Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Siyasal İletişim ve Metal Yorgunluğu

22.10.2017 12:46
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son referandumla birlikte partisinin başına geçerek Genel Başkan sıfatıyla "Metal Yorgunluk" dedi, ortalık hareketlendi.

Bu vurgu, kamuoyu tarafından hem memnuniyetle hem de şüpheyle karşılandı; Kim gidecek kim kalacak?

Kamuoyunun en önemli şüphesi, bu söylemlerin karşılık bulmayacağı şeklinde oldu. Gün geçtikçe de bu şüphe yerleşmeye başladı.

Öyle ki bir Genel Başkan ve Erdoğan gibi bir genel başkan AK Parti kimliğine, ilkelerine uygun davranmayan, koltukları kendi çıkarları, kibirleri uğruna işgal eden kimselerin bu "dava" da yerlerinin olmadığını çok sert ve net bir şekilde vurguladı.

Buna rağmen bir kıpırdama dahi olmamıştı.

Mayıs ayından itibaren aylar geçmişken üstüne bir de Başbakan'ın "metal yorgunluğu bizde olmaz, yeter ki gönüller bir olsun, birliğimiz daim olsun; bizde olsa olsa bahar yorgunluğu, yaz yorgunluğu olur, bir ayran içilir ve geçer" sözleri de bir değişimin olmayacağı şeklinde okunmaya başlamıştı.

Zira bir kişi bile çıkıp "ben metal yorgunluğuna düşmüşüm, bu çağrıya cevap vererek istifa ediyorum" dememişti.

Yani mesaj hedefe ulaşmamıştı.

Anlaşılan o ki, Erdoğan madem kimse üstüne alınmıyor, "Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" anlayışıyla talimat vererek tespit ettiği ve ettirdiği kişilerin görevden alınma süreçlerini başlattı.

Birçok il başkanı, ilçe başkanı, büyükşehir ve diğer belediye başkanlarının, danışmanların istifalarını duymaya başladık.

İl ve ilçe başkanlarıyla ilgili geçmişte görevden almaları biliyoruz, ancak belediye başkanları düzeyinde bu uygulama bir ilk ve şaşırtıcı.

Erdoğan, böyle sert bir kararı alarak, 15 Temmuz sürecini nasıl iyi okuduğunu göstermiş oluyor.
Açıkçası kendisine sempatiyle bakan ve her dönem en zor anında destek veren taban, artık bu siyasi yapıdaki bazı kişileri taşımak istemiyor.

Kaldı ki Erdoğan'a ulaşmayan (en azından ben öyle görüyorum) 15 Temmuz öncesi yapılan birçok seçimde parti çıkarlarından çok kendi çıkarlarının peşine koşan, farklı işbirliklere giren, anketleri manipüle eden bazı üst düzey yöneticilerin de bu değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini göreceğiz.

15 Temmuz sonrası yapılan referandum da, en az kendi seçimi kadar çalışmayan kişilerin varlığı Erdoğan'ı rahatsız etmiş olmalı.

Bu kişiler, geldiği noktaya kendi üstün niteliklerinden ulaştığı duygusunu o kadar benimsemişler ki, elde ettiği imkanların emanetliğini unutabilmiş durumdalar.

Tüm bunlar kadar hazır eli değmişken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilgilinmesi gereken bir başka husus ise AK Parti döneminde en çok mücadele edilen bürokratik vesayetin bu defa partili atamalarla yeniden oluşmaya başlamasıdır.

Belli makamlara getirilen kişilerin, bulundukları makamda güçlenmeye ve bu güçle benzer veya üst mevkilerle sıkı ilişkiler kurmaya yönelik çalışmaları, görev amacından uzaklaşma sürecini de başlatmıştır.

Geldiği noktanın sağlamlığını, diğer "güçlü" kişilerle arttırma yarışı halktan uzaklaşmayı da beraberinde getirmektedir.

Bulunduğu makamda hoşgörülü ve çalışkan olmayı unutup makamın getirdiği bazı davranış ve yaşam tarzlarına bürünme gayreti trajikomik durumları da ortaya koyuyor.

"Falanca kişiyi dinliyoruz, filanca kişiyi ziyaret ettik, falanca kişi bizi ziyaret etti" ötesine geçmeyen sosyal medya paylaşımları gösteri çağının üst düzey yöneticilerdeki yansımalarıdır.

Oysa vatandaş, Retweet yarışı ve "bugünde böyle" paylaşımlarını değil, yöneticilerinden hangi faydalı işleri hayata geçirdiklerini veya neler yapmak istediklerini takip etmek istiyor.

Türkiye çok kritik bir süreçten geçiyor. Dere geçerken, bindiği atın sağlıklı olup olmadığına dikkat etmeli, gerekirse attan inip yüzerek geçmeli.

Erdoğan'ın siyasal iletişimi iyi okuması tüm Türkiye'nin menfaatine olacaktır.

Yazımı İbn-i Haldun'un sözleriyle bitireyim : "Peygamberler bile, başkalarını yenmek için, kendileri gibi düşünen yol arkadaşları bulmak zorundadır."

Medyabar.com bugun 13026 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 3369 kere okundu
YORUMLAR 1 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Cavit Tetik
26.10.2017 16:43
Bu metal yorgunluğu yaşayan AKP lierin menşei ne acaba ya? Çinko falan mı ki? Ha, birde bazıları bu metal yorgunluğunu niye yaşamıyor acaba? Metalleri mi farklı?
Online Ziyaretçiler