- G:

Köpekbalıklarının 1 mil öteden koku alıp alamadığını test etmek için denize kan damlattı ve bulduğu şey karşısında şok oldu

Eski NASA mühendisi Mark Rober, köpekbalıklarıyla ilgili klişenin doğruluğunu test etmeye karar verdi.

Yaren Merve Pomak
Yaren Merve Pomak Tüm Haberleri
mask

Finding Nemo (Kayıp Balık Nemo) filminde Bruce isimli büyük beyaz köpekbalığının Dory'nin kanının kokusunu alınca kendini kaybetmesi, film severlerin bu durumu gerçek sanmasına neden oldu. Bu korkunç yırtıcıların kırmızı kanı mikroskobik seviyelerde koklayabildiği ve hatta bazılarının bir mil uzaktan koklayabildiğine inanılıyor.

Eski NASA mühendisi ve YouTuber Mark Rober da bu inancın etkisindeydi. Teoriyi uzun zamandır test etmek istediğini söyleyen Rober, Temmuz 2019'da sonunda kolları sıvadı. 44 yaşındaki mühendis, deniz biyoloğu ve köpekbalığı dalış uzmanı Luke Tipple ile birlikte deneyi gerçekleştirmek için Bahamalar'da köpekbalığı dolu bir bölgeye gitti.

Deneyin Aşamaları

Rober, köpekbalıklarının kan kokusu aldıkları anda her şeyi bırakıp geldikleri yönündeki klişeyi çürütmek için "sağlam bir test prosedürü" ve "NASA standartlarında bir donanım" geliştirdiğini söyledi.

Köpekbalıklarının 1 mil öteden koku alıp alamadığını test etmek için denize kan damlattı ve bulduğu şey karşısında şok oldu

İlk olarak dört sörf tahtasına farklı sıvılar (balık yağı, inek kanı, deniz suyu ve idrar) pompalayan bir sistem kurdu. Bu sıvılar bir saat boyunca okyanusa pompalandı ve Mark ile Luke tekneden ve dron görüntüleriyle hangi sörf tahtasına kaç köpekbalığının yaklaştığını kaydetti.

İlk 10 Dakika Sonuçsuz

İlk on dakika hiçbir tahtada hareketlilik olmadı. Mark bu durumun, okyanusta aniden kanaması başlayan ya da dalış kıyafeti içinde çiş yapmanın köpekbalıklarını çekeceğinden endişe eden insanlar için iyi haber olduğunu söyledi.

20. Dakikadan Sonra Hareketlilik Başladı

  1. dakikadan sonra köpekbalıkları tahtalara yaklaşmaya başladı. Deney sonunda 4 köpekbalığının balık yağı tahtasına, deniz suyu ve idrar tahtalarına ise hiçbir köpekbalığının ilgi göstermediği görüldü. Kan tahtasına ise tam 41 köpekbalığı yöneldi.

İkinci Aşama

Deneyin ikinci aşamasında Rober, daha önceki deneyde inek kanı kullanmak yerine, yerel bir sağlık görevlisi yardımıyla kendisinden ve ekip üyelerinden kan aldı. Bu kan dolu dört torba, ilk deneydeki düzeneğe benzer şekilde iki sörf tahtasına bağlandı. Kontrol grubu olarak yine deniz suyu kullanıldı.

Bu aşamada tahtalardan biri kanı yavaşça (dakikada bir damla), diğeri ise hızlıca (ortalama her dört saniyede bir damla) pompaladı. Mark, hızlı pompanın çok gibi görünse de, ilk deneydeki kan miktarından 40 kat daha az olduğuna dikkat çekti.

Köpekbalıklarının 1 mil öteden koku alıp alamadığını test etmek için denize kan damlattı ve bulduğu şey karşısında şok oldu

Çarpıcı Gerçekler

Deney sonuçlarına göre, bir saat boyunca hiçbir köpekbalığı kontrol tahtasına veya yavaş kan pompalanan tahtaya yaklaşmadı. Hızlı kan pompalanan tahtaya da ilgi gösteren olmadı.

Mark, "Bu mükemmel bir deney değildi, ancak köpekbalığı dolu sularda dakikada 15 damla insan kanına hiçbir köpekbalığının gelmediği göz önüne alındığında, küçük bir sıyrıkla başınızın derde girmeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz" dedi. "Yani, bir mil içindeki tüm köpekbalıkları tek bir damla kanla beslenme çılgınlığına kesinlikle kapılmayacak."

Bu araştırma, köpekbalıklarının kan kokusuna karşı aşırı duyarlı oldukları yönündeki yaygın inanışın tam olarak doğru olmadığını ortaya koyuyor. Ancak yine de, köpekbalığı dolu sularda dikkatli olmakta fayda var! ?

14 May 2024 - 11:51 - Yaşam --- Okunma

Mahreç  Yaren Merve Pomak

Son bir ayda medyabar.com sitesinde 11.335.941 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.