Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Diyanetin FETÖ raporu eksik

28.07.2017 10:03
26 Tem. 2017 yani iki gün önce, Din İşleri Yüksek Kurulunun FETÖ raporunu Diyanet İşleri Başkanlığından ayrılmak üzere olan Mehmed Görmez Hoca açıkladı.

Açıklanan rapor malümu ilan niteliğindeydi.

Bu saçmalıklar öteden beri bilinen şeyler ama maalesef başımıza bomba yağana kadar üzerlerinde durulmadı.

Aslında tehlike çoktandır geleceğim, geliyorum dedi ama bizimkiler kulak asmadı.

Ne zaman ki ihanete kalkışıldı ancak o zaman tehlikenin boyutları anlaşıldı.

Aslında anlaşılmadı

Anlaşıldı derken nasıl anlaşıldığının üzerinde durmak hayati öneme haizdir.

Bu ihanet şebekesini bertaraf edersek bu meşum tehlike sona erecek mi sanıyorsunuz?

Asla ve kat'a.

15 temmuzun hemen akabinde yine bu köşede yazdığım yazılarda FETÖ yu FETÖ yapan çarpık din anlayışı olduğunu, geleceğine inanılan mehdi inancının dinimizde yeri olmadığını, Mehdi inancı sebebiyle Terörist başına kayıtsız şartsız itaat edildiğini, ona itaatin haşa Allaha itaatmıuş gibi algılandığını üzerine basa basa belgelerle izah etmiştim.

Çok değil bir önceki yazımda da dini kendi emellerine uyarlayan, Allah adına konuştuğunu iddia edenlerin ayet değil rivayet (dedikodu) üzerine inançlarını oluşturduklarını, bu gibilerin din teröristi olduklarını izah etmeye çalıştım.

Bu ifadeler bazılarının hoşuna gitmeyebilir. Hoşlarına gitmiyor diye gerçekleri söylemekten, yazmaktan vazgeçecek değiliz.

Başkan Mehmed Görmez Hoca, FETÖ raporunu açıkladığı basın toplantısında diyor ki:

"ALLAH İNANCINI SİSTEMATİK OLARAK BOZMAYA ÇALIŞMASI. MENSUPLARINA, ALLAH'A ULAŞMANIN MÜMKÜN OLDUĞUNU ANLATMA ÇABASINDA OLMUŞTUR"

ALLAH İNANCINI SİSTEMATİK OLARAK BOZMAYA ÇALIŞMASI?



Diyanet İşleri Başkanlığı Yüksek Din Kuruluna Derim ki,

Allah inancını bozan yalnız FETÖ mensupları mı?

Tarikatların tamamına yakınında bu sapık inanç yok mu?



"Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığınca hazırlanan "Kendi Dilinden FETÖ, Örgütlü Bir Din İstismarı" raporunda, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in kendisini olağanüstü bir şahsiyet olarak algılatmak için çok büyük ve sistematik bir çaba gösterdiği, örgüt mensuplarına "Fetullah Gülen sıradan bir kimse değildir. O, ahir zamanda İslam'ı ihya etmek için Allah tarafından seçilmiş özel bir kişidir" telkininde bulunulduğu bildirildi."



Yine kendilerine sorarım, siz Türkiyede değil de başka ülkede mi yaşıyorsunuz, kendi şeyhini üstün görme, KUTUB,KUTBUL AKDAB, ZAMANIN MÜCEDDİDİ gibi acaib isimler bu tarikat mensuplarının ağzında sakız olmuş, kime bu ismi veriyorlar, bilmiyor musunuz?

Raporda, örgüt mensuplarına sistematik bir şekilde telkin edilen bir diğer hususta ise Gülen'in başlattığı hareketin herhangi bir hareket olmadığı, Gülen'in "seçilmiş" olduğundan, örgüt mensuplarının da tıpkı Hazreti Muhammed'e inanan sahabe topluluğu gibi güzide bir topluluk, hatta ikinci sahabe nesli olduğunun anlatıldığı kaydedildi.



Allah aşkına, her tarikat mensubu kendilerinin FIRKAİ NACİYE (kurtulan fırka) olduklarına inandıklarını hiç duymadınız, görmediniz mi?

Raporda, "Gülen'in ayrıca sufi gelenekte kullanılan bazı kavram ve söylemleri bağlamlarından koparıp, örgüt mensuplarını ikna etmek için malzeme olarak bunlardan yararlandığına işaret edildi".

Bu söyleminizle SUFİ liğe meşruluk kazandırdığınızın farkında mısınız?

Nedir Sufilik?

Nedir tasavvufçuluk?

Peygamberimizin mübarek dilinden bu ifadeler duyulmamışken bize ne oluyor da Allahın verdiği ismi beğenmez olduk.

