Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Köprüaltı

12.12.2017 21:05
Yaşadığımız olaylar artık belli bir yerden sonra şaşırtmıyor da...

İnsan olarak her an, her duruma hazırlıklı olmalıyız.

İzin kullandığım şu günlerde güzel bir öğleden sonra gezmesinin ardından eve dönüş yolundayım...

Tam da işimi yaparken sıklıkla vatandaşlardan gelen ihbarlar, haberlerini yazdığımız olaylar gibi bir durumla karşılaştım.

Ben tesadüfen geçerken işimi yapmak için orada durdum.
Ancak anlatacağım olaylar günün herhangi bir saatinde bir sokak köşesinde de başınıza gelebiliyor.

Öncesiyle sonrasıyla, isimle cisimle uğraşmadan, yaşadığım olayı paylaşmak istedim.
Haber servisimizdeki arkadaşlar ilgili konuya ayrıca bakacaklardır.

* * *

Saat 17.10 suları, eski hayvan pazarından Şeker Mahalle istikametine ilerliyorken köprünün sağındaki ambulans dikkatimi çekti.

Neticede mesleğim, aracı park edip 3-4 kişinin bakmış olduğu köprü altına yaklaşmak istedim.

Bir genç sedyede taşınıyor...

Yanımda fotoğraf makinesi olmadığı için telefonumu çıkardığım gibi - düştüğü çukurdan sedyeyle çıkartılanın arkadaşlarıymış - 3-4 kişi üzerime hareketlendi.

Görüntü çekme gayretine de bir gerek yoktu artık, mevzu orada bir kişinin haberini yapmaktan çok, kişisel alana girdi.

Yüzlerindeki ifadelerden belli ne oldukları, sadece sedyelik olmamışlar henüz...

"O görüntüleri sileceksin"

"Hiç bir yerde, medyada görmeyim"
"İnsanları böyle çekiyorsunuz rezil ediyorsunuz"
(Konuşmalarından anlayabildiklerim...)

Bu sonuncusu en iyi durumdaki idi ve takıldığı nokta 'rezil olmak'...

Askermiş, kuzeniymiş...
Devamında türlü tehditler.
Telefon istense de, fiziksel temasa imkanları olmadı.

Pek çok aracın geçip gittiği, 112 görevlisi genç arkadaşın şöyle bir gözüyle kolaçan ettiğini anda bir araç yanaştı...

Bana yüklenenler camı açılan arabadan içeri bakarak -deyişlerinden anlamadığım bir isimli - ağabeylerine bir şeyler anlatmaya çalıştılar.

Ben araçtaki kişiye 'Yok zaten çekemedim' derken, O diğerlerine 'tamam silecek' diyerek yoluna devam etti.

Hasılı anlayabildikleri kadarıyla fotoğrafın olmadığına ikna oldular.
Ancak ağızları yine başıboş...

Devamında olayı başından beri belli mesafeden izleyen ileri yaşlı iki kişinin de seslenmesi ve sonra kollarına girmeleriyle bu gençler uzaklaştı.

Bilmiyorum kimdiler...

* * *

Az ilerde Şeker Okulu var, Anasınıfı var.

Ben aracıma yönelirken bir kadın iki çocuğuyla buraya doğru ilerliyor.
Peşinde Onlar gibi niceleri...

İleride bir alışveriş merkezi, yan tarafta kokudan bir nebze arınmış Şeker Fabrikası atıkları, her şehirde olmayan, olan bir çok şehirde de yaşama dahil edilen örnekleri bulunan Çark Deresi...

Daha önce benzer olaylarla karşılaştığımda ya da çevremde huzuru bozabilecek her durumda yaptığım gibi 155 Polis İmdat Hattı'nı aradım.

Cevap veren Polis memuru her zamanki gibi nezaketle tüm derdimi dinleyerek oraya zaten ekip gönderdiklerini bir kez daha baktıracağını söyledi.

Beklemedim...

Daha önce defalarca devletimizin güvenlik güçlerinin görevini yapmasını beklememe rağmen bu kez devam ettim.
Zaten Onlar da yollarını almıştı...

- Gerek Polis, gerek 112 Acil Sağlık Hizmetleri, gerekse de Büyükşehir İtfaiyesinin bu gibi durumlarda çok hızlı müdahale edebildiğini de çok gördüğümü ifade etmek isterim. -

* * *

Sedyeyle hastaneye kaldırılan bir genç, O'nun peşindeki birileri daha...

Başka bir çok köprü altında, semtte, köşe başında başkaları...

Bu sorunun bitmeyeceğinden o kadar eminim ki...

Bu artık bizim 'toplumsal krizlerimizden' herhangi birisi...

Ona göre düşünüp, ona göre hareket etmek gerek...

* * *

Araçla hareket etmeden önce, artık geçmişte kalan olayı düşündüm.
'Keşke diye' başlayan cümlelerdeki gibi atlattım başına geleni.

Belki de sadece evden çıkmadan evvel annemden aldığım dua idi, keşkelerin önüne geçen...

Bir izin günüydü, bir mezrada temiz hava ve güzel bir sohbet.

Güneşi de bol bir gündü...

Çok şükürdü...

Medyabar.com bugun 113663 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 5405 kere okundu
YORUMLAR 0 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
Online Ziyaretçiler