Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Sayın Müftüm toplantınız böyle bitmemeliydi

06.10.2017 09:51
Sakarya Müftülüğünün tertiplediği toplantıya geçmeden önce bir iki malümat verelim sonra toplantı konusuna girelim.

Diyanet İşleri Başkanlığı 1989 yılından itibaren Ekim ayının ilk haftasını "Camiler Haftası" olarak kutlaya gelmiş iken, 2003 yılında yapılan değişiklikle haftanın ismi " Camiler ve Din Görevlileri Haftası" olmuş.

Güzel de, eğer benim camilerimde, Allah'ın "Dininizi olgunluğa ulaştırdım ve onun sizin dininiz olmasından razı oldum" dediği bu dine yapılan eklemeler, hurafeler, dinde olmadığı halde dindenmiş gibi gösterilmeye çalışılan hatta gayret edilen ilâveler v.b. dururken camiler haftasını kutlamak ne kadar hakkımızdır?

Adeta erkekler için yapılmış, cenaze, bayram ve Cuma namazlarına kadınların gelmesi engellenmiş bir ülkede "Camiler Haftası" nın kutlanmasına ne derece hak verilebilir?

Her Cuma günü uydurma hadislerle yapılan çoğu vaazların dinlendiği bir ortamda bu haftayı kutlamanın manası var mı?

Evime yakın olan birkaç caminin birisinde Cuma hutbesine başlarken imamın ezberlediği Arapça ifadelerini telefonuma çekip kaydettim, aman Allah'ım! Lügat parçalıyor, Ayet ve hadis olmayan ifadeler dakikalarca Arapça ifadeler, sanki Araplara hutbe irad ediyor mübarek.

Gönül arzu eder ki DİN GÖREVLİLERİ yalnız namaz kıldırmakla kalmasın, toplumun her yönden başvuracağı kanaat önderi olsun.

Bu vasıflarda yetiştirilen kaç tane imam gösterebilirsiniz? Bu camiaya önce saygınlık kazandırılmalıdır. Öncelikle bilgi birikimi, yetenek, tok gözlülük, hesabi değil, hasbi olunmalı.

Cami görevlilerinin bulunduğu lojmanların kahr ekserisi cami tuvaletinin üstünde bulunması yüz karasıdır.

Eskiden başörtüsü, hademelere ve temizlikçi bayanlara serbestti , sen buna layıksın dercesine.
Din Görevlisine de adeta deniyor ki sen wc'nin üstünde kalmaya layıksın, meskenin orası.
Diyanet ve Müftülerimizin bu rezalete bir dur deme zamanı gelmedi mi?

Din görevlilerini öncelikle cami dernek başkanlarının tasallutundan kurtarın. Derneğe ait lojmanda oturan görevli, başkana karşı her hareketinde dikkatli olma zorunda. Din görevlisinin ev kirasını dernek ödüyorsa o görevli adeta esaret altındadır.

Küçük bir uyuşmazlıkta evin kirası görevliye ödettirilir. Düşünebiliyor musunuz, vazifeli bulunduğu cami derneğinin üye sayısı dondurulmuş olduğundan o derneğe üye olamayan nice Din Görevlisi vardır.

Din Görevlileri Başkanlığı yaptığım 14 yıl içinde hep bunlarla mücadele ettiğim için bu konuları çok iyi bilirim.

Başkanlık yaptığım o dönemde Sakaryadakki Din Görevlilerinin istek ve temennilerini alıp kaydederek 35-38 maddelik dosya halinde -ki bu dosya Adap. Din Gör. Dern. Arşivinde vardır) Ankara'da bir hafta kalıp zamanın Başbakanı Demirel olmak üzere Diyanetten sorumlu Bakan Nevzat Ercan Beye, Diyanet Reisi Yaşar Nuri Yılmaz, Meclis Başkanı, Bakan ve milletvekillerine TBMM de bu dosyayı takdim etmiş ve bu dosyanın maddelerinden biri, Cami inşaatı tamamen bitince o caminin derneğinin de sona erdirilmesi, cami görevlilerinin o cami derneğinin tabii üyesi olması, fazla mesainin ücretlendirilmesi, Kuran Kursu öğreticilerine öğretmenlik payesi verilmesi gibi maddelerin ne kadar yerinde olduğu bu yıl mesai ücretinin konu edilip karara bağlanmasıyla anlaşılmış oldu.

Siz daha, bu güzelim dinden hurafeleri ve uydurma hadisleri ayıklayamamışken, ilmihallerde İlâhî hükümlerin yanına beşerî yorumları "din" diye takdim etmişken, coğrafyası farklı, zamanı ve şartları farklı olduğundan dolayı hiçbir tutarlı yönü kalmayan eskimiş nice bilgilerle yetiştirdiğiniz imamlardan kanaat önderi olmalarını isterseniz, isteğiniz havada kalır, inandırıcılığınızı kaybedersiniz. Tüm Din Görevlisi kardeşlerime muhabbetim var ama bağışlasınlar gerçekleri gizlemenin kimseye faydası yok.

Ücra köşede bulunan bir köyde okutulan hutbe ile şehir merkezinde okutulanın aynı olduğu bir ülkede camiler ve din görevlileri haftası kutlama olsa olsa göstermeliktir, bir şeyler yapıyorlar desinler'den öteye bir şey ifade etmemektedir.

Her mahalleden farklı sesli eski ezanları özledim, tek merkezden şehre okuyorum diye ezanlar gereksiz türlü nağmelerle okunur, üstüne üstlük hoparlörler sonuna kadar açılır, 100 metre aralıklı camilerden ezan sesi birbirine karışır, kulakları mahveder, adeta bitmesi beklendiği bir ortamda camiler haftasını kutluyoruz.

Arkadaşınızla bile konuşurken ses yüksekliğinden rahatsız olursunuz değil mi.
Ezan, davettir, davette üslup önemlidir.
Ses volümü öyle ayarlanmalı ki rahatsızlık vermeden zevkle dinlensin.
Kulakları sağır edercesine bebekleri ağlatan, hastaları zıplatan mahvedercesine ses yoğunluğu var ezanlarda.

Birinci önceliğimiz maalesef "Allah mesajında ne diyor" değil, bunun yerini tecvidli okuma almıştır.
Camilerimizde yıllarca Kurandan gerek namazda gerek namaz dışında kısa sureler, akşam-sabah-yatsı namazları sonunda belli ayetler okunur; bir kerecik olsun Allah bu ayetlerde ne diyor diye mealine bakma zahmetinde bulunulmaz, bu teşvik dahi edilmezse istediğiniz şekilde Camiler ve Din Görevlileri Haftası" kutlayın ne çıkar.

Tabiki bende hakiki manada kutlanması taraftarıyım, ihdas edenlerden Allah razı olsun, dost acı söyler. Kutlansın, memnuniyet duyarız ama içi dolu kutlanılması şartıyla.

GELELİM ASIL KONUYA, NETİCEYE...
Sakarya Müftülüğünün 5 Ekim 2017 tarihinde (dün) Camiler Ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle Emekli Din Görevlilerine yönelik davet üzerine Erenler'de bir salonda tertip edilen toplantıya katıldım.

Tasarlayan, katkısı olanlara teşekkür ederim ama söyleyeceklerim var.
Doğru söylemek gerekirse faydalı olacağını umarak iştirak ettim bu toplantıya. Böyle toplantılar aslında fırsat telakki edilmeli.
Dilek ve temenniler, böyle toplantılar sayesinde Dini Celili İslama hizmet kalitesi için bir ganimettir aslında.

Kuranda Şûrâ Suresi adında bir süre var, orada Allah cc.38.ayette müminlerin vasıflarından bahsederken der ki:
... وَأَمْرُهُمْ شُورَىٰ بَيْنَهُمْ ...
"Onların işleri, aralarında danışma iledir."

Ama olmadı, danışılmadı,
Belli ki danışmaya ihtiyaçları yok.
Ben söylerim sen dinle kabilinden savıldı maalesef.

Sırası geldiğinde" müsademe-i efkârdan barika-i hakikat doğar" ifadesini en çok da biz kullanırız hani.
Hadi, çam deviren olabilir endişesiyle söz hakkı vermediniz, dilek ve temennileri bari yazılı alsaydınız.
Belki temenniler alınır diye bekledim fakat yanılmışım.
Bunun içindir ki olduğumuz yerde bocalıyoruz.
Yemek vermek için yapılmamalıydı bu toplantı.

Onca insanı yemek ısmarlamak için davet etmek ve hiçbirinden dilek ve temenni almamak emektar arkadaşlara bir nevi hakaret geldi bana.
İçimizde belli ki davet ve içeriğinden memnun olanlar olmuştur, bendeniz öyle algılamadığım için memnun ayrılamadım, kimse kusura bakmasın.

Biz kendimize saygıyı esirger isek bunu başkalarından bekleme hakkımız olmaz.
Krediyi kendi aramızda tüketirsek başkalarından kredi beklememiz nafile.
Toplantı sonunda akılda kalan hiçbir ifadenin olmaması üzücüydü.
İnanın, yapılan masrafa üzüldüm.
Belli ki yerimizde saymaya devam edeceğiz.

Allah cümlemizi riyadan korusun, bu günler de birkaç gün oruç tutalım dedik, Allah şahid dün orucuma davet yüzünden bir gün ara verdim üzgünüm.
Dost acı söyler, bu ifadeler dost ikazı olarak kabul edilsin lütfen.

Hani bir ifade vardır: قل الحق وان كان مرا (kul el- hak ve in kane mürren) "acı da olsa gerçeği söyle".

Bu gerçeği, acı da olsa söylemezsem rahat edemezdim,
İlaçlar da acıdır.

Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nın gerçek manada kutlanması ümit ve temennisiyle selâmlar, sevgiler. / 06 Ekim 2017

Medyabar.com bugun 107665 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 2535 kere okundu
YORUMLAR 3 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
hayrettin hacıbektaşoğlu
10.10.2017 17:07
bizim belediye meclıs kürsüsünden söyledklerimizi hasan KARAGÜZEL hocamız üzerinede ilave ederek doğruladı bir konuya açıklık getirmek isterim cami tuvaletlerinin üzerine yapılan locmanlara belediye düzeleme getirmekle mükelleftir ne yazıkkı hangi locman tuvaletin üzerindedir bilmezler bile.Hayrettin HACIBEKTAŞOĞLU
Müslüman
10.10.2017 09:15
İşi gücü Hadisi şerif düşmanlığı.Hadise uydurma diyecek ki Ayetlere kafasına göre mana verebilsin tabi. Peygamberimize vermediği tefsir hakkını pek tabiki kendisinde bulabiliyor sayın yüzyılın allamesi.herkes yanılmış,şaşırmış,bilememiş ama bu ve bunun gibiler yüzyıllar sonra en doğruyu bulabilmişler maşallah.ahh kibir ah.şeytanıda isyan ettiren kibri değil miydi?.Felsefe yaparak; beni ateşten O nu topraktan yarattın o yüzden O ndan üstünüm O na (Adem) secde etmem dememiş miydi. bunlarda aynı.vahyi değil akıllarını üstün tutuyorlar.aklı almıyorsa çok rahat bir şekilde uydurma deyip geçiyorlar.Dinde bana göre sana göremi olur.Peygamberimiz s.a.v. nasıl emrettiyse o şekilde inanmaya ve en yaşamaya çalışmaya mecburuz.
Faruk caki
09.10.2017 14:19
Sn.Hocam,din görevlisi doğru tabirmi? Değilse,Diyanet görevlisimi olmalı? Sağolasın.
Online Ziyaretçiler