? هُوَ سَمَّاكُمُ الْمُسْلِمينَ مِن قَبْلُ وَفِي هَذَا?

"Allah gerek daha önce gelmiş kitaplarda, gerekse Kur'ân'da, size Müslümanlar adını verdi?"( Hacc 78)

Allah bizi MÜSLİMAN diye isimlendirdiği halde başka isimlerle, tefrika oluşturan başka lakablarla kendimizi ayrıştırmaya ne gerek var?



Raporda, Gülen'in kişisel emirlerini örgüt mensuplarına peygamberin emirleriymiş gibi bildirdiği kaydedildi.

Tarikat mensuplarına bir bakın, şeyhlerini haklı olarak azıcık bir eleştirin de görün, kıyameti koparırlar.

Allahın ayetini eleştirdiğinizde göremeyeceğiniz reaksiyonu, şeyhlerini eleştirdiğinizde görürsünüz.



"İncelenen kitap ve ses kayıtlarında, Gülen'in uyanık veya uykudayken, her durumda Hazreti Peygamber ile görüştüğünü ima ettiği, örgüt mensuplarına kişisel emirlerini peygamberin emirleriymiş gibi yansıttığının belirlendiği de raporda bildirildi".



Çok mu yani, daha üstünü var, tarikat liderinin Allah ile konuştuğunu iddia edecek kadar sapıtanlar var.

Raporda, Gülen'in 26 Kasım 1989 tarihli Hisar Camisi'nde yaptığı bir konuşmasında, "...burada Allah var ve burada O'nun gözünün içine bakan, O'nun cemal-i bakemalini müşahade eden Hazreti Muhammed Mustafa vardır. " dediği vurgulandı.



Bu ne ki, Peygamberi rüyamda gördüm aynı bizim hoca efendi, al birinin yüzünü vur birinin yüzüne diyenlere ne diyeceksiniz?

Allah demiş ki (haşa) ete kemiğe büründüm??.diye göründüm.



Bu sapık fikirleri nereye koyacaksınız sn. Görmez!

Raporda, Hazreti Peygamber'in Gülen'in konuştuğu cami cemaati arasında olduğu iddiasının ise Gülen'in kendini yüceltme adına sarf ettiği dini ve hissi dayanaktan yoksun bir hezeyandan ibaret olduğu vurgulandı.

Gülen'in 25 Mart 1990 tarihinde İzmir Şadırvan Camisi'nde yaptığı konuşmasında ise "Size bir müşahede arz edeyim. Böyle şeyleri cami kürsüsünden arz etmeyi önceleri düşünmüyordum. Ama size semanın iltifatını, Resulullah'ın iltifatını ketmedemezdim." diyerek Allah ile özel bir ilişki ve iletişim içerisinde olduğu iddialarına bir yenisini daha eklediği, örgüt mensuplarına Resulullah'ın iltifatlarını doğrudan alabildiğini iddia ettiği de raporda yer aldı.

Raporda, FETÖ elebaşının 9 Temmuz 1979'da İzmir Hisar Camisi'ndeki konuşmasında hadsizliğini daha da ileriye taşıyarak Allah adına konuştuğu belirtildi.

"Gülen'i üzerseniz cehenneme gitmekten kurtulamazsınız"



Bu inanç bütün tarikatlarda mevcud değil midir?

Gülen'in söz konusu konuşmasında, "Açık, kapalı her şeyin net olarak ortaya döküleceği bir gün var. Allah huzurunda görüşürüz. Belki o gün benim gibi yufka yürekli birisi 'Allah'ım. Bu kobraları bağışlamadan ben cennete gitmiyorum' diyebilirim? " dediği de raporda belirtildi.



Şefaat inancını kurana ters anlatırsanız olacağı budur,

Şeyhimin eteğine sarılırım, o beni kurtarır inancı bütün tarikatlarda yaygın değil midir, Sn. Görmez?

Kıyamette sual melekleri kişileri yakaladığında, "biz Nakşibendi Tarikatının Halidi kolundanız" deseler sual melekleri onları anında bırakır, diyene bir lafınız yok mu Görmez Hoca?



Raporda, Gülen'in 17 Ağustos 1987'de Salihli'de yaptığı bir konuşmada,

"Resul-i Ekrem'e arz olunduğum zaman ifadelerim ayrı bir hüviyet kazandı. Cemaatimin önünde söylediklerim ayrı bir hüviyet kazansa da hiçbir zaman nifakımı hatırdan çıkarmadım. Nefsim namına alnımı uzatıp Resul-i Ekrem'e öptürdüysem onu nefsim namına ve Kur'an ve imana hizmet yüklenenler namına yaptım." dediği ifade edildi.

Tamam da, Muhammed eşittir Allah diyenleri neden görmediniz Sn. Görmez?



Raporda FETÖ elebaşısı, Meleklerle görüştüğünü iddia ediyor,

Beri taraftan ise Allah ile görüştüğünü iddia edenler var bunlar neden görünmez Sn. Görmez?

'Hz. Muhammed, haşa Hz. Meryem'le evlenmiş, haşa Hz.İsa olmuş...'

Bizim mahallede buna benzer, daha da korkunç iddialar var, onlara ne diyeceğiz?



NETİCE

FETÖ raporunda Diyanetin itirazlarının bir kısmını yukarıda okudunuz.

Diyanet, fetullahın kürsüyü kirlettiğini söylüyor ve şikâyetlerini sıralıyor.

Diyanete soruyorum:

1-Fetullah, kürsüyü kirletirken sizin vaizinizdi, siz neredeydiniz, bile bile neden müsaade ettiniz?

2-Bugün hala kürsüleri kirletenlere neden sesiniz çıkmaz?

3-Potansiyel Fetullahçılara neden ilişmez, sesiniz çıkmaz?

4-Gerek FETÖ darbe ihanetinde gerekse bundan sonra da sapkın din anlayışına ses çıkarmadığınız için sırada bekleyen ihanetçilerin yapacakları yıkım faaliyetlerinde sizin payınız yok mu?



2002-2004 yılları arasında Sakarya vaizliği görevindeyken Orhan Camide yaptığım vaazımda "kadınların sesi namahrem değildir" dediğimde, İslam'ı kılık kıyafetten ibaret zannedenlerce zamanın müftüsü A. Şark'a şikâyet edilmem üzerine Şark tarafından sözümün tashih edilmesi istenir, ben bunu kabul etmeyince müftü ile aramızdaki ipler gerilir, emeklimi isterim ve emekli olurum.

Doğru söylemden dolayı sıkıntı çekildiği bir kurumda yanlış, saçma ifadelerden dolayı neden Fetullaha ilişilmez, merak konusu.

Yanlış, sapkın din anlayışı her belanın, her musibetin başıdır.

FETÖyu hain yapan, Dinini Allahın risalelerinden değil, beşerin risalelerinden öğrenmesidir.

Her hangi bir cemaat, tarikat vs ki Allahın kitabından çok, kendi tarikatının kitabını okuyorsa FETÖ ile hiçbir farkı yoktur.

Allahın ayetinden huzur bulmayıp başka risalelerden huzur bulan yine söylüyorum, din teröristidir.

Bunlar, yalnız FETÖ ile kayıtlı değil, sayıları çoktur.



Yanlışlar öyle yer etmiş ki bazılarına doğrular yanlış geliyor maalesef. Onun içindir ki yerleşmiş olan yanlış din anlayışına karşı doğruların söylenmesinin ne derece riskli olduğunu bilenlerdenim.

Müesses nizama aykırı söylemleri ifade etmek her babayiğidin harcı değildir.

Sn. Görmezi bir yerde anlarım, bazılarınca gerçekler acıdır, görevde iken gerçekleri söylemek bazılarına zor gelebilir.

Gönül isterdi ki yanlış, kayıt dışı din anlayışından kaynaklanan FETÖ tehlikesinin cemaat ve tarikatlarda var olduğunu Sn. Görmez, giderayak da olsa çekinmeden söyleyebilseydi.



Değerli dostlar, bu ve buna benzer yazıları maddi bir karşılık almadan yazıyorum.

Ben ecrimi Allahtan bekliyorum,

Kimsenin teşekkürünü de beklemiyorum,

Hakaret edenler, küfredenler kendilerine yakışanı yapıyorlar, cahilliklerini ortaya seriyorlar.

Geçen hafta bir TV kanalında zaif,uydurma hadisler üzerinde ki bir tartışmada kadınların sünnet edilmesini savunan, deve sidiğinin şifalı olduğuna yönelik hadisin sahih olduğunu vs ifade eden ilim fukarasını bir başka tv kanalında Sakaryadan katılıp savunan bir bayan deve sidiğinin şifalı olduğunu bildiren hadis salihtir deyince ister istemez kahkaha attım,

Yanlış mı anladım dedim, aynı ifadeyi birkaç kez söyleyince konunun cühelası olduğu ortaya çıktı.

Sizin anlayacağınız, sahih hadis ad değiştirmiş salih hadis olmuş.

Bu ve buna benzer cahillerle işim olmaz,

Herkes kendi işine!

Konunun yabancısı olan iki kelime laf edince, cahil olduğunu anlıyor, "cahildir, ne derse yeridir", deyip geçiyorum.

Sizin anlayacağınız cahil cühela ile işimiz zor,

Allah yardımcımız olsun.
28. Tem. 2017

Medyabar.com bugun 30370 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 2036 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler