Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Tasavvuf ve tarikatlarda rabıta

22.09.2017 10:55
Önce bu saçmalığın ne olduğuna bakalım, söyleyeceğimizi sonunda söyleyelim.

Yazıyı uzun görüp bilgilenmek istemeyenler, yazının sonu NETİCE kısmını tercih edebilir.

RÂBITA

(الرابطة)

Sözlükte "bağlamak? mânasındaki rabt kökünden türemiş olup tasavvufta sâlikin kâmil bir mürşide gönlünü bağlaması, onun sûret ve sîretini (hem yüzünü hem ahlâk ve davranışlarını) düşünmesini ifade eder. Tasavvuf tarihinde önceleri şeyhi sevmek, kalbini ona bağlamak, bu sayede ondan feyiz almak ve davranışlarını taklit etmek gibi uygulamalar bulunurken zamanla bunlar şeyhin sûretini düşünme şeklini almıştır.

Rivayetler, râbıta uygulamasının basit şeklinin VI (XII) ve VII. (XIII.) yüzyıllarda mevcut olduğunu göstermektedir. Bahâeddin Nakşibend'in ömrünün son döneminde yaptığı hac yolculuğunda müridi ve halifesi Muhammed Pârsâ'ya kendisine râbıta etmesini ve sûretini düşünmesini tavsiye ettiği bilinmektedir.

Nakşibendiyye, Halvetiyye, Kādiriyye ve Çiştiyye başta olmak üzere birçok tarikatta râbıta uygulanmaktadır. Tasavvuftaki "fenâ fi'ş-şeyh? tabiri de râbıtanın özü olan şeyhi sevmenin bir başka ifadesidir.(DİA,Rabıta mad.)



Râbıta ile alâkalı ilk ayrıntılı bilgiye Ubeydullah Ahrâr'da rastlanır. Ona göre râbıtada şeyhin iki kaşının arasını düşünmek gerekir. Çünkü burası feyiz mahalli olarak telakki edilmektedir.

Ünlü nakşi şeyhi Abdulhakim Arvasinin söylediklerini esere alan müridi ünlü şairimiz Necip Fazılın "Seyyid Abdulhakim Arvasi ve Rabıtai Şerife" adlı kitabında rabıta şöyle tarif edilir:

"Rabıta,İLAHİ ve ZATİ sıfatlarla tahakkuk etmiş ve müşahade makamına varmış bir kamil ve MÜKEMMELE kalp bağlayıp ,huzur ve gıyabında o MÜKEMMEL zatın suretini hayal hazinesinde muhafaza etmektir."(Abdulhakim Arvasi Rabıtai Şerife,Büyükdoğu yayınları,7.basım,1997,s.17)

"Mürşidi,Allah ile aranızda vesile ve vasıta olan ZATI düşünecek,onu yanınızda veya karşınızda farzedecek,onun YÜCE alnına,iki kaşı arasına gözlerinizi dikeceksiniz.O zatın ULU simasını düşünecek,onu kalbinizde hayal yoluyla durduracaksınız.Rabıtanın en kısası çeyrek saattir.Daha az olursa tesiri de azalır.Sabittir ki,rabıtasız zikir erdirici değildir,ama zikirsiz rabıta tek başına erdiricidir"(Aynı eser,s.10)

Halidi Bağdadi'nin tanımında ise rabıta:" Müridin,Allah' ta fena olmuş,yani yok olmuş şeyhinin şeklini sürekli düşünmesi ile onun ruhaniyetinden yardım dilemesi ve yardım almasıdır."(Halidi Bağdadi,Risaletun fi Tahqıyqır Rabıta,s.221)

Müridin Allah'a ulaşabilmesi için tek vasıta bu kamil şeyhe rabıtadır.(Muhammed Erbilli,Tenvirül Kulub,s.512)



Rabıtadaki söylenen şeyhi düşünüp hayal etmek nakşilikte o kadar önemlidir ki aşağıdaki alıntıdaki gibi Allah'ı zikretmekten daha önemlidir, Allah'ı zikretmek erdirici değil, ama şeyhi zikretmek ve hayal etmek nakşilikte kesinlikle erdirici ve olmazsa olmazdır. Yani Allah mı yoksa şeyh mi düşünülüp zikredilmeli denilince buna cevap şeyh oluyormuş.Bu İslam ölçüsünde hiçte tevhide uygun değildir. Buyurun kelimesi kelimesine ünlü nakşi şeyhi Mahmut Ustaosmanoğlu'n dan konuyla ilgili bir alıntı yapıp okuyalım:

"ŞEYHİN ŞEKLİNİ VE GÖRÜNTÜSÜNÜ HAYAL ETMEK, HAKK'IN ZİKRİNDEN DAHA FAZİLETLİDİR." (Mahmut Ustaosmanoğlu,İrşadül Müridin,Yasin yayınevi,3.baskı,sayfa 124)



İş öyle genişletilmiş ki, namazda dahi Allah değil de şeyh düşünülmeli dire kadar geldiği görülmüştür. Konuyla ilgili yine ünlü bir nakşi şeyhi olan Şeyh İsmail Çetinin kitabında yazdığını alıntılayalım:

"Gavsı Hizani buyurdu: 'Namazın içinde diri veya vefat etmiş olan şeyhini SECDE MAHALİNDE düşünmek,tasavvur etmek yeni başlayanlara dahada faydalıdır. Şeyh secdedeki huzurun vasıtasıdır."

(ismail Çetin,Edeple Varış Lütufla Dönüş,Dilara yayınları,sayfa 277)

Görüldüğü üzre iş artık," Sevdiğim bir insanı aklıma gelip de düşündüysem niye itikadıma zarar versinki" gibi geçiştirilecek kadar çokta masum görülmemelidir.

Rabıta,İslama uygun olmayan,bizim kültürümüze Hinduizm ve Taoizm gibi kültürlerden alınıp sokulmuş olup,tevhide ve sünnete kesinlikle uymayan bir bidattır.Yukarıda Necip Fazıldan alıntı yaptığımız cümlede geçen ve biçok yerdede geçen zati sıfatlara bürünmüş mükemmel zat tabiri ise kesinlikle kişiyi şirke götürür... Bir şeyhin yada gavsın bu sıfatlara sahip olduğunu iddia etmek Kuran,tevhid,sünnet ölçüsünde şirktir ve asla tevil edilemez.Buyurun İhlas suresini,Fatiha Suresini ve diğer Kur'an ayetlerini hatırlayıp bu tip rabıta benzeri şeyleri yapıyorsak tevbe edelim,yapmıyorsak kaçınalım inşallah..numan



Nakşibendilerin ilk yazılı kaynağı olan Raşahât adlı kitaba bakılacak olursa rabıta kelimesini ilk kez telaffuz eden Yakub-i Çarkhî adlı ruhanîdir. Bu şahıs Gazneli bir Türktür ve milâdî 1444'te ölmüştür.

Nakşilik tarihinde rabıtadan belgesel olarak söz eden ikinci şahıs Tacuddîn bin Zekeriyya el-Hindî'dir. Hintli olan bu kişi, bir süre Mekke'de kalmış, milâdî 1641'de orada ölmüş ve tarikat hakkında Arapça iki kitap bırakmıştır. Bunlardan biri Risâle-i Tajiyye'dir; ikincisi de Âdab'ul-Meshikhati wa'l-Muridîn'dir. Her iki kitapçıkta da rabıtadan söz etmiş ve en azından onu, "Şeyhin şeklini zihinde canlandırmaktır" diye tanımlamıştır. Bu da rabıta sürecinin ikinci aşamasıdır.

Tacuddin'in ölümünden yaklaşık iki yüz yıl sonra Halid Bağdadî adında bir Nakşibendi şeyhi rabıtayı ele almış ve onu bu tarikatın önemli bir kuralı haline getirmiştir. Bu kişi, rabıtaya ilişkin olarak sıralanan şartları koymuş ve bu kural için bir de uygulama şekli belirlemiştir. Bu da rabıta sürecinin üçüncü ve şimdiye kadarki son aşamasıdır. Halid Bağdadî'nin 1826 yılında öldüğüne bakılacak olursa işbu rabıta meselesinin, 1444 ile 1826 yılları arasında 382 yıllık bir süre boyunca üç aşamada pişirilerek Nakşibendilere hazmettirildiği açıkça anlaşılmaktadır.

