin vermediği şeyi kendilerine meşru kılacak ortakları mı vardır..? " (21/Şura 21)

Dinin öğreticisi Allah olduğu halde

Allah'a din öğretenlerle karşı karşıyayız.

Allah bu tipler için şöyle der:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيِ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

"Ey güvenenler, Allah ve Resulünün önüne geçmeyin, Allah'tan sakının, şüphesiz O, işitendir, bilendir"(Hucürat -1

قُلْ أَتُعَلِّمُونَ اللَّهَ بِدِينِكُمْ...

"Resulüm onlara de ki, Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz" (Hucürat-16)

Allah ve Elçisinin önüne geçenler,

Allah'a (haşa) dinini öğretenler nasıl Müslümandır?



Kimse Allah'a öğretmenlik yapmaya kalkmasın,



Bilmem anlatabildim mi? / 5.5.2017

Medyabar.com bugun 71464 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 2414 kere okundu
YORUMLAR 5 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Yasin ELMACI
08.05.2017 15:02
Meğer her şey yalanmış. Siz islâm'ın kurtarıcısı sınız. Mehdisiniz diyeceğim ama Siz kabul etmezsiniz. Güzel dinimizi Siz kurtardınız. Allah Karagüzel hocamızı görevlendirdi. Çünkü biz bunları bilmiyorduk. Kimse bize anlatmadı. Sizden önce karanlıklar içindeydik. Kuran nedir, meal nedir bilmiyorduk. Zaten hep şüphem vardı ama bu yazıyı okuyunca tam anladım. Zaten gelişen beyinler teorisine göre son zamanlardaki insanlar önceki alimlere göre daha bir akıllı oluyorlarmış.
kadir güzel..
06.05.2017 17:40
O, sana Kitab?ı indirendir. Onun (Kur?an?ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, ?Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır? derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar....bu mealide bi açarmısınız ?
semih ak
06.05.2017 15:27
BU ÜLKEDE MÜSLÜMANCA YAŞAMAK İSTEYENLERE YILLARCA EN AĞIR CEZALAR VERİLDİ. OKUTULMADI, RESMİ DAİRELERE SOKULMADI, BİR KAÇ SATIR YAZI YÜZÜNDEN YILLARCA MAHPUS YATIRILDI. PEYGAMBERLERİNE ÇÖL BEDEVİSİ, KİTAPLARINA ÇOL KANUNU DENİLDİ. AMA MÜSLÜMANLAR SABIRLA BU GÜNLERE GELDİ. YAŞAR NURİ MİRASÇISI BU YAZAR TİPLERDE GÜYA BİR ŞEY İCAT EDİYORLAR GİBİ YAZIYORLAR....O KADAR DİNİ GAYRETİNİZ VARSA CAMİLERDE KİLERLE DEĞİL ONLARIN BİN KATI OLAN YERLERDEKİ LERE BİR ŞEYLER YAZ. YOKSA NİYETİN C.EFGANİ GİBİ ,DİNİN BAŞINI DİN KILICIYLA KESMEK Mİ? GÜCÜN BİR ZERREYİ BİLE SALLAMAYA YETMEZ.
kahraman
05.05.2017 21:27
Kuran her şeyi açıklıyorsa; Buhari ve Müslim diye kaynaklara, ilmihal kitaplarına ne gerek var? Allah her şeyi Kuran'da açıkladığını söylerken; niye hâla Hanbeli, Şafi, Hanefi, Caferi, Maliki diye mezheplerden medet umuyoruz? Bunlari yazan ya hurriyet veya sözcü gazetesi okuyucu sudur....
mert ali
05.05.2017 12:55
sade anlatımı beğendim, inşallah uyuyanları uyandırmaya vesile olur
Online Ziyaretçiler