Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi
Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi Firma Tanıtım Resmi

Medyabar'da Ara

'da Ara

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girin ve robot olmadığınızı onaylayın.

Kur'an Yeterli Değil Çünkü... - IV

22.12.2017 11:21
Kendi heva ve heveslerini ayette bulamayanlar, bu heveslerine tatmin mahiyetinde aradıklarını uyduruk rivayetlerlerde bulunca mal bulmuş mağribi misali bu uyduruk rivayetlerle itiraz yoluna gitmelerini AYETLERLE ÇÜRÜTMEMİZ ?e yönelik yazı dizimizin dördüncü ve son bölümünü bugünkü yazı ile bitirmek istiyorum.

Ayetlerin tatmin etmediği kişileri kendi heva ve hevesleriyle baş başa bırakıyorum.



Kuran'a göre insan, "beyyine" (açık delil) üzere olmalıdır. Yani geleneklerden hareketle, "Böyle gördük, biz de böyle yapıyoruz" mantığıyla yapılan uygulamalar, kelle sayımı ile gerçeği bulmalar Kuran'ın anlattığı İslam ile bağdaşmaz.

Kuran'a göre, Kuran'ın kendisi "beyyine"dir (açık delildir).

Bu yüzden ancak Kuran'ı dinin tek kaynağı yapanlar açık delile uymuş olurlar.

Hakimlerin tek büyük HAKİMİ olan Yüce Yaratıcının şu ayetleri ortada iken tatmin olmayıp rivayetler (dedikodu) de din arayanlara başka ne diyebilirim.

وَلَقَدْ صَرَّفْنَا فِي هَذَا الْقُرْآنِ لِيَذَّكَّرُواْ وَمَا يَزِيدُهُمْ إِلاَّ نُفُورًا

"Bunları Kuran'da türlü türlü şekillerde (sarf) açıkladık ki öğüt alıp hatırlasınlar. Fakat bu sadece kaçışlarını artırıyor". (17-İsra Suresi 41)

وَلَقَدْ صَرَّفْنَا لِلنَّاسِ فِي هَٰذَا الْقُرْآنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ فَأَبَىٰ أَكْثَرُ النَّاسِ إِلَّا كُفُورًا

"Andolsun bu Kuran'da her örnekten insanlar için türlü türlü açıklamalarda (sarrafna) bulunduk. İnsanların çoğu ise tanımamakta ayak diretmektedirler" (17-İsra Suresi 89).

وَكَذَلِكَ نُصَرِّفُ الآيَاتِ وَلِيَقُولُواْ دَرَسْتَ وَلِنُبَيِّنَهُ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

"Bak iyice kavramaları için ayetleri nasıl türlü şekillerde açıklıyoruz (nusarriful). (6-Enam Suresi105)

وَلَقَدْ جِئْنَاهُم بِكِتَابٍ فَصَّلْنَاهُ عَلَى عِلْمٍ هُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

"Bilgiyle uzun uzadıya, etraflıca açıkladığımız (fassalna), inanan bir toplum için doğruya iletici ve rahmet olan bir kitabı onlara getirdik" (7-Araf Suresi 52).

Yukarıdaki ayetlerden Kuran'ın detaylı, etraflıca, türlü türlü şekillerde dini konularda gerekli olan tüm açıklamaları yaptığını; Kuran'ın kendisinin söylediğini görüyoruz.

"Kuran başka kitaplara gönderme yapar, Kuran ana kitaptır, detayları başka kitaplardan öğreniriz" demek; tüm bu ayetlere karşı çıkmak, bu ayetleri yok saymak demektir.

Aynı şekilde "Kuran'dan dini anlayamayız" tipi izahlar da Kuran ile çelişir. 29 Nisan 2016



Önceki yazılarımda belirttiğim bir konuyu burada fazla açmak istemem ama şu kadarını ifade edeyim ki Allah'a itaatte şeyhleri, gavs dediklerinizi de ortaya koyarsanız şeytana itaat etmiş olursunuz.

Dinin kurucusu Allah olduğuna göre kurallarını da koyma yetkisi yalnız ve yalnız O'na ait olması gerekmez mi?

Gerekir ama gel bunu şaşkınlara anlat, anlatabilirsen!

Allah cc hâkimiyetinde ortak kabul etmediğini beyan ettiği halde.

وَلَا يُشْرِكُ فِي حُكْمِهِ أَحَدًا

"O (Allah) hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez" (kehf 26)

Bu ve benzer ayetleler ortada iken peygamber de hüküm verir demek akıllı insanın işi olamaz.

Kaldı ki Peygamberin ne ile hüküm vermesi gerektiği açıklandığı halde (Nisa 105)

Allahın açık seçik ayetini adete gözüne sokuyorsunuz, adam tınmıyorsa duadan başka yapacak bir şey kalmıyor.

Bu grup, resule itaatın ne olduğundan habersiz.

Dini olmayan, örf adetten olan konularda resule itaat şartı yoktur.

Allah'ın elçisi Kuran'la uyarmış, Kuran'la korkutmuştur zira Allah'ın emri budur:



Ayetlerden de görüldüğü gibi, Peygamber'in açıkladığı ve uyduğu vahiy Kuran'dır.

Peygamber'e uymak; Kuran'a uymak, Kuran'ın sistemine göre inanmak, hareket etmek ve yaşamaktır. Peygamber'imiz Kuran'da en çok "resul" kelimesiyle tanıtılır. "Resul" Türkçe'deki "elçi" kelimesinin karşılığıdır ki Allah, bu kelimeyle, Peygamberimiz'in vazifesi olan İlahi mesajın insanlara iletilmesini vurgular, bu mesaj Kuran'dır.

Başka hiçbir kaynağa, hiçbir kitaba gönderme yapılmamaktadır.

Kuran dışında başka uyulması gereken vahiyler, kaynaklar olsaydı; Allah,onları da belirtir, onlara da uymamızı isterdi. Oysa bugünkü manzaraya baktığımızda yüzlerce cilt hadis ve fıkıh kitabının dinin kaynağı sayılarak Kuran'a eş koşulduğunu görüyoruz. Böylece Kuran, din konusundaki otoritesi ve kaynaklığı % 100 iken, Kuran birçok kaynağın arasındaki bir kaynağa indirgenmiş ve dolayısıyla dinin kaynağının belirlenmesi hususunda içinden çıkılmaz bir batağa saplanılmıştır.

Öyle ki Kuran'ın, oluşturulan bu yeni yapıda hacim olarak payı % 1'in bile altındadır. Gördüğümüz tüm bu ayetler, Kuran'ın değerini düşüren ve yalan sözler ("hadis" başlığı altında) atfetmek suretiyle Peygamber'e iftira eden anlayışa karşı çıkar.

Her duyulan rivayet hadis olamaz.

Birilerinin iddia ve iftira ettiği gibi bizler hadisleri inkâr etmeyiz.

Kuranın ruhuna uymayan rivayetlere masal, hikaye deriz ve demeye devam edeceğiz.

Sahih geçiyor diye her hadis denilene hadis diyemeyiz.

Öyle misaller var ki aktarmaya çalışsam şaşırır, parmağınızı ısırırsınız.

Misal - 1

Köpek, eşek ve kadının namaz kılan bir kişinin önünden geçmesi halinde namazı bozacağına dair bazı rivayetler, Kütüb-ü Sitte diye tabir edilen Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî gibi hadis kitaplarında bulunmaktadır. Hadislerin farklı rivayetlerinde namazı bozacağı söylenen bu üç şey; "kara köpek-eşek-kadın", "kara köpek-hayızlı kadın", "domuz-Yahudi-Mecusi", "eşek-kâfir-köpek-kadın" şeklinde sıralanmaktadır. (Hadisler için bkz: Şevkâni, Neylü'l-Evtâr, c: 3, s. 11-12.)

Misal - 2

Musa as.ın canını almağa Allahın gönderdiği ölüm meleğine Musa as öyle bir tokat vuruyor ki bir gözünü kör ediyor, Allaha dönerek Musayı şikayet ediyor....vs vs vs.

Şimdi bu rivayetler Sahihi Buharide veya Sahihi Müslimde Sahih olarak geçiyor diye inanacak mıyız?

İnsaf, akıl bunun neresinde?

Bizim metodumuz toptan almak veya toptan süpürüp atmak değildir.

Peygamber dedi ifadesi çok ağır bir cürettir.

Senin babanın arkadaşını, onun da arkadaşını.... görmediğin, duymadığın halde, babamın arkadaşı dedi ki dersen saygısızlık yapmış olmaz mısın?

Bu saygısızlığı babanın arkadaşına yapmazken nasıl olur da peygamberimizden 150-200 yıl sonra toplanan rivayetlere dayanarak " Kale Resulüllah = Peygamberimiz dedi" diyebiliyorsunuz?

Hiç Allahtan ve Elçisinden utanmıyor musunuz?

Kıylu kal (denilmiş, demiş) ifadelerle bir din oluşturulmaz, oluşturulamaz.

Allahın ayetindan başka bir ifadeyi DEDİ demeniz için bizzat duymalısınız.

Bi zatihi duymadığınız bir sözü DEDİ demeniz, yalancılık bir yana en azından saygısızlık değil midir?

Ben bir kısım yıllarımı dalalet bir kısmını da Allaha hamdolsun hidayet yılları olarak değerlendiriyorum.

Hidayet yıllarım da hiçbir zaman "Resulüllah şöyle şöyle dedi" demedim, demem.

Çünkü Onun yanın da değildim ki, O dedi diyeyim.

Aktarılan rivayet Kurana uygun ise "Resulüllah demiş olabilir, kesin bilmiyorum" derim.

Kurana uygun değilse zaten Elçi ondan men edilmiştir, demez derim ve onu elimin tersiyle iterim.

Bunun neresi hadisleri inkâr etmek?

Bunun neresi yanlış?

Bunun neresi ehli sünnet dışı,

Bana bu yaftayı atanlar Allahtan hiç mi haya etmez, çekinmezler?

Taasuub bunları ne hale getirmiş Ya Rabbi.

Akla hayale sığmayan rivayetlere inananlar Peygamberimizi sevemezler,

Seviyoruz iddiaları boştur.

Peygamberin "sümükü şerifini" sahabe bereketlenmek için üzerlerine sürüyordu iddiasına gıkınız çıkmayacak,

Sahabenin as. kanını hatta sidiğini içtiğine ses çıkarmayacak hatta benden çıkanı içtin ha, seni cehennem yakmaz diyebilecek bir Peygamberi size anlatana ses çıkarmayacaksınız,

Siz ehli sünnet olacaksınız,

Böyle bir peygamber olamaz, Peygamberimiz bu gibi uydurmalardan uzaktır, bu ifadeler Peygamberimize hakarettir, diyen bizler hadis düşmanı olacağız, bidat ehli olacağız,ehli sünnetten olmayacağız ha!

Sağda solda, ötede beride hakkımda yaptığınız haram olan gıybetin ve iftiraların hesabı inanıyorsanız sorulacak, Allahın huzurunda size asla ve asla hakkımı helal etmeyeceğim.

O gün yaklaştığı için müsterihim,

Allahıma hamd ediyorum.

Çeşitli uyduruk gerekçelere dayanarak ayetle rivayeti eşit gören, Peygamberimizi de haşa din kuralı koyucu (şari) olarak görenlere derim ki:

İleri sürdüğünüz gerekçelerin dayanağı yoktur,

Çürük ve sıhhatten uzak öngörülerinize Allahın ayetleriyle cevap vermeye çalıştım.

Kendimden değil, ayetlerle cevab verdim.

Maksadım üstünlük taslamak falan değildir, Rabbim buna şahid olsun.

Maksadım, Allahın razıyım dediği eklemelerden uzak yalın dinini olduğu gibi aktarmaktır.

Kuranı masaya yatırın, konularla ilgili ayetlerin birine değil tamamına bakarsanız gerçeği anlayacaksınız.

Kurana uygun olmayan rivayetlere harcayacağınız vakti Kuran dersi çalışarak değerlendirin,

Zira Kuranı tanımayan, uyduruk rivayetleri gerçek zanneder.

En kolayından Allahın kullarına mektubu, mesajı olan Kuran meali okuyun,

Klavyenin başına geçip hakaretamiz yorumlardan vaz geçin.

Gıybetin günahından kendinizi kurtarın,

O günün hesabı çetin olacak,

Bazılarının inandığı gibi falanın, fişman evliyanın eteğine yapışmak olmayacak o günde.

وَاتَّقُواْ يَوْماً لاَّ تَجْزِي نَفْسٌ عَن نَّفْسٍ شَيْئاً وَلاَ يُقْبَلُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلاَ تَنفَعُهَا شَفَاعَةٌ وَلاَ هُمْ يُنصَرُونَ

"Hiç kimsenin hiçbir kimseye fayda veremeyeceği, kimseden bedel kabul edilmeyeceği, şefaatin kimseye fayda vermeyeceği ve kâfirlere yardım edilmeyeceği bir günden sakınınız."(Bakara 123)

ثُمَّ مَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الدِّينِ

يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِّنَفْسٍ شَيْئًا وَالْأَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلَّهِ

"Evet, yargı gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? Hiçbir insanın başkasına herhangi bir fayda vermeye gücünün yetmeyeceği bir gündür. O gün, emir yalnızca Allah'ındır. (İnfitar 18-19)

Allah bizi şeytanın şerrinden korusun.

ا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّ وَعْدَ اللَّهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيَاةُ الدُّنْيَا وَلَا يَغُرَّنَّكُم بِاللَّهِ الْغَرُورُ

"Ey İnsanlar! Şüphesiz Allah'ın sözü gerçektir. Bu dünya hayatı sizi aldatmasın. Şeytan da sizi Allah(hakkındaki asılsız düşünceler) ile aldatmasın! (Fatır 5, Lokman 33)

يُنَادُونَهُمْ أَلَمْ نَكُن مَّعَكُمْ قَالُوا بَلَى وَلَكِنَّكُمْ فَتَنتُمْ أَنفُسَكُمْ وَتَرَبَّصْتُمْ وَارْتَبْتُمْ وَغَرَّتْكُمُ الْأَمَانِيُّ حَتَّى جَاء أَمْرُ اللَّهِ وَغَرَّكُم بِاللَّهِ الْغَرُورُ

Kıyamet hesap gününde"Münafıklar müminlere, "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. Müminler derler ki: "Evet, ama siz kendi başınızı belâya soktunuz, gözlediniz, şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. Şeytan, Allah ile sizi aldattı. Nihayet Allah'ın emri geldi çattı." (Hadid 14)


Yapmayın etmeyin hepimiz o güne hazır mıyız diye hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekelim.

Allah cc gerçeği kavramayı ve yaşamayı hepimize nasip eylesin.22.12.2017

Medyabar.com bugun 142786 kez ziyaret edildi. Bu yazı ise 1905 kere okundu
YORUMLAR 2 Yorum
Yorum yaptığınız taktirde Kullanıcı Sözleşmesini kabul etmiş sayılıyorsunuz.
×
750 Karakter Kaldı
Göndermiş olduğum mesajın sorumluluğu şahsıma aittir
... tayyare
22.12.2017 15:25
'Hidayet yıllarım da hiçbir zaman "Resulüllah şöyle şöyle dedi" demedim, demem.Çünkü Onun yanın da değildim ki, O dedi diyeyim.'.Şimdi bu cümleyi kuruyor ama o elinde tuttuğu ve Peygamberimize s.a.v. bile vermediği ayetleri açıklama hakkını pekala sıkılmadan kendisinin yaptığı Kur'an ın kendisine nasıl geldiğini açıklayamiyor.Evinin damındamı buldun sen o kitabı.O kitabı derleyen düzenleyen sahabe efendilerimiz değilmiydiler.Ayetleri toparlayanlar şu an elimde tuttuğumuz kitap şekline getirenler O Sahabeler değilmiydi.Peki sen o zaman onların yanındamıydın he.Nereden biliyorsun Kur'ana ekleme yada çıkarma yapmadıklarını. Varmı delilin buna.İşte o Kur'anı bize bırakanlar hadisleride bıraktılar.senin canın ekşili istiyor vesselam.
Erdal Gül
23.12.2017 01:47

Madem aklın aval (!) derleyen sahabeler yanında kupon olarak hadis kitabı mı verdi? hadsiz şuursuz Kurandan bahsediyorsun...

Online Ziyaretçiler