Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Sünnet ve Hadis Kelimelerine Kur'an'ın verdiği Mana

08.09.2017 09:49
(السنّة)

Yapılan büyük yanlışlardan biri de kelimelerin kök anlamlarına bakmadan onlara yüklenilen manalardır.

SÜNNET ve HADİS kelimeleri bunlardan sadece ikisi.

Bu kelimelerin hangi manada kullanıldığını doğru anlamak için tabidir ki Kurana müracaat edeceğiz.

Sünnetin sözlükte kelime anlamı "adet, yol, davraniş,kanun koymak,Allahın kanunu, şekillendirmek,izlenen yol, yöntem, örnek alınan uygulama, örf ve gelenek" mânalarına gelmektedir. Buna karşı olarak sünnet kelimesinin terim anlamı Resûl-i Ekrem'le ilişkili olma veya onun yolunu izleme olarak tarif edilirolmuştur.


Kur'ân-ı Kerîm'de sünnet kelimesi iki yerde çoğul şekliyle (sünen) olmak üzere on altı defa geçer.

Bunların bir kısmında "geçmiş ümmetlerin başına gelen ders alınacak olaylar" ve "geçmiş ümmetlerin takip ettiği doğru yollar" anlamında, çoğunda ise lafza-i celâle veya zamire izâfetle "Allah'ın muamelesinde içkin olan kurallılık / kanunîlik" mânasında kullanılır (M. F. Abdülbâkī, el-Mucem, "snn" md.; ayrıca bk. SÜNNETULLAH).

Hadislerde sünnet kelimesi ve çoğulu gerek Hz. Peygamber'e, halifelere ve başka insanlara atfedilerek sözlük anlamları çerçevesinde, gerekse "Resûl-i Ekrem'in peygamber sıfatıyla uygulayıp öğrettiği davranışlar" anlamında geniş biçimde yer almıştır.

Peygamberin sünneti, sahabenin sünneti, Halifelerin sünneti gibi anlam kaydırmaları olmuştur.


HADİS

(الحديث)

Kuranda yirmi civarında ayette geçen HADİS kelimesi Haber, konuşmak, ortaya çıkarmak demektir.

4/Nisa 42,78,87,140, /6/Enam 68, / 7/Araf 185, /12/Yusuf 111, /45/Casiye 6,/51/ Zariyat 24,/66 Tahrim 3,/77/Mürselat 50,/79/ Naziat 15, /88/ Ğaşiye 1



Bu kelime sonradan, Hz. Peygamber'in sözlerini, fiillerini ve tasviplerini ifade eden terim olarak manalandırlmıştır.

Bu sözcüğün kökeni(Etimoloji) olarak "Eski" anlamındaki kadîmin zıddı olan hadîs kelimesi (çoğulu ehâdîs) tahdîs masdarından isim olup "haber, konuşmak, ortaya çıkarmak" mânasına gelir. İnsana uyanıkken veya uykuda duyurulmak yahut vahyedilmek suretiyle iletilen her söze, ayrıca anlatılan kıssaya ("hadîsü Mûsâ" [Tâhâ 20/9; en-Nâziât 79/15], "hadîsü'l-cünûd" [el-Burûc 85/17]) ve yapılan konuşmaya da hadis denmektedir. Çeşitli âyetlerde Kur'ân-ı Kerîm'den "hâze'l-hadîs" (el-Kehf 18/6; en-Necm 53/59; el-Vâkıa 56/81), "ahsenü'l-hadîs" (ez-Zümer 39/23) diye bahsedilmektedir. Hz. Peygamber de Kur'an'ı ifade etmek üzere "ahsenü'l-hadîs, hayrü'l-hadîs, asdaku'l-hadîs" tabirlerini kullanmıştır (Buhârî, "Edeb", 70, "İtiśâm", 2; Müslim, "Cuma", 43; Nesâî, "Śalâtü'l-îdeyn", 22).



Hadis kelimesi sonradan farklı bir anlam kazanmış, âdeta onunla kadîm olan Kur'ân-ı Kerîm'in mukabili kastedilerek Resûl-i Ekrem'in sözlerine "el-ehâdîsü'l-kavliyye", fiillerine "el-ehâdîsü'l-fi?liyye" ve tasvip ettiği şeylere de (takrir) "el-ehâdîsü't-takrîriyye" denilmiştir (Ebü'l-Bekā, s. 370, 402).

Bununla da yetinmeyen bazı âlimler, hadis teriminin kapsamını daha da genişleterek sahâbe ve tâbiînin şahsî beyan ve fetvalarını da bu kapsama almışlar, Hz. Peygamber'e ait olan hadislere merfû, sahâbeye ait olanlara mevkuf, tâbiîne ait olanlara da maktû adını vermişlerdir (İbn Hacer, Tehźîbü't-Tehźîb, VII, 33). Sonradan ise, ilk devirlerde Resûl-i Ekrem'in söz, fiil ve takrirleriyle birlikte sahâbe ve tâbiîne ait her türlü haberi ifade etmek üzere eser kelimesi de kullanılmıştır.



Otuzdan fazla âyette Hz. Peygamber'e itaatin emredilmesi (bk. el-Mucem, "resûl" md.) ve özellikle, "Resulün size verdiğini alın, yasakladığından da sakının" (el-Haşr 59/7) şeklinde kesin bir tâlimatın bulunmasını rayından çıkarmışlar, sanki Allahın Elçisi Kurandan başka bir şeyler aktarıyormuş algısını ortaya koymuşlardır.

Halbu ki Allah cc. Peygamberimize yalnız Kuranı aktarma ve anlatma görevi vermiş,

... يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُ

"Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni (olduğu gibi) tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun..."( Maide 67) dediği halde islam adına sanki peygamberimiz başka şeyler anlatmış gibi bir hava oluşturulmuştur.

وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَمْرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ وَمَن يَعْصِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا مُّبِينًا

"Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdiği zaman, hiçbir mü'min erkek ve hiçbir mü'min kadın için kendiişleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır" 33/ Ahzab 36)

فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُواْ فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجًا مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسْلِيمًا

"Hayır, hayır! Rabbine and olsun ki, aralarında tartışıp çekiştikleri şeylerde seni hakem kabul edip sonra da verdiğin hükümden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymaksızın tam bir bağlanışla bağlanmadıkça imân etmiş olmazlar"(4/ Nisa 65)

Ayetin başka bir ayetle tefsir edileceğinden haberi olmayanlar, bu ve buna benzer ayetlere bakarak Peygamberimizin de hüküm vereceğini söyleyebilme cehaletini sergilemişlerdir.

Peygamberimiz ne ile hüküm verecekmiş, bakalım!

إِنَّا أَنزَلْنَا إِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَا أَرَاكَ اللّهُ وَلاَ تَكُن لِّلْخَآئِنِينَ خَصِيمًا

"Biz sana, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hüküm verebilesin diye hakikatin ifadesi olan bu vahyi indirdik; sakın hainlere taraftar olma!"(Nisa 105)

Neymiş, Peygamberimiz as. Allahın gösterdiği ayetle hükmedecekmiş,

Anlaşıldı mı?

Bu ayeti görmeden Resulüllah as da hüküm veriyormuş fetvasını vermişlerdir.



SONUÇ-NETİCE OLARAK

SÜNNET: Adet, yol, davranış, kanun koymak, Allah'ın kanunu, izlenen yol, yöntem, örnek alınan uygulama, örf ve gelenek.

HADİS: Haber, konuşmak, ortaya çıkarmak demektir.

Bu gün ise SÜNNET dendiğinde Hz. Peygamber'in söz, fiil ve onaylarının ortak adı, şer'î delillerin ikincisi olarak anlaşılmaktadır.

HADİS dendiğinde ise Peygamberimizin sözleri akla gelir oldu.

BAKALIM KURAN BU KELİMELERİ NASIL KULLANMIŞ

SÜNNET KELİMESİ


سُنَّةَ مَن قَدْ أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِن رُّسُلِنَا وَلاَ تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْوِيلاً

"Elçilerimizden senden önce gönderdiğimiz kimselere uygulanan kanun, yöntem de buydu; ve sen Bizim uyguladığımız yöntemin (niteliğinde) bir farklılaşma bulamazsın. (17/ İsra 77)

سُنَّةَ اللَّهِ فِي الَّذِينَ خَلَوْا مِن قَبْلُ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ اللَّهِ تَبْدِيلًا

"Allah'ın geçmiştekilere uyguladığı yasası budur ve Allah'ın yasasında bir değişme bulamazsın."( 33/ Ahzab 62)

HADİS KELİMESİ

فَبِأَيِّ حَدِيثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ ...

"...(Kur'ân'dan sonra hangi söze inanacaklar?(7/ Araf 185,77/ Mürselat 50)

وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ اللَّهِ حَدِيثًا...

"...Kimin sözü Allah'ın sözünden daha doğru olabilir? (4/ Nisa 87)

اللَّهُ نَزَّلَ أَحْسَنَ الْحَدِيثِ كِتَابًا

"Allah, sözün en güzelini bir kitap olarak indirmiştir... " (Zümer 23)

Görüldüğü gibi gerek SÜNNET ve gerekse HADİS kelimeleri aslından koparılmış, Peygamberimize has hale getirilmişlerdir maalesef.

Sünneti, sakal, şalvar, sarık, nalin den ibaret sananlar büyük yanılgı içindeler.
08.09.2017

Medyabar.com bugun 142681 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1270 kere okundu
YORUMLAR 2 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Kerem sakaray
07.12.2017 18:04
Evlerinizde okunan Allah'ın âyetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah, her şeyin iç yüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır. ahzap 34...?(İbrahim dedi ki) Ey Rabbimiz! Onlara, içlerinden senin âyetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitap ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir peygamber gönder.? (Bakara 129) Arapça gramerinde atıf vav?a mugayyeratı yani ayrıklığı gerektirir. ezan ve kamet olmalı 200 yıl sonra uydurulduysa komple.abdest ayeti en son inen ayetler arasında geçmektedir...abdest siz mi namaza durudlar...hiç bir şeye güvenmeyen nasıl olurda kur anı tercume eden kişiye güvenebilir...ve sonra nebi gibi namaza durur..rekar sayısı da bir hikmetiir...bugun salata destek diyen başörütsü red eden.vs.
ardaa
19.09.2017 13:46
bırakın bu isleri hocam milleti zehirlemeyin
Online Ziyaretçiler