Adalet ve Özgürlükler Eyleminde 459. hafta...

459. hafta adalet ve özgürlükler eyleminde Ramazan'ın eğlence değil, paylaşma, dayanışma ve ibadet ayı olduğu vurgulanırken, bunların İslam'ın temel prensipleri olduğu belirtildi

Haber Resmi
Haber Resmi
Haber albümü için resme tıklayın

459. hafta adalet ve özgürlükler eyleminde platform adına Diriliş Saati Dergisi'nden Muhammed Emin Duman'ın okuduğu basın açıklamasını gündem Ramazan ayı ve bölgedeki son gelişmeler oldu. Duman, Ramazan'ın bir eğlence ayına çevrilmesini eleştirdiği açıklamasında "Ramazan bireysel ve toplumsal arınma ayıdır. Bu ayda birey ve toplum olarak hatalarımızın muhasebesini yaparız. Allah'ın lutfettiği nimetleri onun rızası doğrultusunda ihtiyaç sahipleriyle paylaşmanın İslam'ın temel prensiplerinden olduğunu hatırlar, hatırlatırız. Kuş sütünün dahi eksik olmadığı sofraların reddedildiği; yetimin, fakirin, komşunun katılımıyla bereketlenen mazbut sofraların tercih edildiği bir ayın adıdır Ramazan. Etnik kimliğe veya mezhebe dayalı ayrışmanın reddedildiği, ötekileştirme yerine gönüller arasında köprüler kurmanın hedeflendiği bir kardeşlik projesinin pratiğe geçirilmesidir Ramazan. Ümmet bilincinin yenilenme ayıdır. Ramazan eğlencenin değil, tefekkürün ve ibadetin yoğunlaştığı aydır." dedi.

Açıklamanın devamında Muhammed Emin Duman, bölgedeki son gelişmeleri "Son gelen haberler ile birlikte Irak'ta gerçekleştirilen IŞİD operasyonunun senaryosunun Amerika'da yazıldığı, mali ve askeri desteğin ise Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri tarafından verildiği hemen hemen kesinleşti. Hedef Irak'ı üçe bölerek kolay hükmedilir hale getirmek... Irak mezhebi ve etnik olarak tamiri zor bir kaosa doğru sürükleniyor. Suriye'de de durum farklı değil, bölünme senaryoları hepimizin malumu... Libya'da da gelinen nokta ise tam bir kaos... Mısır'da olup bitenleri hepimiz izliyoruz. Seçimle iş başına gelen Mursi hükümeti; perde arkasından Amerika'nın desteği ve Suudi Arabistan ile Körfez ülkelerinin aleni desteği üzerinden darbe yapılarak yıkıldı." diyerek, tüm bunları Amerika'nın bölgeye yeni bir dizayn verme çabası olarak değerlendirdi.

"Amerika'nın bölgeyi yeniden dizayn etme mücadelesinde iki ihtimal söz konusu... Ya yeni dizayn hedefine ulaşacak ya da kaos çıkarılacak." diyen Muhammed Emin Duman, Türkiye'nin de dış politikasını gözden geçirmesi çağrısı yaparak, "Ak Parti Hükümeti acilen zikzaklı dış politikasından vazgeçmelidir. Bir yandan İsrail ile ilişkilerin düzeltilerek Amerika'nın güveninin kazanılması çabası, bir yandan da Sisi'ye veryansın edilmesi...

Önce dürüst olmalıyız. Bölgede olup biten hiçbir şey tesadüfi değildir, belli bir plan dahilinde gerçekleşmektedir. Bu planın mimarı ve uygulayıcısı Amerika'dır. Destekçileri de İsrail, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleridir. Eğer karşı çıkacaksak tüm bu şer bloğuna karşı çıkmalıyız. Eğer veryansın edeceksek tüm bu şer bloğuna veryansın etmeliyiz.

Türkiye'nin dış politikasının emperyalizme karşı net bir çizgiye oturtulması, onurlu bir dış politika hattı oluşturulması elzemdir. Türkiye'nin dış politika yapıcılarının artık gerçekleri görmeleri gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

459. Hafta Basın Açıklaması

ONURLU BİR DIŞ POLİTİKA HATTI OLUŞTURULMALIDIR!

Bugün mübarek Ramazan ayının 1. Günü... Ramazan ayının Sakarya halkı ve tüm İslam ümmeti için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyoruz.

Ramazan bireysel ve toplumsal arınma ayıdır. Bu ayda birey ve toplum olarak hatalarımızın muhasebesini yaparak günahtan arınmanın ve hakikate doğru yol almanın mücadelesini veririz.

Ramazan paylaşma ve dayanışma ayıdır. Allah'ın lutfettiği nimetleri onun rızası doğrultusunda ihtiyaç sahipleriyle paylaşmanın İslam'ın temel prensiplerinden olduğu özellikle hatırlanır ve hatırlatılır bu ayda... Kuş sütünün dahi eksik olmadığı sofraların reddedildiği; yetimin, fakirin, komşunun katılımıyla bereketlenen mazbut sofraların tercih edildiği bir ayın adıdır Ramazan...

Ramazan kırılan gönüllerin tamir edilmeye çalışıldığı, kardeşliğin zirveye taşındığı aydır. Etnik kimliğe veya mezhebe dayalı ayrışmanın reddedildiği, ötekileştirme yerine gönüller arasında köprüler kurmanın hedeflendiği bir kardeşlik projesinin pratiğe geçirilmesidir Ramazan...

Ramazan ümmet bilincinin yenilenme ayıdır. İslam ümmetinin bir parçası olarak dünyanın neresinde olursa olsun mazluma yöneltilen her türlü saldırının acısını hisseden ve tavır alan bir sorumluluğa sahip olmanın öne çıktığı ayın ismidir Ramazan...

Ramazan eğlencenin değil, tefekkürün ve ibadetin yoğunlaştığı aydır. Osmanlı'nın son dönemlerinden başlayarak günümüze kadar taşınan "Ramazan eğlenceleri" kavramını reddediyoruz. Bu ayın Allah ve Rasulü'nün istediği şekilde tefekkür ve ibadet içinde ihya edilmesi gerektiğini vurgulamak istiyoruz.

Bu vesileyle Adalet ve Özgürlükler Platformu olarak tüm Sakarya halkının Ramazan ayını kutlar, bu ayda gerçekleştirilen tüm ibadetlerin Allah katında makbul olmasını niyaz ederiz.

IŞİD ve elindeki Türkiye vatandaşı rehineler gündemin en önemli konusu...

Türkiye'nin dış politika açmazını bir kez daha ortaya koymak istiyoruz.

Son gelen haberler ile birlikte Irak'ta gerçekleştirilen IŞİD operasyonunun senaryosunun Amerika'da yazıldığı, mali ve askeri desteğin ise Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri tarafından verildiği hemen hemen kesinleşti. Hedef Irak'I üçe bölerek kolay hükmedilir hale getirmek... Irak mezhebi ve etnik olarak tamiri zor bir kaosa doğru sürükleniyor.

Suriye'de de durum farklı değil... Amerikan yönetimi Suriye'de; Türkiye, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri desteğinde rejimi değiştirmeye kalktı. Bu plan gerçekleştirilemeyince IŞİD ve benzeri El-Kaide türevi örgütler üzerinden Suriye derin bir kaosa sürüklendi. Suriye'nin bölünme senaryoları hepimizin malumu...

Libya'da Kaddafi; Amerika'nın başı çektiği, müttefiki Avrupa ülkelerİ, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve Türkiye'nin desteğini aldığı bir operasyonla devrildi. Bu operasyonda da IŞİD benzeri El-Kaide türevi örgütler kullanıldı. Gelinen nokta ise tam bir kaos... Geçtiğimiz günlerde CIA tarafından eğitildiği bilinen General Hafter, Libya'nın doğusunda ikamet eden Türklerin ülkeyi terk etmesini istedi. Aksi takdirde başlarına geleceklerden sorumlu olmayacağını belirtti.

Mısır'da olup bitenleri hepimiz izliyoruz. Seçimle iş başına gelen Mursi hükümeti; perde arkasından Amerika'nın desteği ve Suudi Arabistan ile Körfez ülkelerinin aleni desteği

üzerinden darbe yapılarak yıkıldı. Darbe sürecinde binlerce Mısırlı katledildi. Binlerce Mısırlı darbe yönetimi mahkemelerince yargılanıyor. Şu ana kadar 1000'e yakın kişi için idam kararı verildi.

Fotoğrafın tümünü okumaya çalışırsak; Amerika'nın bölgeye yeni bir dizayn verme çabası içerisinde olduğunu, etnisite ve mezhebi ayrışma üzerinden çatışmalar çıkararak yeni sınırlar çizmeyi hedeflediğini rahatlıkla gözlemleyebiliriz.

Amerika'nın bu yeni dizaynının en önemli destekçileri tabi müttefikleri olan İsrail, İngiltere, Fransa gibi ülkeler... Ayrıca İslam coğrafyasından da Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri Amerika'nın doğal müttefiki durumunda... El-Kaide türevi IŞİD gibi örgütler de bu projede taşeron olarak kullanılıyor.

Amerika'nın bölgeyi yeniden dizayn etme mücadelesinde iki ihtimal söz konusu... Ya yeni dizayn hedefine ulaşacak ya da kaos çıkarılacak...

Ak Parti hükümetinin bu gelişmeleri okuyamaması ne ile açıklanabilir acaba? Hükümet bu

gelişmeleri okuyor da sesini çıkaramıyorsa durum daha da vahim demektir.

Ak Parti Hükümeti acilen zikzaklı dış politikasından vazgeçmelidir. Bir yandan İsrail ile ilişkilerin düzeltilerek Amerika'nın güveninin kazanılması çabası, bir yandan da Sisi'ye veryansın edilmesi...

Önce dürüst olmalıyız. Bölgede olup biten hiçbir şey tesadüfi değildir, belli bir plan dahilinde gerçekleşmektedir. Bu planın mimarı ve uygulayıcısı Amerika'dır. Destekçileri de İsrail, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleridir. Eğer karşı çıkacaksak tüm bu şer bloğuna karşı çıkmalıyız. Eğer veryansın edeceksek tüm bu şer bloğuna veryansın etmeliyiz.

Önce dürüst olmalıyız. Suriye'de nasıl kullanıldığımızı itiraf etmeliyiz. El-Kaide türevi IŞİD ve benzeri örgütlerin Suriye'de yeşermesine olan katkımızı itiraf etmeliyiz.

Ak Parti çevreleri Ekmeleddin İhsanoğlu için "uluslararası bir proje" diyor. Bu tezlerine katılıyoruz. Ancak Ak Parti Hükümetinin de Suriye'de, Libya'da, Irak'ta uluslararası proje için tamamen veya kısmen kullanıldığını söylersek haksızlık yapmış olmayız.

Türkiye'nin dış politikasının emperyalizme karşı net bir çizgiye oturtulması, onurlu bir dış politika hattı oluşturulması elzemdir. Türkiye'nin İslam coğrafyasında sağlam ve güvenilir ittifaklar kurulmasına öncülük etmesi zaruridir. Türkiye'nin dış politika yapıcılarının artık gerçekleri görmeleri gerekmektedir.

28 Haziran 2014 - Güncel --- Okunma

medyabar.com son bir ayda 4.469.064 kez ziyaret edildi.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Medyabar Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Medyabar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sakaryalılar alışverişlerinizi nerede yapıyor sunuz?