Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Diyanet Reisine; Camilerin bu haline itirazım var

29.09.2017 10:27
Diyanetin yeni Başkanı, yakinen tanıdığım, efendiliği, güzel ahlakı ile tebarüz etmiş dostum Prof. Dr. Ali Erbaş Beyefendiyi tebrik ediyorum.

Devraldığı bu zor görevi hakkıyla icra eder inşallah,

Ağır olan bu görevin altından kalkmasını temenni ediyorum.

Gelelim söyleyeceklerime:

30 yıl imam-Hatiplikten sonra 2 yıl vaizlik yaptığım bu kurumu yeri geldiğinde övmek, yeri geldiğinde tenkit etmek hakkım olsa gerek.

Pek çok konuda itirazlarım var ama bu yazımı belli bir konuya teksif etmek istiyorum.

CAMİ KONUSU

Cami, toplayan demektir.

Camilerdeyiz ama cem olamıyoruz.

Kayıtlı İslamı anlatmadılar bize,hep kayıt dışı islam anlatıldı ve anlatılmaya devam ediliyor.

Hiç unutmam, Akyazı Altınderede ilkokulu bitirdikten sonra beni okutmak isteyen mah Hocası Muhammed Bakırcı Hoca dan (Allah rahmet eylesin) özel Arapça dersleri aldığım yıllardı, dersimizde CERİŞ diye bir ifade geçmiş, bunun ne olduğunu Allah rahmet eyleye Muhammed Hocama sorduğumda, Ceriş'in, camide dünya kelamı edeni cehennemde sokacak olan yılan olduğunu öğrenmiş ve o yıllarda buna inanmıştım.

Hal bu ki Peygamberimiz zamanında camide nikâh kıyılıyor, devlet idare ediliyor, önemli toplantılar yapılıyordu.

Camiler tevhid dininin anlatıldığı, egzersiz yapıldığı yerlerdir.

Camiler tevhid dininin şubeleri olduğu halde özellikle Türkiyeye ait camilerimiz içler acısıdır.

Nereden gelmiş, kimler başlatmış bilinmez, cami iç duvarlarımız tevhide aykırı tablolarla perişan haldedir.

Tabi ki Sahabileri sever, sayarız bu ayrı,

Saygı duymak ayrı, saygı duyulanların adlarını cami duvarına asmak apayrıdır.

Sahabe de olsa caminin duvarlarında adlarının olması İslam öğretisine aykırıdır.

Raşid halifeler, peygamberimizin torunları Hasan-Hüseyn tabloları çepeçevre sarmış durumdadır cami duvarlarımızı.

Bizim gibi beşer olanların cami duvarlarında ne işi var?

Bundan ayrı olarak her camide olmazsa olmazımız الله (Allah) lafzının yanında aynı puntolarla ve aynı hizada محمد (Muhammed) adının bulunması ise içler acısıdır.

Bilmeyen zanneder ki Muhammed as, Allah'ın haşa arkadaşı.

Bu, sevgi değil, cehalettir, şuursuzluktur.

Hendek ilçemizde bu Ramazan ilk Teravih namazında açılışı yapılan merkez camiinde üstte büyük puntolarla الله, hemen altında aynı panoda daha küçük puntolarla محمدadının yer aldığı pano beni çok ama çok memnun etti.

Kim sebep olmuş, kim teklif etmişse kendilerine teşekkür ediyorum, Allah razı olsun.

Özellikle gittim caminin içini gördüm, memnuniyetim daha da arttı zira her camide yazılı olan insan isimlerinin bulunduğu levhalar yok, sadece dört sütunda dört melek adı olan levhalar var.

Orada gördüğüm yetkilileri tebrik ettim.

Tabi ki bu tebrikimin başında Sn. Ali İnci var.

Temennim o ki, cami öyle kalsın, camilerimize örnek olsun.

Günde 5 defa mahalle kongresinin icra edildiği mekânlardır aslında camilerimiz.

O toplanma mekânlarında namazın yanında müminler birbirlerini takip ederler.

