Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sakarya'da Şehircilik

23.10.2017 08:33
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hafta sonu Uluslararası Şehir ve STK Zirvesinde konuştu.

Belediye Başkanlığından gelen bir isim olduğu için Erdoğan'ın şehircilik gündemi her zaman tazedir.

Siyasette hangi konumda olursa olsun imar, şehir, estetik, altyapı gibi belediyecilik konularında hassaslığını korumuştur.

Türkiye'de yaklaşıl 2-3 yıldır yatay ve dikey mimari tartışmaları yaşanıyor.

Erdoğan sıklıkla yatay mimariden yana tavır aldıklarını deklare ediyor.

Hafta sonu yaptığı konuşmada da bunu yineledi.

''Binalar yükseldikçe ufkumuz daralıyor'' dedi.

Her şehrin karakteri, şahsiyeti ve ruhu olduğunu ifade ederek bu ruhun şehir sakinlerini medenileştirdiğinden bahsetti.

Hatta İstanbul'da yaşanan dikey mimariden bahsederken bu şehre ihanet ettiklerini ve kendisininde bundan sorumlu olduğunu söyledi.

****

Erdoğan'ın siyasi dilini iyi takip edenler bilirler ki, Cumhurbaşkanının kolay kolay hatayı sahiplenen bir üslubu olmaz.

Eğer İstanbul konusunda bunu söylüyorsa sorun gerçekten büyük demektir.

Bugün Türkiye'nin en büyük metropolü bir betonlaşmanın pençesinde inliyor.

Türkiye'nin birçok kenti dikey mimarinin güdümünde kimliklerine karşı bir yabancılaşma yaşıyor.

Kentsel Dönüşüm kavramının içini delik deşik ederek, birçok yerde mimari hassasiyetleri ciddiye almayan ve ölçüt kabul etmeyen yapılaşmalar görüyoruz.

Birçok ilde yaşanan Kentsel Dönüşümlerin, yıllar sonra yeni dönüşümlere muhtaç olacağı şimdiden belli oluyor.

Yani bugün Türkiye, hızla ilerleyen gelişmişlik seviyesi ve güçlenen ekonomisi ile büyük bir yapılaşma hamlesi içindeyken mimari olarak kültürüne yabancı bir tarzı benimsiyor.

Peki Sakarya bu büyük değişim ve yozlaşmanın neresinde?

****

Sakarya'da 1999 depreminin ardından bir kat sınırlaması var.

Zaman içerisinde bu sınırlama, Türkiye'nin bugün muzdarip olduğu mimari sorunlarına karşı adeta bir çözüm haline geldi.

Sakarya'nın kat sınırlaması yatay mimariye evrildi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, 2009'da ki görev süresinden bu yana yatay mimari konusunda ısrarla bir tavır takındı.

Bu anlayış Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da takdirini kazanmıştı.

Uygulanması çok zor gibi gözüken, pratikte ciddi zorluklar olacağı aşikar olan bu kat sınırlamarı ve yatay mimari prensibi, bir süre sonra Sakarya'ya bir kimlik kazandırmaya başladı.

****
Bakın.

Yatay mimari benimsenmemiş olsaydı Serdivan bugün çok başka bir noktada olabilirdi.

Son 10 yılda büyük bir hızla çoğalan yerleşim merkezlerinin modern görüntüsünün altında da yine yatay mimari yatıyor.

Depremden önce inşa edilmiş apartmanların arasında uzanıp giden sokaklar ile, bugün yeni inşa edilen yerleşim merkezlerinin silüeti bir olabilir mi?

Çark Caddesinin cazibe merkezi halini yitirmeye başlaması, Serdivan'ın yatay mimari ile inşa edilmesinden bağımsız okunabilir mi?

Sakarya gibi yeşil ile iç içe bir şehrin, betonların arasında boğulmaması bugünün Türkiye'si için büyük bir örnektir.

Farkında değiliz belki ama, Sakarya; 20-30 yıl sonranın örnek kentini inşa ediyor.
Yatay mimari, kaderinde çok acı bir biçimde deprem yer alan bu kentin hem en büyük afet güvencesi hem de en esaslı şehircilik anlayışıdır.

Şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarla üzerinde durduğu yatay mimari ve medeniyet tasavvuruna uygun şehircilik anlayışını en iyi pratiğe geçiren illerin başında Sakarya yer almaktadır.

Hatta şu an Türkiye'nin 20 metropol ili arasında bu sıralamada bence ilk sıradadır.
Sanayi planlamasına bir bakalım.

OSB'ler ile gerçekten şehir-tarım-sanayi alanlarına keskin çizgiler çizilmiş bir Sakarya var karşımızda.

Tarım alanlarının imara açılmaması Büyükşehir için çok kati bir kural konumunda.

****

Elbette Sakarya'nın şehircilik anlamında daha çok yolu var.

Hem de çok fazla işi.

Altyapı konusunda bugünün yatırımları 30 yıl öncenin işiydi.

Sakarya Nehrine akan kanalizasyonlar, Karadeniz'e dökülen atık sular, çeşmeden içilmeyen sular gibi sorunlar bugünün meseleleri değil ama maalesef geri plana atılan bu konular ancak bugün çözülebiliyor.

Şehircilik alanında ciddi bir irade var.

Son yıllarda eskiyi yenilemek, kültürü öncelemek üzerine inşa edilen estetik kaygı Sakarya'da bir kimliği ön plana çıkardı.

İnşa edilen meydanlar, restore edilen tarihi binalar, kent hayatına güncel birer kültür-sanat merkezi olarak kazandırılan eski yapılar Sakarya'nın potansiyel kültürüne büyük katkı sağladı.

Mimari hafızası 100 yıldan fazla olmayan bir şehir için, yakın tarihi yeniden keşfetmek yada bunu inşa etmek kolay bir durum değil.

Sakarya bugün yeniyi inşa ederken, eskiyi de aynı anda keşfediyor.

****
Toçoğlu dönemine baktığımda bir çırpıda Meydanlar, Uzunçarşı Restorasyonu, Tarihi Yapıların Yenilenmesi ve güncel hayata kazandırılması, yeni spor alanları, rekreasyon alanları, yeni bulvarlar, ulaşım toplulaştırması, yatay mimari ısrarı ve toplum hizmeti veren merkezlerin hayata geçmesi konularında ciddi bir ilerlemenin söz konusu olduğunu net şekilde görebiliyorsunuz.

Bugün raylı sistem konusunda farklı noktalardan eleştirilen Toçoğlu'nun, Sakarya'da belediye otobüsü atılımını yapan kişi olması garip bir tesadüf. Kendisinden önce belediye otobüslerinin yok denecek kadar az olduğu bir başkanın, bugün raylı sistem beklentisi ile karşı karşıya kalması belki de kendi yükselttiği hizmet çıtasının bir yan etkisidir.

****
Biraz uzun bir yazı oldu.

Sonuç olarak Sakarya yatay mimari ile esaslı bir kentin inşasını gerçekleştiriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ısrarla üzerinde durduğu bu konu Sakarya için bir yol haritası konumunda.

Hızla gelişen bu şehir, zamanla atılacak daha büyük adımlarla büyük bir cazibe merkezi olma yolunda ilerliyor.

Elbette Ankara siyasetinde Sakarya'nın daha fazla destek görmesi gerektiğini de not düşelim zira yerel anlayış, merkezi hükümetin daha güçlü desteğine muhtaç bir hale doğru ilerliyor.

Çünkü lokal sorunlar ve çözümler yerini daha devasa projelere bırakmaya doğru ilerliyor.

Bugün Sakarya'da ki şehircilik anlayışı son derece kritik ve hedefini doğru isabet ettiren bir misyonda ilerliyor.

Geleceği parlak bir kent, hak ettiği vizyona doğru hızla ilerliyor.

Medyabar.com bugun 165087 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 3483 kere okundu
YORUMLAR 6 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
murat günhan
23.10.2017 17:41
yol yapmakla, alt yapı yapmakla övünemezsin bunlar zaten göreviniz, ekstra ne var onu söyleyin. bir de reklam panolarına '8 yılda 1 milyar altyapı yatırım yaptık' diyorlar yanında da büyük şehir belediye başkanın resmi: kendi parasıyla yaptırmış gibi..izmiti örnek gösterince kızan arkadaşlar kusura bakmasın gerçekten tam bir örnek. onu bırak doğuda sivas var, gidin bir inceleyin nasıl belediyecilik var. mesela cadde 54 ün yeri kimin?, kim yaptırıyor? kat sınırlaması orada var mı? halk belki orada park istiyor? kime soruldu? oradaki kültür merkezi neden yıkıldı? afa neden yıkıldı? ana yollarda bile çukurdan geçilmiyor? belediye logar kapağı yeri yapmasını bilmiyor? asemin girişi bir asfaltlanıyor bir kazılıyor. şehircilik mi? oda ne...
GÜRKAN ÇAKIROĞLU
23.10.2017 16:19
şehircilikten anladığınız sadece binalarmı akşam 17:30 ile 21:00 arası yenicamiden tek yokuşuna doğru bi gitmeye çalışın bakalım yada aracınızla bir şehrin merkezine girin park yeri arayın bundan çok değil 2 3 sene sonra göreceğiz bu şehrin merkezinin nasıl yaşanmaz bi yer olacağını
fatih
23.10.2017 12:37
depremden hemen sonra garaj üstü iki kat oldu, şimdi temel üstü üç...çoğu bloklarda park yeri yok; iki, üç blok yapılıp etrafı avlu dökülüyor arabalar sokaklarda.Yatay mimarinin anlamlı olabilmesi için;arsa imarlarının %10 filan olması lazım. Yani 1000 m.kare yere 100 veya 120m.kare inşaat yapılması lazım.
SAKARYA
23.10.2017 12:03
Yağcılık yapmak için veya Ismarlama bir yazıya benziyor. Sakarya Büyük Köy Belediyesi değil geleceğin şehrini kurmak, bundan beş - on yıl öncesini özlem ile aramamıza sebep oluyor. Kamu kaynaklarını katma değeri olmayan, şehrin kronik sorunlarına çözüm getirmeyen ölü yatırımlar ile heba ederek hem bu günü hem de geleceği mahvediyor.
Ünsal YÜREK
23.10.2017 11:38
Merhaba, Yazınızı okudum yapılanlar belki şehircilik için görsel olarak çok güzel olabilir fakat doğayı ve çevreyi göz ardı ettiğiniz tamamen ortada. Sadece bina yapmakla şehircilik olmuyor, yeşil alanlar, bisiklet yolları, parklar, şehir ormanları vb. bir çok oluşumun şehrin kimliğini oluşturur. Tarım arazilerinin ne hale geldiğine hiç değinmemişsiniz (Tarım alanları korunuyor demişsiniz neye dayanarak dediniz bilmiyorum?) On yılda Sakarya da ki tarım alanlarının ne kadarının ortadan kalktığının farkındamısınız. Serdivan tepeleri, Arifiyenin güzelim tarım toprakları, Evrenköy ve Yazlıktaki araziler, Karaman yolu üzerindeki mısır tarlaları bunları oratadan kaldırmak mı şehircilik. Teşekkürler
cem osmansavar
23.10.2017 11:21
Tayyip Erdoğan şehircilik nedir bilseydi İstanbul bu hale gelmezdi. '5 yıldır yönettikleri İstanbul ne halde görüyoruz. Şehircilik konusunda en son tavisye alınacak kişi Tayyip Erdoğan'dır!
Online Ziyaretçiler