Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Nikâh yetkisinin müftülere verilmesi doğru mu?

04.08.2017 10:28
Önce NİKÂH nedir, gayri meşru olan din kılıflı nikâha bakıp konumuza girelim.

(النكاح)

Sözlükte "birleştirme, bir araya getirme; evlenme, evlilik; cinsel ilişki" gibi anlamlara gelir.

Nikâh yapma işine NİKÂH AKDİ denir, yani nikâh sözleşmesi, mukavelesi.

NİKÂH KIYMA ifadesine öteden beri karşı olmuşumdur.

Kıymak:

1- çok ince ince ve küçük parçalar biçiminde doğramak.

2- acımayıp öldürmek manalarına geldiği halde nikâh akdine nikâh kıyma adının verilmesini anlamış değilim.

Neyse geçelim.

Nikâh akdinde ve boşanmada Allah şahidlerin olmasını istiyor.

... وَأَشْهِدُوا ذَوَيْ عَدْلٍ مِّنكُمْ وَأَقِيمُوا الشَّهَادَةَ لِلَّهِ ذَلِكُمْ يُوعَظُ بِهِ مَن كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ...

" (eşinizden ayrılacağınız zaman) İçinizden âdil iki kişiyi şahit tutunuz ve şahitliği Allah adına özenle yerine getiriniz. İşte, Allah'a ve âhiret gününe inananlara öğütlenen budur..." ( &%/ Talak 2)

Nikâhta en az iki şahidin istenmesi, o evliliğin şahidlerce ilan edilmesi ve boşanma durumunda da her ikisinin o şahitlerce bu kişilerin eş olduklarına hâkimin karşısında ikrarı ve boşanmalarına tanık olmaları içindir.

Kurana göre evlenirken de boşanırken de en az iki şahid bulunmalıdır ve boşamalar mutlaka hâkim kararıyla mümkün hale gelir.



HUKUKSUZ DİN KILIFLI NİKÂH

Resmi nikâhsız dini nikâhta, karar verecek hâkim, ne şahidlerin şehadetinini, ne de evlendik diyenlerin evliliğini kabul eder?

Böyle bir evliliğe dini dayanak etmek dini anlamamaktır.

Resmi nikâhın olmadığı dini nikâhta şahid olanlar suç işlediklerinden kendilerini gizlerler, bu gizleme nikâhın ruhuna aykırıdır.

Nikâh muamelesi bir akid'den ibarettir. Akidler İslamın "muamelât" kısmına dâhildir. İçeriğinin değişiklik arz edip etmemesi iman esaslarından değildir. Önemli olan hak ve adaletin gerçekleşmesidir. Zamanla daha adil olabilecek ve tescil edilecek bir muameleye İslamın karşı olması mümkün değildir

Nikâh da en az iki şahit olması dinen zorunludur.

Bu şahidliğin, imam veya müfti huzurunda olması bizden istenmiyor.

Resmen kayıt altına alacak (tescil edecek) makam huzurunda olmalı ki hâkim onların karı-koca olduklarına karar verebilsin.

Zira İslam da boşanma hâkim huzurunda ve iki şahidle olur.

Kuran bunu açık seçik beyan ediyor.

Herhangi bir durumda onların karı-koca olduğu kabul edilmeyecekse yani resmi makamlarca kayıt altına alınmamışsa o nikâhı ister imam ister müezzin yapsın, adına da üstelik dini nikâh densin o nikâhın din de yeri yoktur.



İstenildiğinde kapı önüne hiçbir talep iddia etmeden bırakılacak bir kadının böyle tescilsiz bir nikâhına Allah olur verir mi?

Adına "Dini nikâh" denilen bu nikâha Allah razı olur mu?

Evlilikte, asıl olan tarafların evlenmeden dolayı bir takım hakları elde etmeleridir. Bu haklar peygamberimiz döneminde karşılıklı rızaya ve kabule dayanan, def ile ve ses (şarkı-türkü) ile evlenme ilanından ibaretti. Bu şekilde nikâh Peygamberimiz zamanda tescilli nikâh olarak kabul görüyor, eşler de bu evlilikten dolayı bütün haklarına sahip oluyorlardı. Günümüzde ise kayıt altına alınmayan (tescil edilmeyen) nikâh sonucu doğacak çocuklar pek çok haklardan mahrum bırakıldıkları gibi miras hukukundan istifade edememekte, hanım, istenildiğinde kapı önüne konulabilmekte ve hiçbir hak talep edememektedir. Böyle bir nikâh zulüm değil midir? Allah'ın böyle bir zulme rızası olabilir mi? Adı, dinî nikâh olduğu için böyle bir nikâhın Allah katında mahbûbiyeti (sevimliliği) olamaz. Bunca mahzurları içinde taşıyan nikâh-adı ne olunsa olsun-İslam'ın tavsiye ettiği nikâh değildir.

Nikâh akdinde eşlere sağlanan hukukî garantiler şahidler huzurunda kayıt altına alınması esastır. Bunlar gerçekleştikten sonra ayrıca dinî nikâh denilen ikinci bir nikâha ihtiyaç yoktur. Yapılacak olursa bu işlem bir seremoniden ibarettir.

Resmi nikâh da mehir yoktur diyenlere derim ki dini nikâh dediğiniz nikâhta mehir ne işe yarıyor, adet yerini bulsun diyerek dini istismar ediyorsunuz.

Resmi nikâhta ise en değerli mehir, kocanın mallarına ortak olmak değil midir?

Uygulanmayan mehir, uygulanan mal ortaklığı mehri, hangisi kadının lehinedir söyler misiniz?

Kayıt altına alınmadan yapılan dini nikâhın İslam'da yeri yoktur. Böyle bir nikâh yok hükmündedir. (FARKLI İLMİHAL S. 469-471/ İsteme adresi: Yuvam sok. Etçioğlu işh. Adap. Tel. (0264) 2783371)



MÜFTÜ NİKÂHI

Müftülere nikâh kıyma yetkisi verilmesine karşı çıkılmasındaki mantığı anlamıyorum.

Eğer,

Müftüler, Yaptığı nikâhta, Medeni Kanun'da belirtilen kurallara uyacaklarsa,

Kıyılan nikâhları anında deftere kaydedip nüfus müdürlüklerine bildireceklerse,

Nüfusta evli görünen kişilerin birden fazla evlilik yapmasına imkân sağlamayacaksa ki öyle olacak.

Müftülere nikâh yapma yetkisi verilmesine neden karşı çıkılır?

Siz, müftünün, iyi geçim yapması için evleneceklere bir ayet veya bir iki hadis okumasına mı karşısınız?

Harbi olun, dürüst olun, itiraf edin.

Yeter ki, "Allahtan başka birine secde emri olsaydı kadının kocasına secde etmesini emrederdim" kocasının cerahatli vücudunu diliyle yalayarak temizleyen kadın yine de kocasının hakkını ödeyemez" gibi saçma, uydurma, dedikoduları hadis diye okumasın.

Böyle uydurma hadislerin okunacağından endişeliyim zira her rivayete hadis diyenler revaçta.

Evlendirme yetkisi sadece müftülere veriliyormuş gibi bir algı oluşturuluyor.

Belediye nikâh memuru, muhtar, gemi kaptanı meşru, müftüler gayri meşru.

Nikâh yetkisinin müftülere de verilmesi, dini nikâhın önünün açılması mı, kapanması mı?

Bunu anlamayanlar var.

Müftülere de tanınan nikâh yetkisi, medeni nikâhın kısıtlanması mıdır, yaygınlaşması mıdır?

Köprü altı imalatı denir ya, işte bunun gibi köprü altı gayri meşru nikâh, meşru hale getirilirken hemen istemezukçuların güya laiklik adına karşı çıktıklarını görmek ne kadar tuhaf.

Nüfus hizmetleri kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılarak nikâh akdinin müftülere de verilmesi doğrultusunda yapılan bir çalışma üzerine bazı kesimlerin itirazlarını görüyoruz.

Muhtarlara, gemi kaptanlarına verilen yetki, devletin memuru müftülere verilince neden rahatsız olunur?

Sanki yetki diğerlerinden alınıp sadece müftülere veriliyor gibi.

Rahatsız olanlar bu konuya ideolojik yaklaştıklarının farkındayım.

1-Nikâh yetkisinin müftülere verilmesi laikliğe aykırıymış.

2-Küçük yaşta evlenmelere sebep olacakmış.

Laikliği bu şekilde anlayanlar yüzünden başımıza gelmeyen kalmadı.

Avrupa'da nikâh, kilisede yapılırken laiklik elden gitmiyor, bizde ise tepetakla oluyor, nasıl oluyorsa.

Nikâhın kayıt altına alınmasının neresi laikliğe aykırıdır, anlaşılır değil.

Küçük yaşta evlenmelere sebep olur fikri tamamen deli saçmasıdır, aksine küçük yaşta evlenmelerin önü kesilmektedir.

Dini nikâh adıyla 12-13 yaşlarında çocuklar evlendirilmektedir.

Resmi nikâh olunca bunun imkânı var mıdır?

Nikâh yapma yetkisinin müftülere de verilmemesi bu konuda yaşanan facia ve mağduriyetlerin baş sebebi olmuştur.

Tescilli nikâhın olmaması birçok cinayete sebep olmuştur.

Dini nikâh sayesinde pek çok kadın ufak bir anlaşmazlıkta kapının önüne konmuş, hiçbir talep hakkı ve imkânı olmayan bayanlar içinde intihara, cinayetlere sebebiyet verilmiştir.

Veya ailesi tarafından kabul edilmeyen böyle bayanlar intihar, fuhuş, cinayet gibi yollara tevessül etmiş, nice ocaklar sönmüştür.

Dini nikâh çok evliliğe sebep olmuştur.

Hiçbir sorumluluğu yok, keyfi istediğinde terk edebileceğini düşünerek bu yolla çok evlilik kapısı açılmıştır maalesef.

Resmi nikâh olmadan yapılan dini nikâh, dinin istismar edilmesidir.

Meslek hayatımın tamamında resmi nikâh olmadan nikâh yapma gibi bir sorumsuzluk davranışı göstermedim hamdolsun. Darılma, gücenme pahasına da olsa en yakınlarımın bu doğrultudaki isteklerini geri çevirdim.

Gerek yazılı gerekse görsel basında imam nikâhı ile evliliklerin olduğu ve istenmeyen sonuçların meydana geldiğini üzülerek ve sinirlenerek izlemekteyim.

Kayıt altına alınmayan (resmi nikâhsız) kişilere her kim dini nikâh diye isimlendirilen ve İslam'da yeri olmayan nikâhı yaparsa onun dininden, aklından şüphe ederim.



Adam sanılan koca koca kişiler TV ekranlarında mantıksız ve alakasız bir sürü bahane ileri sürerek nikâh yetkisinin müftülere verilmesine karşı çıkıyorlar.

Neymiş, dinin alanı genişliyormuş.

Hay, sizin başınıza o alan kadar taş düşsün, düştü de haberiniz yok.

Bu konuya ideolojik bakanlar içinde, zinanın, ahlaksızlığın, fuhşun alanı genişliyor diyerek karşı çıktıklarını gördünüz mü?

Bu tiplerin eşcinselliğe karşı bir beyanatlarını ben görmedim, duymadım.