Tarikatlarda en garip uygulamalardan biridir rabıta.

Allahtan mürşide, mürşidden de müride geçen nur olarak kabul edilir.

Türkiyede yaygın olan Nakşibendi Tarikatında rabıta şu şekilde yapılır:

Abdestli olarak kıbleye dönük yere oturulur, şeyhinin iki kaşının ortasını hayalinde canlandırarak Allahı zikreder.

"Rabıtanın en üstün derecesi iki gözün arasındaki hayal hazinesiyle mürşidin hayaliyetinin yüzüne hatta iki gözünün arasına bakmaktır. Orası feyiz kaynağıdır, sonra mürşide karşı kendini alçaltarak son derece tevazu ile yalvarmak, mürşidi Mevla ile kendi arasına vesile kılmak üzere mürşidin ruhaniyetinin hayal hazinesine girip oradan kalbinin derinliklerine yavaş yavaş girdiğini düşünüp senin de yavaş yavaş oraya aktığını ve indiğini hayal ederek şeyhini kendinden geçinceye kadar hayal gözünden kaybetmemektir...? (Ruhulfurkan Tefsiri)

NETİCE-DERİM Kİ

Süleymancılar denilenlerin kursunda 15-16 yaşlarında kaldığım yıllarda bize S. Hilmi Tunahanın fotosu gösterildi ve namazlardan sonra veya istenildiği vakit bilhassa gece çarşafın altında gözler kapanır, bu resme bakıp, onun dizlerine kadar sokulup, kemali edeple kalbinden kendi kalbinize nur aktarılması olarak tarif edilmiş, bizler de bunu defalarca ibadet diye yapmıştık maalesef.

Şimdi anlıyoruz ki rabıta, Uzakdoğu dinlerinden YOGAnın, meditasyonun dinimize geçen şeklidir.

Bunu Budistler yapar, Halid Bağdadi iki sene oralara gidip geldikten sonra (19.asır) bu iş başlamıştır.

Rabıtacılar, rabıta olayını Maide 35 ayetine takla attırarak meşrulaştırmaya çalışırlar.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَابْتَغُواْ إِلَيهِ الْوَسِيلَةَ وَجَاهِدُواْ فِي سَبِيلِهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

"Ey iman edenler! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olunuz. O'na daha yakın olmak için bir yol arayınız ve kurtuluşa ermek için O'nun yolunda cihad ediniz.?

Ayette Allah, vesilenin, kulluk bilinci ve Onun yolunda gayret sarf etmek olduğunu açıklarken bu şaşkın tasavvufçular vesilenin şeyh olduğunu anlatarak rabıtayı dine yamamaya çalışırlar.

Bu yanlış etkilenme Hinduizme dayanır.

وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَاناً وَمَا لَيْسَ لَهُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ

"Onlar, Allah'ı bırakıp haklarında hiçbir delil indirmediği ve hiçbir bilgilerinin olmadığı şeylere tapıyorlar. Zâlimlerin hiçbir yardımcıları olmayacaktır.?(Hacc 71)

Kimseleri üzmek niyetim değil ama şunu ifade etmezsem Allah sorar, bu anlatılan, Allahtan başkasına ibadet değil midir?

Arapların meşhur putları var, Vedd, Suvâ, Yeğus, Yeûk, Nesr Putları (Nuh 23).

Abdullah b. Abbasa göre bunlar Şid peygamberin kavminden olup sevilen salih insanlarmış. Öldüklerinde bunlara görkemli mezarlar yapmışlar, denmiş ki, bizler onların yüzünü gördük ama torunları göremedi, onların yüzlerinin resimlerini torunlarına bırakalım. Torunların çocukları da dedelerine hizmet olsun diye heykellerini yaptırmış. Arkadan gelenler de onlara tapmış.

Yani veli dedikleri sonunda put olup çıkmış.

Allah kuran da der ki,

أَلَا لِلَّهِ الدِّينُ الْخَالِصُ وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مِن دُونِهِ أَوْلِيَاء مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَا إِلَى اللَّهِ زُلْفَى إِنَّ اللَّهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فِي مَا هُمْ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ

"Dikkat ediniz, saf din Allah'a aittir. O'ndan başkasını tanrı edinenler; "Bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye onlara kulluk ediyoruz? derler. Şüphesiz ki Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Elbette Allah yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.?(Zümer 3)

Rabıta olayı şirk değil de nedir Allah aşkına!

Bu, sapıklık ve saçmalık değil de nedir?

Allaha yaklaşmak böyle mi olur, hükmün verileceği kıyamette anlayacaksınız ama çooook geç olacak.

Namaz da her rekatta Mevlaya söz verdiğimiz,

إِيَّاكَ نَعْبُدُ وإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ

"(Ey Rabbimiz!) Yalnız sana ibadet/kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.? (Fatiha 5) ayetini nereye koyacaksınız?

Allah, aklı çalıştırıp vahyi tanımayı, vahy ile barışık olmayı nasip eylesin, Amiiiin! 22 Eylül 2017

Medyabar.com bugun 12142 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1987 kere okundu
YORUMLAR 13 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
şefaat vardır.
25.09.2017 17:16
?O?nun izni olmadıktan sonra hiçbir şefaatçi şefaat edemez.? (Yunus 3)-- ?Rahman?ın huzurunda söz almışlar dışında hiç kimse şefaat edemeyecektir.?(Meryem 87)- ?O gün, Rahman?ın şefaat izni verip sözünden razı olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.? (Taha 109)--- ?Hem kendin hem mümin erkekler ve mümin kadınlar için mağfiret dile.? (Muhammed 19)-- ?Ey falan! Bize şefaat et, ey falan bize şefaat et diyecekler. Sonunda şefaat etme işi bana kalacak. İşte makam-ı Mahmud budur.? (Buhari, Tefsir 11;)--- Hazreti Peygamber?in şefâatıyla hesaba ve sorguya çekilmeden Cennet?e girecekler de olacaktır (Buhârî, Tefsir, Sûre 18; Müslim, İman, 84)---
şefaat vardır.
25.09.2017 17:15
?O?nun izni olmadıktan sonra hiçbir şefaatçi şefaat edemez.? (Yunus 3)-- ?Rahman?ın huzurunda söz almışlar dışında hiç kimse şefaat edemeyecektir.?(Meryem 87)- ?O gün, Rahman?ın şefaat izni verip sözünden razı olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.? (Taha 109)--- ?Hem kendin hem mümin erkekler ve mümin kadınlar için mağfiret dile.? (Muhammed 19)-- ?Ey falan! Bize şefaat et, ey falan bize şefaat et diyecekler. Sonunda şefaat etme işi bana kalacak. İşte makam-ı Mahmud budur.? (Buhari, Tefsir 11;)--- Hazreti Peygamber?in şefâatıyla hesaba ve sorguya çekilmeden Cennet?e girecekler de olacaktır (Buhârî, Tefsir, Sûre 18; Müslim, İman, 84)---
şefaat vardır.
25.09.2017 17:15
?O?nun izni olmadıktan sonra hiçbir şefaatçi şefaat edemez.? (Yunus 3)-- ?Rahman?ın huzurunda söz almışlar dışında hiç kimse şefaat edemeyecektir.?(Meryem 87)- ?O gün, Rahman?ın şefaat izni verip sözünden razı olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.? (Taha 109)--- ?Hem kendin hem mümin erkekler ve mümin kadınlar için mağfiret dile.? (Muhammed 19)-- ?Ey falan! Bize şefaat et, ey falan bize şefaat et diyecekler. Sonunda şefaat etme işi bana kalacak. İşte makam-ı Mahmud budur.? (Buhari, Tefsir 11;)--- Hazreti Peygamber?in şefâatıyla hesaba ve sorguya çekilmeden Cennet?e girecekler de olacaktır (Buhârî, Tefsir, Sûre 18; Müslim, İman, 84)---
Hadis düşmanına cevap. 3
25.09.2017 17:07
?Ey iman edenler! Allah(-u Teala)dan korkun ve sadıklarla beraber olun.? (Tevbe Suresi 119)-- ?Kullarımın içine gir, cennetime gir.?(Fecr Suresi 29-30)-- ?Beni rahmetinle Salih kullarının içerisine girdir.? (neml Suresi 19?dan)-- ?Bana yönelenin yoluna uy..? (Lokman Suresi 15)-- (Bilmiyorsanız ehl-i zikre [âlimlere] sorun!) [Nahl 43] ?Evliyaullah o kimselerdir ki, görüldükleri zaman Allah hatırlanır.? (Nesai, es- Sünenü?l Kübrai Tefsir:180, No:11235, 6/362; Taberi, Cami?ul Beyan, No: 17723, 24, 25, 26, 6/575; Hakim-i Tirmizi, Nevadir?ul-usül, sh: 140)--- (Âlimler Peygamberlerin vârisidir.) [Ebu Davud, İbni Mace, Tirmizi]---
ömer bıçakçıoğlu
25.09.2017 16:54
sayın moderatör,muhalif yorumları hemen yayınlayıp,bunlara cevap niteliğindeki yorumları yayınlamamak haksızlıktır.3 adet yorum yaptım bu yazıya,altındaki muhalif yazılara kuran ayetleri ile cevap verdim.Sayın Karagüzel e de haksızlıktır bu..Tarafmısınız?bir cemaatemi üyesiniz?rabıta inancınız mı var?yok efendim teknik bir arızamı oldu,haftasonu aradım nöbetçi ile görüştüm,bildiricem dedi.sonuç yok.
Hadis düşmanına cevap. 2
25.09.2017 16:51
?Allah?a itaat edin ve Resûle de itaat edin. Şayet yüz çevirecek olursanız, artık elçimiz üzerine düşen apaçık bir tebliğdir.? (Teğabün/12)--- ?Allah ve Resûlü bir işe hükmettiği zaman mü?min bir erkek ve mü?min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah?a ve Resûlü?ne isyan ederse artık gerçekten o apaçık bir sapıklıkla sapmıştır. (Ahzab/36)--- "Resule itaat eden, ALLAH'a itaat etmiş olur" Nisa/80--- (İhtilaflı bir işin hükmünü Allah?tan [Kur?andan] ve Resulünden [Sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]--- (Resulullahta sizin için [uyulması gereken] güzel örnekler vardır.) [Ahzab 21]--- (Resulüm, kendi arzusu ile konuşmaz. Onun [dini hükümlere ait her] sözü vahiydir.) [Necm 3, 4].
Hadis düşmanına cevap. 2
25.09.2017 16:49
?Allah?a itaat edin ve Resûle de itaat edin. Şayet yüz çevirecek olursanız, artık elçimiz üzerine düşen apaçık bir tebliğdir.? (Teğabün/12)--- ?Allah ve Resûlü bir işe hükmettiği zaman mü?min bir erkek ve mü?min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah?a ve Resûlü?ne isyan ederse artık gerçekten o apaçık bir sapıklıkla sapmıştır. (Ahzab/36)--- "Resule itaat eden, ALLAH'a itaat etmiş olur" Nisa/80--- (İhtilaflı bir işin hükmünü Allah?tan [Kur?andan] ve Resulünden [Sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]--- (Resulullahta sizin için [uyulması gereken] güzel örnekler vardır.) [Ahzab 21]--- (Resulüm, kendi arzusu ile konuşmaz. Onun [dini hükümlere ait her] sözü vahiydir.) [Necm 3, 4].
ömer bıçakçıoğlu
25.09.2017 16:46
sayın moderatör,muhalif yorumları hemen yayınlayıp,bunlara cevap niteliğindeki yorumları yayınlamamak haksızlıktır.3 adet yorum yaptım bu yazıya,altındaki muhalif yazılara kuran ayetleri ile cevap verdim.Sayın Karagüzel e de haksızlıktır bu..Tarafmısınız?bir cemaatemi üyesiniz?rabıta inancınız mı var?yok efendim teknik bir arızamı oldu,haftasonu aradım nöbetçi ile görüştüm,bildiricem dedi.sonuç yok.
Hadis Düşmanına Cevap. 1
25.09.2017 16:39
vay be.bütün Allah dostlarını bir kalemde kafir etti.adama bak hele.Yahu sen nasıl birisin.Kafirler için inen ayetleri Müslümanlara karşı okur mu insan olan.Senin okuduğun o ayetleri o kadar Allah dostu, Alim okumadımı görmedimi.Hem sen kimsin ki Allah ın ayetlerini Peygamberinden daha iyi tefsir ettiğini zannediyorsun.O kadar ayet yazıyorsun ama o ayetleri en iyi okuyan en iyi anlayan en iyi yaşayan ve en iyi anlatan biri olan ve KUR'AN dada kendisine itaat etmemiz uymamız emredilen Efendimiz s.a.v. den o ayetleri mükemmel derecede tefsir eden bir tane hadisi şerif yazmıyorsun.Yani diyorsun ki ,"ey peygamber,sen Kur'anı getirdin ve işin bitti.ben bu ayetleri senden çok daha iyi tefsir ederim".m.islamoğlu zihniyetli hadis düşmanı seni.
bidat ehli karagüzel
25.09.2017 16:27
her şeyi bir kenara bırakalım.şimdi senin bu hezeyanlarına göre İmamı Rabbani,Abdülkadir Geylani,Muhammed Bahauddin Nakşibend,Cüneydi Bağdadi,Ahmed er Rufai,Abdulhalık Gücdüvani,Halidi Bağdadi,Muhyiddini İbni Arabi, Akşemseddin,Aziz Mahmud Hüdai,Şabanı Veli,Hacı Bayramı Veli,Muradı Münzevi,Beyazıdi Bestami,Bişri Hafi,İmamı Azam,İmamı Gazzali,Mevlana Celaleddin Hazretleri (Rahmetullahi aleyhim ecmain) gibi daha ismini yazamadığım onbinlerce Evliyaullah ın hepsi MÜSRİKTİ YANİ KAFİRDİ öylemi..? Ama sen üstün zekanla ve mükemmel !!! Kur'an anlayışınla bu saydığım isimlerden çok daha ilim sahibisin he.Hepsi cehennemlik ama sen cennetliksin he.hepsi haşa gavur oldular ama sen bu dini onlardan daha iyi anladın ve müslüman kaldın he.hadi ordan
Ertan Şen
24.09.2017 15:56
Hocam kaleminize sağlık. Rabıta diye bir şey yok, Uzakdoğu dinlerinin etkisiyle Orta asya ve Hindistan gibi yerlerden buralara kadar gelmiş. Hakiki tasavvuf insanı Allah'a yaklaştırır ama jet-skili, havuzlu villalı, GVS plakalı mercedesler olmaması şartıyla. Tasavvuf ehlinin villa, mercedes gibi dünya nimetleriyle işi olmamalı ama maalesef bizimkilerin çoğunda de her türlü lüks ve şatafat var.
Medeniyetsiz Medeni
23.09.2017 08:22
Mürekkep Akıyor Ama Kalem Boşa Yazıyor
Ekrem KARANIK
22.09.2017 21:27
Yanlış, bir insan Allah CC için sevilir veya Allah CC için ona buğz edilir , İnsanların şeyhlerini düşünmesi onların Allah dostu olduğu kuvvetli zannına göredir ki , arka planda Allah CC vardır . Fatiha da ancak senden yardım isteriz derken bu hiç kimseden herhangi bir konuda yardım istemeyi yasaklar mı ? o zaman şirke mi giriyoruz ? Mevlanadan üftade hz. lerine , Yunus emre den akşemseddine hepsi şirk ehli mi idi ?
Online Ziyaretçiler