Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Türkiye'de Sakarya algısı

09.08.2017 14:00
Her şehrin zayıf veya güçlü yanları vardır ve insanlar bir şehri bir veya birkaç özelliğiyle algılarlar.

Peki Sakarya deyince Türkiye'de nasıl bir imaj ve algı oluşuyor?

Sakarya'da yaşayan ve bu yazıyı okuyan birçok kişi bir sürü özellik aklına getirmiştir; ama ya Sakarya'da yaşamamış veya birkaç defa ziyarete gelmiş insanlar ne düşünüyor?

Çok çarpıcı bir araştırmanın sonuçlarını ilk defa açıklayacağım. Öncesinde bu algının ve imajın etkenlerine değinelim.

Yaklaşık 15 yıldır kendimce Sakarya siyasetini ve bürokratik faaliyetleri takip ediyor, basınımızdan şehrimizde olup bitenleri veya olacak, yapılacak, edilecekleri okuyorum.

Sakarya'nın tarihi zenginlikleriyle ilgili bir önceki yazımın (Sakarya'nın Tarla Bekçisi Tarihi)devamı olarak değerlendireceğimiz bu yazı da Sakarya'yla ilgili algıya ve imaja nasıl katkı verilmesi gerektiğine ışık tutacaktır.

Sakarya'daki gelişimin dönüm noktalarından biri de 17 Ağustos Depremi'ydi. Yıl dönümüne yaklaştığımız bugünlerde o acı ve yıkıcı depremde hayatını kaybedenleri bir kez daha rahmetle anıyorum. "Şer gibi görünenlerde bir hayır vardır" inancıyla konuya yaklaşırsak o afet sonrası biraz daha bilinçli bir yönetim ve toplum oluştu; Sakarya, yenilenmeye ve gelişmeye başladı.

Çok önemli yatırımlar gerçekleşti, zamanında "olmaz, yapılamaz, bu şehir elli yılda kendine gelemez" denilen dönemden bugüne baktığımızda gerek hükümet, gerekse de yerel yönetimlerin büyük çalışmaları oldu. Ancak hep bir şey eksik kaldı, o da şehrin algı ve imajına yönelik çalışmalar. Birkaç defa "Marka Şehir" çıkışları yapılsa da "Marka" toplantıları yapılsa da ortaya somut ve pratik bir şey çıkmadı.

Tabi şehirdeki birliğin zayıflığı, kimsenin kimseyle anılmak istemeyişi, bilimsel çalışmalara veya tanıtım faaliyetlerine ayrılacak bütçelerin çok ve gereksiz görülmesi gibi birçok etken Sakarya'nın Sakarya dışındaki algısına güç veremedi.

Sakarya deyince ilk akla geleni söyleyin dersek, her halde kabak çıkacaktır;ancak araştırma sonuçları hiç de öyle değil.

Dünya artık eski dünya değil, Türkiye'de bu yeni dünyaya hızlandırılmış bir şekilde yetişmeye çalışıyor. Mesela artık ürünler Coğrafi İşaret ile tescilleniyor. Yani sizin kabağınız, patatesiniz, ıslama köfteniz bırakın Türkiye'yi Avrupa'da bile bilinir hale gelebiliyor. Peki Türkiye'de kaç ürün bu şekilde tescilli? Heyecanlanmayın, sadece 3!

AB genelinde tescil edilmiş ürün sayısı 5 bin civarında. Türkiye'den ise sadece üç ürün; Aydın İnciri, Antep Baklavası ve işlemleri tamamlanmak üzere olan Malatya kayısısı. Yaklaşık 2500 civarında ürünümüz coğrafi işaret alabilecek kapasitede. Mesela merak ediyorum, Sakarya'nın bir ürünü için böyle bir girişimde bulunuldu mu?

Hadi biz dönelim araştırma sonuçlarına. Araştırma 2017 yılında yapıldı. Daha önce Malatya'da Gaziantep'te (farkındaysanız iki şehirden de coğrafi işaret tescili çıktı), Düzce'de ve son olarak da Sakarya'da "markalaşma" üzerine şehrin algı ve imajlarıyla ilgili çalışmalar yapmış bir isim Prof.Dr. Metin Işık'ın çalışmalarını paylaşıyorum. Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanlığı görevini sürdüren öğretim üyesinin yaptığı bilimsel çalışma Sakarya dışındaki 20 ilde(Tüm bölgelerden ve büyükşehirlerden) 2000 kişiye ulaşılarak tamamlandı.

Anketin en dikkat çekici cevaplarından biri isi şu soruya verildi.

"Sakarya" kelimesini duyunca aklınıza gelen ilk şey nedir?

Yüzde 35,8 Sakarya Meydan Muharebesi ( ki bu savaş Sakarya'da yapılmadığına göre üstümüze alınmayalım)

Yüzde 18,2 Sapanca ve azalarak devam eden Sakarya Üniversitesi, Sakaryaspor, Deprem,meşhur kabağımız ise yüzde 3,2(!)

Sizce Sakarya'nın en önemli değeri nedir? Sorusuna ise

Yüzde 32 Sapanca, yüzde 21,4 Üniversite, yüzde 19,7 Sanayi.

Araştırmaya katılanların yüzde 54'ü Sakarya'ya hiç gelmemişler. Bu nedenle Sakarya'yla ilgili algıları çok daha önemli. Sakarya'nın sakinliği, güvenliği, temizliği, yaşamak isteyip istemedikleri, halkının özellikleri ve daha birçok soruya cevap veren bu araştırma sonuçları Sakarya'nın markalaşmasıyla ilgili yapılacak çalışmalara da ışık tutacaktır.

Daha önceki yazımda da belirttim, birçok kurum ve kuruluş bir çalışma grubu oluşturarak Sakarya'nın potansiyelini en etkin şekilde ortaya koymalıdır. Bu işler milyonluk yatırımlar kadar ciddiyete alınmadan Sakarya'yı daha marka ve daha ileri taşımak mümkün değildir.

Medyabar.com bugun 12111 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 8880 kere okundu
YORUMLAR 7 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
pukay
10.08.2017 10:46
Sakarya Meydan Muharebesinin Sakarya'da olduğu sanan Sakaryalılar varken benim bu ankete vereceğim cevap Cahil olduklarıdır.
Sokak Kafası
10.08.2017 10:39
Sakarya'da 2 sene okudum. Ekmeğini yedim. Sakarya halkı en kötü zamanlarımda yardım etti. Aç kaldım herhangi bir büfeye girip durumu anlattım ve bana istediğini yiyip içebilirsin kardeşim dediler. Hatta kalacak yerin var mı diye sordular.İş verdiler çalıştım. Allah Razı olsun Sakarya halkı. Sizi unutmak mümkün değil. En güzel günlerimi orada geçirdim. Sakarya'nın insanı Vatanını seven, Milliyetçi insanlarla dolu. Fakat bir konu var ki ne baktın davasına insanlar birbirini öldürüyor. Ülkemizin genel sorunu bu sadece Sakarya'da olan bir şey değil. VATAN MİLLET SAKARYA! İstanbul'dan selamlar Sakarya. Sizi çok özlüyorum. En yakın zamanda geleceğim...
AtillA
10.08.2017 10:07
Mustafa Kemal saldırıya geçilmesini emretti (10 Eylül 1921). 11 Eylülde bu saldırı bütün cephe boyunca yayılır ve düşman 12 Eylül günü bulunduğu yerlerden sökülüp atılır. Büyük bozguna uğrayan Yunanlılar, perişan bir durumda Sakarya Irmağı?nın batısına çekildiler. 13 Eylül 1921?de Sakarya?nın batısına atılan düşman takip edilerek Eskişehir?e doğru kovalandı. 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesi Başkomutan Mustafa Kemal emrinde, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ile Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa?nın yönetimindeki Türk Ordusu?nun gayretleriyle ve Türk Milleti?nin varını yoğunu orduya vermesiyle zaferle sonuçlandı (13 Eylül 1921). Kaynak: T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Açık Öğretim Okulları
Tahsin Korludağ
10.08.2017 09:00
Bu konuda ciddi bir çalışmam olmuştu ve bu haberdeki araştırmadaki resmi sonuçlar, gayrı resmi sonuçları ise; -dolandırıcılık , -uyuşturucu, -sahte para -yobaz, -radikal islamcıların merkezi gibi olarak bir çok madde var. İyi bilinmiyor Sakarya maalesef.
kutay sezer
10.08.2017 08:22
ya afedersiniz ama sakaryanın tarihsel zenginliği nedir ya? sonra sakaryanın kabağı falan bunları geçin artık. depremden sonra falan ne yapıldı da daha güzel oldu onu anlatsanıza? park bahçe doldu etraf başka bişi yok? avmler falan! deprem oldu fırsat varken yollar genişletildimi? fırsat varken altyapı yapıldımı? sosyalliğe ne kadar önem verildi? bir tane özel üniversite yok daha. 20 ilde anket yapılmış onuda geç adapazarında doğmuş büyümüş başka şehire üniversite okumaya gitmiş arkadaşlara sorsanıza dışarda sakarya nasıl tanınıyo diye? ya mafyasın derler ya topçusun derler ama kesin yobazsın derler.. okumuşluk seviyesinde türkiyede kaçıncı ona baksanıza? marka şehir falan güldürmeyin kendinizi millete..
kalorifer
09.08.2017 22:26
Mrmaranın en geri şehriyiz kabul edelim
iletişimci
09.08.2017 15:10
Metin hocanın öğrencisiyim,o anketlerin yapılmasına bende yardım ettim.Şunu rahatlıkla diyebilirim ki maalesef şehrimizin imajı iyi değil.Umarım tanıtım çalışmaları iyi sonuçlanır ve şehrimiz daha iyi noktalara gelir.
Online Ziyaretçiler