Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Omuz Omuza

20.07.2017 11:18
Ülkemizin her yerinde; illerde ilçelerde, köylerde; kısacası yüreği vatanın bölünmez bütünlüğü için çarpan bütün gönüllerde kutlandı.

Öyle bir kutlandı ki memleket sevdalıları siyasi gömleklerini çıkararak bayrak aşkıyla omuz omuza meydanlarda toplandı.

Koca koca yüreklerde 250 şehidimiz anıldı, gazilerimiz yadedildi.

15 temmuz kalkışmasında heyecanla can siparane sokakları,caddeleri.dolduran vatan evlatları nasıl bir tarih yazıp hainleri dize getirdiyse,
Yine 15 temmuzun yıldönümünde insanımız aynı coşkuyla ALLAH ALLAH BİSMİLLAH sedalarıyla meydanları doldurdu.

Aynı coşku meydanlarda yeniden yaşandı. Kadınlarımız çocuklarımız yaşlımız gencimiz yani topyekun yüce Türk milletinin evlatları omuz omuza vererek 15 temmuz 2016 gecesinde ne yaşanmışsa akıllarda, zihinlerde aynı duygular yaşandı.

Tek fark bu sefer gazilerimiz şehitlerimiz olmadı. Çünkü karşımızda devletin topuyla tankıyla tüfeğiyle haince ateş eden hainler karşımızda değildi.

Onlar hak ettikleri yerde... Kimi pişman, kimi kandırılmış, kimi devlete olan kiniyle devletin kontrolünde cezalarını çekerek akıbetlerini beklemekteydi.

O gece Sakarya Demokrasi Meydanı hınca hınç dolmuştu. Konuşmacılar her görüşten siyasi gömleğini çıkartıp halkımıza seslendiğinde alkışlar içerisinde birlik mesajlarını bir bir verirken yıkılmayan tek şeyin birlik içinde olunması ruhunu deklare ettiler.

Binlerce insanın aynı düşünceler çerçevesinde nasıl birleştiğini görüp yaşadık.
Bunda medyanın, sosyal paylaşım sitelerinin gücünün gün geçtikçe dahada etkili olduğunu belirtmek lazım.

Maalesef diğer taraftan dünyanın hiç bir ülkesinde olmayan olması mümkün görünmeyen olaylar bizim ülkemizde oluyor.

Öyle bir ülke düşünün ki, içindeki hainler vasıtasıyla ülke işgal edilmeye kalkışılacak, emperyal ülkelere peşkeş çekilmek istenecek, o ülkenin halkı da bunu canını vererek kanını dökerek karşı koyup engelleyecek.

Sonra da birileri çıkıp diyecek ki bu bir kurgu tiyatro kontrollü darbe" gibi kabul edilmeyecek sözler sarf edecek. Akıllara durgunluk yok öyle bir şey...

Bu proje yıllarca geliştirilerek ülkemizi bölmek kardeşi kardeşe kırdırarak iç savaş çıkartmak için içeride satın aldıkları veya din maskesi altında kandırılmış insanımızı kullanarak dış güçlerce geliştirilmiş trajik ama gerçek olan hain bir plandır.

Bu plan, bu kurulan tuzak Allah'ın yardımıyla inanan yüce Türk halkıyla bozulmuştur. Bu böyle biline...

15 temmuz kalkışmasında kendimi bir an acaba ben Türkiye'de değil de başka ülkede mi yaşıyorum diye tereddüt geçirmedim desem yalan olur. bu kadara pes yani.bir ülkede yaşayan insanların kendi insanına duyduğu öfke ve nefret söylemleri hareketleri inanılır gibi değildi.

Bu insanlar nasıl bu hale geldi veya getirildi?
Bu insanlar nasıl kazanılır?
Gerçekten biz neler yaşadık?

İşte, yaşadığımıza bir anlam yüklemeliyiz.

Devletine ve milletine karşı öfkeli olan topluluklara baktığımızda bu güne kadar bir kısım basının sürekli ve maksatlı ayrıca kışkırtıcı yayınlar yapmalarını siyasilerin öfke ve nefret söylemlerini yaygın hale getirmelerini görürüz.

Bütün bunların hangi niyet ve maksatla yapıldığına bakıldığında millet düşmanlarının yapmış olduğunu soğuk savaşın olmazsa olmaz unsurları uyguladıklarını görürüz.

Bu argumancılar, hain planlayıcılar toplumu birbirine karşı düşman etmekte çok mahirdirler.
Bir takım değer yargılarına farklı anlamlar yükleyerek ülkelerde karışıklık çıkartmaları en haince işleridir.

15 Temmuz'a gelinceye kadar şöyle bir düşünelim halkımızı nasıl kamplara bölerek ayrıştığımızı hayel edelim.
Ne olursa olsun bir takım algılarla bu tuzaklara düşen çok insanımız vardır.

Tabi ki her kötü şeyden iyi dersler de çıkartmamız lazım. Bunun en önemli bileşkesi birlikte hareket etmektir. Hani deriz ya mesele vatansa gerisi teferruattır.

Yanan ateşe ne benzinle ne de körükle gitmemek lazım.

Ülkenin milli birlik ve beraberliği için en güçlü silahımız olan sevgi ve hoşgörüyü kullanmamız yaşayıp yaşatmamız lazım.

Ben şahsen böyle düşünüyorum.

Yeni bölünmeler yaşayarak bölünmeye peşkeş çekecek hiç bir lüksümüz yoktur.emin olun öyle gençlerimiz çocuklarımız var ki yüreklerinde şunu mırıldanıyor.

Biz asla vatansız yaşayamayız.
Hepimiz için tek gerçek budur.

Sonuç olarak ülkemizin en başındaki Cumhurbaşkanımızdan başlayarak emeklimize işçimize kadar her kesimden insanımız diyorsa ki bizi bölemeyeceksiniz, bizi yıkamayacaksınız.
Allah'ın izniyle ülke olarak hakettiğimiz yere gelip Türk'ün gücünü yedi düvele göstereceğiz.

Medyabar.com bugun 135650 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 2190 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler