Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Yeni Sınav Sistemleri

13.11.2017 09:54
Yeni Eğitim Öğretim Yılı bu sene, her zamankinden daha sancılı başladı. Öğretmen eksiklikleri, ikili öğretimden normal öğretime geçiş sıkıntıları, okulların fiziki yetersizlikleri, hatalı ve eksik ders kitapları gibi meseleler gündemimizi meşgul ederken, bir anda ortaya çıkan yeni sınav sistemleri bambaşka bir boyut kazandırdı tartışmalara.

Gelin hep beraber Liselerde YKS, ortaokullarda LGS kısaltmaları ile servis yapılan yeni sınav sistemlerine bir göz atalım.

Önce YÖKS adıyla sunusu yapılan daha sonra YKS olarak güncellenen Yüksek Öğretim Kurumları Sınavının, birinci oturumunun (Temel Yeterlilik Testi) 23 Haziran 2018 Cumartesi günü sabah, ikinci oturumunun 24 Haziran 2018 Pazar günü sabah, Dil Sınavı'nın ise 24 Haziran 2018 Pazar günü öğleden sonra yapılmasına karar verilmiştir..

Öğrencilerimizin temel yeterliliklerinin esas alındığı Temel Yeterlilik Testinde (TYT) 40 Türkçe, 40 Matematik, 20 Sosyal Bilimler (5 Coğrafya, 5 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, 5 Felsefe, 5 Tarih) 20 Fen Bilimleri sorusu (6 Biyoloji, 7 Fizik, 7 Kimya) olmak üzere toplam 120 soru yer alacaktır.

İlk aşama sınavı, önlisans programlarına yerleşme ve ikinci sınavın puanının hesaplanması için ön şart olarak konulmuştur.

150 puanın altında alanların ikinci aşama sınav puanı hesaplanmayacak,

150 puan ve üzeri alanlar önlisans programlarına yerleşmek için bu puanı kullanacaktır.

180 ve üzeri puana sahip olanlar lisans programı tercih edebileceklerdir.

Buna ilaveten, ilk aşama sınavında 200 ve üzeri puan alanlar, bu puanı bir sonraki yıl da kullanabilecekler.

İkinci oturumda ise

*Türk Dili ve Edebiyatı-Coğrafya 1,

*Sosyal Bilimler,

*Matematik

*Fen Bilimleri olmak üzere, dört test yer alacak ve her bir testte toplam 40 soru sorulacaktır.

Sözel Alandan Bir Programa Yerleşmek İsteyenlerin

Türk Dili ve Edebiyatı-Coğrafya-1 ve Sosyal Bilimler testlerini,

Sayısal Alandan Bir Programa Yerleşmek İsteyenlerin

Matematik, Fen Bilimleri testlerini,

Eşit Ağırlık Alanından Bir Programa Yerleşmek İsteyenlerin

Türk Dili ve Edebiyatı-Coğrafya-1 ve Matematik testlerini cevaplaması gerekmektedir

Toplam yerleşme puanı hesaplamasında ilk aşama sınav puanının yüzde 40 ve ikinci aşama puanının yüzde 60'ı dikkate alınacaktır. Ortaöğretim başarı puanının hesaplamaya katkısında bir değişiklik yapılmamış ve meslek lisesi mezunlarına alan odaklı ek puan uygulamasının devam etmesi kararı alınmıştır.

Çağın gereksinimleri dikkate alınarak ezberden ziyade bilgiye dayalı bir sınav sisteminin daha faydalı olabileceği düşüncesiyle değiştirilen sınav sisteminin bu yapısı öğrencilerimizin gelişimi açısından olumlu sonuçlar getirecektir.

Değişiklik yapılan bir diğer sınav sistemi de, ortaokul öğrencilerinin liselere geçiş sınavı olarak bilinen, Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş Sınavı.

Aslında bu sınav, sorunun temeline inmeden ve iyi analiz edilmeden alınan bir kararla kaldırıldığı için kamuoyu tarafından tepkiyle karşılanmış ve kafalarda soru işaretleri oluşturmuştur. Ardı ardına yapılan açıklamalar birbiriyle tezatlar oluşturmuş, süreci daha da içinden çıkılmaz bir hale sokmuştur.

Eğitimin paydaşlarıyla fikir alış verişinde bulunulmadan alınan kararların, geçerlilik ve güvenilirlik açısından çok sağlıklı olamayacağının en büyük göstergelerinden birini yaşadığımız bu dönemde, Milli Eğitim Bakanlığı nihai bir sonuca ulaşarak 5 Kasım 2017 tarihinde yeni ortaöğretime geçiş sistemini açıkladı.

Yapılan açıklamalara göre, öğrencilerin yaklaşık yüzde 8-10'unun merkezi sınavla öğrenci kabul edilen liselere, geriye kalanlar ise sınava tabi tutulmadan adreslerine dayalı olacak şekilde belirlenecek olan liselere yerleştirilecektir.

Sınavsız yerleştirme sürecinde, ikametgâha göre eğitim bölgeleri belirlenecek, öğrenciler bu eğitim bölgeleri içinde beş (5) okul tercih edecekler ve bu tercihleri doğrultusunda bir okula yerleştirilecekler; her bir okulun belirli bir kapasitesi tanımlanacak ve okulların kapasitesi aşıldığı takdirde ortaokul başarısı dikkate alınarak bu eğitim bölgeleri içerisinde yerleştirme işlemi gerçekleştirilecektir.

Merkezi sınavla öğrenci alacak okullar mayıs ayı içerisinde ilan edilecek, sınav sözel ve sayısal olarak iki alana ayrışacak ve toplam 60 sorudan oluşacaktır. Haziran ayının ilk haftasında yapılacak sınavın süresi 90 dakika olacak, sınavın içeriği 6. 7. ve 8. sınıf ders müfredatıyla uyumlu olacaktır.

Açıklanan bu yeni sınav sisteminin iki önemli faydasından bahsetmekte yarar var.

Birincisi tüm öğrencileri sınava dahil ederek öğrenci, veli ve öğretmeni sınav stresine sokan eski sınav sistemi yerine sadece isteğe bağlı sınav sisteminin getirilmiş olması oldukça önemli bir gelişme olarak dikkat çekmektedir.

Bu sayede çağımızın en büyük eksikliği olarak bilinen sosyal faaliyetler ön plana çıkacak olup, öğrencilerimizin kendilerini, ilgi ve yeteneklerine göre spor ve güzel sanatlar alanlarında geliştirebilmelerine imkan sağlanacaktır.

İkincisi ise mevcut sistemde puan üstünlüğüne göre sıralanmış olan okullar arasındaki eşitsizliğin yansıması olarak bazı okullar ile ilgili ön yargıların ve olumsuzlukların ortadan kaldırılabilmesi için bir fırsat oluşturmasıdır.

Şöyle ki belirli puan üzerindeki öğrenciler belirli okullara yerleşmekte geriye kalan öğrenciler ise diğer okullara yerleşmekteydi. Bu durum ise diğer okullardaki eğitim öğretim faaliyetlerini olumsuz etkilemekte ve bu okullarda okuyan öğrencilere ve çalışan öğretmenlere yönelik olumsuz tutumlara ve etiketlemelere neden olmaktaydı.

Yeni sistemde her düzeyden öğrenciye sahip olabilecek okullar bu olumsuzluklar ve etiketlemelerden zamanla kurtulabilecektir.

Bu iki önemli faydanın dışında açıklanan sistemde düzeltilmesi gereken bazı konularda mevcuttur.

Merkezi sistemle yapılacak olan sınavla öğrenci alacak olan okullar belirlenirken mutlaka nüfus ve kentin büyüklüğü dikkate alınmalı, Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri ve Proje Okullarına ilave olarak bazı Anadolu Liseleri, Meslek Liseleri ve İmam Hatip Liseleri de bu kapsama alınmalı.

Merkezi sınav sisteminde sorulması planlanan 60 soru sayısı kapsam geçerliliğini sağlamak için artırılmalıdır.

6,7,8.Sınıf konularını kapsayacağı belirtilen sorular, Öğrenci ve velileri kaynak arayışına sokmamak için sadece 8. Sınıf konularıyla sınırlandırılmalıdır.

Sınavsız yerleştirme işlemleri, merkezi sistem yerine, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince gerçekleştirilmeli bu sayede öğrenci ve velinin adresine en yakın okula yerleştirilmesi ile ilgili yerel imkanların kullanımı en üst seviyede gerçekleştirilmelidir. Çünkü hangi bölgede hangi okul türüne talebin yoğun olduğu il ve ilçe müdürlüklerince daha iyi bilinmektedir.

Adrese dayalı sistemde okullara verilen kontenjanlarda katı kural anlayışı yerine esnek davranılmalıdır. Aksi takdirde bazı öğrencilerin, adresine en yakın okula yerleşmesi amacı gerçekleşmeyecektir.

Merkezi sınavla öğrenci alacak olan okullara 'Nitelikli Okul' yerine 'Seçici Okul' tanımlaması yapılmalıdır.

Medyabar.com bugun 47260 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1827 kere okundu
YORUMLAR 3 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
............
17.11.2017 15:08
Okulların fiziki - donanım kalitesi ve öğretmen-idareci kalitesi arttırılarak okul kalitesi arttırılmalıdır. Oysa yukarıda yazarın da belirttiği gibi başarılı öğrenciler(veli gayreti ve öğrenci gayreti ile) proje olmayan okullara yerleştirilerek okul kalitesi arttırılmak istenmekte.Çok acı bir durum. Tabi olan öğrenciye oluyor.
ÇOK KOMİK
13.11.2017 14:30
BESYO ye öğrenciler nasıl girer konulu yazsan daha iyi olur sanki. Ayrıca bu yazıyı baştan sona siz mi kaleme aldınız?
gerçek eğitimci
13.11.2017 12:59
Bir Beden Eğitim Öğretmeninin yeni sınav sistemi üzerine yapacağı analiz ancak bu kadar realiteden uzak ve bir yerlere yaranmaya matuf olur. Yeni sınav sisteminden olumlu bir sonuç çıkarabilmek için ne kadar zorlandığı aşikar. Üzülerek ifade etmek durumundayım ki, bu kadar kıt ve sığ bakış açısına haiz sözde eğitimci ve bende(kapı kulu) sendikacılarla eğitimimizin dünya standartlarına ulaşması bir yana, üçüncü sınıf dünya ülkeleri ile anılması ve böyle devam etmesi kaçınılmaz bir durumdur.
Online Ziyaretçiler