Hiçbir nikâh olmadan yıllarca bir arada yaşayanlara, hatta bu beraberlikten çocuk sahibi olanlara ses çıkarılmazken müftülerce de kayıt altına alınmasına şaşı bakılması aklın işi değildir.

Kişinin özel hayatıdır kimse karışamaz deyip metres hayatını alkışlayanlar, müftülerin de kayıt altına alacağı nikâha karşı çıkmaları normaldir.

Keyif benim değil mi, kimle istersem onunla olurum diyenlerden başka bir şey beklenemez.

Bu kişileri din cahili ve fukarası olarak görüyorum.

Zira bunlar, nikâhta dinin ortaya koyduğu güvenceyi anlayamayan zavallılardır.

Olmaz yere bir bardak suda fırtına koparmak isteyen şer çevrelerin eşcinsellerin evlenmelerine karşı çıkmayıp bu kadar gürültü koparmamaları manidar değil midir?

NİKÂHTA NİFAK ARAYANLARA ALDIRIŞ ETMEYİN! / 04.08.2017

------------------------------------------------

NOT: Yeri geldiğinde haklı olarak Diyaneti eleştirenlerden biriyim.

Yerine göre, savunmasını da iyi biliriz.

"Diyanetin başına bundan daha tehlikelisi gelmemiştir" diyerek Mehmed Görmez Hocayı eleştiren zavallı.

Onların anladığı manada keşke daha tehlikeli olsaydı.

Bidat ve hurafeciler için tehlikeli olmak ne güzel.

Allah bizi, hurafeciler, bidatçılar için daha da tehlikeli yapsın inşallah.

Ayetleri bir yana atıp güzelim dinimizi masallarla, hurafelerle, dedikodularla anlatan kesimin Mehmed Görmez Hocanın Diyanetten ayrılmasına sevinenlerini ben çok iyi anlıyorum.

Ya siz?

Hani denir ya, dinime dahleden bari müselman olsa.

İşimiz gayet zor, Allah gayretimizi artırsın,

Allah sonumuzu hayırlı eylesin.
04.08.2017

Medyabar.com bugun 15411 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1942 kere okundu
YORUMLAR 3 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
send işçi
07.08.2017 14:21
bi sonraki level ne nikahı yaa tamam oldu bitti
TAVUK ÇOBANI
04.08.2017 11:16
HARBİ CAHİLSİN HOCA KILIKLI . BURADAKİ CAHİLLİK İLİM YOKSUNU DEĞİL İLMİN VAR AMA FELSEFE YAPARAK BU İLMİ KİRLETİP MİLLETİ DE YANLIŞ YOLA SEVK EDİYORSUN . ELMA İLE ARMUDU BİR KEFEYE KOYUP NE FARK EDER İKİSİ DE MEYVE MİDEDE KARIŞACAK DEYİP YUTTURMAYA ÇALIŞIRKEN BUNLARA DA ALLAH'I ORTAK EDİP ŞAHİT TUTMAYA ÇALIŞIYORSUN . SANA TÜM KALBİMLE ALLAH RIZASI İÇİN BUĞUZ EDİYORUM . YAPMA HALKIMIZIN KAFASIN DA SORU İŞARETLERİ BIRAKIP YANLIŞLIĞA SEVK ETME DİNİ NİKAH YOKTUR DİYORSUN . DİNİ NİKAHTA KADINI KAPININ ÖNÜNE BIRAKMAK BASİT DİYORSUN . YAPMA PALYAÇOLUK YAPMA . BİRŞEYLERİN İSMİNİ DEĞİŞTİRİP YENİLİKÇİ İSLAMCILIK YAPMA . MAHALLENİN TERÖRİSTİ OLMA . . . SENİN DEYİMİNLE . .
adalı 54
04.08.2017 11:04
hocam yazılarınız güzel ama ÇOKKKKKKKK uzun biraz daha kısa olsa yazılarınız daha çok okunur diye düşünüyorum hayırlı cumalar diliyorum
Online Ziyaretçiler