Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Hacılara havaalanlarında zorluk ve çile

11.08.2017 10:46
Daha önceleri de sırası geldiğinde bu konuyu yazdım ama Hac yolculuğunun başladığı bu günlerde önemli bu konuya parmak basmak isterim.

Hac ve umrecilere çile çektirmek niye?

Uçakla hac ve umreye gidenler ihrama nereden girecekler meselesi?



Allah Rasulü hac ve umreye gideceklerin ihrama girecekleri yerleri hayatta iken bizzat işaret etmiştir. Her taraftan hac veya umreye gidecekler için tespit edilen bu yerlerle ilgili herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir.



Bir iş için belirtilen zaman veya yer anlamına gelen mikat, doğrudan harem bölgesine giden yabancıların ihramsız geçemeyecekleri yerlerdir.



Mikat yerlerini bildiren hadis sadece bu yerlerdeki insanların ve buradan geçen, yolları buraya uğrayan hac ve umre adaylarının mikatını içermektedir. Yolu buralardan geçmeyen Iraklıların mikatını oraya hiza olan yeri Mikat olarak Hz. Ömer tesbit etmiştir.



Açıklamalardan anlaşılıyor ki Peygamberimiz sadece karadan Arap yarımadasının üç yönünden gelenler için mikat yeri belirlemiş ve tayin etmiştir. Bu üç yön: Kuzey, doğu ve güneydir. O zamanlar Müslümanlar bu üç yönden hac ve umre yapmak için gelmeleri mümkün olan yerlerdi. Batı yönüne gelince Allah Rasulü o yönden gelenler için ihrama girme yeri ( mikat ) tayin etmemiştir. Çünkü batı tarafı deniz olup yine bu tarafta islamın henüz o zaman ulaşmadığı Afrika kıtası vardır. Oranın o zamanlar ne olacağını yalnız Allah biliyordu. Yine o zamanlar zamanımızdaki Süveyş Kanalı henüz açılmamıştı. Rasulüllah zamanı gelmeden, olay olmadan bir hüküm koymaya çalışmazdı.



Yukarıdaki açıklamadan anlıyoruz ki Allahın elçisi denizden gelenler için bir mikat belirlememiştir. Çünkü Rasulüllah hayatta iken hac için Kızıldeniz tarafından gemi ile gelinmiyordu. Buranın hükmü gelecekteki içtihada kalmıştı. İslam'ın Afrika ya kadar uzanması neticesinde bu ictihat gerçekleşmiş ve o tarafdan gelenlerin mikatı tesbit edilmiştir.



Hz. Ömer'in Iraklılar için ihram yeri( mikat ) tayin ve tespit etmesi ictihadına dayanarak ve onun ışığı altında deriz ki yaşadığımız zamana ait meseleler için mezheplerden kalan eski görüşlerle çözüm bulmak ve dinî hüküm vermek doğru değildir. Pek çok hüküm var ki kendine ait özel durum ve nedenlerden dolayı yürürlükten kalkması gerekmektedir. Mezheplerden geriye kalan bu düşünce ve hükümleri şimdiki yaşadığımız zamanın şartlarına, ortamına uysun veya uymasın taşımak uygun olmaz. Eskiyi bugüne taşımak mükellefleri zorluğa ve sıkıntıya sokuyorsa bunu hoşgörülü dinimiz kitap ve sünnetin hükmüyle kabul etmez ve etmiyor.

İhramın giyilmesi gerekli yerleri bildiren hadisleri bu günki hava yoluna da teşmil etmek doğru değildir.



Mikatla ilgili hadisler o zamanda bilinen ve tanınan yollara göredir. Bu yollar da, Arap yarım adasının çeşitli yönlerinden hac ve umre için gelenlerin Mekkeye ulaşmasını mümkün kılan kara yolları olduğundan hava yolunu yerdeki mikatların hizası ile denkleştirmeye kalkışmak doğru değildir. Bu, sadece o topraktan ve yeryüzünden geçenler için geçerli olan hükümdür. Çünkü o arazinin üzerinden kuşlar gibi uçarak havadan geçmek ne Resülüllahın nede ashabın hiç hatırından ve hayalinden geçmemiştir ve geçemez. Zira o gün için bu mikatların üzerinden havadan geçmeyi hiç kimse tasavvur edemez ve etmemiştir.



Kara yolunda geçerli olan hiza meselesini semaya (göğe) teşmil etmek asla caiz olamaz.



Resülüllahın hadisi hava yoluyla gelmeyi içermediğine göre hava yoluyla gelme hususunda bir delil; kaynak bulunmamaktadır. Daha önce kendi ülkelerinde hava alanında veya uçakta iken altta (karada) bulunan mikatın hizasına geldiğinde ihrama girme gibi bir zorunluluk yoktur. Eğer uçak mikat dışında bir şehre iniyorsa, mikatları oradan gidenlerin mikatları, ya da o mikat'a hiza ve paralel olan yerdir. Eğer o mikatlara uğramıyorlarsa onun hizası olan bir yerde ihrama girerler. Eğer uçağın indiği yer mikatlardan içeri kalan bir yer ise yani mikat ile harem arsındaki bir yere iniyorsa o kişinin ihram mikatı bizzat o yerdir, oraya inen oranın ehli ve halkı gibidir. Orada bulunanlar nasıl bulundukları yerden ihrama giriyorlarsa uçakla oraya inen de oranın halkı gibi oradan ihrama girer.



Bugün hacıları getiren uçakların indiği hava meydanı Cidde şehridir. Burası bazı mikatların arasındadır. Hac ve Umre için hava yoluyla Ciddeye gelenlerin ihram için mikatları Cidde şehridir. Çünkü oraya inenler oranın halkı hükmüne tabidirler, oralı gibidirler. Cidde halkı nerede ihrama giriyorsa uçakla gelenler de orada ihrama girerler. Hacıları getiren uçağın indiği hava meydanı bir gün gelir Mekkeye nakledilirse hava yolu ile gelenler Mekkeli gibi olurlar. Onlarda Mekkelilerin ihrama girdiği yerden ihrama girerler.



Defalarca Hac ve Umre yoculuğuna çıktığımızda hava alanlarında merdiven altlarında, küçücük mescidlerde, mezbelelik gibi yerlerde hacı adaylarına ihram giydirmenin ne kadar zor olduğunu bizzat muşahade ettik. Uçakta ihrama girmek ise daha da zor ve uygunsuzdur. Bu zorluk büyük uçaklarda bazen imkânsız hale dönüşmektedir. Ticari zihniyetle yapıldığı için koltukların arası son derece dar ve sıkışık bulunmaktadır. Yolcu çivinin ağaca çakıldığı gibi koltuğuna oturmaktadır. Bırakın ihrama girmeyi, yemek yemek bile rahat olamamaktadır. Ayrıca zorunlu olmasa da uçakta yıkanıp ihram sünneti olan namazı kılmak için bir yeri nerede bulacaktır?


Her yeni olay için yeni bir yöntem vardır. Çünkü İslam dini dünyada yaşayanların problemlerini çözmeye kâfidir. Bu problemler ister yaşadığınız çağda, isterse gelecek zamanlarda olsun İslamda bunların halli vardır. Uçakla hac veya umreye gidenler için Ciddenin mikat olarak tayin edilmesi bunlardan en mühimidir. Aişe Validemizin ifadesine göre iki seçenekten birini tercih etme durumunda kaldığında Resulullah en kolay olanını seçerdi. Allah Resulunun yöntemi böyle idi. Eğer Allah Resulü hayatta olsaydı hava yoluyla bu kadar insanın Cidde sahasına Umre ve Hac kastıyla indiğini görseydi, herhalde bizzat Ciddeyi mikat (ihram giyme yeri) olarak tayin ve tesbit ederdi. Onun tesbit ettiği usul ve ondan bize ulaşan naslar (deliller) bunun böyle olacağını göstermektedir.(daha fazla bilgi için bak.HAC FIKHI / Hamza Tekin)


...مَا يُرِيدُ اللّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ...



"...Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez..." (5/ Maide 6)



...وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدِّينِ مِنْ حَرَجٍ...



"...O, ( Allah) din konusunda da üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi..."(22/ Hac 78)



مَّا كَانَ عَلَى النَّبِيِّ مِنْ حَرَجٍ فِيمَا فَرَضَ اللَّهُ لَهُ سُنَّةَ اللَّهِ فِي الَّذِينَ خَلَوْا مِن قَبْلُ وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ قَدَرًا مَّقْدُورًا



"Allah'ın Peygamber'e farz kıldığı şeylerde ona bir güçlük yoktur. Bu, Allah'ın öteden beri, gelmiş geçmişlere uyguladığı yasasıdır. Allah'ın emri şüphesiz gereği gibi yerine gelecektir"(33/ Ahzab 38)



إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا



"Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır"(94/ İnşirah 5-6).



Her zorluk için bir kolaylık var diyen İslam'ın buna bir kolaylığı yok mu?



Uçakla Hac ve Umreye gideceklerin ihrama nereden başlamaları gerekir ile ilgili söylenenlerin özeti şöyledir:



Eğer uçak mikat mahalli bir yere inmişse oranın ehli gibi oraya inen de o mikattan ihrama girer. Eger uçak mikat dışında bir yere inmişse yolunun üzerinde rastladığı ilk mikattan veya çeşitli yönlerden tayin ve tesbit edilmiş olan mikatın hizasından ihrama girecektir. Ancak hacı adayı veya umreci uçak içinde mikatı geçerse uçağın indiği yerden ihrama girmesi gerekir.



Bu mütalaadan sonra Türk hacı ve umre adaylarına şunu deriz ki,



Uçağınız Cidde'ye ineceğine göre sizlerin uçağa binmeden Türkiye hava alanlarında veya uçağın içinde ihrama girme mecburiyetiniz yoktur. Cidde hava alanı sizin için mikattır, yani ihrama girme yeridir. İşin doğrusu budur. (FARKLI İLMİHAL: Bu ve bunu gibi pek çok bilgiyi içinde barındıran, uydurulan değil, indirilen İslamı öğrenmek için bu eseri Yuvam Sok. Etçioğlu İş hanı No 15. Tel: (0264) 278 33 71 Adapazarı adresinden temin edebilirsiniz). / 11.08.2017

------------------------------------------------------------------------

NOT: Yazılarımın uzun olduğunu bazı okurlarım haklı olarak ifade etmekteler. Ben de bunun farkındayım. Takip edenler bilir ki yazılarım belge ve bilgi içerdiğinden kısa yollu meseleyi halletmek kolay olmuyor. İnanın bir konu başlığı yazıyı saatler hatta günlerce üzerinde çalışarak yazmaya çalışıyorum. Öyle zamanlar var ki yemeğin ortasında hatta affedersiniz yataktan kalkıp düzeltme ve not alma ihtiyacı duyduğum anlar oluyor. Yazıyı servis etmeden önce defalarca bakıyor çıkarılması gerekli yerleri bu yazı da olduğu gibi çıkarmama rağmen yine de uzun olmasının sebebi, o yazının içerdiği bilgilerin mümkün olduğunca eksiksiz size aktarılmasıdır. Bu da, hem mesleğime hem siz okurlarıma saygı duyduğum içindir Yine de elimden geleni yapacağımdan şüpheniz olmasın.

Çalakalem yazı yazmaktan hoşlanmadığımı anlayışla karşılayacağınızı ümit ediyorum./ Selamlar, saygılar, muhabbetler.

Medyabar.com bugun 124230 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1748 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler