Sakarya Barosu, skandal istismar davasına müdahil olacak

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Hiranur Vakfı kurucusunun 6 yaşındaki çocuğunu evlendirerek istismara maruz bırakmasıyla ilgili açılan davaya ilişkin AKM önünde basın açıklaması yaptı. Baro Başkanı İlknur Ebiz Yıldız, istismar davasına müdahil olacaklarını açıkladı

Fatih  Bulsun
Fatih Bulsun Tüm Haberleri
+4
Haber albümü için resme tıklayın

Sakarya Barosu, çocuk istismarına karşı AKM önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklama, Sakarya Barosu Başkanı Av. İlknur Ebiz Yıldız ve Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Elif Erdem Düzgün tarafından yapıldı. Açıklamaya, Türk Kadınlar Birliği Sakarya Şubesi, STK Temsilcileri, Dernekler ve çok sayıda avukat katıldı.

Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Elif Erdem Düzgün, “Çocuk istismarının yoğun olarak yaşandığı ve basına yansıdığı şu günlerde bir kez daha bu konuya dikkat çekmek ve halkımızın sağduyusuna seslenmek üzere bugün buradayız. Medyada yer alan ve ülke gündemine oturan, 6 yaşında başlayıp yıllarca sistemli bir şekilde devam eden çocuğun cinsel istismarına ilişkin haberler, bir kez daha devletin hukuk sistemi eliyle çocukları koruyamadığını açık bir şekilde göstermiş ve bardağı taşıran son damla olmuştur.

Ülkemizde çocuklara yönelik cinsel istismar olayları her geçen gün artmaktadır. Her olayda daha kötü ne olabilir ki diye hayret, öfke ve üzüntü karışımı duygular yaşarken bir sonraki olay çok daha kötü ayrıntılar ile önümüze gelmekte ve bu durum hukukçular olarak artık bizim de sabır sınırlarımızı zorlamaktadır. Zira basından da takip ettiğiniz üzere suç faillerinin ifadelerinin alınıp serbest bırakılması, tutuklama tedbirine kamuoyu baskısı olmadığı takdirde istisnai olarak başvurulması ve tutuklanan sanığın yine kısa sürede tahliye edilmesi, serbest kalan sanığın kaçması, delilleri karartması, mağdurun yaşadığı korkunun artması ancak güvenliğinin azalması ve benzeri sonuçları beraberinde getirmekte, günün sonunda her halükarda vatandaşların hukuk sistemine ve adalete olan inancı azalmaktadır. Her olayda somut delile ulaşmak mümkün olmazken, açık ve net ses kayıtlarının ve bu kayıtlarda suç failinin ikrarının bulunduğu, mağdurun 6 yaşındayken gelinlikle ve sonraki yıllarda da faille yakın şekilde fotoğraflarının dosyaya sunulduğu bir olayda dahi artık halkımız tek yürek olamamakta, çocuk istismarının karşısında durma iradesini ortaya koyamamaktadır.

6 yaşında bir çocuğun tarikat lideri olan öz babası tarafından 29 yaşında yine aynı tarikat içinden bir kişiyle ‘’evlilik’’ adı altında bir araya getirilerek cinsel istismara maruz bırakılması karşısında sosyal medyada ve basında gördüğümüz üzere bir kısım kişiler olayın iftira olduğunu iddia etmekte, en vahimi bir kısım insanlar ise bu olayı savunmakta, 6 yaşında evlenmenin caiz olduğunu iddia etmektedir. Bu toplumumuz açısından en büyük tehlikedir. Çünkü bu kadar küçük yaşta bir çocuğa kaşı cinsel bir yaklaşımın olağan karşılanması beraberinde toplumsal ve inançsal anlamda büyük bir çöküşü getirecektir. Çocuklar bizim en hassas noktamız, en dokunulmaz olan varlıklarımızdır. Çocuklara zarar verilmemesi, zarar verenlerin ise en ağır şekilde cezalandırılması için hukuken tüm çabamızı ortaya koyacak ve bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağız. Ne yazık ki bu olayla gördük ki, çocuk daha önce kurtulmak isteyip yargıya sığınmış ama henüz soruşturma aşamasında olay örtbas edilmiş, hukuk mücadelesi başladığı gibi son bulmuştur. Yargının; mağdur çocukların sığınağı olması gerekirken, çocuğu istismarcısının eline bırakması kabul edilemez. Bu nedenle ilk soruşturma dosyasının itinayla incelenmesi ve sorumlular için hukuki süreç başlatılması gerekmektedir. Bağımsız yargı erki içinde yer alan kişilerin bu bağımsızlıklarını koruyamaması, daha fazla mağduriyeti ve hukuki güvencesi olmayan bir ülkeyi beraberinde getirecektir. Bu anlamda Baroların Çocuğa Yönelik Cinsel İstismar Davalarına katılma taleplerinin kabulünün önemi bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Tarafsız ve bağımsız Baroların, bu gibi olayların takipçisi olması; adaletin önünde bir engel değil kolaylaştırıcı bir unsur olarak görülmeli ve ülkede uygulama birliği olması açısından Baroların kamu davasına katılan sıfatı ile dahil olması yasal zemine taşınmalı, acilen gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

6 yaşından itibaren yakın zamana kadar sistemli olarak maruz bırakıldığı istismar mağdura öyle ağır gelmiştir ki yılmamış, ses kaydı alarak olayı bir kez daha yargıya taşımıştır. Olayın basına yansıması ile birlikte de yasal sürece ilişkin her detay kamuoyunun merakla takip ettiği bir mecraya taşınmıştır. Böylece basının ve sosyal medyanın bu tip olaylarda yadsınamaz bir gücü ve yaptırımı olmaya başladığı da bir kez daha görülmüştür.

Tüm devlet kurumlarının, tüm sivil toplum örgütlerinin, hukukçuların bu haber karşısında kayıtsız şartsız birleşmesi ve çocuğun sesi olması gerekmektedir. Çocuklar susmasın diye susmuyoruz! Ve Bugün burada bize destek veren, gelemese de bu olay karşısında bizler gibi uykuları kaçan herkese, bu davanın takipçisi olacağımızın sözünü veriyoruz” dedi.

Düzgün'ün ardından Sakarya Barosu Başkanı İlknur Ebiz Yıldız da bir konuşma gerçekleştirdi.

“Ne vicdanen ne de dinen bir açıklaması olmadığını düşünüyoruz”

Yıldız, “Son günlerde basında yer almasıyla haberdar olduğumuz; 6 yaşında bir kız çocuğunun öz ailesi tarafından evlilik adı altında cinsel istismara maruz bırakılması olayı Sakarya Barosu olarak bizi de derinden etkilemiştir. Bir çocuğun kapalı kapılar ardında, gizlice dini nikahla bir yetişkine teslim edilmesi ve yıllarca istismara maruz bırakılmasının ne vicdanen ne de dinen bir açıklaması olmadığını düşünüyoruz. Zira çocuklarımız bizlere Allah’ın bir emanetidir. Kendi dini kurallarını ihdas ederek dinimize en büyük zararı veren, çocuk istismarını olağan gören bu kişilerin cezalandırılması, çocuk istismarının önüne geçilmesi için atılması gereken en önemli adımdır.

Küçücük yaşta istismara uğrayıp bunun ağırlığı altında ezilen mağdurun duyurmak isteyip de duyuramadığı ses, ailesinden bekleyip de göremediği destek biz olmak zorundayız. İlk fırsatını bulduğunda yargıya sığınıp yaşadıklarını anlatarak medet uman mağdurun iddiaları örtbas edilmemelidir. Böyle bir şeyin olmasına izin vermeyeceğiz. Bu olaya tepki gösteren halkımızla birlikte tek vücut olarak bu olayın peşini bırakmayacağımız gibi Sakarya Barosu olarak hukuki sürecin de sonuna kadar takipçisi olacağız. Bu olay vesilesi ile yargı bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşüren her hadisenin karşısında olacağımızın sözünü veriyor ve davaya müdahil olacağımız bilgisini kamuoyu ile paylaşıyoruz.” İfadelerini kullandı.

13 Ara 2022 - 19:06 - Güncel --- Okunma

Muhabir  Fatih Bulsun

Son bir ayda medyabar.com sitesinde 10.727.650 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Medyabar editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Medyabar değil haberi geçen ajanstır.

03

değişik:):):) - çok önemli:) tebrikler, diğer illerden de aynı gayreti bekliyoruz...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Aralık 09:14
01

Tasarımcı - Sadece davaya müdahil olmak yetmez ki bu zamana kadar bu sarıklı cübbeli sapkın zihniyetli cemaat adı altında pislik yuvalarını kapatılmalarınıda sağlamanız gerekir.. Kamuoyunun Ensar vakfı ile başlamış olan bir kereden birşey olmaz söylemi ile daha da yüz bulmuş bir karaktersiz ordusu var

Yanıtla . 7Beğen . 6Beğenme 13 Aralık 19:50
02

Mantık - @Tasarımcı 01 nolu yoruma cevabı: Aynen katılıyorum ve ekliyorum bu zamana kadar sayısız taciz ve tecavüz olayları yaşanan okullarda kapatılmalı

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 13 Aralık 23:38