Bu takip, casusluk üzerine olan takip değil, sabah namazına gelen, öğle namazına gelmemişse acaba başına bir şey mi geldi diye merak edilip sorup öğrenilen takiptir.

Kimin sıkıntısı var, kimin neye ihtiyacı var?

Bunlar araştırılıp hal çareleri aranılan yerlerdir aslında camiler.

Öyle, etliye, sütlüye karışmadan, sağa sola bakmadan 27 derece sevap alacağım diye afedersiniz patates çuvalı gibi olmak değildir cami cemaati.

Alırsın 27 derece, çok daha beklersin!

Cuma namazı, haftalık kongre, bayram namazları yıllık kongredir.

Kongrelerde haliyle problemler anlatılır, çözüm için gerekli kararlar alınır.

Peygamberimiz zamanında cemaat olmak böyle bir şeydi.

Var mı şimdi bu ruh, bu anlayış?



İslamı şekilden ibaret anlattılar bize.

İlk safta olan şu kadar sevab,

Camide konuşana şu kadar ceza,

Namazda mısın, tekbir alırken ellerin başparmağı kulak yumuşağına değecek, eller göbek altından şöylesağ el başparmak ile serçe parmağı bileği şöyle kavrarken diğer üş parmak bileğe doğru paralel uzanacak,

Secdeye varırken iki elle pantolonu çekersen namaz bozulur,

Oturuşta sağ ayak parmağı kımıldamadan dikik olacak,

Hı harfini Ha diye okursan, ayın harfini şöööööyle boğazdan çıkarmazsan.....gibi abuk subuk şeylerle bizi uyuttular.

Okuduğunun ne manaya geldiğini bilmeyen ayın'ı, ha'yı şöyle dese ne olur, böyle derse ne olur?

Adam, 40-50 sene günde şu kadar kıldığı namazın her rekatında Fatiha okur da, ben namazımda Allahıma ne diye yalvarıyorum diye bir defa olsun merak edip Fatihanın mealini okumazsa bu kişi HA dese ne olur, HI dese ne olur?

Kuranın geliş amacı, onu tecvidli okumak değildir.

Allah, Kuranı Peygambere indirirken şurayı şu kadar bir elif miktarı çek, şurada meddi arız, burada meddi lazım, munfasıl, muttasıl olacak demedi, bu mesajı anla dedi.

Mukabele veya Kurandan okunan bir parça sonunda bir de mealini okuyalım, bakalım Mevla ne mesaj veriyor dense, kimse orada kalmaz, herkes dağılır gider çünkü sıkıntıya gelmezler,

Bu nasıl bir ibadet ki, anlamını bilmeden okunduğunda sıkılmıyorsun da, anlamı seni sıkıyor!

Bu, en büyük beladır, musibettir, haberimiz yok!

Allahtan hiç mi çekinmiyoruz yahu

Kuran, anlaşılmamak üzere defalarca okunur mu?

Kendinize hiç sordunuz mu, Kuranı güzel okuma yarışları yapılır da, neden Kuranı güzel anlama yarışları yapılmaz!

Kuran okunurken adam ağlıyor, güzel bir şey, ağlasın da, neden ağlıyor?

Anladığı için mi, ses güzelliğinden mi?

Ağlamanın neden olduğunu Allah şöyle açıklıyor:

... وَإِذَا سَمِعُوا مَا أُنْزِلَ إِلَى الرَّسُولِ تَرَى أَعْيُنَهُمْ تَفِيضُ مِنَ الدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا مِنَ الْحَقِّ

"Resûle indirileni duydukları zaman, tanış çıktıkları gerçekten dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün..." (Maide 83)

Kuran güneştir,

Her iki dünyamızı aydınlatır, zehirli havayı bertaraf eder.

Kuranı anlamaz ve yaşamaz isek, zehirli hava üzerimizden eksik olmayacaktır.

Hayatımıza Kuran güneşi vurması için Allahın mesajının anlaşılması şarttır.

Allahın, Kuranı anlayıp yaşayanlara vadi vardır.

... عَسَى رَبُّكُمْ أَن يَرْحَمَكُمْ وَإِنْ عُدتُّمْ عُدْنَا

"Umulur ki Rabbiniz size acır; ama siz dönerseniz Biz de döneriz." (İsra 8)

Biz dönersek Allah da vadinden döner.

Allah cc Kurana, Kuranın ortaya koyduğu din'e nimetim diyor (Maide 3).

ذَلِكَ بِأَنَّ اللّهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِّعْمَةً أَنْعَمَهَا عَلَى قَوْمٍ حَتَّى يُغَيِّرُواْ مَا بِأَنفُسِهِمْ وَأَنَّ اللّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

"Zira, bir topluluk kendilerini değiştirmedikçe, ALLAH onlara verdiği nimetleri değiştirecek değildir. ALLAH İşitendir, Bilendir." (Enfal 53)

Peygamberimizin bize eser olarak fistanını, sarığını, nalin (terlik) lerini, cübbesini bırakmadı.

O'nun bize bıraktığı en büyük eser, Allah kelamı ve eseri Kuran-ı kerimdir.

Adam günde şu kadar tv programı seyrediyor, şu kadar gazete sayfası okuyor ama 50 yıl kıldığı namazda Allah bana ne diyor, ben Allaha ne diyorum diye merak edip bir defa bakmıyorsa iş zaten bitmiştir.

Büyük hastalık.

Medyabar.com bugun 103451 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 2236 kere okundu
YORUMLAR 7 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
mustafa
03.10.2017 11:31
CAMİLERİN BAHÇELERİDE CAMİNİN İÇİNE DAHİLDİR ORHAN CAMİNİN BAHÇESİ TAM BİR REZİLLİK ÇEVİRİN KARDEŞİM CAMİNİN BAHÇESİNİ DUVAR İLE İNSANLARIN ORTAK ALANLARINI KULLANIP YOLDAN GEÇENLERE EZA EDENLER HAKKA GİRİYOR
Ertan Şen
02.10.2017 13:14
Hocam gene çok güzel yazmışsınız. Keşke sizin gibi din adamları daha çok insana ulaşabilse. Herkesin anlayabileceği tarzda kısa ve öz yazıyorsunuz. Etraftaki çoğu kariyerist, eyyamcı, cahil, kendini geliştirmeyen ve menfaatçi "din adamlarından" gına gelmişti. Çölde bir vaha gibisiniz.
çerkez
29.09.2017 21:30
ORHAN CAMİNİN AVLUSU İLE SERDİVANDA BEYAZ DURAĞİN ORADAKİ KAFELERDEN NE FARKI VAR AİLE GEÇEMİYOR ORADAN DİYE MİLLET FERYAT EDİYOR MÜSLÜMANLIKTAN DEM VURANLAR DUYMUYOR BU SİZE GARİP GELMİYORMU CAMİ AVLUSUNUN İÇİ KIRATHANE OLMUŞ İNSANIN SÖYLEDİĞİ İLE YAPTIKLARI FARKLI İSE BUNA DİNDE NE DENİR SAYIN HOCAM BİRDE SİZ YAZINDA BIRILERİ DUYAR BELKİİİİİİİİİİİİİ
ataç
29.09.2017 20:55
sn hasan hocam, söyledikleriniz diyanetin görev alanın tam ortasında. fakat diyanetin bu işleri yapmaya vakti yok. diyanet hac seferleri düzenleme, camilere yardım toplama gibi akçeli işlerle meşgul.
ömer bıçakçıoğlu
29.09.2017 15:14
Sayın Hasan Karagüzel e bu güzel yazı için teşekkür ederim.
YÜKSEL ÖZ
29.09.2017 13:14
Gönül isterki her vakitte de boyle kalabalık bır cemaat olup namazımızı kılalım.fakat sadece cuma günleri, mevludlerde ve dını gunlerımızde oluyor.BUNA DA ŞÜKÜR...
Ensar koç
29.09.2017 12:03
Hocamın ağzına sağlık.
Online Ziyaretçiler